1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 16

Domatesi pişirerek tüketin

Sağlık ve Hastalıklar Kategorisi Alternatif Tıp Forumunda Domatesi pişirerek tüketin Konusununun içerigi kısaca ->> Merhaba: Antioksidan yoğun bir beslenme ile kanser riskinizi en düşük seviyede tutabilirsiniz. Amerika’nın en önde gelen kanser araştırmacılarından Dr. Mitchell ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    Domatesi pişirerek tüketin

    Merhaba:

    Antioksidan yoğun bir beslenme ile kanser riskinizi en düşük seviyede tutabilirsiniz.
    Amerika’nın en önde gelen kanser araştırmacılarından Dr. Mitchell Gaynor’a göre kanserin tüketilen gıdalarla doğrudan ilişkisi var.

    Antioksidan yoğun bir beslenme programı ile kanser riskinizi en düşük seviyede tutabilirsiniz. Kanser vakalarının düşük seyrettiği Fransa’da halkın sırrı da “akıllı beslenme” formülü.

    Kanserle mücedelede kilit öneme sahip olan bağışıklık sistemimizle ilgili neler söyleyebilirsiniz?

    Bağışıklık sistemimizin faaliyetlerini ikiye ayırabiliriz birincisi Doğal Bağışıklık Sistemi, ikincisi Kazanılmış Bağışıklık Sistemi. Doğal Bağışıklık sistemi vücudumuzun ilk savunma hatlarını teşkil eder. Kazanılmış bağışıklık sistemi ise daha komplike işleri ele alan, belirli düşmanlara karşı savunma geliştiren bir yapıdır.

    Doğal bağışıklık sistemimize derimiz, göz yaşımız, kulak kirimiz bile dahildir. Doğal katil hücrelerimiz ise her an işinin başındadır. Herhangi, sıradan bir hücremiz her gün 10.000 saldırıya maruz kalmaktadır ve alacağımız iyi bir antioksidan takviyesi bu hücrelerin çoğunun zarar almadan günü bitirmesini sağlar.

    Sahip olduğu asil hücrelere “T-cells” denir ve kemik iliğinde oluşurlar. T-hücreleri profesyoneldirler. İhtisas yaptıkları konunun dışına taşmazlar. Görev dağılımını yaptıktan sonra karşılaştıkları her saldırıda çılgınlar gibi çoğalarak savaşırlar.

    Bu anlattıklarınıza bakacak olursak bizlerin hiç hastalanmaması gerek Dr.Gaynor?

    Bağışıklık sistemimiz bazen tam tanımlama yapamaz ve vücudumuzu yabancı bir madde gibi algılıyarak saldırıya geçer. Artirit, Multiple Sclerosis, alerjik reaksiyonlar, bağışıklık sistemimizin sebep olduğu hastalıklardır. Mesela son zamanlarda sık sık işitiğiniz Heliobakter plori... Bu bakteri mide duvarımıza yada ince barsaklarımızın üst kısmına yapışır, üreyi amonyağa ayrıştırarak barsağı tahriş etmeye başlar.

    Tedavi edilmediği takdirde ülsere dönüşeceği kesindir. Ama kanser de söz konusudur. Bu süreçde rol oynayan bir enzim var: COX2 ve bu enzim kanser çalışmalarında çok önemli bir yer tutuyor. COX2 enzimi PGE2 enziminin üretimini kamçılar.

    Doğal bağışıklık sistemimize derimiz, göz yaşımız, kulak kirimiz bile dahildir. Doğal katil hücrelerimiz ise her an işinin başındadır. Herhangi, sıradan bir hücremiz her gün 10.000 saldırıya maruz kalmaktadır ve alacağımız iyi bir antioksidan takviyesi bu hücrelerin çoğunun zarar almadan günü bitirmesini sağlar.

    Sahip olduğu asil hücrelere “T-cells” denir ve kemik iliğinde oluşurlar. T-hücreleri profesyoneldirler. İhtisas yaptıkları konunun dışına taşmazlar. Görev dağılımını yaptıktan sonra karşılaştıkları her saldırıda çılgınlar gibi çoğalarak savaşırlar.

    Bu anlattıklarınıza bakacak olursak bizlerin hiç hastalanmaması gerek Dr.Gaynor?

    Bağışıklık sistemimiz bazen tam tanımlama yapamaz ve vücudumuzu yabancı bir madde gibi algılıyarak saldırıya geçer. Artirit, Multiple Sclerosis, alerjik reaksiyonlar, bağışıklık sistemimizin sebep olduğu hastalıklardır. Mesela son zamanlarda sık sık işitiğiniz Heliobakter plori... Bu bakteri mide duvarımıza yada ince barsaklarımızın üst kısmına yapışır, üreyi amonyağa ayrıştırarak barsağı tahriş etmeye başlar.

    Tedavi edilmediği takdirde ülsere dönüşeceği kesindir. Ama kanser de söz konusudur. Bu süreçde rol oynayan bir enzim var: COX2 ve bu enzim kanser çalışmalarında çok önemli bir yer tutuyor. COX2 enzimi PGE2 enziminin üretimini kamçılar.

    Kanserden korunmada detoxification’ın (vücudumuzdaki zehirlerden arınma) rolü ne kadardır?

    Çok önemli bir noktaya değindiniz. Hepimizin vücudumuzda kansorejenleri etkisiz hale getirebilecek enzimler taşıyoruz. Sarmısak ve yeşil çayda bulunan antioksidanların bu enzim düzeylerini yükselttiğini biliyoruz. Bu enzimler bütün dokularımızda vardır ama genetik faktörlerden kaynaklanan farklılıklar da mevcuttur. Yani herkes eşit değildir.

    Johns Hopkins Üniversitesinden Katy Helzhauer bu enzimlerin, meme kanseri olan ve olmayan kadınlar üzerindeki etkilerini karşılaştırmış ve şu sonuca ulaşmıştır. Anormal detoxification enzimi geni taşıyan kadınlar, diğerlerine göre 4 kat fazla risk altındadırlar. Bu sonuç önemlidir çünkü bu anormal geni taşıyanların toplumdaki oranı % 45leri bulmuştur. Bu gen sigara sebebiyle oluşan akciğer kanserlerinde de aynı etkiye sahiptir.

    D Vitamini meme kanseri riskini yüzde 20 azaltıyor

    Sizi beklerken okuduğum bir makalede vitamin D ve meme kanseriyle ilgili önemli bir gelişmeden söz ediliyordu, nedir bu gelişme?

    Son araştırmalarda ortaya çıkan çok önemli bir gelişme bu aslında. Gıdalar ve güneş ışığından sağlanan vitamin D nin meme kanseri riskini % 20 azalttığı kesinlik kazandı. Üstelik östrojen ve progesteron hormonlarına pozitif tümörlerin gelişiminde de bu riski düşürüyor.

    Dünyada her yıl bir milyondan fazla kadına meme kanseri teşhisi konuluyor ve bunların çok büyük bir kısmıda hormon reseptörleri pozitif tümörlü kanserler. Bu konudaki çalışmaları daha sağlam temellere oturtmak için yapılan bir diğer çalışmada Kanada’da yapıldı.

    Meme kanseri teşhisi konulmuş ve D vitamini kullanan 759 kadın ve yine D vitamini alan 1135 sağlıklı kadın karşılaştırmaya tabii tutulmuştur. Araştırmacıların açıkladığı sonuçlar şöyle Yüksek dozlarda vitamin D takviyesi tümörlerin oluşma riskini % 24 oranında azaltmıştır.

    Siyah üzüme evet yer fıstığına hayır

    Fransızlar çok yağlı beslenip, çılgın gibi sigara ve şarap içiyor. statistiklere baktığımızda kalp hastalıklarının pek çok ülkeye göre çok az olduğunu görüyoruz. Aynı sonuçlar kanser içinde söz konusumu acaba?

    Amerika ile kıyaslarsak evet kansere yakalanma oranlarıda daha düşük. Garip ama bu sonuçların hepsi çılgın gibi içtikleri şaraba dayanıyor. Özellikle kırmızı şarap, içinde barındırdığı antioksidanlarla (tanin, fenol, epicatechin) kan inceltici görevi yapıyor ve tabi ki kalp hastalıklari riskinide azaltıyor.

    Şarabın içinde bulunan bir başka sağlıklı madde daha var. Resveratrol... Aynı zamanda kanserle de mücadele ediyor. Resveratrol bir çok gıdada bulunuyor ama yüksek miktarlarda bulunduğu iki besin çeşidi var. Kırmızı üzüm ve yer fıstığı. Yer fıstığını size tavsiye etmiyorum, hem çok yağlı, hem de içinde aflatoksin isimli kansorejeni barındırıyor.

    (Bir söylentiye göre Saddam Hüseyin 1991 deki körfez savaşında bu toksini Amerikan askerleri üstünde kullanmış!) Ama kırmızı üzümü hepinize şiddetle tavsiye ederim. Özellikle soğuk ve nemli ülkelerin üzümlerinin daha fazla resveratrol içerdiğinide belirtmek isterim.

    Yani Fransa,Kanada gibi. Resveratrolun, enflamasyonu tetikleyen COX2 enzimini durdurma etkisindende söz etmeliyim tabiî ki.(Enflamasyonu tetikleyen ve kansere yol açan enzim.)Ayrıca kötü kolestrol olarak adlandırılan LDL üzerinde de olumlu etkileri vardır.

    UYARI: Alkolün meme kanserine yol açan faktörlerden biri olduğu kanıtlanmıştır. Kadınlar alkol tüketimini minimuma indirmelidirler. Şarap içmek yerine günde 1000 mikrogram resveratrol kapsülünü bir bardak üzüm suyuyla beraber almaları tavsiye edilir. Şarap açıldıktan sonra dışarda bekletilirse bir gün içinde içersindeki resveratrol buharlaşır, buzdolabında saklanırsa yaklaşık 1 hafta dayanır.

    Domatesi pişmiş yemelisiniz

    Dr. Gaynor, yine son zamanlarda kanserden korunmanın yolu olarak koyu renkli, özellikle de kırmızı sebze ve meyveleri tüketmemiz gerektiği söyleniyor? Siz ne diyorsunuz?

    Karoten ailesinden söz ediyorsunuz. Karotenler yağda çözülen pigmentlerdir. Kimyasal akrabalarının adı A vitaminidir. 600 kadar karoten içeren bitkinin içinden 50 kadarının böbreklerimizde A vitamine çevrilebilme özelliği olduğunu biliyoruz. A vitamini bağışıklık sistemimiz için en önemli vitamindir, enfeksiyonlarla savaşır, hücre yapısının bütünlüğünde önemli rol oynar.

    Fakat fazla alınan A vitamini tok******. LİK, kırmızı bir pigmenttir ve domates, havuç, kayısı, kırmızı biber, greyfut ve karpuzda bolca bulunur. Beyler, prostatınız domatese bayılır.Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, artan likopen tüketimi eşittir düşük prostat kanseri riski.

    Eğer her hafta 10 porsiyon dometesli gıda alırsanız prostat kanseri riskinizi % 45 azaltırsınız. Beslenme uzmanlari genellikle sebze ve meyveleri çiğ tüketmemizi tavsiye ederler ama bu likopen için tam tersidir. Pişmişi çok daha etkilidir, çünkü sindirim sistemimizin, çiğ domatesten alabildiği likopen miktarı çok düşüktür.

    Protein ve liflerin içinde kilitli duran karoten pigmentleri ancak pişirilince serbest kalır. LUTEİN ve ZEAXANTHİN, bu iki karoten çeşidi daha çok kara lahana, yeşil lahana, ıspanak, mısır ve sarı renkli sebzelerde bulunur ve meme kanseri riskini düşürür.

    Vitamin-mineral testi yaptırın

    Kansere karşı koruyan bitkileri kullanırken miktarlarını nasıl ayarlamalıyız?

    Tabiiki herkes için aynı miktarlar söz konusu değil. Bir kişinin folik asit miktarı tehlikeli seviyelere düşmüşken bir diğerininki gereğinden fazla yükselmiş olabilir. Günümüzde vitamin-mineral seviyelerimiz tespit edebilen testler mevcuttur. Bu testlerin neticesine göre planlama yapmak daha akılcıdır.

    Lüzumlu miktarların tespitinde, yaşadığınız çevre, genetik yapınız, emilim yapma kapasiteniz de etkendir. Örnek olarak tekrar sigara tiryakilerine döneceğim. Sigara insan vücudunda depolanmış tüm antioksidanları tüketir, daha da kötüsü detoksifikasyon enzimlerimizden olan (kansorejenleri elemine eden enzimler) glutathionenin eksilmesine de sebep olur. Sonuç akciğer kanseri. Burada göstermek istediğim miktar tespitinde yasam biçimimizin ne kadar belirliyici olduğudur.

    Gülgün SÖNMEZ / VATAN

    MSN Yaşam

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755
    Domates en çok tükettiğim sebze,çiğ yada pişmiş farketmiyor..

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Alıntı simqe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Domates en çok tükettiğim sebze,çiğ yada pişmiş farketmiyor..
    Merhaba

    Sayin Simge; domates benimde favorilerimden biridir.
    Hele sarisi olursa.

    Universitede ikiz kolombiyali arkadaslarim vardi/var.
    Ben dometesli melemen yapinca gulerlerdi.
    Derlerdi ki; domates MEYVA dir.

    Bu yuzden universitedeki ilgili bolumden asistanlara gidip sorunca onlar da bana;
    "Bilmiyormuydun?" diye sorarak cevapladilar.

    Yani bizim kirk yillik sebzemiz megerse Meyva imis.
    Cok utanmistim o zamanlar.

    Bu baglamda pisirmeden yemek dogru oluyor herhalde.

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755
    Arkadaşlarınız yanlış biliyorlar mopsy :))

    domates sebzedir,sebzelerde pişirmeden yenilebilir

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Alıntı simqe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Arkadaşlarınız yanlış biliyorlar mopsy :))

    domates sebzedir,sebzelerde pişirmeden yenilebilir
    Merhaba

    Illaki meyva
    meyva ve meyva!.....
    Ve yine meyva!

    DOMATES 3.5. Meyve

    Domates meyvesi üzümsü meyvedir (Şekil 36.3). Meyvelerin başlangıç rengi yeşildir. Bu dönemde meyve içinde zehirli bir alkoloid olan solanin bulunur. Meyve irileşip normal büyüklüğünü alınca yeşil renk açılır, karatinoid’ler, lycopin’e dönüşerek meyve esas rengini alır. Tam olgunlaşmış, kızarmış domates meyvelerindeki solanin maddesi en düşük düzeydedir. Domateslerde meyve rengi, kabuk ve et renginin birbirine olan etkisinden meydana gelir. Kabuk rengi beyaz ve sarı, et rengi beyaz ve kırmızıdır. Bu durumda

    Beyaz kabuk + Beyaz et = Beyaz meyve
    Beyaz kabuk + Kırmızı et = Kırmızı meyve
    Sarı kabuk + Kırmızı et = Koyu kırmızı meyve
    Sarı kabuk + Beyaz et = Sarı meyve rengini meydana getirir.

    Meyve genelde iki karpelden oluşur. Bu tip meyveler düzgün yüzeylidir. Eğer meyvedeki karpel yaprakları bir veya birçok kere bölünmüş ise ortaya çok karpelli bir meyve çıkar ve bu durumda şekli bozuk, dilimli bir meyve meydana gelir. Karpel sayısı da 2’den 9’a kadar değişir. Karpel sayısı, dişi tepeciğinin şekline bakarak kolayca anlaşılır. Eğer dişi tepesi ince, düzgün yapılı ise, dişi iki karpel, yani düzgün meyve; dişi tepesi basık, toplu ve düzgün olmayan bir yapıda ise çok karpelli, yani dilimli meyve meydana gelir. Domateste 2 karpelli meyve oluşumu, dominant bir özelliktir.


    Şekil 36.3. Domates meyveleri

    Domates meyveleri basık yuvarlak, yuvarlak sindirilerek, erik ve kiraz şeklindedir (Şekil 36.4). Pazarlama yönünden domates meyvelerinin düzgün şekilli ve dilimsiz olanları tercih edilir. Zaten dilimli olanlar dayanıksız olmalarıyla da tercih edilmez, ancak bunların daha kuvvetli tat ve aroması vardır, meyvelerinin su ve çekirdek oranı fazla, et miktarı azdır. Meyvelerin büyüklüğü ve iriliği çok değişiktir. Meyve ağırlığı 2 gr’dan başlar 500 g ve hatta 1000 gr’a kadar çıkar. Ortalama meyve ağırlığı 100-150 gr’dır.

    (Prof.Dr.Atila GÜNAY)
    DOMATES Botanik Özellikleri - BAHCESELFORUM

  6. #6
    Kadim
    Misafir..
    Kanatları atmadan önce mangalın üzerine,
    Domatesi, biberi, soğanı, patlıcanları atıyorsun
    Onlar olduktan sonra mangalın üzerine kül atıp hafif ateşte kanatları atıp kızarıncaya kadar
    önceden pişmiş olan
    sebzeleri
    Salata haline getiriyoruz.

    Çok masraflı değilmi ?
    İlerleyen zamanlarda tarifin geri kalan kısmını vereceğim
    Ağzınız fazla sulanmasın

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Oooo!
    Domatesciler birer birer gorunmeye basladi.

    Ama ben Sn.Kadimin yazisinda bir tehlike gordum.
    Uyarayim dedim.

    ...Kanatları atmadan önce mangalın üzerine.....
    Yani ET/ET/ET!
    Hemde Sayin kizil adminden korkmadan ET!

    Uyarayim dedim.
    Bir dost.........

  8. #8
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    merhaba

    Bir et tarifide benden
    Hemde CIG yenen et!

    Kizan olursa beni sn.Kadim saptirdi
    "Kim korkar hain kurttan"- (mr.Edward Albee)
    dedi derim.
    Yalandan kim olmus?

    SIĞIR KARPAÇYO

    800 GR KONTRFİLE
    250 GR ZEYTİNYAĞI (KOMİLİ SIZMA)
    1 LİMON, 1 LİMONUN SUYU
    1 GÖBEK SALATA
    TUZ, KARABİBER
    KIYILMIŞ MAYDANOZ
    KEKİK, BİBERİYE OTU

    YAPILIŞI

    Sinirsiz ve yağsız, (çok iyi olduğuna güvendiğiniz bir kasap*tan) sığır eti alnı. Bunu 1 saat buzluğa koyup sertleştirin.Sonra, çok keskin bir bıçakla (varsa elektrikli bıçakla) bu eti döner eti ya da pastırma gibi ince ince dilimleyin. Etleri çu*kur bir tabağa yayın. Üzerlerine zeytinyağı ve limon suyu gezdirin. Tuz, karabiber, kekik, biberiye serpin. Bu halde 1 saat buzdolabında marine olmaya bırakın.Kişi başına 4 dilim düşecek şekilde servis yapın. Göbek sala*ta, limon dilimleri ve kıyılmış maydonoz ile süsleyin.Bu yemek soğuk yenilir. Üzerine fesleğen ve parmesan pey*niri rendesi de gezdirilebilir.

    SIĞIR KARPAYO MALZEMELERİ,SIĞIR KARPAYO YAPILIŞI,SIĞIR KARPAYO TARİFİ Et Yemekleri

    Mangal-salata-karpacyo
    ZIYAFET VAR ZIYAFET!

  9. #9
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    bahçe domatesi olacak...yanında bahçe biberi...bir de beyaz peynir...:)
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  10. #10
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755
    Alıntı RABİA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    bahçe domatesi olacak...yanında bahçe biberi...bir de beyaz peynir...:)
    birde beyaz peynir deyince gözlerim irileşti birden,ama beklediğim kelime gelmedi devamında..öyle güzel anlatmışsın sanki,domates biber beyaz peynir birde yanında..
    neyse ya..günün bu saatinde nelere takılmışım ben..

    Bahçe domatesi biberi gibi varmı?mis gibi kokar,biberler çıtır çıtır..
    övünmek gibi olmasın ama bahçemde bunlardan başka tere,roka,maydonozda yetiştiriyorum
    bu arada domates güzel bir sebzedir.

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Tümörü 'pişirerek' yok ettiler
    mopsy Tarafından Göğüs Hastalıkları Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 24-11-2011, 12:22 AM
  2. "Sarımsağı bol tüketin"
    Gül@y Tarafından Alternatif Tıp Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 17-03-2008, 03:17 PM
  3. İnsanlar yiyeceklerini neden pişirerek yerler?
    dogangunes Tarafından Genel Kültür Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 23-01-2008, 12:42 AM
Yukarı Çık