+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 18

Konu: Modeller

  1. #1
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.804
    Rep Gücü
    137443

    stat Modeller

    Asch'in İzlenim Modeli « Modeller

    İzlenimlerin oluşumu konusunda Asch tarafından öne sürülen bu model (configural model) geştaltçı teoriye dayanan bir modeldir. Buna göre, bir kişi hakkındaki izlenimimiz, bu kişinin algıladığımız ve bir bütün içinde örgütlediğimiz Özelliklerine bağlıdır. İzlenimi oluşturan şey, tek tek özellikler değil, bunların birlikte organizasyonudur.

    Asch'e göre bütün içinde bir öğenin değiştirilmesi, genel izlenimi etkilemektedir. Ancak tüm öğeler aynı nitelikte değildir. Merkezi öğeler, deneklerin izlenimlerini yönlendiren öğelerdir ve bunlar, diğer özelliklere yüklenen anlamı etkilerler. Örneğin 'mücadeleci' sıfatı, 'sıcakkanlı' sıfatıyla eşleştiğinde, kararlı, sebatkar bir insan konotasyonu; 'soğuk' sıfatıyla eşleştiğinde inatçı, katı bir insan konotasyonu uyandırabilir. Merkezi öğelerin dışındaki öğeler, periferik öğelerdir. Bunlar, genel izlenim üzerinde fazla etkili değildir.

    Asch'e göre:

    � Bireyler, diğerleri hakkında, yeterince enformasyona sahip olmasalar bile, genel bir izlenim oluştururlar.

    � Birbirinden bağımsız iki özellik aynı kişiye ait olarak algılandığında, birbirinden bağımsız özellikler olmaktan çıkarlar ve dinamik bir etkileşime girerler. Böylece tutarlı bir bütün, bir sistem oluşur ve bu sistemde farklı özellikler, birbirlerinin anlamını etkileyerek birlikte bulunurlar.

    � Özelliklerin tutarlı bir bütün içinde örgütlenmesinde, bazı özellikler merkezi, bazıları periferik bir nitelikte bulunur. Her bir öğenin ağırlığı, öğeler arası ilişkiler bütününe göre oluşur.

    � Bu bütünde, belirli bir öğenin değişmesi, tüm bütünü etkiler; etkileme düzeyi, bu öğenin merkeziliğine göre farklılaşır.

    � Bir kişi hakkındaki sıfatlar arasındaki bir çelişki veya uyuşmazlık (akıllı ve aptal gibi), bireyi, yeni enformasyonları daha dikkatli bir şekilde gözden geçirmeye iter. Çelişkiden kurtulmak mümkün olmadığında, genel bir izlenim oluşturmaktan vazgeçilir ve bu kişi, 'hakkında karar verilemez' biri olarak nitelendirilebilir.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  2. # ADS
    İlginizi Çekebilir Modeller
    Üyelik tarihi
    Daima
    Mesaj
    Çok:)
     

  3. #2
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.804
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Modeller

    Asgari Grup Modeli « Modeller


    Tajfel'in sosyal kimlik teorisine (1971, 1978) temel oluşturan deneysel çalışmalarında kullandığı deneysel desene gönderen asgari grup paradigması (minimal group paradigm) ya da modeli, deneysel ortamda, sosyal kategorizasyonun tek bağımsız değişken olduğu durumu ifade etmektedir. Bu deney deseninde, gruplar arası ayrımcılıkta etkili olabilecek tüm diğer değişkenlerin elendiği var sayılmakta ve salt 'biz' ve 'onlar' şeklinde (veya 'X'i sevenler' ve 'Y'yi sevenler') oluşan iki grubun varlığının, yani asgari düzeyde bir kategorilendirmenin ayrımcı tutum ve davranışlara yol açıp açamayacağı incelenmeye çalışılmıştır.

    Tajfel'in araştırmasında asgari grup paradigması şu şekilde hayata geçirilmiştir: Denekler, yazı-tura atma yoluyla tamamen rastlantısal olarak iki gruba ayrılmıştır; iki grup arasında hiç bir çıkar çatışması veya rekabet söz konusu değildir; denekler tamamen anonim kalmışlardır; deneklerin arasında herhangi bir iletişim veya etkileşim yoktur, vb.

    Asgari grup paradigması, bireylerin keyfi olarak iki gruba ayrılmasının, önyargı ve ayrımcılığın ortaya çıkmasıyla ilişkisi konusundaki araştırmaların kullandığı bir paradigma sayılabilir. Tajfel'den önce Rabbie ve Horwitz (1969), bireylerin keyfi olarak 'yeşil grup' ve 'mavi grup' şeklinde ikiye ayrılmasının, iç grup lehinde ve dış grup aleyhinde bazı değerlendirmelere yol açtığını Öne sürmüştür. Tajfel ve arkadaşları, söz konusu gruplandırmanın diğer planlardaki sonuçlarına da dikkati çekmiştir.

    Tajfel sonrası yapılan araştırmalarda (Lorenzi-Cioldi ve Clemens, 2001), gerçek hayatta, gruplar arası çatışmaların çoğu kez statü ve güç bakımından birbirinden farklı gruplar arasında ortaya çıktığına dikkat çekilerek asgari grup paradigmasının boşlukta bıraktığı bazı hususlar giderilmeye çalışılmıştır. Örneğin laboratuvarda oluşturulan grupların statüsü, gücü ve sayısal büyüklüğü sistematik olarak manipüle edilmiştir (Sachdev ve Bourhis, 1991).

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  4. #3
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.804
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Modeller

    Benlik Modelleri « Modeller


    Benlik modelleri, araştırmalar için oluşturulan benliğin işleyiş modelleridir. Bu modellerden biri, benliği şema olarak kavramlaştıran modeldir: Bu, 'şema olarak benlik' modelidir. Bu model, bellekte depolanan kavramları temsil modeli olarak tanımlanan şema kavramını (kavramların yapılanmış bir bütünü), benlik anlayışına taşımaktadır.

    Benlik şemaları, benliğe ilişkin sosyal enformasyonların işlenişini yönlendiren ve düzenleyen ve geçmiş yaşantılardan kaynaklanan bilgi genellemeleridir (Markus, 1977); benlik şemalarında, spesifik bilişsel temsillerin yanı sıra, bazı kategorizasyonların sürekli tekrarından doğan genel bilişsel temsiller, bir tür filtre mekanizması meydana getirip pekiştirir ve böylece oluşan benlik şemaları, bireyi değişikliklere karşı koruyucu bir işlev görürler.

    Benlik şeması, iliş-kin olduğu alanda yeni enformasyonların işlenmesini kolaylaştırır, bu alandan, kendi davranışını destekleyen örnekler bulur; bu alanda kendi gelecek davranışlarını öngörmeyi sağlar ve şemasına uymayan enformasyonlara karşı direnmeyi sağlarlar.

    İkinci model, 'prototip olarak benlik' modelidir (Rogers, 1977; 1981); burada benlik, bir kişinin kendini betimlediğini düşündüğü özellikler bütünüdür. Prototip, bir kategoriyi en iyi temsil eden öğesidir, kategorinin diğer öğelerine en çok benzeyen öğedir.

    Genelde bir kategorinin en sık olarak hatırlanan, aklımıza gelen öğeleri, en tipik olanlarıdır; kategorinin tipikliği, onun temsil ediciliğine ve bellekte ulaşılabildiğine bağlıdır. Benlik, kendi prototipinin özelliklerine sahiptir; hiyerarşik olarak düzenlenen benlik prototipi, kişinin kendini betimleyici çeşitli kişilik çizgileri, fiziksel nitelikler ve davranışsal verilerden oluşur; yeni bir enformasyonun, kişinin tanımına dahil olabilmesi için, prototipe uygun olması gerekir.

    Üçüncüsü 'çağrışım ağı olarak benlik' modelidir (Hinton & Anderson, 1981). Burada enformasyonlar aralarında birbirine bağlantılı düğümler halinde düşünülür; bu düğümlerin birbiriyle bağlanmasından ağlar oluşur. Düğümlerden birinin uyarılması, onunla bellekte çağrışımlı enformasyonların hatırlanması ve tanınmasına yol açar. Bir kişiye kendini tanımlaması söylendiğinde, benliğe tekabül eden düğümle ilgili özelliklerini belirtir; benlik düğümüne en yakın, en merkezi özellikler, aynı zamanda en kolay uyanan özelliklerdir.

    Bu bağlamda Kihlstrom ve ark. (1988), bellekte depolanmış iki tip benlik bilgisi ayırdederler: Bireyin kendisi . ve davranışları hakkındaki görüşüne ilişkin semantik bilgiler ile kişinin otobiyografık belleğinden gelen enformasyonlara tekabül eden episodik bilgiler.

    Benliği tek bir bilişsel yapıda görmek doğru görünmemektedir, zira bireyler durumlara göre değişkenlikler göstermektedir. Örneğin bir bireyin benlik tanımında, merkezi özellikler sistematik olarak belirtilse de, periferik özellikler koşullara, durumlara göre anılmaktadır (Kaynak: Bouchel ve ark. 1996; Kihlstrom, 1992, Piolat ve ark. içinde).

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  5. #4
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.804
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Modeller

    Blake Liderlik Modeli « Modeller

    Blake ve Mouton'un (1964, 1978) Yönetsel Izgara Yaklaşımı da denen (Managerial Grid Theory) liderlik modelleri, liderlikte hem işe yönelik olma, hem de kişiye yönelik olma boyutlarına Önem veren bir liderlik yaklaşımıdır.

    Bu modelde söz konusu iki boyut, dokuz basamak ya da dereceye ayrılmış ve birbirine dik iki eksen üstünde gösterilmiştir. Azdan çoğa giden düzende, dikey çizgi insan öğesine ilgiyi, yatay çizgi İse üretime ilgiyi ifade etmektedir. Boyutların farklı basamaklarının birbiriyle kesişmesi, farklı liderlik tiplerini ortaya çıkarmaktadır.

    Ancak yazarlar, sadece eksenlerin uçları ve ortalarının kesişmesinden doğan kombinezonları dikkate alarak beş ana liderlik tipi ayırdetmişlerdir. Bunlar 1-1, 1-9, 5-5, 9-1, 9-9 kombinezonlarına tekabül eden 'anemik tip yönetim', 'sosyal kulüp tipi yönetim', 'ara tip yönetim', 'iş merkezli yönetim' ve 'ekip çalışmasıyla yönetim' tipleridir.

    Örnek olarak 'iş merkezli yönetim' tipini (9-1) ele alırsak, bu yönetim tipinde lider, astlarını ilgisiz, tembel, apatik görmekte ve salt üretim aracı saymaktadır. Dolayısıyla her şeyi kendisi planlamakta, kararlaştırmakta, katı bir disiplin uygulamakta ve tüm sonuçları denetlemektedir. Karşıt tipteki (1-9) lider ise, üretim ve randımanla ilgilenmeyip çalışanların hoşuna gitmeye, grup içi ilişkilerde ahengi sağlamaya ve korumaya çalışmaktadır. Blake ve Mouton'un ideal tipi, hem katılım, hem de randımana önem veren 'ekip çalışmasıyla yönetim tipi'dir (9-9 kombinezonu).

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  6. #5
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.804
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Modeller

    Bürokratik Düşünce Modeli « Modeller


    Billig (1989) tarafından ortaya atılan bu kavram, kategorizasyonu, bireylerin dış dünyanın karma-şıklığıyla başa çıkmak için izledikleri zorunlu bir yol olarak kavramsallaştıran sosyal psikologların çizdiği insan portresine işaret etmektedir.

    Kategorizasyonda, çeşitli kişi, olay veya nesneler, özgül yanları dikkate alınmaksızın kategoriler halinde toplanmakta ve böylece orijinal olan şeyler tanıdık hale getirilerek güven verici aşina kategorilere kapatılmakta ve bir bakıma evcilleştirilmektedir.

    Billig'e göre buradaki (kategorilendiren) insanın imgesi, bir bürokrat imgesidir. Bürokratik sistemde her talep, yazıyla doldurulan bir form şeklinde bir basamaktan (büro, düzey) diğerine iletilir ve kayıt/sicil bölümünde biriktirilir. Bu metaforda düşünme, enformasyonun düzenli dosyalar içinde tasnifi şeklinde ele alınır. Bilişsel psikolojinin kategorilendiren kişi imgesi, Weber'in bürokrat imgesine tekabül etmektedir.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  7. #6
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.804
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Modeller

    Davranışsal Doğrulama Modeli « Modeller


    Kendini gerçekleştiren kehanet olguları, genellikle algılayan ile hedeften oluşan iki taraf arasında bir etkileşime dayanırlar. Ancak bu olgu, bazen, iki taraf arası etkileşim olmadan da gerçekleşebilmektedir.

    Örneğin astrolojiye inanan ve o günün 'uğurlu' bir gün olacağına inanan biri, piyango bileti alabilir, loto oynayabilir ve böylece, 'oynamadığı' günlere kıyasla kazanma şansını artırır. Eğer kazanırsa, astrolojinin olayları öngörmeyi sağladığı yönündeki inancı doğrulanmış olur.

    Buradaki, algılayanın beklentilerinin hedef kişi olmaksızın davranışsal olarak doğrulanması olgusuna (behavioral confirmation), kendini gerçekleştiren kehanet olgusundan farklılaştırmak için, 'davranışsal doğrulama paradigması' denmektedir (Snyder, 1984 ; Darley & Fazio, 1980, vb.).

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  8. #7
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.804
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Modeller

    Fiedler Liderlik Modeli « Modeller



    Fiedler (1961) tarafından geliştirilen bu model, liderin kişilik özelliklerini öne çıkaran etkileşimsel bir liderlik anlayışıdır. Model, liderin diğerlerini algılayış tarzını esas almaktadır.

    Fiedler'in araştırmalarına göre, çeşitli liderler, birlikte çalışmaktan hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları kişileri tanımlama bakımından birbirinden farklılaşmaktadır. Bu iki grubu kişilik özellikleri bakımından birbirine az çok benzer olarak algılayan liderler, 'zıtları benzer algılama' (ZAB) düzeyleri yüksek liderlerdir; bunlar, çalışmaktan hoşlanmadıkları kişileri de olumlu bir şekilde tanımlayabilir ve kişi olarak beğenebilirler, dolayısıyla lider olarak herkesi memnun etmeye eğilimlidirler.

    ZAB düzeyi düşük olanlar ise, birlikte çalışmak istemediği, iyi çalışmayan grup üyelerini, kişi olarak da beğenmez, olumsuz özelliklerle tanımlar. Herkese aynı muamelede bulunmaz. Bu iki lider tipinden ilki kişi eğilimli, ikincisi iş eğilimli lider tipidir.

    Fiedler'e göre bu lider tipleri, lider-üye ilişkileri, işin yapısı ve özellikleri, liderin statüsü gibi üç koşula bağlı olarak etkili veya etkisiz olabilmektedirler. Liderin astlarıyla ilişkileri uyumluysa, işin yapısı belirginse, lider güçlü bir konumdaysa, grupta liderlik için ortam uygundur. Liderlik tipi ile ortamın uygunluğu arasında karmaşık bir ilişki vardır. Ortamın en çok ve en az uygun olduğu uç durumlarda işe yönelik lider, ara durumlarda ise kişiye yönelik lider daha başarılı olmaktadır.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  9. #8
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.804
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Modeller

    Hersey Liderlik Modeli « Modeller


    Hersey ve Blanchard Modeli (1977), liderliği 'iş davranışları' ve 'ilişki davranışları' adını verdikleri iki boyutta ele alan durumsal bir liderlik yaklaşımıdır.

    Hersey ve Blanchard, pratikte liderlik tiplerinin ne ölçüde etkili olduklarını ayırdetmek üzere, 'olgunluk düzeyi' dedikleri çok boyutlu bir değişken öne sürmektedirler. Olgunluk düzeyi, astların 'yüksek, fakat gerçekleştirilebilir hedefler seçme kapasitesi, sorumluluklar üstlenme isteği ve kapasitesi, eğitim ve deneyim düzeyi' olarak tanımlanmaktadır.

    Bu modele göre, lider, astların durumuna göre iş veya ilişki boyutuna önem veren bir yönetim stili benimsemelidir. Olgunluk düzeyi düşük kişi veya grup karşısında, iş boyutuna önem vermeyi ifade eden 'yönetim stili'ni benimsemesi önerilen lider, daha sonra iş davranışlarını azaltıp ilişki davranışlarını artırarak 'ikna stili'ne geçmeli; astların olgunluk düzeyi ortalamanın üstüne çıkmaya başladığında iki boyuta da önem veren 'katılım stili'ne ve nihayet olgunluk düzeyi en üst düzeye ulaştığında 'delegasyon stili'ne geçmelidir.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  10. #9
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.804
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Modeller

    İki Süreçli İzlenim « Modeller


    İzlenimlerin oluşum sürecini bir takım etaplar halinde ele alan ve Brewer tarafından önerilen bir modeldir. Bu modele göre, izlenim oluşumunun etapları birbirinden farklı bilişsel işlemlere tekabül ederler ve zincir halinde birbirine eklenirler, yani bir etap bitmeden diğerine geçilemez.

    Sürecin devamlılığı ve bilgi işlem stratejileri, algılayan ya da gözlemci kişinin motivasyonlarına bağlıdır.

    1. etap, tanıma etabıdır. Burada gözlemci, hedef kişiyi, cinsiyet, yaş, deri rengi gibi çeşitli boyutlarda otomatik olarak yerleştirir. Gözlemci hedefi, kendi amaçları veya ihtiyaçları bakımından yararlı bulursa, bir sonraki etaba geçer. Aksi halde, izlenim oluşumu süreci sona erer.

    Sonraki etaba geçilirse, ne tür bir bilgi işlemi olacağı belirlenir. Eğer hedef kişi, gözlemciyi ilgilendirirse (bağlılık, bağımlılık, ilgililik durumu), bilgi işlemleri, hedefin kişisel özelliklerini konu alır, böyle olmadığında ikinci bilgi işlem yoluna gidilir: Kategorisel nitelikler üstünde odaklaşmak.

    Buradaki ilk işlem seçeneği "kişiselleştirme", ikincisi ise "tipleme" adını alır. Tiplemede gözlemci, hedefin birkaç anlamlı, ayırdedici özelliğini soyutlar ve bir tür portre oluşturur. Dolayısıyla daha önceden tanıdığı sosyal kategorilerden herhangi birinin prototipine ve hedefin onun zihninde uyandırdığı özelliklere uyup uymadığını araştırır.

    Örneğin bir kişi, kentin hastanesinde 40 yaşlarında, beyaz önlüklü ve gözlüklü bir kadın görsün. Gözlemcimizin hastanede olması ve kadının beyaz Önlük takması, "hastane personeli" kategorisini canlandırır. Bundan sonra, gözlemci, kadının, hemşire mi, yoksa doktor prototipine mi uyduğunu belirlemeye çalışır.

    Diyelim ki, kadının doktor olduğunu öğrenmekle birlikte, bazı davranışsal veya sözel göstergeler, onun doktor prototipine uymamaktadır. Bu durumda gözlemci, ya zihnindeki doktor prototipini değiştirecektir ya da bilişsel planda daha ekonomik yoldan, doktor kategorisi içinde özellikleri hedef kişininkilere uygun bir alt kategori yaratacaktır.

    Seçilen kategorinin üyelerinin özellikleri ile hedef kişinin özellikleri arasındaki uyuşmazlık veya tutarsızlık, 'bireyleştirme'ye yol açar. Bu, hedef kişiyi, yeni bir kategorinin özel bir örneği gibi görmeyi içerir.

    İkinci tip süreç 'kişiselleştirme'dir. Burada, kategorisel aidiyetler, birer sınıf gibi değil, birer çizgi / nitelik gibi görülür. Bir başka deyişle, hedefin tanımım, bir veya bir kaç sınıfa ait olma özelliğine indirgemek yerine, tanım öğelerini çoğaltmak söz konusudur. Yeni öğeler, şemalar ve ifade ağları halinde örgütlenirler. Tüm bu bilişsel işlemler, dile dayanırlar (Vallerand ve ark., 1994).

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  11. #10
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.804
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Modeller

    Süreçsel Süreklilik Modeli « Modeller


    İzlenim oluşumuyla sonuçlanan süreçleri betimlemeyi amaçlayan bir modeldir (Fiske ve Pavelchack, 1986; Fiske ve Neuberg, 1990). Bu modele göre birey, diğeri hakkındaki izlenimini, çeşitli süreçleri izleyerek oluşturur. Bu süreçler, hedef kişinin özel nitelikleri (davranışlar, sözler, vücut pozisyonları, vb.) üstünde odaklaşma derecelerine göre birbirinden ayrılırlar.

    Bu süreçleri tanımlamak, onları, kişinin özel niteliklerine atfettiğimiz önemi ve onları kullanış düzeyimizi gösteren bir continuum üstünde yerleştirmek demektir. Çizginin bir ucunda, kategorilere dayalı süreçler bulunur ve bunlar hedef kişinin bir veya daha çok sayıda sosyal kategorinin (etnik, kültürel, cinsel, vb.) temsilcisi olarak imajını üretirler. Diğer uçta ise birey-selleştirici yargı süreçleri bulunur ve bunlar hedef kişinin özgül niteliklerine dayanırlar. Bu iki uç arasında her iki nitelik grubundan da beslenen karma özellikler yer alırlar.

    Kişi nitelikleri, kişiyi sınıflandırma imkanı verirler, yani onun tanımını bir kaç özelliğe indirgemeyi sağlarlar. Bu basitleştirmenin bedeli, kişinin ayırdedici özelliklerini örtmesi ve bu kategorilere bağlanan stereotiplerin ve önyargıların devreye girerek yargılarımızı bozmasıdır. Bu tür nedenlerden ötürü,

    � ya ilk kategorileştirmemizi gözden geçirmeyi gerekli buluruz; bu durumda kullandığımız kategorilendirme sisteminin hedef kişiye uygun olduğunu onaylamaya çalışırız.

    � ya gözlediğimiz kişilerin kategoriye uygunlukları kısmi olabilir; bu durumda kişiyi yeniden kategorize etmeye veya ilk izlenimlerimizin kategorisel özelliğini korumaya imkân veren bir alt kategoriye sokmaya yöneliriz.

    � ya amaçlarımız, kategorizasyonumuzun sağladığı bilgilerin ötesine gitmeyi gerektirir; bu durumda ise kişi hakkında sahip öldüğümüz tüm enformasyonlara dikkat ederek onları tekil/biricik bir temsil bünyesinde adım adım bütünleştirmeye ve örgütlemeye çalışırız.

    Bu model beş öncüle dayanmaktadır:

    1. öncül: Kategorisel süreçler, kişisel niteliklere dayalı yargılardan daha önceliklidir, yani izlenimlerin oluşumunda ilk etap kategorileştirmedir. Gözlemci veya yargıda bulunan kişi hedefi, belirli bir bireyler kategorisine sokma imkanı veren enformasyonlarla ilgilenir. Bundan sonra, diğer aşamalara geçilir; sırayla; kategorizasyonun doğrulanması, yeniden kategorilendirme veya alt-kategoriye sokma ve farklı niteliklerin adım adım entegrasyonu.

    2. öncül: izlenim oluşumu çizgisi boyunca ilerleyişimiz, hedef kişinin özelliklerini, belleğimizdeki kategorilere sokma kolaylığına bağlıdır. Eğer üzerinde düşündüğümüz özellikler uygun gelmiyorsa, bir sonraki etaba geçeriz, yani yeniden kategorilendirmeye. Bunda başarılı olunamazsa, hedefin özel niteliklerinin adım adım entegrasyonuna geçilir.

    3. öncül: Hedefin özel niteliklerine dikkat, hedef hakkında oluşturduğumuz izlenimin doğasını belirler."Bu niteliklere az dikkat edersek, izlenimimiz, hedefin kategorisel özelliklerine dayanır.

    4. öncül: İzlenimlerin oluşumu sürecini, motivasyonlar da etkiler. Kişinin karşılıklı etkileşim ilişkileri, işbirliği veya rekabet ilişkileri içindeki motivasyonları farklıdır. Patronuna, denemeye alınan ve beğenilen bir adayın portresini çizmeye çalışan bir görevliyi alalım. Amacı, görevini hakkıyla yerine getirerek ve adayın geçerli bir karara dayanak olacak bir portresini çizerek adayı, patronuna beğendirmektir. Bunu başarabilmek için, aday hakkında Özel ve bireyselleştirici enformasyonlar toplar. Adayın onunla olan ilişkisine göre (rakip veya yardımcı) çabalarında farklılık görülür.

    5. öncül: İzlenimlerin oluşumuna motivasyonların etkisi, algılayan kişinin dikkatine ve yorumlarına göre değişir. Algılayanın amaçlan, dikkatini ve yorumlarını etkiler.

    Bu model sosyal algı alanında ilgiyle karşılanmıştır. Modelin çeşitli önermelerini ya da boyutlarını testeden araştırmalar yapılmış ve alt modeller geliştirilmiştir (Fiske ve Neuberg, 1990).

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

Benzer Konular

  1. Audi'nin tarihi ve tüm modeller
    ErDaLL Tarafından Audi Forum Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 19-09-2010, 06:21 PM
  2. Honda tüm modeller
    ErDaLL Tarafından Honda Forum Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 01-05-2010, 05:40 PM
  3. Volvo tüm modeller
    ErDaLL Tarafından Volvo Forum Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 12-08-2009, 04:43 PM
  4. Opel Tüm Modeller
    ErDaLL Tarafından Opel Forum Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 20-09-2007, 01:25 PM
  5. Citroen Tüm Modeller
    ErDaLL Tarafından Citroen Forum Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 19-09-2007, 04:28 AM
Yukarı Çık