1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 14
  1. #1
    Tecrübeli Üye sibel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Nerden
    Samsun
    Mesaj
    333
    Rep Gücü
    79

    Kişilik bozuklukları

    Kişilik bozuklukları nedir?
    Doğumdan sonra dış faktörlerin etkisi ile kişiye has olarak gelişen; kişinin kendine özgü davranış biçimine kişilik denir.

    Kişiliğin kazanılmasında etkili olan dış faktörler arasında anne-baba, kardeş, akraba, arkadaş, örf ve adetler..vs. sayılabilir. Parmak izlerinin farklı olması gibi herkeste farklı bir kişilik yapısı vardır.

    Kişilik yapısının,çeşitli ruhi travmalarla, nedenini bilmediğimiz nedenlerle veya dış etkenlerde uç noktalara ulaşması ile kişilik bozuklukları oluşur.Kişilik bozukluklarına neden olan biokimyasal etkileri göz önüne almak büyük önem taşır ve tedavinin temelini oluşturur.Örneğin heyecanlanan bir kişide adrenalin denen hormon yükselir yine bazı takıntı hastalarında ve aşırı sinirde vücutta bazı biokimyasal değerler yüksek bulunur ve ilaç tedavisiyle normal hale getirilir.

    Depresyona giren hiçbir şeyden zevk almayan hastalara halk dilinde mutluluk ilaçları diye adlandırılan Seratonin seviyesini yükselten ilaçlar vererek kişi normal hayat kalitesine kavuşturulur.

    Kişilik bozukluklarına kısa olarak özetlemek istiyorum.

    1) Histerik kişilik yapısı: Bu kişilikteki şahısların devamlı çevrenin ilgisini üzerlerine çekme eğilimi vardır. Bu yüzden abartılı giyinirler, makyaj malzemelerinin uzaktan fark edilecek şekilde olmasına özen gösterirler.

    Bu kişiler çok konuşur, çok yalan söylerler, çevrenin tüm ilgisinin kendilerinde olmasını isterler.

    Kişi çevreden gelen uyarılardan kendini bir süre arındırmak için bayılır. Bunun dışında kendine başka hastalıklar bulur ve bununla çevrenin ilgisini çekmeye çalışır.

    2) Şizoid kişilik yapısı: Genel davranışları hep belirli kurallar içindedir.Her zaman aynı saatte kalkarlar,aynı saatte kahvaltı yaparlar aynı saatte işe giderler vs.bu sürelerin geçmesi resmi ve sert tutumları vardır çevresindeki insanlarca kaba olarak bilinirler.

    3) Paranoid kişilik yapısı: Bu kişiler çevreden aşırı kuşkulu ve her an uynık olmaları dikkat çekerler. Hiç kimseye güvenmezler. Toplumun en zeki ve en akıllısı olduklarını sanırlar. Saldırılara karşı her an hazır olmak isterler. Bu tür kişilerle iş yapmak zordur. Anlaşmaları 8 -10 kere bozarlar. Çok şüphecidirler ve güvenmezler.

    4) Obsesif kişilik yapısı: Bu şahıslar kendilerine güvenmezler, iş yaparken iyimi kötümü olduğuna karar veremezler. Ve takıntı hastalığı diye adlandırılır. Obsesif kompulsif nöroz denen hastalığa sık yakalanırlar.

    5) Narşistik kişilik yapısı: Bu şahısların kendilerine karşı aşırı bir ilgisi vardır. İlgileri kendilerine yönelmiştir. Zamanlarının büyük çoğunluğunu ayna karşısında geçirirler.

    6) Psikopatik kişilik yapısı: Genellikle zalim, çevreye zarar veren insanlar olarak tanınırlar. Toplumun, kamunun değerli mallarına zarar verirler. Zeka seviyeleri yüksektir ama okul başarıları düşüktür.

    Yukarda belli başlı uç kişilik bozukluklarından bahsettim. Bu kişilik bozukluklarına müdahale etmek mümkündür. Örneğin takıntısı çok olan kişinin, bu durumu düzeltilebilir. Fakat ana kişilik yapıları hiçbir zaman değişmez.
    Kaynak: Doç.Dr.Serdar Dağ

  2. #2
    Süper Aktif Üye Gül@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Nerden
    Samsun
    Cinsiyet
    Erkek
    Yaş
    37
    Mesaj
    2.600
    Rep Gücü
    72678

    Cevap: Kişilik bozuklukları

    Etrafımızda böylesi binlerce var gerçekten,bence insan ne olursa olsun kendini aşmalı bu davranışlar kişiye sahtelikten başka hiçbişey katmıyo.

  3. #3
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesaj
    1
    Rep Gücü
    11

    Cevap: Kişilik bozuklukları

    içinizde psikolojik probleme sahip olan var mı ?

  4. #4
    desenbade
    Misafir..

    Cevap: Kişilik bozuklukları

    kişilik bozukluğu çok tehkileri bir şey hem kendisine hemde çevresine zarar verebiliyolar çünkü hastalıklarını kabul etmiyolar aman dikkat edin derim

  5. #5
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesaj
    1.002
    Rep Gücü
    1278

    KİŞİLİK BOZUKLUKLARI

    Derin olarak yerleşmiş olan, sosyal kalıplara uymayan, yaygın, ısrarlı, uyumsuz davranış örüntüsüdür.

    Genelde yaşamın çeşitli dönemlerinde uzun süreli zorlukların etkisiyle olur. Kendilerini karşısındakinin yerine koymakta zorlanırlar. Görülme sıklığı %6-9 oranındadır. Kişilik bozuklukları ilk bulgularını 15-20 yaş arası gösterir. Kadın-erkek oranı eşittir. Kişilik bozuklukları bir çok nedene bağlı olarak gelişir.

    Tedavisinde psikanaliz, psikoterapi, ilaç tedavisi kullanılır. Başarı oranı düşüktür.

    Paranoid Kişilik Bozukluğu
    Diğer insanlardan kötü niyetli hareketler bekleme eğilimindedirler. Şüphecilik ve güvensizlik temel belirtileridir. Toplumda %1-2 oranında görülür. Erkeklerde daha fazladır.
    Tedavide ilaç tedavisi ve psikoterapi birlikte kullanılır.


    Şizoid Kişilik Bozukluğu
    Sosyal ortamdan uzaklaşmanın, izole yaşantının olduğu kişilik yapısıdır. Duygularını ifade edemezler. Genelde tek bir etkinlikte bulunurlar. Yakın arkadaşlıkları ve sırdaşları yoktur. Toplumda %7 oranında görülür. Erkeklerde daha sıktır. Tedavide ilaç tedavisi ve psikoterapi kullanılır.


    Şizotipal Kişilik Bozukluğu
    Davranış, düşünce, duygulanım, konuşma ve görünümde bir çok gariplik ve egzantriklikler vardır. Alınganlık fikirleri, olağandışı yaşantıları, kuşkuculuk, acayip düşünce biçimi belirgindir. Toplumda %3 oranında görülür. %10'u intihar girişiminde bulunur. Şizofreniye dönüşmesi olasıdır. İlaç tedavisi ve psikoterapi tedavide kullanılır.


    Antisosyal Kişilik Bozukluğu
    Başkalarına hak tanımayan uyumsuz davranışların olduğu kişilik yapısıdır. Suç işleme eğilimi, sürekli yalan söyleme, dürtüsellik, kavgacılık, sorumsuzluk, vicdan azabı çekmeme temel bulgularıdır. Tam genellikle 18 yaşından sonra oluşur. 30'lu yaşlardan sonra kendiliğinden düzelme olabilir. Tedavisi zordur. Madde bağımlılığı riski yüksektir.


    Borderline (Sınır) Kişilik Bozukluğu
    Ayrışma-bireyselleşme sorunları, duygulanımı denetleme sorunları ile ilgili belirtiler ve yoğun kişisel bağlılıklar temelde görülebilir. Terk edilmeye karşı aşırı korku duyma, hep-hiç yasasıyla davranması, kimlik karmaşası, kendine zarar verici davranışlar, sürekli boşluk hissi, öfke patlamaları gibi belirtiler görülür. Toplumda %2 oranında görülür. Kadınlarda daha sıktır. Genelde annelerinde de bu bozukluk vardır. İleri yaşlarda düzelme olabilir. Genelde 40 yaşından önce tanı konulur. Psikoterapi temel tedavi şeklidir. Ek ilaç tedavisi de kullanılır.


    Histrionik Kişilik Bozukluğu
    Dramatik, duygusal, etkileyici davranış kalıplarının olduğu bozukluktur. İlgi odağı olma beklentisi, baştan çıkarıcı davranma, fiziki görünümüne aşırı dikkat ve insanları kullanma, gösteriş, başkalarından kolay etkilenme ön plandadır. %2-3 oranında görülür. Kadınlarda daha yaygındır.
    Baştan çıkarıcı özelliğe karşın cinsellikten korkma temel bulgudur. Psikoterapi temel tedavi şeklidir.


    Narsistik Kişilik Bozukluğu
    Kendini beğenme ve öz saygı ile aşırı ilgilenmenin olduğu bozukluktur. Üstünlük duygusu, beğenilme gereksinimi, kendini karşısındakinin yerine koyamama, küstahlık temel belirtileridir.
    Temelde anne ile çatışmalar yatar. Tedavisi zordur. Psikoterapi kullanılır.


    Çekingen (Kaçıngan) Kişilik Bozukluğu
    Çekingen ve utangaç kişilik yapısı belirgindir. Kaçınganlık, yakın ilişkiler kuramama, eleştirilmeye aşırı duyarlılık, beceriksiz-küçük görüldüğünü düşünme, sosyal etkinliklere katılmama temel belirtileridir.

    Toplumda %1 oranında görülür. Temelde anababa eleştirilerinin etkisi büyüktür. Psikoterapi özellikle grup terapisi tedavide kullanılır. Yaygın etkilenmemiş durumlarda "Sosyal Fobi" tanısıyla tedavi edilir.


    Bağımlı Kişilik Bozukluğu
    Bağımlı ve boyun eğen kişilik yapısı belirgindir. Başkalarından öğüt ve destek alma ihtiyacı, sorumluluk alamama, muhalefet edememe, inisiyatif kullanamama, tek başına kalamama temel bulgularıdır. Kadınlarda sıktır. Temelde ayrılık kaygısı/bunaltısı vardır. Psikoterapi tedavide kullanılır.


    Saplantı-Zorlantılı (Obsesif-Kompulsif) Kişilik Bozukluğu
    Mükemmelcilik ve esnek olamama belirgindir. Ayrıntılar üzerinde aşırı uğraşma, işin bitirilmesini zorlaştıran bir mükemmelcilik, eskimiş veya değersiz şeyleri saklama, cimrilik, katılık ve inatçılık hakimdir. Erkeklerde daha yaygındır. Ailesel geçiş olasılığı vardır. İlaç tedavisi ve psikoterapi tedavide kullanılır.


    Pasif-Agresif (Edilgen-Saldırgan) Kişilik Bozukluğu
    Gizli bir şekilde bilerek engelleyici, erteleyici, inatçı ve yetersiz olmayla belirgin bozukluktur. Pasif direnç, somurtkanlık ve kavgacılık, otoriteye karşı çıkma, şanssızlığından yakınma temel bulgularıdır. Temelde anababada benzer problemler vardır. Psikoterapi yararlıdır.


    Depresif (Çökkün) Kişilik Bozukluğu
    Karamsar, zevk alamayan, görev sorumluluğu olan, özgüvensiz ve kronik olarak mutsuz kişilerdir. Keder, mutsuzluk, keyifsizlik, kendini küçük görme, düşünceli ve endişeli yapı, kötümser, pişmanlık duymaya eğilim temel belirtileridir.

    Erken dönemde ana/baba kaybı, anababa yetersizliği temelde yatan sorundur. İlaç ve psikoterapi yararlıdır.


    Sadistik Kişilik Bozukluğu
    İlişkilerine acımasız veya küçük düşürücü davranış hakimdir. Adli olgularda yaygındır. Sıklıkla anababa kötüye kullanımı vardır.


    Kendine Zarar Verici (Yenilgin) Kişilik Bozukluğu
    Kişiler yaşamlarını kötü sonuçlara yönlendirirler, yardımı veya iyi sonuçları reddederler, iyi sonuçlara doyumsuz yanıt verirler.


    Alıntıdır.

  6. #6
    1. avatar yarışma birincisi
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesaj
    399
    Rep Gücü
    151

    Cevap: KİŞİLİK BOZUKLUKLARI

    biz geçen yıl Davranış Bilimleri dersınde görmüştük bu konuları,
    ilgin bi konu olmuş eline sağlık.

  7. #7
    Aktif Üye sahrabetis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nerden
    Aslen Gürcistan ama ANkara'da yaşıyorum
    Yaş
    40
    Mesaj
    1.325
    Rep Gücü
    19339

    Cevap: KİŞİLİK BOZUKLUKLARI

    Son zamanlarda manik-depresif bir tuutmda olduğumu sezinliyorum ve açıkcası hiç de hoşuma gitmiyor . Hakikiaten faydalı bir bilgi eklemişsiniz sn . erkişi , emeğinize sağlık ...

  8. #8
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    stat Kişilik Bozuklukları

    Aşağıdaki belirtilerden en az 5 adedinin varlığı ile giden, genç erişkinlik döneminde başlayan düşünsel ya da algısal çarpıklıkların ve olağandışı davranışların yani sıra yakın ilişkilerde aniden rahatsızlık duyma, sıcak ilişkilere girme becerisinde azalmanın olduğu sosyal ve kişiler arası yetersizlikler durumudur.

    1-Referans fikirleri(olayların ve bazı durumların kendisi ile ilişkili olduğu,özel ve olağandışı bir anlamının olduğu seklinde yanlış yorumlar) .
    2-Davranışlarını etkileyecek boyutta, yetiştiği kültürel değerlerle uyumlu olmayan garip inanışlar ya da büyüsel düşünce (örneğin gaipten haber vermeye inanmak, falcılık ve medyumlarla temas,ruh çağırma seanslarına katılmak,altıncı his, telepati gibi)
    3-Olağandışı algi yaşantıları (illüzyonlar gibi)
    4-Garip bir düşünüş biçimi ve konuşma (konudan uzaklaşan, belirsiz, fazla ayrıntıcı gibi)
    5-Kuşkuculuk, paranoid düşünceler
    6-Yüz ifadelerinin kişinin içinde olduğu duygusal durumunu yansıtamaması, bunun kısıtlı olması ya da uygunsuz (duyguya zıt bir yüz ifadesi gibi) olması
    7-Acayip ,alışılmadık ,kendine özgü davranış ya da görünüm
    8-Birinci derece akrabalar hariç yakın dostların olmaması
    9-Yakın ilişki ile de azalmayan aşırı sosyal kaygı, paranoid korkular

    Bu kişiler olaylar oluşmadan önce bunları bilebileceklerini, özel yetenekleri olup, başkalarının düşüncelerini okuyabileceklerini düşünebilirler. Olayların gerisinde kimsenin anlayamadığı özel manalar olduğunu düşünebilirler. Başkalarına karsı büyüsel kontrol uygulayabileceklerini düşünebilirler. Farklı olağandışı algıları olabilir. Yanlarında görünmeyen birinin varlığı, görüntü ve mırıldanmalar işitme, bunu kullanarak medyumluk ve vantriloklukla para kazanan kimseler vardır. Başkalarıyla sert, kısıtlı, sosyal ilişki acısından uygunsuz bir tarzda iletişim kurarlar. Başkaları ile sadece gerektiği anda iletişime girerler. Birlikte geçirilen sure uzadıkça başkalarından farklı olarak rahatlayacakları yerde daha tedirgin ve kuşkucu olurlar.Uygun olmayan şekilde giyinip, insanların dikkatini çekebilirler.

    Görülme oranı:
    Genel nüfusta %3-5 oranında rastlanmaktadır. Erkeklerde hafifçe daha çok görülmektedir.

    Eşlik eden psikiyatrik bozukluklar:
    -Majör depresyon( bu bozukluğu olup kliniğe başvuranlarda % 30-50 oranında saptanmıştır)
    -Özellikle paranoid k.b. olmak üzere sizoid,çekingen ve sınırda kişilik boz.

    Ailesinde şizofreni olanlarda bu kişilik bozukluğunun olma riskinin genel nüfusa oranla daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Bir çalışmaya göre % 10 kadar vakanın intihar ettiği saptanmıştır.

    Tedavi:
    Psikoterapi yanında, depresif belirtiler belirdiğinde antidepresan; hezeyanlar varlığında antipsikotik tedavi eklenebilir

    dönuşumkonagı .net
    Konu İnci tarafından (10-11-2009 Saat 09:13 PM ) değiştirilmiştir.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  9. #9
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    stat Şizotipal Kişilik Bozukluğu ve tedavisi

    Başkaları ile ilişki kuramamak, düşünce, görünüm ve davranışlarda gariplikler.

    Nedir?

    Bu psikolojik hastalık kişilerin başkaları ile ilişki kurmakta sorun yaşadığını, düşünce yapılarında , görünümlerinde ve davranışlarında problem olduğunu gösterir. Konuşma sırasında alakasız konulara girebilir, kelimeleri garip şekillerde kullanabilirler. Bu kişiler genelde yakınlaşmaktan kaçınırlar, tuhaf düşünce yapıları geliştirir ve sıradışı davranırlar. Garip davranışlarına rağmen normal insanlar gibi bir işte çalışabilir, az sayıda olmakla beraber bir iki tane yakın arkadaş edinebilirlerler fakat her zaman yabancıların yanında kendilerini gergin ve huzursuz hissederler. Bu durum söz konusu kişilerin tarikat gibi gruplara katılma ihtimallerini oldukça arttırır.

    Bu hastalığa sahip kişiler ciddi olarak problemli olabilir ve şizofren hastalara benzetilebilir fakat genelde orta derecede garip davranışlar gösterirler, örneğin uzaylılar-büyüler-cinler gibi sıradışı inançlara sahiptirler. Fakat bu inançları o kadar güçlüdür ki normal ilişkiler geliştirmelerine engel olur. İnsanlara karşı her zaman güvensiz ve kuşkucudurlar.

    Şizotipal kişiler kendilerini terkedilmiş ve yaşamdan dışlanmış olarak hissederler. Sürekli olarak hayatın anlamsızlığı ve ne kadar boş olduğu üzerine yorumlar yaparlar. Pek çoğu kendilerini ölü olarak görür ve yok olmaktan korkarlar. Bu kişiler kendilerini bedensiz, yabancı ruhlar olduklarına inanırlar.

    Şizotipal kişiler başkaları ile ilişki kurmalarının başarısızlıkla sonuçlanacağını bilirler ve insanların arasında yerleri olmadığına inanarak kendilerini toplumdan soyutlarlar Başka insanlardan gelen yorumlar yaşamı diğer insanlar gibi algılamadılarını doğrular. İnsanlar ile ilişkilerini arttıracak ve kendilerini bu ilişkiler içinde iyi hissetmelerini sağlayacak bir onayı hemen hemen hiç alamazlar. Dolayısıyla kendilerini yok olmaktan korumak için olağan üstü güçleri olduğuna inanmaya ihtiyaç duyarlar.

    Belirtiler
    1.Batıl inançalara sahip olmak yada paranormal (doğa üstü, açıklanamayan) olaylarla uğraşmak;
    2.Özel güçleri olduğuna inanmak;
    3.Başkalarını sihirli güçleri ile kontrol edebileceklerine inanmak;
    4.Alakasız ve belirsiz konuşma şekli;
    5.Kuşkucu olma ve paranoid tepkiler verme;
    6.İnsanlarla ilişki kurmakta problem;
    7.Sosyal ortamlarda huzursuzluk ve gerginlik hissetme

    Tedavi

    Şizotipal hastalar çok ender olarak psikoloğa yada psikiyatriste tedavi olmaya gelirler. Genelde aile zoru yada başka etkenlerle terapiye başvururlar. Fakat bir kere tedaviye başladıktan sonra insan ilikilerini arttırabilmek adına genelde pozitif tepki verirler. Bu hastalar kendilerini izole etmeye çalışmazlar aksine sosyal baskılar ve başkalarının negatif yaklaşımları sonucunda insanlardan uzaklaşırlar. Dolayısıyla insanlarla iletişim kurabilecekleri ortamlarda bulunmaktan keyif alabilirler.

    Kişilik hastalıklarında ilaç kullanımı hastalığın kendisini tedavi etmek için değil bazı semptomları (saldırganlık, depresyon gibi) ortadan kaldırmak için kullanılır. Dolayısıyla bazı hastalarda ilaç tedavisi uygulanabilir ama terapi her zaman daha öncelikli olarak tercih edilir. Hastalığı ilerlemiş kişilerin hastaneye yatırılması gerekebilir, böylece hasta doktorlar, hemşireler ve hastabakıcılar kanalı ile insanlarla ilişki kurarak korkularını yenmelerine yardımcı olunabilir.

    Psikolog, psikiyatrist yada terapist bu kişilerin gerçek dışı inançlarına ve davranışlarına karşı daha gerçekçi alternatifler geliştirmelerinde yardımcı olabilir. Kendi garipliklerini görebilmeleri için davranışlarının video’ya çekilmesi ve gösterilmesi etkili metodlardan biridir. Ayrıca konuşma bozukluğunun çeşitli yöntemler ile giderilmesi kişinin iyileşmesinde önemli bir etkendir.

    ALINTI

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  10. #10
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    stat Borderline Sınırda Kişilik Bozukluğu

    Aşağıdakilerden en az besinin varlığı ile birlikte ,genç erişkinlik döneminde başlayan , kişilerle olan ilişkilerde, kendilik algısında ve duygulanımda tutarsızlıklar ve ani dürtüsel davranışlarla karakterize bir durumdur.
    1-Gerçek ya da varsayılabilecek , olası bir terk edilmeyi önlemek için çılgınca çaba harcamak.
    2-Karsısındakileri aşırı büyütüp, göklere çıkarma ve aşırı değersizleştirip, gözden düşürerek, yerin dibine sokma gibi başkalarına aşırı değer.değersizlik verme ile giden tutarsız ilişkiler
    3-Kimlik karmaşası denilen kendini algılayışında, arkadaşlık, cinsel durum ya da önem verilen kültürel- ahlaki değer anlayışında değişkenlikler
    4-Kendine zarar verme olasılığı fazla olan ,2 ya da daha çok durumda sonunu düşünmeden, aniden yapılan eylemler (aniden çok para harcama, madde kullanımı,hızlı ve tehlikeli araç kullanma, birden aşırı yemek yeme, önceden düşünülmeyen uygunsuz cinsel davranışlar) .
    5-Tekrarlayan bir şekilde intihar girişimleri, intihar tehditleri, kendi kendine zarar verme (bıçak,jilet vs. ile kendi cildini kesme, sigara ile yakma, kafasını , yumruğunu sert yerlere vurma gibi)
    6-Duygu durumunda aşırı tepkililiğe bağlı olarak sürekli duygusal değişkenlik hali (saatler içinde değişen surelerde birbirini izleyen öfkelilik, üzüntü, kaygı, sevinç dönemleri)
    7-Kişinin kendisini sürekli olarak boşlukta hissetmesi .
    8-Öfkeye hakim olamama (kavga etme, yüksek sesle hakaret,çiğlik atma eşya kırma gibi).
    9-Stresle ilişkili gelip geçici kendine kötülük yapılacağı düşünceleri ya da dissosiyatif belirtiler

    Rahatsızlığın asal özelliği karşılıklı birebir ilişkilerde , kendilik algısı (kendine bakış , kendini kabul ediş ve kendini sergileyiş) ve duygulanımda tutarsızlık ile ilişkileri etkileyebilen ani hesapsız davranışlardır.
    Bu kişilerde sürekli bir ayrılık ve reddedilme fikri yaşandığı için bu gibi bir durumun izlenimi edinildiğinde duygulanım, kendilik hissi ve davranışlarda önemli farklılıklar yaşanır.Ayrılık ya da planlananların oluşmaması durumlarında yoğun öfke ve diğer belirtiler yaşanır. Yalnız baslarına olmaya dayanamaz ve birilerinin varlığına gereksinim duyarlar. Bu yalnızlığı önlemek için intihara yeltenebilirler.
    Birebir ilişkilerinde özellikle karsı cinsten kişilere sürekli bağlanma, onları bir eski yunan tanrı ya da tanrıçaları gibi görüp yüceltirler. İlişkilerine çok büyük iddia ve hedeflerle baslar, gerektiğinden fazla özel hayatlarını paylaşır, karşılığında aynisini beklediklerinden duş kırıklığına uğrarlar.Bu kez onları daha önce oturttukları tahtlarından indirip gözlerinden düşürürler. Bu nedenle arkadaşlıkları gelip geçici ve fırtınalı bir seyir izler.

    Hedefleri, inandıkları değerler, arkadaş yapıları, cinsel eğilimleri, benimsedikleri görüşler ,mesleki heves ve amaçları değişkendir.Devamlı olarak kendilerini boşlukta hissettikleri için uğraşıp, oyalanacak bir şeyler arıyor gibidirler. Karsı taraftan beklediklerini bulamadıklarında öfkelerini sergiler, sonrasında bundan dolayı suçluluk, pişmanlık, utanç duyguları yasar ve kendilerini değersiz , zayıf, kotu hissederler.Bu kişiler için" insanin kendi kendine ettiğini 7 mahalleli etmez "sözü çok uygun düşer.Kendilerine maddi ve manevi acıdan zarar verir, başladıklarını bitiremezler, "yüzüp kuyruğuna gelseler bile".

    Yoğun stresli dönemlerde halusinasyon dediğimiz varolmayan ses,görüntü vs. gibi algılar,kendi vücuduna ve çevreye yabancılaşma görülebilmektedir.Kendileri yada çevreye yabancılaşma yasayabilirler. Kişisel ilişkilerinden ziyade kendilerini terletmeyeceklerini ve gerekli karşılığı alabileceklerini düşündükleri sanal şeyler, cansız nesneler, ya da hayvanlar üzerinden doyum sağlamaya çalışıp, kendilerine güvenli bir liman oluşturabilirler.Eğitim ve evlilik hayatları fırtınalı bir denizde filikayla yolculuk gibidir. Ayrılık,boşanma ve tekrar bir araya gelmeler görülebilir.

    Eşlik eden bozukluklar:
    -Depresyon ve distimi
    -Alkol-madde kullanım bozuklukları
    -Yeme bozuklukları
    -Travma sonrası stres bozukluğu
    -Dissosiyatif kimlik bozukluğu
    -Diğer kişilik boz.

    Toplumda görülme oranı:
    Genel nüfus içinde % 2-3 oranında görülmektedir. Araştırmalara göre hastanede yatanlar arasında %19 ; ayaktan tedaviyi sürdürenler arasında % 11 oranında olduğu gözlenmiştir.

    Rahatsızlığın cinsiyet-kalıtım özellikleri :
    Toplum geneli ile karşılaştırıldığında rahatsızlık gösterenlerin 1. derece yakınlarında beş kat daha fazla görüldüğü saptanmıştır.Ailede madde bağımlılığı ,antisosyal k.b. ve depresif bozukluklara karsı da daha yüksek bir risk vardır.

    Rahatsızlığın oluş sebepleri:
    Rahatsızlıktaki merkezi serotonin işlevindeki azalmanın öfkeli ve dürtüsel davranışlarla ilişkili olabileceği düşünülmüştür.Bir başka görüşe göre de çocuk gelişmesinde 1,5-2,5 yas arası donemde çocuğun ayrılma ve kendi basına davranışlar sergileyebilme çabalarına annelerinden gelen cezalandırıcı tavırların şiddetli ayrılık korkularına yol açtığı öne sürülmüştür.

    Gene benzer bir görüşe göre çocuk- ebeveyn ilişkisinin erken dönemlerindeki bozukluklar ( çocuğun yeterli dikkate alınmayıp, hislerini ve davranışlarını göz ardı etmek çocukta uygun, olumlu ve sabit bir benlik hissi oluşmasını önleyecek ,sürekli desteğe gereksinim duyacaktır. Ailede duygusal paylaşımın olmaması , aile içi yoğun çatışmalar, küçük yaslarda ana-baba kaybı, ayrılığı, çocuğun yasadığı fiziksel ve cinsel tacizler rahatsızlığa eğilim oluşturur.

    Ailesel özellikleri:
    Bu kişilerin ailelerinde erken donemde ebeveyn kaybı,travma tik ayrılmalar ya da her ikisi yüksek oranda bulunmaktadır.
    Genellikle her iki ebeveynde de belirgin bir şekilde psikiyatrik sorun vardır. Annelerde karasızlık ve depresyon gözlenirken;babalar ya meydanda yoktur ya da karakter itibariyle yoktur yada bozuktur.
    Aileler saldırgan davranışlar, alkolizm, fiziksel ya da cinsel tacizler (ki bunlar hastaya da uygulanmıştır) nedeniyle yıpranmış veya parçalanmıştır. Rahatsızlık boşanmış ya da evlatlık verilmiş ailelerde daha fazla saptanmıştır.

    Hastalığın sureci:
    Rahatsızlık gençlik donemi öncesinde konuya dikkat verememe, öğrenme güçlükleri ve toplumsal çekilme, sosyal ortamlardan soğukluk ile kendini göstermektedir. Gençlik döneminde tüm yakınmalar başlamakta, yari sayıda vaka ise 40'larından sonra düzenli bir cevre ve is hayatına kavuşabilmektedir. Bununla birlikte çoğu eğitimini tamamlayamamakta, islerini kaybedip, evliliklerini ya da birlikteliklerini sürdürememektedir.
    Rahatsızlıkta intihar tehditleri önemsenmelidir. Bu grup hastalarda % 8-10 oranında intihar sonucu olum görülmektedir.

    Tedavi:
    Bu kişilerin uzun sureli bireysel psikoterapiden faydalanırlar Bireysel terapide bilişsel- davranışçı terapi yanında duygulanım dalgalanmaları ve ani dürtüsel davranışlar için ilaç tedavileri uygulanabilmekte, intihar eğiliminin olduğu yoğun gerilim dönemlerinde kısa sureli hastanede yataklı tedavi uygun olmaktadır. Kişiler grup terapisinden faydalanabilmektedirler.


    donuşumkonagı . net

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Duygulanım Bozuklukları
    İnci Tarafından Ruh Sağlığı (Psikoloji) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 19-01-2010, 09:08 PM
  2. Tik Bozuklukları
    İnci Tarafından Hastalıklar ve Tedavi Yolları Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 24-12-2009, 11:08 PM
  3. Asosyal kişilik : kişilik bozuklukları
    İnci Tarafından Ruh Sağlığı (Psikoloji) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-11-2009, 02:34 AM
  4. Yeme Bozuklukları
    Runaw@y Tarafından Hastalıklar ve Tedavi Yolları Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 29-10-2007, 06:41 AM
  5. Kaygı Bozuklukları
    Runaw@y Tarafından Ruh Sağlığı (Psikoloji) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 29-10-2007, 06:38 AM
Yukarı Çık