KAYGI BOZUKLUKLARI

Kaygı, yani korku ve endişe duygusu psikoloji içinde herkesi sık sık etkileyen ve pek çok insanı ilgilendiren tek konudur. Kaygı duygu durumu pek çok psikopatolojik konuda olduğu gibi normal yaşamda da insanların psikolojisinde önemli bir rol oynamaktadır. Pek az kişi normal yaşamda bir haftayı korku veya endişe duygusu yaşamadan geçirmiştir. Normal yaşamda karşılaşılan bu kaygı durumu süre olarak ve şiddet olarak fazla bir şekilde devam ederse kaygı bozukluğu şeklini alır.

Kaygı bozukluğu tanısı, kişisel olarak yaşanan kaygının bulunduğu durumlarda konur. DSM-IV'de altı temel kategori vardır: Fobiler, panik bozukluk, genellenmiş kaygı, obsesif-kompulsif bozukluk,travma sonrası stres bozukluğu ve akut stres bozukluğu. Bu durumlarla birlikte kaygı bozukluğu görülebilir. Bu birlikte görülme iki nedene bağlıdır. Birincisi, bu kategoriye giren belirtilerin özgül olmamasıdır. İkinci olarak, kaygı bozukluklarına yol açan patojenik süreçlerle ilgili yeni düşünceler başka bozukluklara da uygulanmaktadır.


Örnek Bir Durum:

Yirmiyedi yaşında bir şarkıcı bir arkadaş tarafından değerlendirmeye gönderilmişti. Sekiz ay önce erkek arkadaşı ile bir saldırıya uğramış, kendisi zarar görmeden kaçabilmiş ama erkek arkadaşı bıçaklanmış ve ölmüştü. Bir yas sürecinin ardından her zamanki durumuna dönmüş, polise araştırmasında yardım etmiş ve ideal bir görgü tanığı olarak değerlendirilmişti. Bununla birlikte bir adamın cinayet suçlamasıyla tutuklanmasından kısa bir süre sonra hasta tekrarlayan kabuslar görmeye başlamış ve suçun işlendiği geceye ilişkin çok canlı hatırlamalar yaşamaya başlamıştı. Rüyalarında sık sık kan görüyor ve kendini uğursuz pelerinli figürlerin izlediğini belirtiyordu. Gündüz özellikle de bir yere yalnız yürüken sıklıkla hayaller içinde dalıp gidiyor ve nereye gittiğini unutuyordu.

Arkadaşları onun kolayca irkildiğini ve zihninin meşgul göründüğüne dikkat etmişlerdi. Parasının üzerini veya aldığı şeyleri dükkanda bırakıyor veya beklerken ne almaya geldiğini hatırlamıyormuş. Huzursuz bir biçimde uykuya dalıyor ve işine konsantre olmakta zorluk çekiyormuş. Giderek arkadaşlarından uzaklaşıyor ve çalışmakta da zorluk çekiyormuş. Tam olarak bunların neden olduğu açık olmasada erkek arkadaşının katledilmesiyle ilgili önemli oranda suçluluk hissediyordu