Merhaba




“Xelilo’nun hikayesini ancak kendi dili ile anlatırsak hakkını verebiliriz diye düşündük.
Çünkü herkesin kendi hikayesini kendi dili ile anlatma ve dinleme hakkı var”
İlke Kamar

Çekimleri bugünlerde Mardin’in Nusaybin ilçesinde devam eden Kene Spi (Beyaz Gülüş) filminin yönetmeni Shiar Abdi’yle, Kene Spi’yi ve filmin baş karakteri Xelilo'nun hikâyesini konuştuk.
Film, 1980 askerî darbe döneminde Nusaybin'in delisi Xelilo'nun hikâyesini konu ediniyor. Kürtçe olarak çekilen filmde oyuncular ağırlıklı olarak çocuklar. Mardin ve Nusaybin halkı ise filmin diğer oyuncuları. Film, Kürt tiyatro oyuncusu Selamo’nun canlandırdığı köyün delisinin (Xelilo) çocuklarla olan ilişkilerini, onlarla çoğu zaman konuşmadan kurduğu iletişimi anlatıyor. 1.5 yıl önce çalışmalarına başlanan filmin çekimleri halen sürmekte. Aralık ayında tamamlanması planlanan ‘Kene Spi’nin 2010’un bahar aylarında vizyona girmesi bekleniyor. Filmi yönetmeni Shiar Abdi'yle ‘köyün delisini’, Kene Spi’yi konuştuk.

»Filmin çıkış noktasından söz eder misiniz, nasıl karar verdiniz böyle bir film yapmaya? Temel amacınız neydi?
Aslında film fikri, bir şiirle ortaya çıktı. Kürt Tiyatro oyuncusu Selamo’nun, filmin kahramanı olan deli, yani Xelilo ile ilgili yazdığı bir şiir vardı. 2008 yılında bir gün Selamo ile o şiiri konuşurken, şiirden nasıl bir hikaye çıkabilir veya bunu nasıl filme dönüştürebiliriz diye konuşmaya başladık. Ardından Selamo bu fikri olgunlaştırarak senaryo yazımına başladı. Senaryo yazımı ve filmin alt yapı hazırlıkları derken aradan bir buçuk yıl geçti. Küçük bir yapım grubu bu süre içerisinde gerçekten çok ciddi imkansızlıklara rağmen hazırlıkları tamamladı. Filmin alt yapısı için belki binlerce görüşme yaparak, neredeyse yoktan var ettiler ve bence büyük bir teşekkürü hak ettiler.

»Xelilo nasıl biriymiş biraz bahseder misiniz?
Yaşantısının ayrıntılarına ilişkin bilgi vermeden şunu söyleyebilirim. Köyde herkesin bildiği, tanığı ve sevdiği bir insan. Onun hayat karşısındaki zorluğunu çocuklar çözümlemiş olmalı ki onlardan biri gibi kabul etmişler. Onun çocuk ruhuyla çocukların ruhu buluşmuş...

»Filmin oluşum sürecinde ne gibi zorluklarla karşılaştınız?
80’ler, hatta daha gerilere giden bir hikaye olmasından dolayı, o dönemi yansıtmak açısından çeşitli zorluklar yaşadık. Çünkü film hazırlanmış bir platoda değil, Nusaybin sokaklarında, Kızıltepe’de ve Diyarbakır’da çekiliyor. Mesela ilçenin çarşısı ve caddelerini o döneme uyarlamak elbette zor. Ancak o atmosferi yarattığımızı düşünüyoruz, ama sonuçta izleyici son kararı verecek.

»Çekim esnasında çevreden nasıl tepkiler aldınız? Filmi Nusaybin’de çekmenin kolaylıkları, zorlukları neler oldu?
Hikâyemiz, Nusaybin’de yaşanmış olan gerçek bir olaydan esinlenilerek yazıldı. Ve kahramanımız Xelilo, Nusaybinlilerce tanınan biri. Bu nedenle bu hikayeyi Nusaybin’de çekmenin avantajları var. Nusaybinliler Xelilo’yu dolayısıyla filmi sahiplendiler, bu da bizi mutlu etti. Sürekli ihtiyaçlarımızı sordular. Gösterdikleri sabır ve anlayıştan ötürü herkese minnettarız.
»Film ekibinde kimler yer alıyor?
En başta da belirttiğim gibi hikaye ve senaryo Selamo’ya ait. Selamo aynı zamanda başrol oyuncusu, yani Xelilo. Yapım ekibi olarak çok kalabalık sayılmayız. 5-6 kişilik bir grup, filmin tüm çekim hazırlıklarını organize ediyor.

»Film daha çok amatör oyunculardan oluşuyor. Oyuncuların birçoğu çocuklar. Zorluk yaşıyor musunuz veya yaşadınız mı?
Filmde yaklaşık 300 kişi oynadı. İçlerinde profesyonel tiyatrocular da vardı ancak, çoğu amatör oyuncular ve bu bölgede yaşıyorlar. Tabi büyük kısmı çocuklar.
Çoğunluğu çocuklardan oluşan bir oyuncu grubu ile çalışmak başta zor gibi görünse de, biz böyle bir sorun yaşamadık. Çocuklar çok uyumlu ve ne yapmaları gerektiğini çok iyi anlıyorlar. Aramızda iyi bir iletişim oluştu ve onlar işlerini çok ciddiye alıyorlar. Bu da işimizi oldukça kolaylaştırıyor.

»Filmin finansman kısmını nasıl aştınız?
‘Kenê Spî’, arkasında çok ciddi finans dayanağı olmayan bir proje. Kendi imkanlarıyla yürütülmeye çalışılması elbette sıkıntılara yol açıyor. Çekim yaptığımız yerlerin belediyeleri dışında herhangi bir sponsorluktan söz edemeyiz. Bunun dışındaki tüm ihtiyaçlar kişisel olarak giderilmeye çalışılıyor. Tümüyle sıkıntılarımızı aşmış değiliz.

» Filmin dili Kürtçe. Neden böyle bir tercih yaptınız?
Xelilo’yu, Nusaybin’i olabildiğince sade ve gerçek bir şekilde anlatmaya çalıştık. Bu nedenle filmin dili tümüyle Kürtçe. Bu bizim tercihimiz, çünkü Xelilo’yu ancak kendi dili ile anlatırsak hakkını verebiliriz diye düşündük. Herkesin kendi hikayesini kendi dili ile anlatma ve dinleme hakkı olduğunu düşündük ve bundan yola çıktık.

»Filmin müziklerinin hazırlanış süreci nasıl gerçekleşti. Müzik olarak seçimleriniz neler oldu?
Filmin müzikleri henüz tamamlanmadı. Görüşme aşamasındayız.

»Son olarak, çekimler hangi aşamada?
Çekimlerimiz tamamlandı sayılır.

Nusaybin’in delisi Xelilo - Sinema Haber