1
İlk bakışta geceden kalma bir ayyaş veya bir evsiz sanılabilecek bir görüntüye sahipti. Kimi yanından geçerken bozuk para atıyordu, daha içmediği kahvesine. Kimi ise tiksinerek bakıyordu, “hiç var olmasan ne olur” dercesine. Kişileri yargılarken sadece dış görünüşe bakmanın anlamsızlığını bilemeyen insanlar bu derbeder görünüşün altında onları gün içerisinde defalarca hayatlarını kurtaran birisi olduğunu bilmiyordu. Belki bir kahramandı ama verdiği sözler, birazda tembellik onu böyle derbeder gösteriyordu.
Kimi zaman ardı ardına zamanda sıçrama gerçekleştiriyordu. Uykusuz geçen bu süreçlerin ona verdiği en büyük haz kurtardığı hayatlar sayesinde yeni yetimler olmayacağını bilmesiydi. Onun gibi yetimler… Daha iyi olabilmek için vücuduna ve gücüne tam hakim olabilmek adına duraksamadan çalışıyordu.
2
Ne annesini ne babasını tanıyabilmişti. Ustasının anlattığına göre annesi arabadan onu dışarı zar zor çıkartmıştı, yaşlı adam kulübesinin ilerisinde seslerin geldiğini duymuş ve uçurumdan aşağı yuvarlanan bir araç görmüştü. Hemen yardıma koşmuştu, ama bebeği almasıyla araç havaya uçmuştu. Ne kadın ne de adam hakkında bilgi sağlayacak bir şeyler kalmıştı. Bebeğin bir akrabası olup olmadığını hiç öğrenememişti. Arayan soranda olmamıştı. Böylece onun bakımını üstlenmeye karar vermişti. O gün uçurumdan düşen o araç bugün bir Roshan Gezgini olmasının tek nedeniydi belki de.
3
Gezginlerin uymak zorunda oldukları basit kuralları vardı, yetenekleri ile tanınmamaları ve asla kendi hayatlarına etki edecek biçimde kullanmamaları gerekliydi. Bu sonuçlarını tahmin edemeyecekleri etkilere sebep olabilir, tüm dengeyi bozabilirdi. Yaptıklarının etkisini çok iyi hesaplamalı, yaratacağı kelebek etkisi yıkıcı olmamalıydı. Olumlu veya olumsuz bir şekilde kendilerine etki ve tesiri asla olmamalıydı. Görünmez olmalıydılar. Görünmez kahramanlar.
4
Kabul edilen çocuklar genelde Roshan Eğitisi’nde 4. veya 5. seviye keşiş ünvanına ulaşmadan yeteneklerini ortaya çıkartamıyordu. Eğitiye göre her insan içinde yedi enerji sınıfından belli oranlarda taşımaktaydı. Her bir enerji sınıfı gökkuşağından bir renk ile ifade edilmekteydi. Bu karışımların oranı ve onların eğitebilmeleri ile çeşitli yetenekler geliştirebilmek mümkündü. Ama Roshan çocukları hep özeldi, normal insanlara göre çok daha yüksek enerjilere sahiptiler.
5
En yakın arkadaşı Andre yeteneğinin insan kan dolaşımına etki edebilmek olduğunu öğrendiğinden beri tıp eğitimi alıyordu, artık kanın akışını değiştirerek iyileştirme yapabiliyordu. Andre 7. Seviye bir keşişti. Henüz 22 yaşında olmasına göre oldukça başarılı sayılacak bir noktadaydı. Yaşlıların bile çoğu 9. Seviye olduğunu düşününce Andre önemli bir noktadaydı. Andre ile tanıştığında 4 yaşındaydı ve o günden beri ayrılmaz bir ikili olmuşlardı. Genç Gezginler içerisinde en yeteneklisi Andre’ydi, Belnan bu kadar başarılı bir keşiş ile yakın olmasına rağmen 17 yaşına kadar 3. Seviyeyi geçememişti.
6
Gezginler istemeseler de ölüme yakın yaşıyorlardı. Kimileri onların ölümün habercisi olduğunu düşünse genelde yaptıkları Azrail’in tekerine çomak sokmaktı. Halkı için önemli bir lider olacak bir adamı kimi zaman ufak bir hediye ile ölümcül mermilerden koruyan keşişler, kimi zaman toplu katliam yapmaya çalışacak bir caninin kendisini ele vermesine sebep olan dalgınlıklar. Kurtulamaz denen bir canın kurtulmasını sağlayan ameliyatlar, bir dâhinin yaşaması gibi büyük etkiler ya da büyük bir yazarın beklediği ilhamı sağlayacak altın dokunuş gibi ufak etkiler. Keşişler ne kadar ölümü kovalar gibi gözükse de, kimi zaman ölümlere de karar verenleri oluyordu. Roshan Öğretisi’nin karşı çıktığı bir şey varsa oda bir keşişin ölümün temsilciliğini yapmasıydı. Ama yaşlılar daha çoğunu kurtarmak için azı feda edilebilir diyorlardı.
7
Andre, aile kavramını onun için karşılığı olan kişi. Gölette boğulurken kurtardığı kızın ailesi tarafından vurulmuştu. Belnan’ın ailesi ölüyordu. Töre denen ve pek anlamlandıramadığı bu şey yüzünden öldürülmek istenen bu kızı kurtarmak suçtu ve Andre bu yüzden vurulmuştu. Göletin üzerine kanı denize kavuşan nehir gibi hızla akıyordu. İstese kendisini kurtarabilirdi, ama kurallar fayda sağlayamayacağını söylüyordu. Belnan bağırdı “bi’şey yap!”, Andre yapamam dercesine başını eğdi, “bu kuralları hiçe saymak olur.” “Hiçte bile!, ölmen asıl yanlış olan!” diye haykırdı Belnan. Korku, umutsuzluk, o an da ilk sıçramasını yaptı. Zaman ve uzay önünde basit bir televizyon ekranı gibi duruyordu. En yakın hastane imgesine yöneldi.
İspanyolca olduğunu düşündüğü bir dil konuşulan bir ülkedeydi. Andre baygındı, ameliyata alınırken bir an gözlerini açtı, “ iyi olacağım, korkma” dedi ve gözleri geri kapandı.
8
Duyguları karman çormandı. Yaptığı şey neydi, bunu nasıl açıklayabilirdi, nasıl kontrol edecekti? Soru işareti ile biten cümlelerin hepsi kafasında helikopter pervanesi gibi dönüyordu. Peki ya cevaplar. Ya Andre, ne kadarını görmüştü? Peki ağlaması normal miydi? Keşişlere haber vermesi gerekiyor muydu? Yanlış bir şey yapmış mıydı?
Tanıdık bir ses “Nasılsın?” diye sordu. Gözleri kırmızı bez ayakkabıları gördü önce.
“Acil durum olduğunda o sizi bulur, sadece onu düşünün” demişti keşiş bu kırmızı ayakkabılı Gezgin için, bilinen adıyla Red Wine, onun içinse kırmızı ayakkabılı kızdı.
Cevap vermek yerine ameliyathane kapısını gösterdi. Anlıyorum dercesine kafasını salladı kız. “Çok uzatmadan söze gireceğim, olay nasıl oldu, Türkiye’den Arjantin’e saniyeler içinde nasıl geldiniz? Birazdan polis gelecek, unutma avukatın, tercümanın her şeyin benim. O yüzden bana hikayeyi özetle, ve anlatacağımız hikaye..”. Dinlemek zor geliyordu, ağzı bir açılıp bir kapanıyordu. Bu kadar önemli olan neydi? Andre yaşayacak mıydı? Asıl önemli olan bu değil miydi? “Beni diniliyor musun?”. Kırmızı dikkatini istediğini belli etti. “Tamam” dedi sadece Belnan, “Nasıl istiyorsan!”.

9
Bir seneyi biraz aşmıştı, Andre artık yeniden yürümeye başlamıştı, Belnan ise yeteneğini sadece duygu patlamaları dışında artık belli oranda yoğunlaşması ile kontrol edilebilmekteydi. En yaşlı olan onu gözünün önünden ayırmıyordu. Yapacağı her hareketi ona bildirmeli, onun izni olmayan bi yere veya zamana gitmemeliydi. Hiçbir Gezgin güçlerini kullanma da tamamen özgür değildi, keşişlerin önemli kısıtlamaları mevcuttu fakat kendisine uygulanan sanki çok daha fazlaydı.
10
Artık Andre ile uzun yürüyüşler yapabiliyordu. Çok daha iyiydi. Onu böyle görmek ona mutluluk veriyordu. Kalp atışları onunlayken çok daha hızlıydı.
Süreç Andre’yi iyileştirirken onun özgürlüğü ise azalmıştı. Bir Gezgin’den ziyade keşişlerin özel görevlendirme verdikleri “Nokta” denilen bir çeşit özel birimde yer alıyordu. Her an ulaşılabilir olmak ve keşişlere sonsuz sadakat göstermesi gerekmekteydi. Yeteneğinin ne olacağını seçebilseydi herhalde zamanda hareket edebilmek gibi “Nokta” yetenekleri yerine özgür olabileceği uçabilme gibi bir yeteneği tercih ederdi.
11
Kurtarılmaması gereken bir uçak bir gezginin bombacıyı fark etmesi sonucu kurtarılmıştı. Yaşlılar kurulu o uçağın patlaması gerektiğini söyledi. Etkisi neydi? Nereden biliyorlardı? Hiçbir soruyu yaşlılara soramazdınız, sadece görev yerine getirilmeliydi. Geçmişe gidilip Gezgin durdurulmalıydı.
Görevi yerine getirmesi için yanına kas yığınlarından birisini vermişlerdi. Bu iri kıyım Afrikalı gezgini zaman da geriye götürecekti. Yapılması gerekenleri o yerine getirecekti. Bir çeşit taşıt görevi üstlenecekti. Bu canını daha çok sıkıyordu. Yeteneğinin taksi şoförü gibi kullanılması onu daha çok huzursuz ediyordu.
Görevi yöneten Usta Gezgin sıçrama yapmadan önce planı son kez gözden geçirmek için onları toplantıya çağırmıştı. Afrikalı ve ustası, Belnan ve ustasından önce oraya gelmişlerdi. Yanlarına gidip tek tek ellerini sıktıktan sonra alev mavisi gözlere sahip Usta Gezgin hızlıca görevlerini tekrar etmeye başladı. Gitmesi gereken tam gün, dakika, saat…
12
Afrikalı kanlar içerisinde buluşma noktasına gelmişti. Niye kan içerisindeydi? Neden yaralanmıştı? Soru sorma der gibi yaptı ve geri döndüler.
Görev başarılıydı, uçak düşmüştü. Yine de garip bir sessizlik vardı. Yolunda gitmeyen bir şey mi olmuştu?
Nefes almadan toplantıya alındı, başka bir görev vardı, hemen onu yerine getirmeliydi. Ses etmeden gitti, başkası çalmadan önce çalması gereken antik kavanozu almak için 3 yıl geriye sıçramıştı. Genelde 1 yıldan öteye sıçramalar yapmıyordu, aksi halde aşırı baş ağrıları ve durdurulması zor olan burun kanamaları yaşıyordu. Görevi yerine getirmesi için 3 gün süre verilmişti. Bir gün dinlenecek, bir gün planlayacak, bir gün çalıp gelecekti.
13
Eski bir gazete parçası, kaldığı, görevi planlayıp dinleneceği bu derme çatma terk edilmiş yerde. Doğduğu yıla aitti haber, genç bir çiftin cinayetle ilgiliydi. Kadının ablasının olay sonrasında ki isyanı, yıllardır neden çözülemediğine dair isyanı. Haberi ilk defa görmesi normaldi, gazetenin basıldığı tarihte henüz 8 yaşında olmalıydı. 19 yaşında 3 sene geriye sıçramış ve daha da geçmişe ait bir gazete parçası bulmuştu. Haber böyle olunca daha çok ilgisini çekmiş, üstüne üstlük canını sıkmıştı, geri döndüğünde o kadını bulacaktı. Deniz Egeli’yi bulacaktı.
Döndüğünde kadına ulaşmak için artık çok geçti. Deniz Egeli, o haberden yaklaşık 1 hafta sonra intihar etmişti. Tek ailesini kaybetmenin verdiği hüzün onu intihara sürüklemişti. Polis raporun da böyle yazıyordu.
14
Yaşlılardan ihtar almıştı, kendi başına iş yapmamalıydı. Kurulda onun yeteneğine benzer fakat hareketi içermeyen sadece görüş yeteneği olan birisi olduğunu tahmin ediyordu, büyük ihtimalle yapacaklarını onun sayesinde kestiriyorlardı.
Andre’yi uzun süredir görmemişti. Odasına gitmeye karar verdi. Bayanların erkeklerin olduğu bloğa geç saatlerde geçmesi genelde hoş karşılanmıyordu, ama yine de gitti.
Oda boştu, temizlenmişti. Peki, Andre neredeydi? O’na haber vermeden gider miydi? Yan odanın kapısı çaldı. Kapının açılmasıyla karşısında beliren uykulu gözlere bakıp “Andre, nerde?” diye sordu…
15
Neden buraya geldiğini bilmiyordu. Kendisini çok kötü hissediyordu. Gazetede ki kadının kapısındaydı, zile basmadan kapı açıldı. “Hoş geldin Belnan bende seni bekliyordum!”
Deniz Egeli, yaşıyordu, hiçte intihar eğilimine sahip durmuyordu. Oldukça hayat dolu bir kadındı, ses tonuyla rahatlatıyor ve enerji veriyordu.
“Konuşmaya zorlama Belnan, her şeyi biliyorum. 11 sene geriye sıçramanın ne tür bir zorluk olduğunu da biliyorum. Emin ol zamanı geldiğinde bu kadar zor olmayacak. Biliyorum, keşişler Andre’yi öldürttü ve bu görevde seni taksi olarak kullandı. Biliyorum beni kim olduğumu merak ediyorsun. Şimdilik sadece teyze diyebilirsin.”
Şok geçiriyor gibiydi, Andre ölmüş, tanımadığı, gazetede gördüğü bu yüz teyzesi olduğunu iddia ediyor ve en kötüsü ne yapacağını bilmiyordu.
16
Kapı kırılması ile yattığı yerden sıçradı, teyzesinin yanına koştu hemen. Kas yığını gezginlerden birisi oradaydı. Silah patladı, gözlerini yumdu. Açtığında teyzesi önüne düşmüştü. “Kaç Belnan, anne ve babanın katillerini cezasız bırakma”.
Kendi zamanına sıçramıştı. Geldiği zamanı düşündü. Deniz Egeli’nin intihar ettiği tarihti. Roshan Gezginleri polise kadar girmiş demek miydi bu?
17
Annesi, Babası, Deniz, Andre… Yaşlılar hepsinin ölüm kararlarını vermişti. Ölüleri geri getirmek mümkün müydü?
Keşişler tarafından yeteneği çok önceden biliniyordu. Her şey den önce bunları bilen gri sakallı, Son-Chao isimli yaşlıdan kurtulmalıydı. Yoksa en kısa sürede o da öldürülebilirdi. Geçmişe gidebilir miydi? 11 yıl geri gitmesinden sonra 2 hafta geçmesine rağmen toplanamamıştı. 20 yıl yapmak demek ölmesi demek olabilirdi. Üstüne üstlük Son-Chao dışında Xenghiz isimli keşişte o tarihte hayattaydı. Ölmeden önce babasının öldürdüğü keşiş.
18
Planını yapmıştı. Teyzesi görünmez olmak için sık ama yakın zaman aralıklarında sıçramalar yapmasını söylemişti. Sıçramalarında ki toplam zaman değişimi 5 yıla ulaştığında Son-Chao’ya ulaşması gerekiyordu. Aksi takdirde dinlenmek için en az 3 güne ihtiyaç duyacak ve büyük ihtimalle yakalanacaktı.
İlk başta saatlik sıçramalar yaparak planı oturtmaya çabaladı. Kahvesine Tokyo’da başlayıp, İzmir’de bitiriyordu. Andre’nin mezarına geldiğinde ne yapacağını biliyordu.
19
Burnu deli gibi kanıyordu. Keşiş ile bir uçaktaydılar. Düşen bir uçakta. Tek sefer de 6 yıl geriye sıçramıştı. Pasifik’te kaybolan bir uçak. Aklında kalmış bir son dakika haberi. Haberin odağındaydı, hafice gülümsedi, manşetlerde içinde bulunduğu ama asla bulunduğu bilinmeyecek bir haberi izlemişti. “Neden gülüyorsun çocuk? Kazandım diye seviniyorsun belki ama yaptığın sıçrama seni de öldürecek!”
Burnunu sağ koluna bastırıken, sol eliyle yaşlıya silahını doğrultuyordu. Kendisini ilk özgür hissediyordu. Uçağın burnu suya değerken yaşlıya baktı, “Cehenneme merhaba de ihtiyar!” dedi ve sıçradı.
20
Florasan ışığı gözlerini alıyordu. Hastaneye benzer bi yerdeydi. Doğrulmaya çabaladı. Hemşirenin sesini duydu. İngilizce konuşulan bi yerdeydi, Çekik gözlü hemşireyi dinledi. Durdu. Nerede olduğunu sordu. Hong Kong’ta bir hastanedeydi. Yaşlı bir adam tarafından getirilmişti, onu getiren adam genç kadını hastaneye bıraktıktan sonra ortalıktan kaybolmuştu. Kıyafetlerinin yerini sordu, sağ tarafında ki dolabı işaret etti hemşire ve uyumasını, dinlenmesi gerektiğini ekledi. Kendisini iyi hissediyorsa eğer polisi çağıracağını ve onlara ifade vermesi gerektiğini iletti. Polise güvenemezdi. Uyumaya ihtiyacım var dedi ve uzandı.
Hemşire çıkar çıkmaz kolundaki iğneleri söküp attı, hemen dolaptan kıyafetlerini aldı. Alarm sesini duyan hemşire çabucak dönmüştü. Belnan ise çoktan sıçramıştı.
21
Kahveye ihtiyacı vardı, ceplerini karıştırdı. Bir kâğıt parçası buldu.
“Belnan, sana seni kurtardığımda kaldığım bir kulübeden bahsetmiştim, senden oraya gelmeni isteyeceğim. Biliyorum artık Roshan’a güvenmiyorsun ama inan ki Efendi Roshan yaşasaydı bu durumlar asla gerçekleşmezdi. Güçlerinin onları tanrı yapacağını sananlar yıllardır gezginleri yönetiyor. Sen değişim için bir umutsun.
Ustan.”
22
Dere kenarında yansımasını izliyordu, uzun süredir yıkanmamıştı, sürekli kendisini geliştirmeye çalışıyordu. Hayatı sanki yansımasında gizliydi. Kahvesine bozuk para atmakta pekte haksız sayılmazdı insanlar. Suya kendisini bıraktı. Savaş artık başlamıştı. Şimdilik yaşlılar ve onun arasında, şimdilik!


ALINTI Kısa Bilim Kurgu Hikayeleri