2. Sayfa, Toplam 2 BirinciBirinci 12
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 14 Toplam: 14
  1. #11
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    stat Paranoid bozukluklar psikoz şizofreni

    Paranoid Psikoz, şizofreniden şu özellikleriyle ayrılır;
    1-Her yaşta, her devrede, her iki cinste her tabakadan insanda görülebilir.
    2-Düşmanlık (perseküsyon) veya kıskançlık (celusi) hezeyanları ağırlıktadır.
    3-İdrak bozukluğu (varsanı) görülmez.
    4-Hasta hezeyanlarına uygun, sarsılmaz bir inançla, davranışlarını sürdürdüğünden bariz bir mantık ve düşünce bozukluğu göstermez.


    5-Anksiyete ve depresyon halleri görülmez. Kendilerine güvenen, zeki ve kabiliyetli olduklarına inanan kimselerdir.

    PARANOİD ÇEŞİTLERİ
    1-Düşmanlık (perseküsyon) hezeyanlı Paranoid: Kabiliyet ve zekasını kıskandıkları için kendisine kötü muamele edildiğine inanır. Aleyhinde fesat planlar kurulduğunu, başarılarının örtbas edildiğini ileri sürerek hak iddia eder. Yasal yollardan müracaatlarda bulunarak delillerini sıralar.

    2-İcat Hezeyanlı Paranoid: Gerçekten zeki olan bu insanlar, ihtisas sahibi olmadıkları sahalarda icat yaptıklarını ileri sürerek birçok kimseyi buna inandırmaya muvaffak olurlar. Özel yeteneklerinden dolayı Allah tarafından kendisine görev verildiğini, bu yeteneklerini içinde bulundurdukları cemiyeti yükseltme yolunda karşılıksız olarak kullanacaklarını söylerler. Kendisi de buna inandığından idealini gerçekleştirmek için gecesini gündüzüne katar.

    3-Kıskançlık Tip: Evlilik hayatında eşlerden birinin diğerini hafiften tenkit etmesiyle başlar. Yavaş yavaş sadakatinden şüphe ve nihayet açık seçik ihanet ithamları, bu ithamları destekleyici kıskançlık hezeyanları şeklinde kendisini belli eder.

    4-Erotik Hezeyanlı Paranoid: Etrafta tanınıp bilinen, önemli ve karşıt cinsten birinin kendisine aşık olduğunu; ancak içinde bulunduğu şartlardan dolayı aşkını itiraf edemediğini ileri süren hastalardır. Kimi zaman kendilerine aşık olduğunu düşündükleri kimseye mektup yazarak bunu itiraf etmelerini ister. Kimi zaman ise sevdikleri uğruna sessiz kalmayı ve her cefaya katlanmayı tercih ederler. Bunlar içinde skandallara yol açacak kadar planlı hareket edenleri de vardır.

    PAYLAŞILMIŞ PSİKOTİK BOZUKLUK
    Paranoid bozukluğu olan birinin hezeyanına ortak olma ve ona tabi olma şeklinde görülen “gölge paranoid kişiliktir” . Dolayısıyla hastalardan biri sabit hezeyanları olan hükmedici ve emredici paranoid, diğeri ona tabi olan ve hezeyanlarını kabul eden, bağımlı paranoiddir.

    TEŞHİS VE TEDAVİ
    1-Paranoid bozukluk, ancak ihtisas sahibi bir psikiyatrist tarafından yapılan testler sonunda anlaşılmaktadır.

    2-Paylaşılmış paranoid bozukluğu olan bir hasta, sabit paranoidden ayrıldığı zaman telkin ve ikna ile iyileşerek tedaviye cevap verebilmektedir.

    3-Göçmenlerde, esirlerde ve zor hapishane şartlarında yaşayan mahkumlarda akut paranoya vakalarına rastlanmakta; şartları düzeltildiği zaman kısa sürede iyileşme göstermektedirler.

    4-Kronik (daimi) bir seyre rağmen çoğu paranoid vakaları toplum içindeki görevlerini sürdürebilmekte, kendilerine tolerans ve anlayış gösterildiği takdirde fazla problem çıkarmamaktadırlar.

    5-Hastanelere intikal eden vakaların yüzde otuza yakını tedaviye cevap vermekte; geri kalanları da anlayışlı bir ortamda yıkılmadan hayatlarını devam ettirmektedirler.

    6-Paranoid bozukluk, organik bir akıl hastalığı değildir.
    draligus.com

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  2. #12
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    stat Paranoid Kişilik Bozukluğu

    Aşağıdakilerden en az dördünün olduğu ,genç erişkinlik döneminde başlayan ,başkalarının davranışlarını kotu niyetli şeklinde yorumlayıp, devamlı olarak güvensizlik ve kuşku duyma halidir.
    1-Yeterli bir temele dayanmaksızın başkalarının kendisini sömürdüğünden , aldattığından ya da kendisine zarar verdiğinden kuşkulanır.
    2-Dostlarının ya da is arkadaşlarının kendisine olan bağlılığı ya da güvenilirliği üzerine yersiz kuşkuları vardır.
    3-Söylediklerinin kendisine karsı kotu niyetle kullanılacağından yersiz yere korktuğundan dolayı sır vermek istemez.
    4-Sıradan sözlerden ya da olaylardan aşağılandığı ya da gözdağı verildiği biçiminde anlamlar çıkartır.
    5-Devamlı kin tutar, haksızlıkları, görmezden gelinmeyi ya da onur kırıcı davranışları affetmez.
    6-Başkalarınca hissedilmeyen ama kendisince algılanan , karakterine ya da saygınlığına saldırıldığı seklinde bir yargıya vararak, öfke ya da karşı saldırı ile birden tepki gösterir.
    7-Haksiz yere, esinin ya da arkadaşının sadakatsizliğiyle ilgili kuşkulara kapılır.

    Bu kişiler is arkadaşları veya dostlarının güvenilirliği ya da kendilerine bağlılıkları konusunda yersiz kuşkulara sahiptirler.Başkaları ile paylaştıkları konuların kendilerine karsı kullanılacağından korktuklarından dolayı çevrelerindekilere güvenmeye ya da yakınlaşmaya isteksizdirler. Kendilerine yöneltilen kişisel soruları bu nedenle yanıtlamayı reddedebilirler. Kendilerine yapılan iltifatları bile yanlış yorumlayıp, zıt anlamda kabul edebilirler. Kendilerine yapılan yardim önerilerini “yetersiz görülme”olarak algılayıp,geri çevirirler. Kıskançlık düşüncelerini destekleyen önemsiz kanıtlar toplayabilirler.İhanete uğramamak için yakın ilişkilerinde kontrolü ellerinde bulundurmak isterler. Sürekli esinin yada arkadaşının nerede olup,ne yaptığını izlemeye çalışır.

    Bu Kişilerin Davranış Tarzları
    Genelde geçinmesi zor kişilerdir. Birebir ilişkilerinde çoğunlukla sorunlar yasarlar, kuşkuları nedeniyle uzak dururlar,soğuk görünebilirler,sevgi göstermeyebilirler. Kavgacı ve kuşkucu nitelikleri karsısındakilerde de sert tepkiler doğurabilir, bu da onların beklentilerini gerçekleştirir. Güvensizlikleri nedeniyle kendi baslarına yeterlilik gereksinimleri yüksektir. İlişkide olduklarını sürekli kontrollerinde tutma ihtiyacındadırlar. Eleştiriye aşırı duyarlı olup,cephe alabilir, işbirliğine girmezlerken kendileri diğerlerini eleştirmeye,yakınmaya eğilimlidirler.Kendi yaptıkları yanlışlıklarda bile kendilerini suçsuz görüp, başkalarını suçlarlar. Farz ettikleri tehditlere karsı yasal yollara başvurabilirler. Başkalarına da bazı kişi ve durumların bu ur algılanan özelliklerini onaylatma ihtiyacı içindedirler. Kişilik yapılarının altında gerçeklere uymayan,hayali aşırı büyüklük, güçlülük düşünceleri vardır. Kendilerine yakıştıramadıkları eksiklik ve yanlışlıkları yansıtma ( projeksiyon) denen bir savunma mekanizmasıyla karsılarındakilere yansıtırlar.Toplumda farklı sosyokültürel gruplar, değişik etnik gruplar ya da başka sosyoekonomik düzeydeki kişilere yönelik olumsuz önyargılı düşüncelerle hareket edebilirler. Benzer paranoid düşünceleri olan ya da kolay ikna olan kişilerle bir araya gelip,gruplar ya da inanç sistemleri oluşturabilirler.Bu kişiler başkaları tarafından plancı, içlerini açmayan, kapalı kutu, pireyi deve yapan, kıskanç,tartışmacı kişiler olarak görülebilirler. Sürekli gergin olup, kendilerini rahat ve gevsek bırakamazlar.Çevrelerinde huzursuzluk yaratırlar.Aşırı temkinli davrandıklarından girişkenlikleri kısıtlıdır.

    Birlikte görülebilen psikiyatrik bozukluklar:
    -Majör depresyon
    -Saplantı-zorlantı boz. (obsesif- kompülsif boz.)
    -Alkol-madde bağımlılığı.
    -Diğer kişilik bozuklukları ( en çok şizotipal k.b.olmak üzere ayrıca narsistik,kaçıngan ve borderline k.b.)

    Çocukluk veya gençlik döneminde görünümü:
    Tek basına kalma, benzer yastakilerle arkadaşlıklarının iyi olmaması, kalabalık ortamlarda kaygı duyma, ders notlarının düşüklüğü, aşırı duyarlılık, tedirginlik, giyim,konuşma, düşünce itibari ile kendini kısıtlama, farklı hayaller ile kendini gösterebilir.

    Toplumda görülme derecesi:
    Genel toplumda % 0.5-2.5 arasında , ayaktan tedavi ile psikiyatri yataklı kurumlarında yatanlarda % 1 oranında görülmektedir.

    Kalıtımsal özellikler:

    Daha çok erkeklerde görülmektedir.Bu kişilik bozukluğunun ailesinde kronik şizofreni olanlarda daha çok görüldüğü gözlenmiştir. ayrıca ailede sanrısal (deluzyonel boz.) paranoid tipin varlığı ile de ilişkili olduğu düşünülmektedir.

    Paranoid düşüncelerin varlığı:
    Mahkumlarda, mültecilerde, yaslılarda, işitme kaybı olanlarda da paranoid fikirler zaman zaman artış gösterir.

    Paranoid K.B.nin olası sebepleri:

    Ailenin mantıkdışı ve aşırı baskıcı ezici nitelikteki öfkesinden etkilenen çocuğun bu duygularla özdeşip, sonrasında bu saldırgan dürtülerin farkında lığından kaçınmak için bu dürtülerin kendinde değil, karsısındakilerde olup,kendine yöneldiği seklinde bir yansıtma mekanizması ile gerçekleştiği düşünülmektedir. ayrıca bu kişilerin yetersiz, aşağılanmış ve kendilerine yardim edilemez hissettikleri, bu duyguların etkisini hissetmemek için çevreyi suçladıkları düşünülmektedir.

    Tedavi:
    Kişilerde güven ilişkisi kurmaya yönelik başlayan terapiler uzun sure ile sürdürülebildiği takdirde basarili sonuçlar vermektedir. Psikotik bozulma dönemlerinde küçük dozlarda antipsikotik grup ilaç tedavisi geçici olarak kullanılabilmektedir.

    donuşumkonagı . net

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  3. #13
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    stat Şizoid Kişilik Bozukluğu ve tedavisi

    Sosyal ilişkilere karşı ilgisizlik, soğukluk ve duygusuzluk

    Nedir?


    Şizoid kişilik bozukluğu sosyal ilişkilere karşı ilgisizlik, soğukluk ve duygusuzluk olarak ifade edilebilir. Bu hastalık ergenliğin başında duygusal ve sosyal olarak kişinin başkaları ile iletişim kuramaması ile kendini göstermeye başlar. Bu kişiler günlük hayatta normal insanlar gibi yaşamlarını sürdürebilirler ama başkaları ile anlamlı ilişkiler kuramazlar. Bütün hayatları boyunca yalnız yaşarlar, sürekli hayal kurarlar ve çoğunlukla hayvanlara aşırı bağlanma gösterirler. Başka insanların tahammül edemediği ve yalnız olmalarını gerektiren işlerde çalışabilirler. Tartışmalı olmakla birlikte bazı araştırmalar Şizoid kişilik bozukluğunun şizofreni başlangıcı olabileceği öne sürülmüştür. Şizoid kişiliği Şizofreniden ayrıran en önemli etken, bu kişilerin gerçek ile bağlantılarının kopmamış olmasıdır.

    Bu kişiler direk olarak kışkırtıldıkları zaman bile öfkelerini yansıtmakta zorlanırlar. Çoğunlukla önemli yaşam sorunlarına yada negative olaylara tepki vermezler ve pasif bir tavır gösterirler.

    Şizoid kişiler bireyselliğe, yalnızlığa ve kendi başına olmaya değer veren kişilerdir. Kendi duygularını inceleme konusunda hiç bir arzuları yoktur. Başkalarından farklı olduklarını algılamalarına rağmen bu konuda her hangi bir rahatsızlık hissetmezler. Bu kişiler başkalarından nefret etmezler sadece çevrelerinde insan olmadan daha rahat olduklarına inanırlar.

    Araştırmalar bu kişilerin evlenebildiklerini ve değer verdikleri insanlar olmadığında kendilerini kaybolmuş hissettiklerini göstermektedir. Fakat bu kişiler çevrelerinde olduğu zaman bu sefer de kendilerini baskı altında hissederler. Dolayısıyla Şizoid kişiler fazla yakınlık aramayan ve duygusal ilişki istemeyen insanlar ile daha rahat hissederler. Diğer bir deyimle bu kişiler için evlilik ev arkadaşı edinmek gibi bir anlam taşır. Eğer özel bir ilişki geliştirmezler ise çoğunlukla kardeşleri yada başka akrabaları ile fazla yakınlık kurmadan yaşarlar.

    Belirtiler
    1.Güçlü duygular yaşamazlar
    2.Arkadaşlık ilişkisi kurmayı istemez yada zevk almaz
    3.İnsanlarla iletişim gerektiren bütün sosyal aktivitelerden kaçar
    4.Başka insanlara yabancılaşma yada duygusal olarak soğukluk
    5.Hiç bir arkadaşı yoktur
    6.Övgü yada eleştiriye karşı hiç tepki vermez
    7.Soğuk ve umursamaz davranır
    8.Duygularında hemen hemen hiç değişim olmaz

    Tedavi

    Bu hastalığa sahip kişiler çok ender olarak tedaviye gelirler. Her hangi bir insan ile iletişim kurmayı istemedikleri için terapi oldukça problemli olabilir. Bu nedenle bir psikolog yada psikiyatrist ile yapılan bireysel terapinin pek başarılı olmadığı ortaya konmuştur. Zorlayıcı olmayan bir destek grubunun yalnızlık duygularını iyileştirmede ve insanlar ile ilişkiye girme korkusunun aşılmasında daha faydalı olduğu görülmüştür.

    Bireysel terapinin başarılı olabilmesi için uzun zamanlı güven ilişkisinin oluşturulması gerekir ve ancak bu şekilde terapist hastanın ilişkiler konusunda ki gerçekçi olmayan inançlarını değiştirmesine yardımcı olabilir. Terapist ile iletişim geliştikçe kişi başkaları ile olan ilişkilerine yeni bir bakış getirmeye başlayabilir.

    İş, ev yada aile bireylerinden birinin kaybı kişinin ciddi hastalıklar geliştirmesine yol açabilir. Bu hastalarda ilaç kullanımı önerilmez, fakat kısa zamanlı tedavilerde aşırı depresyon ile alakalı semptomların giderilmesinde kullanılabilir.

    ALINTI

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  4. #14
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    stat Kişiliğinizdeki bozukluğu tanımlayın: Korkak, agresif, şüpheci

    Kişilik Bozuklukları kaç guruba ayrılır?
    Kişilik bozuklukları 3 gruba ayrılır.
    Grup: Paranoid Kişilik Bozukluğu, Şizoid Kişilik Bozukluğu, Şizotipal Kişilik Bozukluğu'ndan oluşan guruptur.
    Grup: Antisosyal Kişilik Bozukluğu, Borderline Kişilik Bozukluğu, Histeriyonik Kişilik Bozukluğu ve Narsistik Kişilik Bozukluğu'ndan oluşan gruptur.
    Grup: Çekingen Kişilik Bozukluğu, Bağımlı Kişilik Bozukluğu ve Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğundan oluşan gruptur.

    Kişilik bozuklukları genellikle hangi sebeplerle ilgilidir?

    Prof. Dr. Arif Verimli: Kişilik bozuklukları şu sebeplerle ilgilidir:
    - Çocuklukta oluşan ve yerleşen mizaç unsurları
    - Merkezi sinir sistemi bozuklukları
    - Anne ve babanın çocuk yetiştirirken sergiledikleri tutum
    - Kültürel faktörler
    - Fiziksel çevre
    - Beyin hastalıkları
    - Biyolojik Faktörler
    - Psikoanalitik Faktörler (Bilinçaltı faktörler)

    Paranoid Kişilik Bozukluğu nasıl bir kişilik bozukluğudur?
    Ortada tam ve geçerli bir kanıt bulunmaksızın, herhangi bir gerçekçi temel bulunmaksızın, kişinin aldatıldığından, takip edildiğinden, kullanıldığından, kendisine zarar verildiğinden veya zarar verilmek istediğinden aşırı derece kuşkulanması olarak tanımlanabilir. Çevresindekilerin samimiyetinden, bağlılığından ve güvenilirliğinden emin değildir. Sıradan olay ve durumlardan kendisine karşı bir aşağılanma, küçük düşürülme veya gözdağı verilmesi gibi anlamlar çıkarır. Sürekli kin besler. Görmezden gelinmeyi bağışlamaz. Yeterli ve gerçek bir kanıt olmaksızın eşinin/partnerinin sadakatinden sürekli şüpheler duyar. Karşısındakinin sözlerinden kendince anlamlar çıkararak hiçbir sebep yokken öfkeyle saldırıya geçebilir. Bu kişiler patolojik olarak kıskançtırlar. Güvensiz, şüpheci, tedirgin ve gergindirler. Genellikle soğuk ve ciddidirler.

    Paranoid Kişilik Bozukluğu nasıl tedavi edilir?
    Genellikle bütün kişilik bozukluklarının tedavisinde kullanılan en temel ve birincil yöntem Psikoterapidir. Farmakoterapi (İlaç tedavisi) ikincil tedavi olarak yararlıdır.

    Paranoid hastalar başkalarına karşı çok güvensiz olduğundan sır vermekten inanılmaz çekinirler. Bu sebeple terapide güvenlerini sağlamak çok önemlidir. Grup terapisi paranoid bozuklukta uygun değildir. Bireysel görüşmeler şeklinde uygulanan profesyonel psikoterapiler başarılı sonuçlar verir. Psikoterapiye ilaç tedavisi ile destek verilerek tedavi devam ettirilir.

    Şizoid Kişilik Bozukluğu nasıl tanımlanabilir?
    Şizoid Kişilik Bozukluğu teşhisi, yaşam boyunca sosyal çekingenlik gösteren hastalara konur. İnsan ilişkilerinde donuk, kısıtlı, içe dönük, tuhaf, kapalı, izole ve yalnızdırlar. Yakın ilişkilere girmez ve girmekten zevk almazlar. Genellikle gün boyu tek bir konuya odaklanır ve o konuya takılarak başka hiçbir etkinliğe katılmaz. Sırdaşları ve arkadaşları yoktur. Cinsel etkinlikleri ya hiç yok ya da çok azdır. Ne övülmekten ne yerilmekten etkilenmez. Duygusal tepkisizlik, soğukluk, ilgisizlik, tekdüze duygulanım, yaşamdan kopukluk hakimdir. Sessiz, uzak, güncellikten habersiz, kimseyle yarışmayan, pasif kişilerdir. Hiç evlenmeyebilirler. Kendileriyle ilgili projelerden çok, evren, din, felsefe, açlık, astronomi, zooloji... Gibi konularda tuhaf projeler üretirler.

    Şizoid Kişilik Bozukluğu nasıl tedavi edilir?
    Prof. Dr. Arif Verimli: Şizoid Kişilik bozukluğunun temeli erken çocukluk dönemidir. Genellikle tedavisi Paranoid Kişilik Bozukluğuyla aynıdır. Ancak Şizoid Kişilik bozukluğunda Grup terapisi de kullanılabilir. Gruba alışınca grup arkadaşlarını önemser ve izolasyondan uzaklaşabilir.

    Şizotipal Kişilik Bozukluğu nasıl bir kişilik bozukluğudur?
    Hastalar aşırı derecede tuhaf ve gerçekliğe yabancılaşmışlardır. Büyüsel inanış ve düşünceler, garip fikirler, batıl inançlara tutulma, gaipten sesler ve kişilerle görüşmeler ve mesajlar aldığına inanma, telepati ve altıncı his saplantısı, imkansız düşler kurarak bunlar üzerinde sürekli düşünme şeklinde tanımlanabilir. Kişinin duygu, düşünce ve davranışlar birbirinden bağımsızlaşarak savrulur. Düşünsel ve içsel özel güçlerinin olduğuna inanırlar. Konuşmaları net değildir ve yorum gerektirir. Yakın ilişkilere girerken rahatsızlık duyma veya zorlanma ortaya çıkar. Kişilerarası ilişkileri bozulur. Bilişsel algıları çarpıklaşır. Arkaik (ilkel) fikirler öne sürer. Derin dünya, derin evren kavramlarını irdeler.

    Şizotipal Bozukluğun tedavisiyle ilgili bilgi verebilir misiniz?
    Psikoterapide Psikiyatrist hastanın akıldışı ve sıra dışı inanışlarını, büyü ve benzeri saplantılarını, batıl inançlarını gülünç bulmamalı ve yargılayıcı olmamalıdır. Ancak bu şekilde hasta kazanılabilir. Zaman içerisinde terapiye uyumlandırılan hasta gerçeklerle tanışır. Edindiği inanışları terk eder. İlaç tedavide etkin ve yardımcıdır.

    Paranoid, Şizoid ve Şizotipal Kişilik Bozukluklarının toplumlarda görülme oranı nedir? Kadın ve erkeklerde görülme oranı farklı mıdır?
    Paranoid Kişilik Bozukluğunun toplumlarda görülme oranı % 2'dir. Paranoid Bozukluk erkeklerde kadınlarda oranla daha fazla görülmektedir. Ailevi temelleri bulunmaktadır. Yapılan bir araştırma azınlıklar ve göçmenler üzerinde daha yaygın olduğunu göstermesi açısından önemlidir. Şizoid Kişilik Bozukluğunun yaygınlığı tam olarak bilinmemekle birlikte genel popülasyonun % 7'sini etkilediği söylenebilir. Erkeklerde 2 kat oranla daha fazladır. Şizotipal Kişilik Bozukluğu görülme oranı % 3'tür. Kadın ve erkek arasındaki oransal fark bilinmemektedir.

    Antisosyal Kişilik Bozukluğunun ayırıcı tanı ölçütleri nelerdir? Antisosyal Kişilik Bozukluğu nasıl tarif edilebilir?

    Antisosyal Kişilik Bozukluğu, halk arasında "psikopat" diye tarif edilen kişilerin gösterdikleri davranış bozukluklarıyla tanımlanabilen bir kişilik bozukluğudur. Bir bireyin 15 yaşından itibaren sürdürdüğü, başkalarının haklarını yok sayma ve başkalarının haklarına saldırma şeklinde gelişen kişilik bozukluğudur. Suça ve tutuklanmaya yönelik davranışları devam ettirme, yasalara ve toplum kurallarına başkaldırı, zevk için veya kendi çıkarı için huzur bozma, saldırganlık, sorumsuzluk, vicdan duygusunun yokluğu, yetersizliği, başkalarına zarar vererek zevk aldığında dahi kendini haklı çıkaracak bir model oluşturma şeklinde gelişen bir bozukluktur. Bu kişiler gergin, huzursuz, öfkeli, umursamaz, acımasız, bencil ve sadistiktik. Başkalarına zarar verdikleri gibi kendi bedenlerine de kesici ve delici aletlerle izler bırakırlar. Alkol ve madde kullanımı bu grupta yüksektir.

    Borderline Kişilik Bozukluğu için tanı ölçütleri nelerdir?

    Benlik algısı ve duygulanımda tutarsızlık, belirgin dürtüsellik, otomatik ve ölçüsüz çabalar gösterme, bir şeyi ve ya kişiyi gözünde aşırı büyütme ve göklere çıkarma ve yerin dibine batırma tarzında gidip gelen tutarsız kişilerarası ilişkiler, para harcama, cinsellik, madde kullanımı ve çılgınca araba kullanma gibi sonu zarar veren dürtülerin en az ikisini şiddetle yapma, yineleyen intihar davranışları, çevresindekilere kendini öldürmekle ilgili gözdağı verme, boşlukta olma, öfke, hırçınlık, kavgacılık, hiddet ve kimi zaman paranoid düşünceler taşıyan kişiler için borderline diyebiliriz.

    Antisosyal Kişilik Bozukluğu ve Borderline Kişilik Bozukluğu arasındaki fark nedir?
    Borderline en basit anlatımla kadının antisosyalidir. Çünkü kadınlarda erkeklerden 3 kat daha fazla görülür. Bu iki kişilik bozukluğu birbirlerine çok benzer ayırt etmek zordur. Antisosyal Kişilik Bozukluğu ise erkeklerde 3 kat daha fazla görülür.

    ALINTI

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

Benzer Konular

  1. Hirsiz olarak mağazaya girdi müslüman olarak çıktı
    YukseLL Tarafından ilginç konular Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 02-11-2014, 05:20 PM
  2. Bilgisayarınız ne zaman uyuyacak ne zaman çalışacak siz karar verin
    YukseLL Tarafından Ücretsiz Programlar (Freeware ,Shareware ) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 17-04-2012, 06:11 PM
  3. Smear Ne Zaman, Ne Sıklıkla Alınmalıdır?
    dogangunes Tarafından Kadın Sağlığı (jinekoloji) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 11-03-2010, 09:58 AM
  4. Performans Anksiyete
    İnci Tarafından Ruh Sağlığı (Psikoloji) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 10-11-2009, 03:13 PM
  5. Sorun: GÜVENMEK
    aylin90 Tarafından Dert Köşesi (güzin abla) Foruma
    Yorum: 9
    Son mesaj: 03-03-2009, 09:18 PM
Yukarı Çık