Türkiye'nin ruh sağlığı bozuk!

"Depresyon ve nedensiz tedirginlik, kaygı ve korku hali bozukluğu" yaşıyoruz


Türkiye'de en çok görülen beşinci hastalık 'depresyon ve nedensiz tedirginlik, kaygı ve korku hali bozukluğu'. Yetersiz doktor ve yatak sorunu nedeniyle tedavi edilemeyen hastalar nedeniyle Türkiye'nin ruh sağlığı bozuk. Dünya Ruh Sağlığı Günü'nde bir araya gelen psikiyatri uzmanları, ruh sağlığının da küresel bir kriz haline dönüştüğüne dikkat çekip Bakanlığı uyardı.

Dünya Sağlık Örgütü'nün geleceğe yönelik öngörülerine göre; 2020'de depresyon, başta kadınlar ve gelişmekte olan toplumlarda yeti yitimine yol açan hastalık olacak. Yeti yitimi ile insanlar; iş, okul, ev, toplumsal roller ve kendine bakabilme işlevlerini giderek yitirecek, üretici niteliğini ve sosyalliğini kaybederek, görevlerini aksatacak. Dünyada yeti yitimine en çok yol açan 10 hastalıktan beşini ruhsal hastalıklar (depresyon, alkol kullanımı, manik depresif, şizofren ve saplantı zorlantı bozukluğu) oluşturacak. Bugün dünya üzerinde 450 milyonu aşkın insanın ruhsal sorunu var ve 20 milyonu aşkın insan da ruhsal sorunlar nedeniyle yardım arayışı içinde...


EN ÇOK GÖRÜLEN 5. HASTALIK DEPRESYON

Türkiye'de 15?55 yaş arasındaki nüfusta; enfeksiyon, mide barsak sistemi, tansiyon ve eklem hastalıklarından sonra en çok görülen beşinci hastalığın depresyon ve anksiyete (nedensiz bir tedirginlik, kaygı ve korku hali) bozukluğu olduğunu belirten Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) Genel Başkanı Uzm. Dr. Şeref Özer, Ruh Sağlığı Yasası'nın çıkarılması ve ruh sağlığına ayrılan kaynağın artırılması için acil çağrıda bulunuyor.
Dünya Ruh Sağlığı günü nedeniyle İstanbul Taksim'deki Titanıc Otel'de düzenlenen toplantıda bir araya gelen psikiyatri uzmanları, herkesin ulaşabileceği yaygın ruh sağlığı hizmetindeki eksiklikleri masaya yatırdı.


TEDAVİ EDİLEMEYEN TOPLUM ÖFKE PATLAMASI YAŞIYOR

İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Doğan Şahin,
"Bir ülkenin mutluluğu, huzuru toplumunun ruh sağlığına bağlıdır. Ülkemiz her gün şiddet olaylarına sahne oluyor. Kesen, karın deşen, kurşuna dizen, işkence, tecavüz eden edene. Şiddet var tedbir yok. Son 10 yılda şiddet olaylarında inanılmaz bir artış var. Toplumda öfke patlaması var. Toplumda öfke yaratan şeyleri azaltmak gerekiyor. Toplumun ruh sağlığına etki eden etmenlerin tedavisi mümkün ancak hastanelerin psikiyatri servislerinde kuyruk var. Bir doktor hastasına 10 dakika zaman ayırabiliyor. 10 dakikada ancak ilaç verilir. Hastanın o ilacı kullanıp kullanmadığı, o hastaya ne olduğu takip edilemediği gibi psikoterapi imkânı da yok. Hekim yetersiz, hastane yetersiz. Türkiye'nin ruh sağlığı politıkası yok" diye konuştu.


YATAK YOK UZMAN YOK

TPD Başkanı Özer, "Türkiye, ruh sağlığı hizmetlerine ayrılmış yatak sayısı bakımından Avrupa ülkelerinin çok gerisinde. Yüz bin kişiye1.6 oranında ruh sağlığı uzmanı düşüyor. Çocuk ruh hekimlerinin oranı ise çok daha düşüktür (bir milyon nüfusa 2). Ruh sağlığı hemşiresi, sosyal hizmet uzmanı, psikolog vb. diğer ruh sağlığı çalışanları sayısı da oldukça düşüktür" dedi.

TPD'nın tespitine göre Türkiye'nin ruh sağlığı konusundaki öncelikli sorunları şunlar:
"Ruh Sağlığı Yasası yok. Bu da ruh sağlığı alanında çalışanların görev tanımlarının yapılmasını olanaksız kılıyor. Büyük çoğunluğu hekim, psikiyatr olmayan bazı kişiler, halkın ruhsal sorunlarının tedavisinde umut tacirliği yapmakta, ciddi etik ihlallere, hatalı tıbbi sonuçlara yol açmakta, bireylere zarar verebilmektedir."

Ruh Sağlığı Yasası'nın acil olarak çıkarılmasının gereğine dikkat çeken Başkan Özer, alınması gereken tedbirleri şöyle sıralıyor:
"Ruh sağlığına ayrılan kaynağın artırılması, personel eksikliğinin giderilmesi, hekim, hemşire, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve diğer yardımcı sağlık çalışanı sayısının ve niteliğinin artırılması, genel hastanelerde psikiyatri yatak sayısının artırılması, gündüz hastaneleri ve ayaktan tedavi birimlerinin sayısının ve niteliğinin artırılması, ruhsal hastalıklar henüz ortaya çıkmadan önleyen, risk etkenlerini ortadan kaldıran ya da bu etkenlerle karşılaşmayı engelleyen, koruyucu ve önleyici çalışmaları destekleyen bir yaklaşımın yaygınlaştırılması, koruyucu ruh sağlığı ve ruhsal destek birimlerinin kurulması..."

kaynak