Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3

Depresyon nedir? nasıl ortaya cıkar?

Sağlık ve Hastalıklar Kategorisi Ruh Sağlığı (Psikoloji) Forumunda Depresyon nedir? nasıl ortaya cıkar? Konusununun içerigi kısaca ->> İnsanlar zaman zaman kendilerini üzüntülü ve mutsuz hissederler. İşinden ayrılmak, sevdiğini kaybetmek veya başarılı olamamak üzüntüye yol açan yaşam olaylarındandır. ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye sibel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Nerden
    Samsun
    Mesaj
    333
    Rep Gücü
    79

    Post Depresyon nedir? nasıl ortaya cıkar?

    İnsanlar zaman zaman kendilerini üzüntülü ve mutsuz hissederler. İşinden ayrılmak, sevdiğini kaybetmek veya başarılı olamamak üzüntüye yol açan yaşam olaylarındandır. Kısaca üzüntü normal yaşamın bir parçasıdır. Ancak bu üzüntülü durumun uzaması ve nedensiz ortaya çıkması ruh sağlığı sorunudur ve depresyon olarak tanımlanır. . Depresyon duygu düşünce ve davranışı etkiler. Tedavi edilmediği taktirde aylar yıllar bazen de ömür boyu sürebilir.


    Depresyon değişik şekillerde ortaya çıkabilir:

    • Bazısında neden olmaksızın aniden ortaya çıkar
    • Bazısında stresli bir yaşam olayından sonra başlar
    • Bazen tek atak olarak yaşam boyu sürebilir
    • Bazen tekrarlayan ataklar halindedir
    • Bazen semptomların şiddetli olması ile hastalar iş yapamaz hale gelebilir
    • Bazıları ise iş yapabilir ama sürekli mutsuzluk hissederler



    Aşağıdaki belirtilerden bazıları aynı anda sizde bulunuyorsa depresyon geçiriyor olabilirsiniz:

    Kendini üzüntülü, değersiz, umutsuz, çaresiz, hissetme, içinde boşluk duygusu olması
    Karar verme güçlüğü, konsantrasyon zorluğu, bellek bozukluğu
    Daha önce zevk alınan iş ve aktiviteleden zevk alamama (cinsel isteksizlik dahil)
    İşte, okulda, aile ve arkadaş arasında sorunların ortaya çıkması
    Diğer insanlardan uzaklaşma ve yalnız kalma isteği
    Enerji azlığı, yorgunluk hissi ve çabuk sinirlenme
    Uyku bozukluğu (uykuya dalamama,uykuyu sürdürme güçlüğü, sabah erken uyanma veya fazla uyuma şeklinde olabilir)
    Yeme bozukluğu (iştahta azalma veya artma),
    Nedeni belli olmayan baş, boyun, sırt ağrısı gibi vücudun değişik yerlerinde sürekli ağrılar hissetme
    Son zamanlarda fazla alkol almaya başlama veya yatıştırıcı ilaçları kullanma ihtiyacı hissetme
    Kendine zarar verme, intihar planları yapma, intihar girişiminde bulunma veya kendi cenaze merasimini düşünme


    Depresyon tanısı almak için bu belirtilerin hepsinin birden sizde olması gerekmez. Bu şikayetlerin birkaçı aynı anda sizde bulunuyorsa doktora başvurmanız gerekir. En sık görülen belirtilerden biri uyku ve iştah bozukluğudur. Bu belirtilerin çoğu aynı anda bulunuyorsa ağır depresyondan söz edilir. Depresyon ciddi bir hastalıktır. Kendi haline bırakıldığında zaman içinde düzelebileceği gibi genelde uzun süre devam eder veya ağırlaşır. Ağır depresyonda kişi iş güç yapamaz hale gelebilir ve bu durumda intihar riski yüksektir.

    Uyku bozukluğu bir hastalık değildir başka hastalıklarda görülebilen bir belirtidir. Nedeninin araştırılması gerekir. Bedensel hastalıklar (astım, kalp hastalığı v.b.) nedeniyle olabileceği gibi p***iyatrik hastalıkların (depresyon, mani v.b.) çoğunda görülebilir. Depresyon hastaları sıklıkla uyku bozukluğundan yakınırlar. Bu nedenle uykusuzluk şikayetiniz varsa ve bir süredir devam ediyorsa çevrenizdeki insanların önerdiği ilaçları veya kendi başına eczaneden alınan uyku ilacını kullanmak yerine bir uzmana başvurarak altta yatan nedeni araştırmanızda fayda vardır.

    ABD’de depresyon hastalarının 2/3’ü çeşitli nedenlerle tedavi görememektedir.Türkiyede bu konuda yapılmış araştırma yoktur ancak benim kanıma göre bu oran yurdumuzda çok daha yüksektir. P***iyatriste başvurmama nedenlerinden bazıları şunlardır: hastalık bilinememekte, hastalar çevresi tarafından zayıf oldukları gerekçesi ile suçlanmakta, hastalık dolayısı ile iş güç yapamaz durumda olan hastalar yardım isteyecek enerjiyi kendilerinde bulamamakta bazende yanlış tanı konup tedavi yanlış uygulanmaktadır.

    Depresyon hastalarının yardım istemek için genelde yardıma ihtiyacı vardır. Depresyonun doğası gereği hastalar genelde kendiliğinden yardım istemezler. Hastalar sıklıkla enerji, ilgi ve istek azlığından yakınırlar. Bu nedenle depresyonu olan hastaların aileleri, arkadaşları veya diğer hekimleri tarafından p***iyatriste yönlendirilmeleri gerekir. İntihar düşüncesi varsa acilen p***iyatriste başvurmak gerekir. Halk arasında yaygın olan inanışa göre intihar düşüncesini ifade eden kişiler pek intihar etmezler. Ancak yapılan araştırmalar bu inanışın doğru olmadığını göstermiştir. Bu nedenle bir yakınınız intihar düşüncelerini sık ifade ediyorsa bunu önemseyin ve en yakın zamanda bir uzmana başvurmasına yadımcı olun. Depresyona yakalanmak sizin tercihiniz değildir ancak tedavi olup olmamak sizin elinizdedir.

    DEPRESYONA YAKALANMA RİSKİNİZ NEDİR?

    Yaşam boyu depresyon geçirme riski %15 dolayındadır. Kadınlarda bu oran %25’e kadar çıkmaktadır. Hemen hemen tüm toplumlarda depresyon kadınlarda iki kat daha fazladır.Gebelikte, doğum sonrası dönemde ve menopozda depresyon geçirme riski artar. Bunun nedeni tam olarak bilinmemektedir, ancak kadınların hormonları bundan sorumlu olabilir. . Sürekli bedensel hastalığı olanlarda daha fazla görülür. Örneğin infertilite(kısırlık) tedavisi gören kadınlarda normal kadınlara göre iki üç kat fazla depresyon görülmektedir.

    Hastaların %50’si 20-50 yaş arasındadır. Bununla birlikte çocuklarda ve yaşlılarda da depresyon görülür. Boşanmış, ayrı yaşayan veya yalnız yaşayanlarda evlilere göre daha sıktır Sosyal çevre veya ekonomik seviye ile depresyon geçirme oranı arasında ilişki yoktur.Kütürel etkenlerle depresyon arasında ilişki yoktur.Yakın akrabalarda depresyon geçiren birilerinin olması depresyon geçirme riskini artırır.
    Konu sibel tarafından (13-12-2006 Saat 03:04 PM ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye sibel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Nerden
    Samsun
    Mesaj
    333
    Rep Gücü
    79

    Depresyonun nedenleri nedir?

    Depresyonun nedeni tam olarak bilinememektedir. Neden olabilecek faktörler üç başlık altında toplanmaktadır:

    • Biyolojik etkenler
    • Genetik etkenler
    • Pısıkososyal etkenler


    Aslında gruplanan bu etkenler birbirinden tamamı ile bağımsız değildir.Hepsinin birbiri ile ilişkisi vardır.


    Biyolojik faktörler:
    Yapılan araştırmalarda beyin hücrelerinde mevcut olan biyojenik aminlerin (homovalinik asit, 5-0H indol asetik asit, vb.) depresyon hastalarının kan, idrar ve beyin sıvılarında bulunan miktarlarının normal değerlerin dışında olduğu görülmüştür. Özellikle norepinefrin ve serotonin olarak adlandırılan nörotransmitterlerin üretim, salınım, geri alım vb. metabolizmalarında bozukluk ile depresyon ve diğer duygulanım bozukluklarının ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu konuda yapılan hayvan araştırmalarında bu maddelerin metabolizmalarını düzenleyen ilaçların kullanımı ile hayvanlarda depresyon semptomlarının bir süre sonra ortadan kalktığı görülmüştür. Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar da bu maddelerin metabolizmalarını düzeltmeye yöneliktir.

    Bu maddelerden başka vücutta değişik organlardan salınan hormonlar da depresyon oluşumunda rol oynar. Örneğin böbrek üstü bezi, tiroid bezi veya hipofizden salgılanan hormonlar depresyon oluşumuna katkı sağladığı gibi bunların anormal olması durumunda ilaç tedavisi ile depresyon düzelmeyebilir. Bazı durumlarda bu hormonları düzenleyen ilaçları da tedaviye eklenmesi gerekebilir.

    Uyku düzeninin bozulması veya bağışıklık sisteminin de depresyona yol açtığını öne süren çalışmalar vardır. Ancak bu konular henüz kesinlik kazanmamıştır.

    Genetik faktörler:

    Depresyonda genetik yatkınlığın olduğu herkesçe kabul edilen bir gerçektir. Ancak bu konu biraz karışıktır. Bazı hastalarda genetik yatkınlık olmaksızın çevresel faktörler depresyon yaratabilmektedir. Aile araştırmalarında ağır depresyonu olan kişilerin birinci derece yakınlarında depresyon normal topluma göre iki üç kat fazla görülmektedir. Yine tek yumurta ikizlerinde birinin depresyon geçirmesi durumunda diğerinin hastalanma oranı % 50 dir. Bu çalışmalar da depresyona genetik yatkınlığın olduğunu göstermektedir.

    Pısıkososyal etkenler:

    Araştırmalar stresli yaşam olaylarının genelde depresyonun ilk kez ortaya çıkışında etkili olduğunu daha sonra görülen ataklarla bir ilişkisinin bulunmadığını ortaya koymuştur. Öne sürülen teoriye göre ilk atağa eşlik eden stres beyinde kalıcı değişiklikler yapmakta ve bu da hastalığın tekrarlamsına yol açmaktadır. Zaman içinde stres yaratan durum ortadan kalksa da hastalık kendiliğinden tekrar ortaya çıkabilmektedir. Küçük yaşta anne ve babasını kaybedenlerde yaşamın ileri yıllarında depresyon ortaya çıkma şansı fazladır. Eşini kaybeden kişilerde depresyon ortaya çıkma oranı en fazladır.

    Aile içinde sorunlar olması direk depresyona yol açmasa da iyileşme süresini ve hastalık sonrası hastanın uyumunu etkiler.

    Depresyona yol açan direk bir hastalık öncesi kişilik tanımlanamamıştır. Belli durumlar ortaya çıktığında herkes depresyona girebilir. Stres yaratan durum kişiye göre değişmektedir.Sizi hiç etkilemeyen bir durum bir başkasında ağır stres yaratabilir. Kişinin benlik saygısını zedeleyen durumlar en çok depresyona yol açan stresörlerdir. P***analistler depresyonu farklı dinamiklerle anlatmaktadır. Onlara göre genelde kendisinden beklentisi yüksek olan ve ideallerini gerçekleştirememiş insanlarda depresyon fazladır,bu kişiler kendi isteklerini gerçekleştirmekten ziyade başkalarını mutlu etmeye çalışırlar veya hayattan beklentileri fazladır ve bunu gerçekleştiremeyeceklerini anlamışlardır. Öğrenilmiş çaresizlik teorisine göre kişi hayatının kontrolünü kaybettiğinde depresyona girer. Yine kişinin hayata kötümser bakması, kendisinin hep olumsuz yönlerini görmesi, yaşamış olduğu tecrübelerini hep olumsuz olarak değerlendirmesi depresyon geçiren kişilerde sık görülen özelliklerdir.

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye sibel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Nerden
    Samsun
    Mesaj
    333
    Rep Gücü
    79

    Depresyon nasıl tedavi edilir

    Antidepresan ilaçlar (depresyon tedavi edici ilaç) hastaların %60-80’inde düzelmeye yol açar. Tedavi uzun sürelidir ve ilaçların düzenli kullanılması gerekir. İlaçların etkisinin ortaya çıkması birkaç haftayı bulur. Bu yüzden “bu ilaç bana yaramadı” diye düşünüp birkaç günlük kullanımdan sonra kesmek yanlıştır. İlaçların etkisi kişiden kişiye değişir. Her ilaç her hastaya iyi gelecek diye bir kural yoktur.


    Yine her ilaca bağlı oluşabilecek yan etkiler de farklıdır. Bir yakınınız depresyon geçirdi ve tedavi oldu ise aynı gruptan ilaçlar size de iyi gelebilir. Bazı hastalarda birden fazla ilaç kullanımı, p***oterapi (profesyonel kişiler tarafından özel teknikler kullanılarak yapılan konuşma tedavisi) ile ilaç tedavisinin birlikte kullanımı veya başka tedavi yöntemlerinin kullanımı gerekebilir. Hangi ilacın iyi geldiği ve hangi dozda kullanılması gerektiği genelde deneme yanılma yolu ile tespit edilir. Bu nedenle tedaviye başladıktan sonra doktorunuz ile bağlantıı kesmeyin, düzenli kontrollerinize gidin, sık doktor değiştirmekten kaçının ve tedavinin uzun süreli olduğunu unutmayın.


    Yapılan araştırmalar çoğu hastada tek başına antidepresan ilaç kullanımından ziyade ilaç ve p***oterapinin birlikte kullanımında daha iyi sonuçlar alındığını ortaya koymuştur.

    Depresyon tedavisinde kullanılan yöntemler kısaca şöyle özetlenebilir:

    • Antidepresan ilaçlar
    • Değişik p***oterapi yöntemleri
    • Grup tedavileri
    • Elektro konvulsif tedavi (elektro şok tedavisi)
    • Fototerapi (özel bir ışık tedavisi)
    • Diğer yöntemler


    Son grup içinde pratikte kullanımda olan ancak bilimsel olarak yararlı olup olmadığı henüz ispatlanmamış olan yöntemler yer almaktadır. Bunlar arasında B grubu vitaminler ve folik asit içeren vitamin preperatları kullanmak, akapunktur, müzikle tedavi, bitki özleri ile tedavi ,egzersiz, masaj vb. Teknikler yer almaktadır. Bu tekniklerin yararlı olup olmadığı henüz bilinmemektedir. Bu nedenle depresyon hastalığı olan kişilerin direk bu yöntemlerle tedavi olmayı seçmek yerine öncelikle bir p***iyatriste başvurmalarında fayda vardır. Yine yeni bir tedavi tekniğinin denenmesi düşünülüyorsa mutlaka bir uzman tavsiyesine başvurulmalıdır. Gereksiz yere kullanılan bir yöntem zaman ve para kaybına yol açmasının yanında kişiye zarar verici de olabilmektedir.

    HANGİ DEPRESYON İLACI DAHA İYİDİR?

    Her hastaya uygun tedavi yöntemi farklıdır. İlaçların etkinliği kişiden kişiye farklılık gösterir. Size uygun olan bir ilaç bir başkasına uygun olmayabilir. Yine aynı şekilde dozlar da kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı hastalar düşük dozlarla tedavi olabilirken bazıları daha yüksek dozlara ihtiyaç duyarlar. Bu da ancak tedavinin seyri sırasında belirlenebilir. Aynı aileden benzer hastalığı olanlar aynı grup ilaçladan faydalanabilirler. Bu nedenle kan bağı olan bir yakınınız depresyon tedavisi görüyorsa kullandığı ilaçlar konusunda doktorunuza bilgi vermeniz sizin açınızdan faydalı olabilir. Depresyonun türü ve şiddetine göre değişik ilaçlar bir arada kullanılabilir, başka tedavi yöntemleri seçilebilir veya p***oterapi gündeme gelebilir. Bedensel rahatsızlıklar veya p***iyatri dışında kullanılan başka ilaçlar da tdepresyon tedavisinin belirlenmesinde rol oynayabilir. Kortizon, bazı hipertansiyon ilaçları gibi değişik amaçlarla kullanılan bazı ilaçlar bizzat depresyona yol açabilir. Bu durumda bu ilaçların dozlarının azaltılması veya değiştirilmesi gerekebilir. Bu nedenle bedensel hastalıklarınız ve kullandığınız diğer ilaçlar konusunda doktorunuzu bilgilendirmenizde fayda vardır. Tedaviden iyi sonuç almak için doktor kontrolünde ilaca başlamak en uygun dozda en uygun sürede tedaviye devam etmek gerekir.

    İlaçların etkileri yanında yan etkileri de önemlidir. İlaçların yan etkileri ilaca göre değişmekle beraber aynı ilaç değişik hastalarda değişik tepkiler ortaya çıkarabilmektedir. Bu nedenle bir depresyon ilacı kullanmaya başladığınızda olabilecek yan etkiler konusunda doktorunuzdan bilgi almanız gerekir. Beklenmeyen bir yan etki olduğunda gecikmeden tekrar doktora başvurmalısınız.

    DEPRESYON İLAÇLARI BAĞIMLILIK YAPAR MI?

    Hayır yapmazlar. Depresyon ilaçlarının bağımlılık yaptığına dair bu güne kadar elimize geçen veri veya araştırma yoktur. Bağımlılık yapan ilaçlar Sağlık bakanlığının kontrolü altındadır ve yeşil reçete kapsamındadır. Hiçbir depresyon ilacı yeşil reçete ile satılmamaktadır. Tedavinin başlarında hastaları daha iyi uyutabilemk için genelde uyku ilaçları eklenmektedir. Bazen yeşil reçete ile satılan ilaçlar bu amaçla kullanılmaktadır. Bağımlılık riski açısından bu ilaçların kısa süre kullanılıp kesilmesinde fayda vardır. Depresyon ilaçları bu konunun uzmanı olmayan kişiler tarafından önerildiği veya kullanıldığı taktirde ilacın kötüye kullanımı sözkonusudur. Depresyonu veya başka ruhsal rahatsızlığı olmayan kişiler bu ilaçları kullandığı taktirde kişide neşelenme olmaz aksine sıkıntı yaratır. Bazı depresyon ilaçları ile ilgili olarak basında “utangaçlık ilacı bulundu” veya “kara sevdanın çaresi olan ilaç bulundu” gibi sansasyonel haberler çıkmaktadır. Bunların bilimsellikle, tedavi ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Tamamiyle ilacın kötüye kullanımıdır. Bu tip yayınlara itibar edilmemesi ve doktor önermedikçe bu ilaçların kullanılmaması gerekir.


    Populermedikal.com

Benzer Konular

  1. Mevzu Hadisler Nasıl Ortaya Çıktı?
    kaanansay Tarafından Dualar Hadisler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 02-11-2014, 04:01 PM
  2. Kanser Nedir Nasıl Ortaya Çıkar?
    meridyen2 Tarafından Dahiliye (iç hastalıkları) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 26-08-2010, 01:16 PM
  3. Baklavalar Nasıl Çıkar?
    dogangunes Tarafından Sağlık Bilgileri Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-08-2010, 02:59 PM
  4. Balinalar Nasıl Ortaya Çıktı?
    SOSYALİST Tarafından Biyoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 06-12-2009, 12:54 PM
  5. Anneler Günü Nasıl ortaya cıktı
    YukseLL Tarafından Güncel Haber ve Manşetler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 07-05-2007, 08:09 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık