En iyi mafya filmleri, unutulmaz mafya filmleri, Mafya Filmleri

The Godfather - (Baba)
Gösterime girdiği dönemden beri bir klasik haline gelen, sadece mafya filmleri değil bütün filmler arasında, uzmanların veya oylamayla yapılan araştırmaların, listelerin hep en üst sıralarında yer alan bir şaheser Baba filmi.

Mafya filmlerinin baş yapıtlarından biri olarak kabul edilen , Mario Puzo'nu romanından esinlenerek yayınlanan Godfather serisinin başlangıcı olan bu filmde Al Pacino ve Marlon Brando gibi dev isimler yer almaktadır. 1972 yapımı Ford Coppola'nın yönetmenliğini yaptığı filmde New York'ta yaşayan, güçlü bir İtalyan ailesinin hikayesi anlatılıyor. The Godfather II'de ilk film kadar başarılıdır öyleki bir serinin en iyi film sıralamasında ikinci filmi, ilk filmi geçtiği çok görünmemiştir. Ama Godfather 2 filmi buna çok güzel bir örnek...

Goodfellas - (Sıkı Dostlar)
Ünlü yönetmen Martin Scorsese imzalı 1990 yapımı Goodfellas uyuşturucu, mafya, arkadaşlık ve ihanetin birarada anlatıldığı en iyi mafya filmleri arasında ...

Yaşayan efsane Martin Scorsese'nin elinden çıkan ve günümüz sinemasının en başarılı mafya filmleri arasında gösterilen Goodfellas, 6 dalda Oscar'a aday gösterilmiş ve harika performansı bitmek bilmeyen enerjisi ile Joe Pesci'ye En iyi yardımcı erkek oyuncu Oscarını kazandırmıştı.

Filmi genel olarak Henry (Ray Liotta) ve onun karısı Karen'in (Lorraine Bracco) ağızından dinliyoruz. Tutucu bir ailenin oğlu olan Henry'nin okulla arası pek iyi değildir ve en büyük arzusu caddenin hemen karşısında bulunan ve genelde mafya üyelerinin uğrak yeri olan otoparkta çalışmaktır. Ve Henry okul öncesi burada çalışmaya başlar, önceleri getir götür işlerine bakar. Gün geçtikçe okulu asmaya ve yeni ortamında daha fazla vakit geçimeye başlar. Sonrasında ise kendini yavaş yavaş mafyanın içinde bulur. Jimmy Conway (Robert De Niro) ve Tommy De Vito (Joe Pesci) ile iş yapmaya başlayacaktır. Bu üçlü büyük işler yapmaya başlar fakat daha sonrasında Henry hiçte girmek istemeyeceği uyuşturucu işinde bulur kendini ve işler yolunda gitmemeye başlar.

Olağan Şüpheliler
Kaliforniya, San Pedro limanında demirlemiş bir gemide, Keyser diye seslenildiği anlaşılan bir adam, yerde yarı uzanmış, oturmakta olan Keaton ile konuşmaktadır.

Scarface (Yaralı Yüz)
Bir numarayı genellikle "The Godfather" olarak düşünülür. Al Pacino'nun oynadığı 1983 yapımı Scarface benim için bu türün en iyi örneği. Tony Montana'nın mafya içinde yükselişinin hikayesini o kadar sürükleyici bir biçimde anlatıyor ki filmi izlerken zamanın nasıl geçtiğini fark etmeniz pek mümkün görülmüyor.

Pulp Fiction (Ucuz Roman)
Bir mafya filmi olarak nitelendirmek mümkünse de salt bir mafya filmi olmadığı için belki de üçüncü sıraya yerleştirdim. Pulp Fiction, Tarantino'nun sıradışı kurgusuyla izleyene farklı bir film seyri yaşatıyor.

The Departed (Köstebek)
Heyecan'ın azalmadığı filmlere bir örnekte Köstebek olmalı. Polis teşkilatı içine mafyanın yerleştirdiği bir köstebek ve mafya içine yerleştirilen bir polisin hikayesi. Ben 2006 yılı yapımı Leonardo DiCaprio, Matt Damon'lı filmi izledim. Mükemmel denilebilir.

Reservoir Dogs (Rezervuar Köpekleri)
Bir Tarantino klasiği daha kendilerine renk isimleri veren ve birbirlerini tanımayan kişilerden oluşan bir soygun çetesinin hikayesi anlatılıyor. Kısıtlı mekanda çekilen ve olayı yaşıyormuşsunuz gibi hissettiren özel bir film.

Casino
Martin Scorsese'den kumarhane dünyası üzerinden ilerleyen bir mafya hikayesi. Sam Rothstein isimli kumarhane müdürünün çevresiyle ilişkilerini anlatan film mafya babalarının sahibi olduğu kumarhaneyi ve küçük işlerde kullanılan Nicky Santaro'nun hikayesini de içermekte.

Road the Perdition (Azap Yolu)
Bir mafya tetikçisinin içinde bulunduğu mafya grubuyla ilişkilerini konu edinen, 1931 yılında Amerika'da geçen film, aynı zamanda bir baba oğul hikayesine de yer veriyor. Baba oğulun yolculuğu içinde av ve avcı karışacak ve nihayet iyi bir finalle bitecektir. İlk onbeş dakikası pek sürükleyici olmasa da sabretmek lazım. Hikayenin devamı sürükleyici ve merak uyandırıcıdır. Tom Hanks'in başrolünde oynadığı film, 2003 yılında en iyi sinematografi dalında Oscar'ı kazanmış.

Izzat
Bir çoğunuz için tanıdık olmayan bir filmde sıra. Norveç'te ki Pakistanlıların hayatlarını yansıtan bir film. Mafya'ya katılan ve hayatları alt üst olan üç arkadaşın hikayesini anlatıyor. Olayları daha gerçekçi bir gözle izlemek isteyenler için...

The Usual Suspects (Olağan Şüpheliler)
Kaiser Söze isimli yarı Türk efsanevi bir mafya babasının zorla görevlendirdiği beş suçlu, bir gemi baskını yapacaktır. Heyecanın azalmadığı sürükleyici ve şaşırtıcı bir film.

Miller Crossing (Miller Kavşağı)
Bir fötr şapkalı adamlar filmi. Coen kardeşlerden modern bir kara film. Bahis işleri organize eden Caspar adındaki adam bir mafya grubunun lideridir. Fakat ekibinden bir uyanık bu bilgileri kullanarak vurgun yapar fakat uyanık Bernie, Leo adındaki daha büyük bir mafya grubunun korumasındadır. Caspar, Bernie'yi öldürmeyi kafasına koymuştur, fakat Leo buna engeldir. Leo'nun yardımcısı Tom ise Leo'nun bu işe karışmasından hoşlanmamaktadır. Gerisi Tom'un satrancı gibidir. Ben filmi sürükleyici buldum. tavsiye ederim.

A Prophet (Bir Peygamber)
Fransa yapımı iddaalı bir filmde sıra. Malik adlı kimliğinden kopmuş bir Arap genci cezaevine düşer. Cezaevini kontrol eden Korsikalı mafya grubu Malik'i başka birini öldürmesi için zorlar. Malik cinayetinin ardından Korsikalı mafya grubunun el ayak işlerini yapar. Zamanla mafya liderinin en has adamı olacak. Cezaevinin dışına çıkma fırsatı bulduğunda kendi hesabına çalışmaya başlayacaktır. Fevkalade sürükleyici bir hikaye.

The Untouchables (Dokunulmazlar)
Robert De Niro, Kevin Costner, Andy Garcia, Sean Connery gibi dev isimleri bir araya getirmiş bir zamanların Amerika'sında ki içki yasağını ve Al Capone'u konu edinen bir film.