Denmark,Sweden,Norway,Finland,UK,France,Germany,Ne therlands
Dil: English
Slogan: A quiet little town not far from here.



İnsan kötü müdür, yoksa iyi mi?
Yaşamaya hakkı olmayacak kadar kötülük yapabilir mi?
En iyi olarak gördüğümüz insan, gerektiği zaman en aşağılık şeyler yapabilir mi?
Peki bu hâle gelmesinin sebebi nedir?
Koşullar mı, yoksa doğası mı?
Kötüyle savaşabilmek için kötü olmak mı gerekir, yoksa çoktan o kötülüğün içine çekilmişmisindir?
Peki ya, kötülükten yana olmamayı tercih edip de, iyilerin peşinden gitmek istediğinde hep o bilindik son yaşanıp, kötüler daha çabuk kazanmaz mı?

Kötülerle savaşmayı bıraktığındaysa, bu sefer de kendinle savaşmaya başladığını görürsün. Sen kendinle savaşmaya başladığında, başkaları yine seninle savaşmaya devam eder. Sen kendinle savaşmaktan bıkarsın, ama onlar senle savaşmaktan bıkmaz. Kendinle savaşmaktan yorulursun, yorulduğun için yine sen kötü olursun. İyi niyetli olman da artık pek bir işe yaramaz. Sen ne kadar bağışlayıcı olursan, seni suçlamaları o kadar kolaylaşır ve bu döngü bu şekilde sürüp gider. Peki ya doğasına aykırı olan insanlar? İşte bu insanlar "gerçek" iyilerdir. Hem de yaşamaya hakları olamayacak kadar, itilip kakılacak, eziyet çekecek kadar iyi... O yüzden, Hümanizm ne yazık ki kimsenin iyi olmasını sağlayamaz...

Lars Von Trier, sıradışı anlatımıyla, kimsenin göründüğü kadar kötü olmadığını, daima içinde bir yerde, o kötülükten daha da fazlasını barındırdığını Dogville sayesinde bizlere öyle güzel anlatır ki, Grace'in başına gelenlere seyirci kaldığımız için sinirlerimiz gerilir, oynadığı pollyannacılık oyununa ve her şeyi bağışlamasına tahammül edemeyip filmin son anına kadar içimizdeki intikam alma duygusuna yenilmeye, tüm bu olanlardan dolayı kasabadaki insanların cezalandırılması isteğine boyun eğmeye başlarız. İşte tüm bu diken üstünde geçen yaklaşık 3 saatlik zaman zarfı boyunca, insan denen canlının doğasının nasıl da kötülüğü yavaş yavaş etrafına zerk ettiğine tanık oluruz.


"Öyle bir kasaba düşünün ki, fakir insanlar, basit hayatlarını, huzur içinde, doğayla başbaşa ve birbirleriyle sorun yaşamadan sürdürsünler. Ancak aralarında problem çıkmamasının sebebi iyi niyetli ve anlayışlı olmalarından ziyade, etliye sütlüye karışmamayı tercih eden tavırları olsun. İçlerinden bin türlü şey geçsin de, dışarıya bunun pek azını yansıtsınlar. Başkalarıyla uğraşmak ya da kurulu düzeni bozmak istemedikleri için hiçbir sorun yok gibi davransınlar. Bir aldatmaca, bir yalanlar silsilesi, bir görmemezlikten gelme hâli sürüp gitsin; kimseyi ve hepsinden önemlisi kendini bilmeme ve bilmek istememe hali..."

kaynak

Yıllar öncesinde seyredip hç bir şey anlamadığım lakin sonrasında hayran olduğum bir yapıt...İyi seyirler