Kontrol hep sizde mi? Başkasına geçince müdahale etmeden duramıyor musunuz? Bu durum sizi ve çevrenizi yıpratıyor mu?

Manyaklık derken yanlış anlaşılmasın lütfen… Takıntı, mükemmeliyetçilik gibi bir ruhsal bozukluk olan ‘Control freak’i Türkçe’ye çevirdiğimizde ‘kontrol manyağı’ olduğu için bu şekilde yazıyoruz yazımızı. Mutlaka konusunda uzman bir doktorun görüşleri, terimleri daha bilimsel olacaktır; ama Pudra’nın da sizlere ‘kontrol manyaklığı’ hakkında söyleyecek birkaç sözü var…

Nedir bu kontrol manyaklığı?

Kontrol manyağı kendi benimsediği davranışları zorla çevresine benimseten kişilere deniyor. Bu kişiler içinde bulunduğu tüm durumlarda kontrol onda olsun ister. Herşeyin onun karar verdiği gibi sıkı bir şekilde planlanmış, hesaplanmış ve organize edilmiş olmasını ister.

Kontrol manyakları genelde çevrelerindeki tüm olaylarda onların müdahalelerinin gerekli olduğunu düşünürler. Aslında bu her şeyi kontrol altına alma dürtüsü altında bir üstünlük duygusu yatar. Onlara göre diğer insanlar beklenmedik durumlar karşısında ne yapacaklarını bilemezler ve bu nedenle onların kontrollerine ihtiyaçları vardır.

Onların kontrolleri dışında gerçekleşen en ufak bir değişiklikte fazlasıyla canları sıkılır. Hayatlarında hiçbirşey rastlantısal olamaz; çünkü tüm ihtimaller hesaplanmış, planlar hazırlanmıştır.

Kontrol manyaklığının altında yatan nedir?

Bu durumun altında yatan en önemli sebep başarısızlık korkusudur! Bu başarısızlık korkusu ve başkalarına güvensizlik duygusunun altında yatan rahatsızlıklardan biri de mükemmeliyetçiliktir. Sürekli olarak mükemmeli elde etmeye kendilerini zorlarlar ve bu nedenle sürekli mutsuz olma ihtimalleri fazladır.

Nasıl düzelir?

Eğer herşey kontrolüm altında olsun derken ruhen ve bedenen yıprandığınızı ve etrafınızı da yıprattığınızı düşünüyorsanız bu durum böyle sürüp gidecekmiş gibi korkmayın. Çünkü kontrol manyaklığının da elbet çaresi var!

Öncelikle biraz gevşemeyi öğrenmek lazım; gevşemek ve bazı şeyleri akışına bırakmayı kabullenmek… Akışın yönünü organize etmek yerine, oluşan yöne kendinizi bırakmaya alışın. Hayatınızda artık ‘spontane’ye yer açın. Bu birinci adımdı…

Şimdi sırada ikinci adım: başkalarına açılmak! Yani her şeyi kendi kontrolünüze almak yerine başkalarının da hakimiyetlerine şans tanımak… Kendinize sürekli şunu hatırlatın; bu hayatta her şeye hakim olmanıza zaten olanak yok. O zaman neden en ufak bir durumda bile hakimiyet kurmak için kendimi ve etrafımı yıpratayım? Bu adımda özgüveninizle ciddi bir savaş vereceksiniz. Kendinize olan güveninizden bir şey kaybetmeyin elbet; ama dümeni biraz başkalarına da devretmeyi bilin. Zaman zaman geri çekilin, zaman zaman soluklanın… Ne kadar rahatlayacağınızı ve kendinizi ne kadar iyi hissedeceğinizi tahmin bile edemezsiniz…

Eğer bu durumdan kendinizi ne yapsanız kurtaramıyorsanız da mutlaka bir uzman doktorun, bir terapistin yardımına başvurmanız doğru olacaktır. Nasıl ki dişiniz ağrıdığında daha büyük diş hastalıklarına dönüşmemesi için doktora gidersiniz; aynı şekilde kontrol manyaklığınız da tedavi edilmediğinde daha ağır ruhsal hastalıklara yol açacağından aynı şekilde konunun uzmanı doktora gitmelisiniz…

pudra.com