Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Şanlıurfa Halk Oyunları

Kültür, Sanat Kategorisinde ve Halk Oyunları Forumunda Bulunan Şanlıurfa Halk Oyunları Konusunu Görüntülemektesiniz, Konu içerigi Kısaca ->> Yöremizde oynanan oyunların tümüne halay denir. Halay Orta Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizde toplu , düz çizgi halinde ve yarım

  1. #1
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.227
    Rep Gücü
    326

    Pencil Şanlıurfa Halk Oyunları



    Yöremizde oynanan oyunların tümüne halay denir. Halay Orta Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizde toplu , düz çizgi halinde ve yarım daire formunda kol kola, el ele oynanan oyunlardır. Beş kişiden az oyuncuyla oynandığı zaman karakteri bozulan bir oyun tarzıdır. Dizinin başında "halay başı" sonundaki "pörçük" ya da "pöçik" adını alır. Baş ve sonda oynayan her iki oyuncunun da elinde birer mendil bulunur.

    Yöremizde oynanan oyunların bir çoğu davul-zurna ile bazı oyunlar ise kavalla oynanmaktadır. Bunun yanı sıra kadınların oynadıkları oyunlarda (çiftetelli) keman, cümbüş, def, darbuka da kullanılmaktaydı.Halk oyunlarımızda halkımızın üzüntüsünü, yasını, kıskançlığını, neşesini, kuvvetini, yiğitliğini, yakarış ve yalvarışını gösteren figürler ve motifler görmek mümkündür.

    Oyunlarımızın bir kısmı yaşanmış olaylardan alınmış bir kısmı ise oynanan yeni figürlere isim verilerek, halk arasında benimsenmiş ve günümüze kadar gelmiştir.Şanlıurfa merkezinde oynanan oyunların bir çoğu Hilvan ve Suruç ilçemizde sıkça rastlanan ve halen köy meydanlarında, harman yerlerinde ve düğünlerde oynanan oyunlardır.

    " ÇIRPINIR GÖNÜLLER HALAY ÇEKERKEN

    DAVUL ÇOŞKUN ÇOŞKUN, ZURNA NAZLI NAZLI

    CEYLAN OLUP UÇTAN UCA SEKERKEN

    AYAK KIVRAK KIVRAK, BEL NAZLI NAZLI "


    ŞANLIURFA HALK OYUNLARINDA GELENEKSEL MAKYAJ

    Şanlıurfa merkezinde kına ve sürme kadınlar tarafından kullanılan makyaj malzemesidir. Köylerde ise kına ve sürmenin yanı sıra döğme de geleneksel bir makyajdır. Kına, düğünlerde gelinin eline yakıldığı gibi bayramlarda ve diğer özel günlerde de kadınlar tarafından ellere ve ayaklara yakılır. Sürme ise, güzel görünmek için kadınlar tarafından gözlerine çekilir. Şanlıurfa'nın bazı köylerinde erkeklerin de yüz ve ellerine döğme yaptıkları görülmektedir.

    Geleneksel Takı

    ŞANLIURFA MERKEZ VE İLÇELERİNDE KULLANILAN TAKILAR

    Takılar altın ve gümüşten yapılmaktadır. Yöremizdeki takılar merkez ilçe, Siverek-Suruç-Bozova-Hilvan ve Harran-Akçakale bölgesi olarak üç gruba ayrılır.

    Şanlıurfa Merkez Takıları

    Gerdanlıklar: Hasırlı gerdanlık, incili telkari gerdanlık, telkari akıtmalı gerdanlık, koruklu gerdanlık, incili ve liralı gerdanlık, urubiya, mahmudiye, beşibirlik ve on birlik.

    Kolyeler: Frenk bağı, koruklu, incili, akik, oymalı piramit ve kordon.

    Bilezikler : Tahta bilezik, telkari kapaklı yarım akıtma, düz kapaklı yarım akıtma, oymalı ahıtma, fişenkli, incili telkari, hunili, yıldızlı, şebekli, kordonlu, çift çakmaklı, urubiye ve ayneli.

    Kemerler :Frenk bağı kapaklı, liralı ve telkari kemer.

    Hilvan, Siverek,Bozova ve Suruç Yöresi Takıları

    Tepelik: Başa takılan tacın ( fes ) üzerine tutturulur. Üst kısmı telkari işlemeli, çevresi gümüş parparalarla oluşan saçaklarla süslüdür.

    Üç kor : Fesin alt kısmına alından yukarıya takılır. Ortasında yuvarlak ve mavi taşlı bir göbek, yanların da ise üç sıra zincir vardır.

    Reşme : Fesin iki yanına takılır. Şakaklardan yanağa doğru sarkar.

    Levzik : Üçkor göbeğinin altına takılır, alına doğru sallanır.

    Gerdanlık : Levziklerin bir zincir üzerinde sıralanmasından meydana gelmiş çeşitleri olduğu gibi haplı, salkımlı ve akik çeşitleri bulunmaktadır.

    Tasma : Yöredeki ismi beğnikdir. Boğaza takılır.

    Hamaylı : Üzerinde ayet ya da duaların yazılı olduğu kağıtları muhafaza eder. Bu takıların silindir biçimi olanlarının yanında çok ince dikdörtgen kapaklı olanıda vardır.

    Hızma : Buruna takılır altın ve gümüş olanları vardır.

    Halhal : Bilezik şeklinde ayak bileklerine takılır. Çevresi habbe denilen nohut iriliğinde gümüş toplarla saçaklıdır.

    Enselik : Başın arkasına sağlı sollu olarak saç korunun üzerine takılır ve enseye doğru sarkar. Dört sıra halinde saçaklı madeni bir takıdır.

    Saç bağı :Adından da anlaşıldığı gibi saç şeklinde gümüşten yapılır.

    Maşallah : Alına takılır. Üzerinde “ Maşallah” yazılıdır. Etrafı plaka halindedir.

    Harran ve Akçakale Yöresi Takıları

    Bu ilçelerimizde baş üzerinde takı kullanılmayıp hızma, küpe, bilezik ve kemer türünde takılar kullanılmaktadır. Bu bölgede genellikle kadınlar takı yerine “ Döğme” denilen el ve yüze yapılan süslemeleri tercih etmektedirler.

    Hızma : Buruna takılar. Hızmanın sarkan şeklidir.

    Verdine : Hızmanın sabit biçimidir gümüş ya da altından yapılır.

    Hınnegiy : Altın, gümüş, boncuk ya da karanfilden yapılan bu takı boyuna takılır.

    Suve: Bilezik çeşitidir.

    Hatem :Yüzük.

    Hücuz : Halhal

    Lebe : Şerit veya ipe takılan, bele kadar sarkan bir takıdır. Altın, gümüş liralı yada boncukludur.

    Zincir : Gümüşten yapılmış olup iki-üç kor sıra halinde boyuna takılır.

    Geleneksel Çalgı

    1-DAVUL: Türk vurma çalgılarının sembolü olarak kabul edilir. Türk milletinin yanında kutsal bir yeri vardır. İlk dinsel merasimlerden savaş alanlarına, mehteranlardan köy meydanlarına kadar hayatımızın bir parçası olmuştur. Halk oyunlarımızın nabzı olarak kabul edilir.Ceviz ağacından yapılır. Kasnak, ip ve deri olmak üzere üç kısımdan meydana gelir. Tokmak ana ritmi, çubuk ise ana ritmi daha da detaylandırarak çalar. Genellikle küçük davul, orta davul, büyük davul ve koltuk davulu gibi mahalli boyları ve adları vardır.

    2-ZURNA: Üflemeli halk çalgılarımızın başında gelen zurna, davulun ayrılmaz parçasıdır. Oyun eşlik çalgısı olan zurnanın geçmişi Orta Asya'ya dayanır. Yöremizde açık hava çalgısı olarak yaygındır.Kaba, orta ve cura olarak üç boya ayrılır. Özel bir soluk alma tekniği ile çalınır. Erik, şimşir ve zerdali ağacından yapılanları tercih edilir.

    3- KAVAL : Anadolu çoban çalgısı diyebiliriz. Çoban masallarına konu olmuş ve efsaneleşmiş bir çalgıdır. Oldukça yumuşak ve etkileyici sesi vardır. Yurdun her köşesinde yaygındır. Dilli ve dilsiz olmak üzere iki türe ayrılır. Yörelerine, ebatlarına hatta ses renklerine göre mahalince değişik adlar verilir. (kırma, hortlatma, dillice, ada kavalı, çoban düdüğü vb.) Çeşitli ağaçlardan, kamıştan, kartal kanadı kemiğinden ve son yıllarda metalden yapılmaya başlanmıştır. Etomolijisi hakkında değişik görüşler vardır. Genellikle içi boş anl***** gelen “ kav ” kelimesinden türediği söylenir.Yöremizde genellikle Akçakale ve Harran ilçelerimizde kullanılan, bazı oyunlarımızın eşlik çalgısıdır.

    4-DEF-TEF : Hemen hemen her yöremizde mevcuttur. Yaklaşık 20-50 cm çapında bir kasnak ve tek yüzüne gerilmiş ince bir deriden ibarettir. Kasnak üzerine açılan yarıklara 3-5 çift ince pirinçten yapılan ziller geçirilerek çalgının ritminin zenginleşmesi sağlanır. Bazı yörelerde sade olanları da vardır. Kadın oyunlarında ve eğlencelerinde daha çok kullanılır.

    5- KEMAN, CÜMBÜŞ VE DARBUKA: Birçok yöremizde kullanılan halk müziği çalgılarımızdır. Yöremizde halen erkeklerin asbap gecelerinde ve kadınların kına gecesi ile kadın düğünlerinde kullanılan ve bazı oyunlarımıza eşlik eden çalgılardır.

    Kadın Giysisi





    1-Aba-şale : Eskiden Arapların kabile reisleri, şeyhler tarafından kullanılırmış. Aba; Osmanlı döneminde kullanılan ve bir sokak kıyafeti olan feraceden esinlenerek Arap kültürünün de etkisi ile şimdiki halini almıştır. Bu giysi genellikle siyah ve kahverengi renklerden yapılmıştır. Bekar bayanlar siyah, evli ve yaşlı bayanlar ise kahverengi kullanmışlardır. Ayrıca halk arasında aba şu şekilde tarif edilmektedir: Aba kelime olarak Arapçada erkeğe mahsus olan anl***** gelmektedir. Kadınların giydiğine ise Kürtçe Şale denilir. Giysinin ön kenarları ile yaka çevresi sarı gaytanlarla çevrilidir.

    2-Üçetek : Üçetek genellikle üst giysisi olarak kullanılır. Genç kızların giysileri daha güzel ve gösterişlidir. Bazı köylerimizde, üçeteğin yan dikiş yırtmaç boyu diz ile bilek arasındadır. Bazı köylerimizde ise bu yırtmaçlar bel hizasına kadar çıkar. Üçeteğin iç kısmına , şifon yada organze üzerine sarma işlemeli kumaştan yapılan uzun bir elbise giyilir. Yakası hakim yaka, kollar manşetlidir. Üçetek altına fistan yerine, üstte içe, yelek ve altına beyaz etek de giyilebilir.

    3- Fistan: Üç eteğin içine giydikleri şifon yada organze üzerine sarma işlemeli kumaştan yapılan uzun elbisedir. Yakası hakim yaka, kollar manşetli, ön bele kadar düğmeli yada fermuarlıdır.

    4- Sıhma ( Yelek ) : Entarinin üzerine giyilen bez kumaştan veya el tezgahlarında dokunan hışvalıdan kalınca yapılmış sıcak tutmaya yarayan bir yelektir.

    5- Kuttuk Guttik : Bu giysi gumgum kumaşından yapılır. Cekete benzer uzun kolludur. Boyu diz ile kalça arasındadır. Üstü kalın siyah gaytanlarla süslenmiştir. Daha çok Siverek ve Viranşehir ilçelerimizde kullanılmaktadır.

    6-Şalvar (Uzun Tuman ) : Pijamaya benzeyen bir alt giysisidir. Paçaları bol kesimli olup lastik geçirilir. Zıbın veya eteğin altına giyilir.

    7-Önlük : Yöredeki ismi bervan veya peşmal olarak bilinir. Üzeri çeşitli kaneviçe ve çift iğne süslemeleri ile desenlendirilmiş olup, sadeleri de vardır. Kumaş rengi genellikle siyah tercih edilir. Her renk kullanılabilir.

    8-Etek : El tezgahlarında dokunan culhadan yapılır. Rengi beyazdır. Bunun dışında dökümlü kumaşlardan da yapılmakta ve her rengi kullanılmaktadır.

    9-Neçek : Beyaz kumaştan olan bir baş örtüsüdür.

    10-Hibriye : Kadınların beyaz neçek üzerine bağladıkları renkli bir kumaş parçasıdır. Genelde ipek veya satenden yapılır. Siyah kırmızı olan renkleri tercih edilir.

    11-Köfü : Fes şeklinde yapılan karton kalıp üzerine uzun kumaş parçasını sarma yoluyla elde edilen bir başlıktır. Daha çok Suruç ve Bozova ilçelerimizde kullanılmaktadır.

    12- Gümüşbaşlık ( Taç ) : Fesin içine karton kalıp konur, üstüne puşu sarılır,en üst kısma gümüş tepelik takılır. Ön kısmına üçkor, yan kısımlarına reşme denilen gümüş takılar takılır. Arka tarafına floştan örülmüş bele kadar inen saç koru takılır. Saçı örtecek şekilde tülbent (Neçek) sarılır. Üzerine gümüş başlık takılır. Kadının saçı görünmediğinden taç arkasına floştan örülmüş saç koru takılmıştır. Bu başlığı varlıklı ailelerin genç kızlarının kullandığı söylenmektedir.

    Tepelik: Başa takılan tacın ( fes ) üzerine tutturulur. Üst kısma telkari işlemeli, çevresi gümüş parparalardan oluşan saçaklarla süslüdür.

    Üç kor : Fesin alt kısmına, alından yukarıya takılır, ortasına yuvarlak ve mavi taşlı bir göbek, yanların da ise üç sıra zincir bulunur.

    Reşme : Fesin iki yanına takılır. Şakaklardan yanağa doğru sarkar.

    13-Kemer : Bele bağlanır. Çok renkli yün kemer,altın ve gümüş kemer olmak üzere üç çeşit kemer vardır. Son yıllarda altın ve gümüş kemer alınamadığından sadece yün kemer kullanılmaktadır.

    14-Mendil (Marhama): Yerli dokumadır. Kırmızı ve beyaz ipek kumaştan yapılır. Renk olarak giysiye uyumlu olduğu için kırmızı beyaz tercih edilmiştir. Her renk kullanılabilir.

    15-Çorap : Saf yünden yapılır, elle işlenir. Genellikle yünün doğal rengindendir. Günümüzde elle işleyen olmadığından makine işi çorap ta kullanılmaktadır.

    16-Postal(Yemeni): Deriden yapılır. Altı kösele ve topuksuzdur. Kırmızı, siyah, annebi ve kahverengi renkleri kullanılmaktadır. Daha önceleri siyah, sivri burun topuklu kundura, lastikli potin, kalıç potin, püsküllü çizme, şeheri postal, akem postal, saat kapağı postal ve çerkez postal kullanılırdı. Günümüzde ise yüzü kesik postal kullanılmaktadır.

    Erkek Giysisi





    1.Şalvar : Kahverengi ve kurşini renk gabardin kumaştan yapılır. Şalvarın ayak bileğinden dize kadar olan kısmı dardır. Bacak arasındaki peyigi çok kısa veya çok uzun değildir. Uçkurun ucuna renkli püskül takılmaktadır.

    2. Kırk Düğme Yelek : Arka beden ve kollar astardan yapılır. Ön beden ise şalvarlık kumaştan yapılır ve kollar kısadır. Yeleğin ön süslemesinde gaytan kullanılır. Küçük ve sık olarak dikilen düğmelerden dolayı kırk düğme yelek denilmektedir. Günümüzde bu düğmeler bulunmadığından, yelek kumaşından baskı düğmeler de kullanılmaktadır.

    3. Yelek: Şalvar kumaşından yapılır. Kısa kesimli kolsuz ve düğmesizdir. İçi astarlıdır.

    4. Guttik (Kısa Ceket) : Şalvarlık kumaştan yapılır. Çift kat kumaş kullanılır. Sıfır yaka olup, içi astarlı uzun kolludur. Kol ağzı saat kapağı kesimidir.

    5. Pazubent : Güç ve kuvetin simgesidir. Pazuya takılır. Deri veya boncuklu olanı vardır. İç kısmına dua ve muska konulmaktadır.

    6. Köynek (gömlek) : Günümüzde kullanılan kumaş, açık kahverengi ve küçük kareli yerli dokumadır. Bu gömlek sonradan giyilmeye başlanmıştır. Yöremizde giyilen gömlek düz kumaş veya cebeli kumaştan yapılmaktadır. Hakim yakadır. Kol ağzı saat kapağı denilen şekilde yapılmıştır. Açık kahverengi krem , beyaz ve bej rengi kullanılabilir.

    7.Şal-Kuşak :1945 yıllarından önce “Acem Şalı” kullanılırdı. Günümüzde ise acem şalı bulunmadığından yerli dokuma kumaştan yapılan “Hışvalı” kullanılmaktadır. Aslında hışvalı yaşlı kadınların başına sardıkları, özellikle köfü üzerine sararak kullandıkları bir baş örtüsüdür.

    8. Puşu : İnce ipek ve pamuktan dokunur. Beyaz, siyah,bordo ve renkli olanları da vardır. Kenarlarında sarkan iplerin uçlarına renkli püsküller takılır.

    9.Keçe Külah: Keçeden yapılan külah, başa giyildikten sonra etrafına puşu sarılarak kullanılan bir başlıktır. Daha çok 1945'li yıllarda ve öncesinde kullanılmıştır.

    10.Mendil (Marhama): Yerli dokumadır. Kırmızı ve beyaz ipek kumaştan yapılır. Renk olarak giysiye uyumlu olduğu için kırmızı beyaz tercih edilmiştir. Her renk kullanılabilir.

    11.Çorap : Saf yünden yapılır, elle işlenir. Genellikle yünün doğal rengindendir. Günümüzde elle işleyen olmadığından makine işi çorap ta kullanılmaktadır.

    12.Postal (Yemeni) : Deriden yapılır. Altı kösele ve topuksuzdur. Kırmızı, siyah, annebi ve kahverengi renkleri kullanılmaktadır. Yöremizde yapılan ve giyilen yüzü kesik postal, lastikli potin, kalıç potin, püsküllü çizme, şeheri postal, akem postal, saat kapağı postal ve çerkez postaldır. Günümüzde yüzü kesik postal kullanılmaktadır.

    NOT: Şanlıurfa Yöresi Halk Oyunları Ekiplerinde, ekip başı ve ekip sonunun kullandığı mendil bir oyun aracıdır. Ekipte bulunan bütün oyuncuların (Kız - Erkek) kuşaklarına taktıkları mendil, ne giysi parçası, ne de aksesuardır. Tüm oyuncular mendil takmışlar ise Urfalıyam Ezelden oyunumuzda kullanmak zorundadırlar. Ayrıca erkeklerin oynadığı “Kılıç Kalkan (Dörtlü Değnek)” oyunu ve kadınların oynadığı “Marhama (Mendil)” oyununda bütün oyuncuların elinde oyun gereği mendil bulunmaktadır.

    Urfahoy

  2. #2
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.227
    Rep Gücü
    326

    Cevap: Şanlıurfa Halk Oyunları



    Bazı Oyunların Açıklamaları

    1-KIMIL OYUNU

    Kımıl Urfa yöresinde süne adı verilen bir haşeredir. Buğdaylar başak bağladığı sırada tanelere dadanır. 10-11 mm uzunluğunda tıknaz gövdeli bir böcektir. Kışı yüksek yerlerde, yaylalarda, yaprakların ve bitki kırıntılarının altında geçirir. İlkbaharda ovalara iner; yumurtalarını iki sıra halinde yaprakların alt yüzüne bırakır. Yumurtadan çıkan böcekler sütlü taneleri emerek beslenir. Kımılın bu yörenin topraklarını başlangıç tarihi belli olmayan bir zaman içerisinde istila ettiğini yaşlı kişilerden öğreniyoruz.

    Süne, kelimenin tam anlamıyla büyük bir felaket olarak toplumun günlük yaşamında yer almaktadır. Tüm karşı koymalara rağmen bu parazit hayvan ortadan kaldırılamamaktadır. Ekinler boy attığı zaman , başaklar süt halinde iken kımıl tarlaya girer, başağa doğru tırmanır ve başaktaki sütleri emdikten sonra başka bir başağa geçer.

    Kımıl mücadelesinde ilaçla başa çıkılamayınca bu haşereleri toplama yoluna başvurulur. Toplanan kımıl kilo ile zirai mücadele kurumlarına satılır. Kımıl toplayanların ellerinde genellikle kalbur, bellerinde iş önlüğü veya torbalar bulunur. Toplayıcılar kalburla buğday saplarına vurarak buğday başakları üzerindeki kımılların kalbura dökülmesini sağlarlar. Kalburda biriken kımıllar, önlüklere daha sonra torbalara aktarılır, böylece her köylü günde bir kaç kiloya varan kımıl toplamış olur. Kımıl, zamanla köylerimizde, bu hayat mücadelesini dramatize eden bir halk oyunu olmuştur. Yay ve daire şeklinde sıralanan, çok sayıda erkek ve kadın tarafından köy meydanında oynanmaktadır. Bu oyun oynanırken davul ve zurna eşliğinde, türkü de söylenir. Yalnız erkek, yalnız kız ve kız-erkek oynanabilir.

    Ekinimizi kavurdi

    Gök yüzüne savurdi

    İslam değil , gavurdi

    Havar kımıl , Lo kımıl.



    Urfalı'lar hep ağlar

    Buğdayına bel bağlar

    Şu kımıl yürek dağlar

    Havar kımıl, Lo kımıl.



    Ekinimizi ekmişiz

    Boşuna beklemişiz

    Kımıldan çok çekmişiz

    Havar kımıl, Lo kımıl.


    2-GRANİ ( Ağırlama ): Bu oyuna ağırlama da denir. Adından da anlaşıldığı gibi ağır hareketlerle oynanan bir oyunumuzdur. Merkez ve ilçeler dahil her bölgede oynanış şeklinde ve müzikte farklılıklar görülmektedir. Yalnız erkek ve kız-erkek oynanabilir.

    3-DÜZ: Basit fakat çok ritmik hareketlerden oluşan bir oyunumuzdur. Eskiden şire yaparken üzümleri büyük tekneler içinde ayakla ezerlermiş. Buradaki ayak hareketlerinden esinlenerek bu oyunun çıktığı söylenmektedir. Bu oyunda oyuncuların omuzlarını oynatmaları çok önemlidir. Düz oyununda ağırlık ekip başındadır. Ekip başı zaman zaman ortaya çıkar ve bütün figürlerini sergiler. Köyde kurulan halaylarda genellikle düz oyunu oynanır. Merkezde ve tüm ilçelerimizde oynanmaktadır. Yalnız erkek, yalnız kız ve kız-erkek oynanabilir.

    4-TEK AYAK ( Derik ) : Yöremizde sevilerek oynanan oyunlardan biridir. Oyun ismini sol ayağın öne tek vurulmasından almıştır. Diğer bir ismi ise Derik'tir. Derik isminde güzel bir kız için yakılan türküden çıktığı yaşlılar tarafından söylenmektedir. Derik çok güzel oynayan, oynarken kuş kadar hafif, çekirge kadar çevik olan güzel bir kızdır. Derik'in oyunlarına herkes hayran kalır ve düğünlerde Derik aranır. Derik bir düğüne gitmediği zaman düğün sahibi üzülür ve şu türküyü söyler:

    Derik gilde bir kuş var

    Kanadında nakış var

    Toya Derik gelmedi

    Elbet bunda bir iş var.

    Yalnız erkek, yalnız kız, ve kız-erkek oynanabilir.

    5- İKİ AYAK ( Diniğ ): Sol ayak iki defa öne vurulduğu için bu oyuna iki ayak denir. Çok ritmik ve göze hoş gelen figürler içerir. Aslında bu oyunumuz, derik oyununun bilinip oynanmasından sonra ayak figürü eklenerek sonradan düzenlenen bir oyunumuzdur. Yalnız erkek ve kız-erkek oynanır.

    6- TERGE ( TÜRK-İ Tergi): Bu oyuna yöremizde Türk-i Beraza da denilmektedir. Terge oyununun Suruç Ovası'nda halen yaşamakta olan Alaeddin Keykubat'ın torunları olan Alaeddin Aşiretinden çıktığı söylenmektedir. Bu oyun göçebe Türkmen aşiretlerine ait olduğu için, Türk-i Tergi denilmektedir. Aynı zamanda Harran ve Akçakale ilçelerimizde yaşayan Arap kökenli vatandaşlarımızın da değişik bir varyantla oynadıkları görülmektedir. Zengin kültürümüzün bir çok özelliklerini taşıyan bu oyun kardeşliği ve sevgiyi simgeler. Oyun içerisinde seylani figürleri de bulunmaktadır. Yalnız erkek, yalnız kız ve kız-erkek oynanabilir.

    7-URFALIYAM EZELDEN: Ritmik ayak hareketleri üzerine kurulu bir oyundur. Urfalıyam Ezelden türküsünün müziği ile oynanır. Ellerde mendil, ayak figürüne uygun olarak sağa ve sola kollar sallanır. Baş ise hafifçe sağa sola çevrilir. Yalnız erkek, yalnız kız ve kız-erkek oynar.

    8-ABRAVİ (Lorke ): Bu oyunumuz arap kökenli olup, bölgenin tamamında oynanmaktadır. Çok ritmik ayak ve omuz figürleri içerir. İlçelerimizde varyantlarını görmek mümkündür. Yalnız erkek, yalnız kız ve kız-erkek oynanabilir.

    9-SOSEH: Kaval veya davul-zurna eşliğinde oynanır. Bu oyunumuzda da bolca ayak figürü bulunmaktadır. Yiğitlik ve sertlik içeren bir oyunumuzdur. Arap kökenli olup Akçakale ve Harran ilçelerimizde daha sık rastlanmaktadır. Yalnız erkek ve kız-erkek oynanır.

    10- GEMİ: Fırat kenarında bulunan Bozova-Hilvan ilçelerimiz ve oraya yakın köylerde oynanmıştır. Sal ile nehri geçme, yük nakli ve bu işleri yaparken meydana gelen kazaları anlatır. Üzüntü ve sevinci ifade eden mizansen figürleri vardır. Yalnız erkek ve kız-erkek oynanır.

    11-GAZALE: Gazal ceylan demektir. Elinde kovasıyla süt sağmağa giden bir köylü kızı, yakın bir köyden gelen davul sesine göre ritmik hareketler yaparak sekmeye başlar ve oyunun adı kızın ceylan gibi sekmesinden dolayı gazal ismini alır. Yalnız kız ve kız-erkek oynanabilir.

    12-CEZAYİR: Erkek oyunudur. Bu oyunda yiğitlik, sertlik, asker ve savaş figürleri hakimdir. Bu oyun tüfek kullanarak ta oynanmaktadır. Yalnız erkek oynar.

    13-ÇEÇAN KIZI: Bu oyun, düz oyununun figürleri ile aynı olmakla beraber,ezgi farklı,ritim daha hızlı çalınmaktadır. Düzde olduğu gibi bu oyunun da güzel yanı ekip başının kendi figürlerini ortada göstermesidir. Yalnız erkek, yalnız kız ve kız-erkek oynanabilir.

    14- ÜÇ AYAK: İki ayakta olduğu gibi öne iki değil de, üç defa vurularak oynanan ve sonradan derlenmiş bir oyunumuzdur. İsmini ayak vuruşlarından almıştır. Yalnız erkek, yalnız kız ve kız-erkek oynanabilir.

    15-BEŞ AYAK: Bu oyunumuz da yine Derik oyunundan esinlenerek, ayak vuruşları arttırılarak derlenmiş bir oyunumuzdur. İsmini ayak vuruşlarından almıştır. Yalnız erkek, yalnız kız ve kız-erkek oynanabilir.

    16-DİK: Abravi oyununun varyantıdır. Oyuncular dik durarak, iki ve dördüncü sayılarda dizlerini kırarak oynarlar. Genelde Akçakale, Harran ve merkezde oynandığı görülmektedir. Yalnız erkekler oynar.

    17- ZAVA (Damat): Çok eski düğün törenlerinde damat karşılarken oynanan ve türküsü olan bir oyunumuzdur. Yalnız erkek, yalnız kız ve kız-erkek oynar.

    18- KERİBOZ (Boz eşşek): Çok yaşlı bir adam eşeği ile birlikte hurma toplamaya gider. Topladıkları hurmaları çuvallara koyar ve eşeğine yükler. Köyün yolunu tutar. Köyün çocukları da yaşlı adamı her defasında takip ederler ve çuvaldan dökülen hurmaları gizlice toplamaya başlarlar. Eşeği önden çeken yaşlı adam, hiç arkasına bakmaz. Eşek de düşen hurmalardan yemek ister. Durarak kafasını geri çevirir ve yerden hurma alıp yürümeye devam eder. Bu işlem tekrar ettikçe yaşlı adam da eşekle birlikte iki-üç adımda bir durmak zorunda kalır. Böylece boz eşek yani keriboz oyunu ortaya çıkmıştır. Yalnız erkek, yalnız kız ve kız-erkek oynayabilir.

    19- TEŞİ: Teşi yün ve pamuk eğirmeğe yarayan iğ dir. Teşi oyunu kadının ev işlerini sembolize eder. İp eğirme, süt sağma, hamur yoğurma gibi ev işlerini anlatır. Yalnız kızlar oynar.

    20- DİNGE: Komşudaki düğünde çalınan davul sesine dayanamayan anne çocuğunu eve bırakır, düğüne gider. Daha sonra baba eve gelir çocuğa annesinin nereye gittiğini sorar. Çocuk ta davul sesinden dolayı “dın dına “ gitti diye cevap verir. Dın dın kelimesi herkes tarafından duyulur ve annenin yapmış olduğu figürler zamanla dın dın kelimesinden “Dinge “ye döner. Günümüze kadar böyle geldiği yaşlılar tarafından söylenmektedir. Merkezde oynanan dingede yalnız kız ve kız-erkek oynarken, Hilvan ilçemizde oynanan dingede ise yalnız erkek ve kız-erkek oynar.

    21- ÇEPİK : Daha çok Siverek ilçemizde oynanan bir oyundur. Diyarbakır'a yakın olmasından dolayı komşu ilden etkilenmiştir. Diyarbakır yöresinde oyuncuların tümü karşılıklı el çırparlar. Biz de ise halayın başından kopan iki kişi arasında el çırpılır. Bazen sadece halay başı çift mendille ortaya çıkarak figürlerini yapar. Daha sonra davula mendil çırpar ve yerine geçer. Yalnız erkek, yalnız kız ve kız-erkek oynayabilir.

    22-FASIL: KILIÇ-KALKAN (Dörtlü Değnek): Şanlıurfa'nın Kurtuluş Savaşı'nda düşmanı topraklarımızdan atan çetelerin başarılarını kutlarken davul-zurna eşliğinde kılıçlarıyla oynadıkları bir oyundur. Daha sonraları halk arasında yaygınlaşmaya başlayan, Kılıç-Kalkan mahalli düğünlerin vazgeçilmez oyunu haline gelmiş ve her mahallede bir oyun ekibi oluşmuştur.

    Belli bir süreden sonra halk arasında tam anlamıyla benimsenen kılıç-kalkan oyununda, kılıcın ağzı keskin olduğundan bir çok yaralanmalar olmuştur. Bu yaralanmalardan dolayı 1945'li yıllarda kılıç-kalkan oyununun mahallelerde oynanması yasaklanmış, sadece Halk Evlerinde oynanması sağlanmıştır. Kısa bir süreden sonra kılıç-kalkanın yerini değnek almış, oyunun ismi “Dörtlü Değnek”olarak değiştirilmiştir.

    Bu oyunumuz dört kişiyle oynandığı gibi sahnenin durumuna göre altı veya sekiz kişiyle de oynanabilir. Oyunun içerisinde baştan sona kadar mertlik, yiğitlik kokar. Birinci kısmı ağırlama, ikinci kısmı az hareketli, üçüncü kısmı harbi hareket, dördüncü kısmı düz hareket, beşinci kısmı ceng-i harbi olarak beş kısımdan oluşur. Oyunumuzun 1.2.3. ve 4. kısımlarında normal figürler yapılırken (birbirilerine göz dağı vermek) son kısımda ceng edilir.

Benzer Konular

  1. Silifke Halk Oyunları
    Nil@y Tarafından Halk Oyunları Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 15-01-2009, 04:23 PM
  2. Bingöl Halk Oyunları..
    Nil@y Tarafından Halk Oyunları Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 22-10-2007, 09:31 AM
  3. Afyon Halk Oyunları
    Nil@y Tarafından Halk Oyunları Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 19-10-2007, 09:11 AM
  4. Edirne Halk Oyunları
    Nil@y Tarafından Halk Oyunları Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 18-10-2007, 09:19 AM
  5. Halk Oyunları Türleri
    dogangunes Tarafından Halk Oyunları Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 24-05-2007, 04:10 AM
Yandex.Metrica