KIYASLAMAK =KİŞİLİĞE MERMİ SIKMAK…


Dünyada her insan özel ve tektir. Kimse birbirinin ne kopyası ne de aynısıdır. Bu ikizler için de geçerli kalıtımsal, biyolojik ve teolojik bir gerçektir. Dikkatli bakılırsa, ikizler arasında çok ince farklılıkların olduğunu görürsünüz.

Yapmış olduğum öğrenci görüşmelerinde ve anketlerde, öğrencilerin hiç sevmediği olayların başında “Birilerinin, kendileriyle kıyaslanması gelir”. Birçok anne ve baba bunu bilerek veya bilmeyerek yapar.

Aşağıdaki örnekler birçok ebeveyn tarafından söylenen bazı sözlerdir…

—Teyzenin kızı üniversiteyi kazandı sen ise dershanelerde sürünüyorsun,

—Komşumuzun oğlu Ali ne kadarda efendi, çalışkan, terbiyeli… Ya sen, Allah versin düz duvarlara tırmanıyorsun.

Ne kadar beceriksizsin elinden hiçbir şey gelmez mi senin? Millet neler yapıyor sense…

—Sınıfınızdaki Ömer duyduğuma göre… Gerisini size bırakıyorum.

KIYASLANAN ÇOCUK,

· Kendine güveni sarsılır, engellenir.

· Kişiliği incinir, yara alır.

· Başarmak için çaba harcamaz.

· Saldırgan ya da içedönük davranışlar geliştirir.

· Kendisini olumsuz, değersiz değerlendirir

Bırakın bazen akrabalarla ya da konu komşuyla, bazı veliler aynı evde kalan, aynı havayı soluyan, kendi kanlarından, canlarından olan kardeşleri, bir birbirleriyle kıyaslıyorlar. Peki, çocuk ya da genç ne yapıyor. Hayatı boyunca kardeşini, ablasını, ağabeyini kendisine rakip olarak gören ondan nefret eden birisi oluveriyorlar. Sakın böyle bir hataya düşmeyin ve kardeşleri bir birlerine hedef haline getirmeyin.

Peki, olayı hiç tersine düşündünüz mü? Peki, sizin çocuğunuz dese ki:

· Bakın Ahmet’in babasına, annesine ne tatlı kadın ne tatlı adam oğluyla arkadaş gibiler.

· Ailece çocuklarının görüşlerine önem veriyorlar

· Kimse kimseye bağırmıyor, kızmıyor, aşağılamıyor.

Sizin tepkiniz ne olurdu acaba? Ya da en yakın hayat arkadasınız olan eşiniz, sizi başkasının karısıyla, kocasıyla kıyaslasa…

Sizin tepkiniz ne olur. Beş dakika düşününüz lütfen… Evet, süre doldu sanırım hiç hoşunuza gitmeyecek gibi geldi bana…

Zaten iletimiz açık.

Her insan özel ve tektir.

Herkesin ayrı bir kişiliği ve mizacı olduğu gibi her insanın bir etki alanı bir de ilgi alanı vardır. İlgi alanımız daha geniş olabilirken etki alanımız daha dar ve sadece yapabileceklerimize yöneliktir.

Çocuklarımızın etki alanlarını ve ilgi alanlarını iyi bilmek ve ona göre hareket etmek gerekir…

Kaynak: Nevzat özer, Dünyanın en zor mesleği anne ve babalık, pegem yayınları.


rehberlikportalı