Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    yeni üye AMARGİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Mesaj
    54
    Rep Gücü
    5912

    Erkekler hayatı kadınlarla paylaşmıyor

    Avukat Canan Arın, Türkiye’nin önde gelen kadın hakları savunucularından. Kendisini yıllar önce kadın hareketiyle ilgili çalışmalar sırasında tanıdım ve ondan çok şey öğrendim. KADER’in kuruluşunda birlikteydik. MOR Çatı Kadın Sığınma Vakfı’nın da kurucularından olan Canan Arın’ı, 2010’un ilk günlerinde Türkiye İstatistik Kurumu 2008 yılı boşanma istatistiklerini açıklanmasından sonra aradım. İlginç sonuçlar vardı. Bunları 30 yılın üzerinde mesleki deneyime sahip Avukat Canan Arın’la konuştuk.

    Türkiye İstatistik Kurumu 2008 yılındaki boşanmalarla ilgili bilgileri açıkladı. En çok 20 yıllık evli çiftler boşanmış ve nedeni de şiddetli geçimsizlik. Yıllardır bu istatistiklerin hemen hemen hepsinde boşanma nedeni şiddetli geçimsizliktir. Şiddetli geçimsizlik tanımının içine neler giriyor?
    Boşanmaların genel nedeni şiddetli geçimsizlik değil. Şu andaki Medeni Kanun’a göre şiddetli geçimsizlik diye bir kavram da yok, “Aile birliğinin temelden sarsılması” diye bir madde var. Medeni Kanun’da boşanma sebepleri bellidir. “Zina, kötü muamele, onur kırıcı davranışlar, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelden sarsılması” der, bu maddenin altında da anlaşmalı boşanma vardır. Bazı davalarımda şiddet söz konusu oluyor ama hakim oraya “Evlilik birliğinin temelden sarsılması” yazıyor. İstatistikler boşanma nedenlerini bu yüzden tam yansıtmıyor.

    Tek taraflı bir şiddet uygulaması varsa biz bunu da şiddetli geçimsizlik olarak biliyoruz, değil mi?
    Geçimsizlik dediğimiz kelime iki kişiliktir. Karı koca birbiriyle geçinemiyor anl***** gelir. Adam sürekli gece dışarıda gezerken, kadın “Neredeydin?” diye soran tarafsa, yanıtı da “Canım nerede istersem orada olurum, sana hesap mı vereceğim?” oluyorsa ya da kadın uyumayıp beklediyse kocasını ve adam “Sen ne hakla beni kontrol ediyorsun?” deniliyorsa, buna da şiddetli geçimsizlik deniliyor. Aslında burada şiddet var.

    Zina saklanıyor, inkar ediliyor, kadın aldatmayı ispatta çok zorlanıyor… Aldatma yüzünden boşanma oluyorsa bazen taraflar bunu saklamak da istiyor olamaz mı? Karısının kendini aldattığının yazılmasını istemiyor olabilir bir erkek ya da aynı şekilde bir kadın bunu belgelemek istemeyebilir.
    Evet, zinayı saklıyorlar. O belgeler kalıyor, çocuklar bilsin hiç istenmiyor. Genelde kadın aldatmayı ispatta çok zorlanıyor. Kadın aldatıldığını biliyor, kadın şüphelerini dile getirdiğinde kıskanç oluyor, “Sen olay yaratıyorsun” diyor genelde erkekler.

    Aldatan erkeklerin çoğu evlilik sürsün ama ben istediğim zaman başkalarıyla da ilişki kurayım mı diyor?
    Evet. Kadın şüphelendiğinde adam inkar ediyor, kadın suçlanıyor.

    Aldatılan kadın bunu hisseder, ama aldatıldığını ortaya çıkarmak isteyip istememek kişiden kişiye değişir gibi geliyor bana.
    Ben de hissedildiğini düşünüyorum ama ispat zor olabilir. Bir davamda adam mimar, kadın da kariyer sahibi biri. Adam evliliğin başından beri gelirini saklıyor. 10 yıl üzerinde bir evlilik. Kadın belgeleri karıştırırken adamın kendinden daha fazla maaş aldığını buluyor. Adam bir de Ukraynalı kadınla beraber. Biz bunu davada söyledik, karşı taraf “Uyduruyorlar” dedi. 9 yaşında bir kızları vardı. Adam bu sırada kızına bir dizüstü bilgisayar hediye ediyor. Daha önce kullanılmış bilgisayar. Müvekkilem de “Adamın geliriyle ilgili bir şey bulabilir miyim?” diye bilgisayarcıya götürüyor ve silinmiş hard disk’te Ukraynalı kadının çıplak fotoğrafları çıkıyor. Görüntüleri mahkemeye “Müvekkilemin kıskançlık belgeleri” diye verdim, o anda adam ve avukatı mosmor kesildi.

    Erkekler bir gecelik ilişkileri aldatmadan saymıyor. Kadınlar arasında da var böyle düşünenler...
    Erkekler para karşılığı seksi eşini aldatma olarak görmüyor. Bu da erkek için boşanma nedeni değil çoğu zaman. Erkek bir gecelik ilişki diye bakıyor, o bir gecelik ilişki sonrasında eşlerine hastalık bulaştıranlar var.

    HPV virüsü çok yaygın örneğin. Rahim ağzı kanserine neden oluyor ve erkeklerden kadınlara geçiyor.
    Çok yaygın. Bunu bile bile yapıyorlar. Bu durumda boşanmayı istemek kadının hakkı. Yine bir davamda, karşı taraf Adanalı. Adamın pavyonlarda yaptıklarını anlatıyorum duruşmada, adam davaya geldi ve “Ne var yani, bütün Adanalı erkekler gider pavyona?” dedi. Erkekler genelde evde biri olsun istiyor. Yani çalışıyormuş gibi evdeki düzeni bozulmasın istiyor.

    Kadın evi otel gibi kullansa dünya yıkılır, değil mi?
    Aynen. Bir laf da var, “İş işte eş eşte” bulunur diye. İnanıyor buna erkekler ve böyle yaşıyorlar.

    Boşanmayı isteyen taraf genelde erkekler mi?
    Evet. Kadının boşanmak istemesi erkeklerin egosunu çok sarsar. “Ben seni atabilirim” diyor erkek. Maddi ve manevi tazminat davaları var. Şiddet uygulama ve aldatma manevi tazminat talebini doğurur. Erkekler tazminattan kurtulmak için dünya kadar düzen yapıyor.

    Basına da yansıyan boşanma vakalarında kadınlar dedektif gibi. Dinlemeli mi çiftler birbirinin telefonlarını, mesajlara bakmalılar mı?
    Yargıtay kararı var, “Karı koca arasında telefon dinlemek mümkündür” diye. İspat etmek için ne yapacaklar, bu karar doğru. Kadını aptal yerine koyuyor erkekler, kadınlar yakalayamaz sanıyor. Bir müvekkilem anlattı. Eşi şoke olmuş kocasını yakalayınca. “Nasıl yaptın?” diye sormuş. Konuşmalarının dökümünü istersin, kaç konuşma yapmış, hangi numarayla ve ne zaman yapmış ortaya çıkar.

    Evliliklerde en büyük sıkıntı nedir?
    Erkekler hayatı kadınlarla paylaşmıyor. Eve geliyor, televizyonun başına ya da bilgisayarın başına oturuyorlar, sohbet etmiyorlar. Bir yere gitmiyorlar eşleriyle. İşten konuşmak istemiyorlar... Kadınlar da bunu onur meselesi yapıyor. Eşiniz, “Ne kadar para alıyor?” diye soruyosunuz “Vallahi bilmem” diyor. Ne sorsanız kadın bilmez. Erkek kadının eline geçen paranın kuruşuna kadar bilir. Bir davamda adam karısına para veriyor, pazara gidecek kadın. 30 kuruştan 2 kilo domates, bilmem ne kadardan iki kilo patlıcan diye yazılıyor, eve geldiğinde karısının ayakkabılarının altını kontrol ediyor.

    Nasıl evleniliyor peki?
    Erkekler evlenmeden önce farklı bir hayat gösteriyor. Kadınlar ise evlenmeden önce görmezden geliyor...

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre...
    * 99 bin 663 çift boşandı.
    * Bu çiftlerin 14 bin 947’si 20 yıl ve daha uzun süre evli.
    * 9 bin 672 çift evliliklerinin birinci yılında boşandı.
    * Bir yıllık evli çiftleri, boşanan 8 bin 136 iki yıllık evliler takip ediyor.
    * Üç yıllık evli olup boşananların sayısı ise 7 bin 252.
    * 99 bin 663 çiftten, 94 bin 967 çiftin boşanma nedeni ise “geçimsizlik.”
    * En az boşanan çiftler arasında ise 18 yıllık evliler var.
    * 18 yıllık evlilerden 1195, 19 yıllık evlilerden de 1804 çift evliliklerini bitirdi.
    Birinci yılını doldurmamış çiftlerde boşanma arttı

    Ne gibi?
    İnan, kadınla boşanmaya karar verip 2 sene üzerindeki malları çevresindekilere geçirenler oluyor. İnanılmaz itiraflar söz konusu oluyor. İftira atmaktan çekinmiyorlar, para vermek istemiyorlar. Erkekler en kolay, para vermeyecekleri zaman boşanıyor.

    Ekonomik özgürlük bu yüzden de kadınlar için çok önemli...
    Bir örnek vereyim. Kadın kariyer sahibi, deli gibi çalışıyor. Adamı evde görmeye dayanamıyor. Çünkü kocasının kendisini aldattığını öğreniyor. Sonuçta, kadın adama para vererek boşandı. Kadının kusuru yok, adam aldatıyor ama ispat zor, kadın “Yakamdan düşsün bu adam” dedi ve para ödedi. Çoğu kadın da kurtulmak için alacağı tazminattan vazgeçer.

    Boşanmaların artmasını neye bağlıyorsunuz?
    Sanki bahsedilenden de fazla boşanmalar. Çok neden var... Ayrı yaşayan da ya da aynı evde arkadaş gibi yaşayanlar da çok...
    Bunlar da var. Erkekler boşanma planlamada daha başarılı. Kadınlar bıçak kemiğe dayanmadan boşanmıyor. Bugünkü Medeni Kanun eskiye oranla kadınların lehine, ancak Yargıtay ısrarla ve inatla “Madem ki siz kadın erkek eşittir dediniz, kadının kendi geliri varsa kocadan nafaka alamaz” diyor. Mesela kadın asgari ücretten maaş alsın, kirada oturuyor olursa nasıl geçinecek? Evliliğin en iyi yıllarında bile karısının üzerine bir şey yapan erkek yok denecek kadar azdır. Kadında mal varsa genelde kadınlar bunu ortaya koyar ve boşanma olursa da kaybederler. Belirli bir gelir düzeyinde yaşamaya alışık bir kadının boşanma sonrasında tüm yaşamı değişebilir. Bu ekonomik koşullar kadını içinde bulunduğu şartlarda yaşamaya mecbur ediyor. Ya boşanmadan her şeye katlanarak yaşayacak ya da boşanıp sürünecek...

    Çıkış yok gibi...
    Yargıtay “Ya kocaya mahkumsun ya da sürüneceksin” diyor. Boşanma kararı çok zor verilen bir karardır. Televizyonlarda kadınlara pembe dünya çiziliyor. Boşanınca her şey kolay olacak gibi. Çok büyük tazminat alanlar var evet ama adam parayı saklamışsa tazminat alması mümkün değil. Bir banka emeklisi ayda 900 küsur maaş alıyor. Evin aylık gideri 15 milyardan az değil. 20 yıllık evlilik bitiyor, adam karısının maaşı var diye tek kuruş vermiyor. Kadın maaş alıyor diye küt diye nafakayı kesemezsiniz. Gerçeklerle bağdaşmayan hukuk uygulamaları var. Bu kararları veren hakimlerden hangisi o parayla kirada oturup, çocuk okutup, evde yemek pişirebilir?

    Psikolog Emre Konuk arkadaşım Mine Şenocaklı’ya verdiği bir röportajda “Evlilikler en çok 3 ve 7’nci yıldan sonra çatlar” demişti. Bu son araştırmada da 20 yıllık evliliklerde boşanma oranınının artışı dikkat çekiyor. Siz 30 yıldır avukatlık yapıyorsunuz, var mı evlilik için eşik diyebileceğimiz dönemler?
    30 yıllık deneyimim var doğru. Bu aralar birinci yılı doldurmadan boşanmak isteyenler var. Apar topar verilmiş kararlarla evlenenler genelde hemen boşanıyor. Ayrıca kadınlar da kadın hareketinin etkisi var sanırım, bir hayat daha yok diye düşünüyor. Ayrıca her gün birbirini yiyen bir evde yaşayan çocuk çok huzursuz oluyor, baba-anne ayrı olunca en azından düzenini biliyor çocuklar.

    Ekonomik krizin de boşanmalara etkisi olduğunu düşünüyor musunuz?
    İşsizlik önemli etken, roller var. Erkek para kazanacak. Erkek para kazanamadan eve gelince geriliyor, kadın da o olmayan parayla evi döndürecek. Aradaki huzur da yok oluyor. Gelir yok, iş aş yok. Anadolu İstanbul’da yaşıyor, İstanbul güvenli bir şehir değil, insanlar pimi çekilmiş bombalar gibi geziyor ortalıkta.

    Kadın ve erkeğin evliliğe bakışı da çok farklı değil mi? Birçok kadın için evlilik bir amaç...
    Erkekleri ve kızları yetiştirme sistemimiz çok kötü. Sistematik biçimde Türkiye’de genç kadınlar öldürülüyor. “Vay sen beni niye istemiyorsun?” diyor erkek ve basıyor tetiğe. Masum insanlar ölüyor, hiçbirinin hesabı sorulmuyor. Kızların yetiştirilmesindeki büyük yanlış evliliğin amaç olarak sunulması. Kız çocukları “Gelin olacağım” diyor. Beyaz gelinlik çok güzel bir yutturmaca. Hiçbir erkek çocuğun “Ben büyüyünce damat olacağım” dediğini duydunuz mu? Erkeklerin ayvayı yeme hikayesi evlilik, kadınların ise varması gereken nokta...

    Üniversite mezunu, işi gücü olan çok sayıda kadın çocuk doğurunca evinin kadını oluyor. Bir süre sonra adam dışarıdaki, kadın evdeki oluyor. Evde kalan kadın bu durumu yediremiyor, içten içe öfkeleniyor...
    Ne yapsın kadınlar. Evde oturmayıp çalıştıklarında paralar bakıcılara gidiyor. “Bari çocuğumu kendim büyütürüm” diyor. Sonra geri kalıyor, erkek yol alıyor. Kadın sosyal hayattan çekiliyor. Erkekler genelde “Senin sigortan benim, sen çocuklarımızı büyüt” diyor, 20 yıl sonra kadını ortada bırakıyorlar. Toplumu değiştirecek eğitime ihtiyaç var. Yabancı okul bitiriyor, iyi kariyeri var ama hayvanca kadın dövüyor, bu iyi eğitim almış bir adam değil.

    İstatistiklere göre artan 20 yıllık evliliklerdeki boşanma oranlarında neden başka bir kadın. Erkekler uzun süren bir evlilikten sonra ikinci hayatlarına başlıyorlar... Öncelikle şunu sormak istiyorum. Uzun süreli evliliklerde 20 yıl bir eşik mi? Daha mı kolay çocuklar büyüyünce boşanmak?
    Bunun birinci nedeni 20 yılda karşılıklı dayanma gücünün bitmesi. Ayrıca huzursuzluğu çocuklara hissettirmeme noktası da geçiyor. Çocuklar ayakları üzerinde duruyor. Kadınlar bıçak kemiğe dayanmadan da boşanmaz. Ancak başka kadın ortaya çıkınca bıçak kemiğe dayanıyor. Erkeklerin ise ceplerine para girince durum değişiyor. Bir söz vardır bilirsiniz, “Yahudi’nin fazla parası olunca dükkan açarmış, Türk’ün parası olunca hemen eşini boşar, yenisini alırmış.” Erkekler belli bir yaştan sonra kendilerini iyi hissetmek için neredeyse torunları yaşındaki kızlara bakıyorlar. Gerçekten de kendilerinden 25- 30 yaş küçük kadınların onlara aşık olduklarına inanmak istiyorlar, inanıyorlar. Kendilerini deneyimleriyle, paralarıyla pazarlıyorlar. Gencecik bir kızın kendilerine zil zurna aşık olduğunu sanıyorlar.

    Hayranlık olamaz mı? Kendinden çok genç kadınla olan erkeklerle konuştuğumda hep şunu söylerler, “Ben öğretiyorum, onu yetiştiriyorum, hiç sorun çıkarmıyor, o kadar masum ki...”
    Bu şöyle oluyor, genelde ilk evliliğindeki eş onun her şeyini biliyor, birlikte büyüyorlar, bilgisizliğini, görgüsüzlüğünü, giyimini, nasıl yaşadığını, o paraya nasıl sahip olduğunu, ee böyle olunca “Sen harikasın diyemez” her gün. Dolayısıyla ilk evlilikteki eş, ikinci birliktelik için adamı daha insanca bir ilişki kurmak için hazırlamış oluyor. Birinci eş ikinci eşe daha medeni bir adam teslim ediyor. İkinci evliliklerdeki tolerans birinci evlilikten geliyor. Arada yaş farkı olduğunda genç kadının ona nereye kadar tahammül edeceğini de içten içe biliyor.
    Erkekler hayatı kadınlarla paylaşmıyor

  2. #2
    Aktif Üye Masterlord - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İzmir
    Yaş
    29
    Mesaj
    2.284
    Rep Gücü
    45818
    hayatı paylasmak derken
    çok geniş bi konu...

Benzer Konular

  1. Neden Erkekler Cilveli Kadınlarla Evlenirler
    dogangunes Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 01-11-2010, 10:44 AM
  2. Erkekler neden kadınlarla yarışır?
    dogangunes Tarafından İş ve Kariyer Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 30-08-2010, 09:51 AM
  3. iş Hayatı - Aile Hayatı
    onuc13 Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 24-08-2009, 10:45 PM
  4. kadınlarla erkeklerin toplumdaki yeri, Kara Mizah
    Mevt Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-06-2008, 12:25 AM
  5. Erkekler neden bazı kadınlarla evlenir? Diğerleriyle değil!
    dogangunes Tarafından Sohbet ve Dedikodu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 12-12-2007, 01:54 PM
Yukarı Çık