Eğer 1 yıldan uzun süredir denemenize rağmen hala hamile kalamamışsanız bunun fiziksel sebepleri olup olmadığının araştırılması gerekir. İlk olarak bir kadın doğum doktoruna gidilip gerekli incelemeler yapılmalıdır.

Hamile kalamamanın belli başlı sebepleri şunlardır:

* Kadında iki fallop tüpünün de tıkalı olması
* Kadında yumurta hücresi üretilmemesi
* Erkeğin sperm sayısının çok düşük olması (oligaspermi)
* Spermlerin çok zayıf olması
* Hiç sperm olmaması (azospermi)

Erkeğin sperm üretiminin mormal olmasına karşın peniste sertleşme olmaması, erken boşalma gibi sebeplerle spermin yumurtaya hiç ulaşamaması

Kadının ovülasyonu ile ilgili problemler şunlar olabilir: Ovülasyon hiç olmayabilir. Bu durumda kadın şimdiye kadar hiç adet görmemiştir. Bu nadir görülen bir nedendir. Kadın menapoza girmiş olabilir ya da 35-40 yaşlarında erken menapoza girmiş olabilir. Erkekler ölene kadar sperm üretebildikleri halde kadınlar anne karnında belirlenen sayıda yumurta hücresi üretebilirler. Bu sayı 400 civarındadır. Ülkemizde menapoza girme yaşı 50-55 arasındadır. Erken menapoza girmek yumurta hücrelerinin çabuk tüketilmesi ile ilgili olabilir ve araştırılması gereken bir tıbbi durumdur.

Erkekde sperm üretimi normalse ve kadında ovülasyon problemi yoksa döllenme yine de gerçekleşmeyebilir. Yumurta ile spermin bir yerde birleşmesi gerekmektedir. Bunun için de uzun bir yolculuk yaparlar.İşte yolculuk sırasında yolun iki tarafının da açık olması gerekir.

Ovülasyon gerçekleştiğinde ovül (yumurta hücresi) karın boşluğundan fallop tüpünün uçlarında bulunan saçaklar yardımıyla tüpün içine geçerler ve tüp boyunca yolculuğuna devam ederken spermin onu bulup döllemesi gerekir. Bu arada sperm vajinadan yukarı uterusa doğru çıkar ve fallop tüpüne geçer. Burada yumurtayı bulup dölleyebilirse döllenen yumurta hücresi yani embriyon yolculuğuna devam eder ve uterusda kendine uygun bir yer seçer böylece hamilelik süreci başlamış olur.

İşte sorunların büyük çuğunluğu fallop tüplerinin ikisinin de tıkalı olduğu durumlarda yaşanır. Kısırlığın büyük çoğunluğu bu sebeptendir. Miyomlar büyük ya da konumu gereği kötü bir yerde ise tüpleri tıkayabilir ve kısırlığa yol açabilirler. Pelviste yapışıklıklar olabilir. Bunlar tüplere baskı yaparak tıkanmaya sebep olabilir.

Kadının kızlık zarı çok kalın olup sperme geçit vermeyebilir. Bazı doğumsal kusurlar olabilir. (vxjxnx, serviks veya uterusun doğuştan olmaması gibi)

Bazı kadınlarda sperme karşı antikorlar oluşabilir. Bu antikorlar spermin hareketini engelleyerek döllenmeye engel olabilirler.

Son yıllarda belirli bir teşhis konulamamasına rağmen hamile kalamayan kadınlardan bazılarında bağışıklık sistemindeki bozuklukların kısırlığa yol açtığı bulunmuştur. Bunlar genelde embriyonun tutunamamasına ya da erken dönemde düşüklere sebep olurlar. Lenfosit aşısı ile tedavisi mümkündür.

Kısırlık Tedavisi

Ovülasyon problemi, vücuttaki ovülasyonu kontrol eden FSH ve LH gibi bazı hormonların miktarlarındaki bozukluklar sebebiyle oluşur. Bir takım ilaçlarla bu hormonlar kontrol edilebilir. Ovülasyon dışarıdan uyarı ile gerçekleştirilebilir. Döllenme için uygun zaman belirlenerek ilişkiye geçilebilir veya bu dönemde aşılama yapılabilir.

Aşılama spermlerin yıkanarak rahmin içine yerleştirilmesidir. Erkekden alınan sperm sıvısı sadece sperm hücresi kalana kadar özel bir işleme tabi tutulur. İnce bir katater yardımıyla rahme bırakılır. Bu yöntem vxjxnx girişinde problem olan, sperm sayısı yetersiz olan ya da hiç bir problem olmayan çiftlere uygulanır.

Aşılamanın (inseminasyon) başarı oranı ilk üç denemede en yüksektir.(%30) 6 denemeden sonra oran çok düşmektedir. Bu sebeple 3 denemeden sonra başka yöntem önerilir.

Tüp bebek yöntemi kadından alınan yumurta ile erkekten alınan spermin laboratuvar ortamında birleştirilerek, embriyonun kadının rahmine konulmasıyla yapılan kısırlık tedavisidir.

Tüp bebek yöntemi farklı yollarla yapılabilir. Yumurta ile sperm bir araya getirilerek fallop tüpüne yerleştirilir ya da daha ileri seviye bir işlem olan sperm yumurtanın içine değişik yöntemlerle enjekte edilerek embriyo dışarıda bir kaç gün yaşatılıp daha sonra rahme bırakılır.