Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Psikofarmatikler

Sağlık ve Hastalıklar Kategorisinde ve Ruh Sağlığı (Psikoloji) Forumunda Bulunan Psikofarmatikler Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Psikofarmatikler Beynin işlevlerini etkileyerek ruhsal durumu uzun ya da kısa süreli olarak değiştiren ilaçlardır. Uzun süreli kullanıldığında kalıcı kişilik değişikliklerine ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555

    Psikofarmatikler

    Psikofarmatikler


    Beynin işlevlerini etkileyerek ruhsal durumu uzun ya da kısa süreli olarak değiştiren ilaçlardır.
    Uzun süreli kullanıldığında kalıcı kişilik değişikliklerine yol açabilirler.

    Psikofarmatikler (ruh hastalıklarının tedavisinde kullanılan ilaçlar) zihinsel işlevleri etkileyerek davranışları uyarır ya da yatıştırır.

    Daha dar anlamda, psikofarmatik te*rimi ruhsal bozuklukların tedavisinde kullanılan ilaçları kapsar. Bu tanım gö*rünürde açık olsa da, ruhsal hastalıkla*rın tanımındaki belirsizlikler nedeniyle psikofarmatiklerin kullanımı ve yararla*rı konusunda önemli yanlış anlamalar vardır.

    Bazen yanlış olarak, olağandışı dav*ranışları kontrol altına alan ilaçlar ola*rak tanımlanan psikofarmatikler, ruh hastalıklarının nedenleri konusunda önemli bilgi sağlamanın yanı sıra, bu hastalıkların tedavisinde yeni yaklaşım*lar da getirmiştir.

    Psikofarmatiklerin aşırı miktarda ya da yanlış kullanılmasına yol açan pek çok etken olması da önemli bir sorun*dur. Hekim de hasta da, psikofarmatiklerden mucize beklememeli, bu ilaçlar akılcı ve dikkatli bir biçimde kullanıl*malıdır.

    Doğru kullanıldığında psikofarma*tikler hastanın ruh sağlığının yanı sıra ailesi ve toplumsal çevresiyle uyumunu da düzeltir. Ama bu ilaçları, geçmişte akıl hastalarını yatıştırmak için kullanı*lan deli gömleği gibi fiziksel yöntemler yerine geçecek bir “kimyasal” yatıştır*ma yöntemi olarak görmek pek kabul edilebilir bir davranış değildir. Çünkü bu görüş aynı zamanda hastanın kendi*ni özgürce ifade etme hakkını kısıtlaya*rak onu toplumun geçerli değer yargıla*rına ve kurallarına uymaya zorlamakta*dır.

    Bunaltı Giderici İlaç Kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalar:

    • Uyku verebilir. Refleksler yavaşladığından otomobil kullanmak gi*bi dikkat ve hız gerektiren etkinliklerden kaçınmak gerekir.

    • Beyni baskılayan alkol ve öteki ilaçlardan kaçınmak gerekir. Öneri*len dozun üzerine çıkılmamalıdır. Mide rahatsızlıklarında ilaç ye*mekten sonra alınmalıdır.

    • Yüksek dozda ve uzun süre tedavi gören hastalarda ilaç aniden ke*sildiğinde yoksunluk belirtileri ortaya çıkabilir.

    • İlaçla birlikte asit gidericilerin alınması ilacın emilimini bozabilir.


    kaynak

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    Psikofarmatiklerin Sınıflandırılması


    Sakinleştiriciler. Hipnotik sedatif adıyla da bilinen bu ilaçlar sinir sisteminin işlevini baskılar. Bu sınıfta yer alan barbitüratlar ağır yan etkileri nedeniyle günümüzde sık kullanılmamaktadır. Daha özel etkili ve kullanımı kolay ilaçların geliştirilmesi barbitüratlann uyku verici ve yatıştırıcı amaçla kullanımını önemli ölçüde kısıtla*mıştır. Buna karşılık, başka alanlarda (örneğin sara ve anestezi) önemini korumaktadır.

    Hafif yatıştırıcılar. Bunaltı giderici, yatıştırıcı ve kas gevşetici et*kilere sahiptir. Bu gruptaki ilaçlardan bazılan havale önleyici ola*rak da kullanılmaktadır. İnsanlık için önemli boyutlar kazanan bu*naltıyı azalttığından günümüzde sıklıkla aşırı ve yersiz kullanıl*maktadır. Aynca bu ilaçların yan etkilerine fazla önem verilme*mektedir.

    Güçlü yatıştırıcılar (nöroleptikler, antipsikotikler). Varsam gide*rici (antihalüsinojen) olarak ve ağır psikozlarda, özellikle şizofreni tedavisinde kullanılır. Genel olarak merkez sinir sisteminin tüm işlevlerinde seçici bir yavaşlama yaparlar. Ağrı kesici ilaçların ve uyku ilaçlarının etkilerini daha da güçlendirirler.

    Hayvanlar ve in*sanlarda derin bir uyku ya da ileri derecede sakinlik yaratmadan, kendiliğinden ortaya çıkan hareketlerde yavaşlama, çevreden ge*len uyanlara ilgisizlik, duygusal aldırmazlık, girişimcilik ve eyle*me geçmede yavaşlamaya yol açarlar. Bu belirtilerle ortaya çıkan tablo “nöroleptik sendrom” olarak da adlandırılır.

    Antidepresanlar. Sık rastlanan bir duygulanım bozukluğu olan ruhsal çöküntüyü gideren ilaçlardır. Kimyasal etkilerine göre iki ana gruba ayrılırlar: Merkez sinir sisteminin bir enzimi olan mono amino oksidazın (MAO) işlevini engelleyen ve engellemeyenler, îkinci grupta yer alan antidepresanlar, birinci gruptaki ilaçların ye*tersiz kaldığı durumlarda kullanılır. Bu gruptaki ilaçların güçlü antidepresan etkileri bulunmasına karşın, bunlar yan etkilerinin çok*luğu ve birçok öteki ilaçla olumsuz etkileşimleri nedeniyle yaygın olarak kullanılmazlar.

    Psikostimülanlar (ruhsal uyarıcı ilaçlar). Bu grup ilaçlara en tipik örnek amfetamİndir. Amfetaminin etkileri daha çok doza bağlıdır. Düşük dozlarda uyanıklılık, dikkat artışı, yorgunluk duygusunun kaybı, kendine güven, girişimci davranışlarda artış, mutluluk, coş*ku gibi etkiler görülür. Daha yüksek dozlarda ve yineleyen biçim*de alındığında ise yukarda sayılan etkilerin karşıtı sonuçlar görü*lür. .Baş ağrısı, çarpıntı, yorgunluk, bitkinlik, huzursuzluk, zihin bulanması, hezeyanlar ya da tam bitkinlik ortaya çıkar.

    Nootropik ilaçlar (sinir hücrelerini olumlu yönde etkileyen ilaç*lar). Bu ilaçlar etkilerini zihinsel işlevler üzerinde gösterir.


    kaynak

Yukarı Çık