İnternet Bağımlılığı: Sanal mı Gerçek mi?


Günümüzde ‘çevrimiçi hayat’ları insanlar için git gide önem kazanıyor ve ruh sağlığı profesyonellerinin de görmezden gelemeyeceği bir konu halini almış durumda. Internet Bağımlılığı veya sorunlu Internet kullanımı birçok ülkede yaygınlaşan bir problem ve yeni bir psikiyatrik rahatsızlık olarak resmileşme sürecindedir.

Internet bağımlılığı nedir?

Amerikan halkının %71’i İnternet’e bağlanıyor ve alışveriş, eğlence, politik kampanyalar gibi yaşamın her alanında Internet kullanılıyor. Ancak İnternet kullanımı bazı insanlar için sorun yaratan boyuta ulaşmıştır. Bu yeni bağımlılık türü için oluşturulan kriterler psikolojik bir rahatsızlık olan ‘Patolojik Kumar Bağımlılığı’ kriterlerinden uyarlanmıştır. Bu kriterler: kafanın devamlı Internet’le meşgul olması, daha fazla çevrimiçi olarak rahatlamak, isteğe rağmen Internet kullanımını azaltamamak, kullanım azaltıldığında huzursuz olmak, istenilenden daha uzun süre çevrimiçi olmak, etrafa İnternet kullanımını gizleyen tavır almak veya yalan söylemek, işlevselliğin azalması ve kendini tedavi maksatlı Internet kullanmak. Bu kriterlerden beşini dolduran kişiler Internet bağımlısı sayılabiliyor.

İnternet Bağımlılığı ‘Dürtü Kontrol Bozuklukları’ veya ‘Madde İstismarı’ gibi ruhsal rahatsızlıklarla ortak özellikler gösterebilir. Dürtü Kontrol Bozukluğu durumunda olduğu gibi yoğunlaşan endişe, İnternet kullanımı ile azalsa da uzun süreli ele alındığında kişinin stres düzeyi artar. Madde İstismarında olduğu gibi İnternet kullanımı ile beyindeki dopamin seviyesi yükselir ve belli bir dopamin seviyesine ulaşmak ve rahatlamak için hep daha fazla İnternet kullanımı gerekli olur. İnternet’ten uzak kalan bağımlıda yoksunluk semptomları gözükür.

Patolojik boyuta ulaşan İnternet kullanımı davranışının yarattığı kendine özgü duygusal, düşünsel ve davranışsal semptomların araştırılması gerekmektedir. Video oyunu tutkunluğu ve Internet kullanımının uzun süreli sonuçları hakkında araştırmalara devam edilmektedir.

Ne kadar yaygın?

Araştırmalar Amerika Birleşik Devletleri’nde toplumun % 3’ünden % 10’unun İnternet Bağımlılığına yatkın olduğunu göstermiştir ancak bu araştırmalar çevrimiçi yapıldığından taraflıdır. Kore’de 1500 onbeş ve onaltı yaşında gencin katıldığı araştırmalarda ise Internet Bağımlılığı yaygınlığının % 1.6 civarında olduğu ortaya çıkmıştır. Norveç’te 3200 ergenin katıldığı diğer bir araştımada ise bu oran % 1.98’dir. Amerika Birleşik Devletleri’nde yetişkinlerde (ortalama 48 yaş) sorunlu Internet kullanımı üzerine telefonla yapılan bir araştırmaya 50 eyaletten 2513 yetişkin katılmıştır. İletişime geçilen kişilerden % 56’sı yanıt vermiştir. Araştırmaya göre yetişkinlerin % 4’ünden 14’üne İnternet’le sorunlu bir ilişkisi var. Yetişkilerin:

% 4’ünün aklı çevrimdışı iken İnternet’le meşgul,

% 6’sı özel ilişkilerinde İnternet kullanımı yüzünden zorluklar yaşıyor,

% 6’sı depresif ve olumsuz ruh hallerinden kurtulmak için çevrimiçi oluyor,

% 9’u Internet’le ilgili faaliyetlerini saklamaya meylediyor,

% 11’i dilediklerinden daha uzun çevrimiçi kalıyor,

% 14’ü için ard arda dört gün İnternet’e bağlanmamak çok zor.


Olası Müdahaleler

Her geçen gün daha çok insan İnternet kullanımı ile sorunlu bir ilişki içine girerken İnternet bağımlılığı tedavisi üzerine yapılan araştırmalar da yoğunlaşmıştır. Terapötik destek olarak uygulanan Bilişsel Davranışçı Terapi’de amaç, danışanın İnternet’ten tamamen uzak kalmasını değil sorunlu çevrimiçi davranışlarından kurtulmasını, Internet kullanımı dışında farklı alternatifler yaratmasını ve İnternet’te geçirdiği sürenin azalmasını sağlamaktır.

İlaç tedavisinde ise Internet bağımlılarının, Kumar Bağımlılığı ve Dürtü Kontrol Bozukluklarında kullanılan Naltrexone’dan yararlanması bekleniyor. Yapılan bir araştırmada bağımlıların bir antidepresan olan Escitalopram’a olumlu yanıt verdiği de gözlenmiştir.

Tedavide bağımlıların, sorunlu İnternet kullanımına paralel sosyal kaygı veya depresyon gibi farklı rahatsızlıklardan müzdarip olma ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır.

Marlene Busko