Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5
  1. #1
    Tecrübeli Üye diojen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesaj
    437
    Rep Gücü
    19530

    kısa ve öz ....

    Kısa Film Nedir ?

    Kısa film, gevezelik yapmadan kısa zamanda çok şey anlatma esasına dayanır.

    Kısa filmler kısa süre içerisinde birçok şeyi ifade edebilen yapıtlardır.

    "Kısa filmin çekilmesinin sebebi, ekonomik kaygılar değildir. Kısa filmlerin süresi bir dakika ile altı yedi dakika arasında değişir. Kısa film başlı başına bir sinemadır. Kısa film, uzun filme atlama aracı olarak görülmemelidir"

    Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nin düzenlediği Uluslararası Kısa Film Günlerinde
    İstanbul Kısa Filmciler Derneği Kurucusu ve Başkanı Oktay GÜZELOĞLU

  2. #2
    Tecrübeli Üye diojen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesaj
    437
    Rep Gücü
    19530
    10 MINUTA


    Yönetmen : Ahmet İmamovic
    Senaryo : Srdjan Vuletic


    [YOUTUBE]ppAn0LNU_V8[/YOUTUBE]

    türkçe altyazılısı
    Değerlendirme

    Ahmet İmamovic,10 minuta isimli kısa filminde 1993-1994 yıllarında meydana gelen Bosna Hersek savaşını ele almış.Değindiği konu,yaşadığımız dünyanın en acı gerçeklerinden birisi.İtalya'da bir Japon turistin tatilde çektiği fotoğraflarını tab ettirdiği 10 dakika içerisinde,farklı bir coğrafyada,Bosna- Hersek'te bir hayat mahvoluyor ve çok büyük bir vahşet yaşanıyor.Sadece 10 dakikada..

    Filmin,İtalyan fotoğrafçı,Japon turiste son teknolojiyle artık fotoğrafların sadece 10 dakikada tab edilebildiğinden bahsediyor.Gerçektende,teknoloji sadece fotoğraf alanında değil,her alanda çok gelişti.Hayatta bir çok şey eskisine göre çok daha kolay.Belkide bu hızlı gelişime ve kolaylıklar başımızı döndürdü.Kendimizi çok kaptırdık.Baş döndürücü bir hızla gelişen dünyada,küçük oyunlarımıza kendimizi çok kaptırdık.Etrafımızda olup bitenlere duyarsızlaştık. Fimdeki,Japon turist biziz aslında.Biz 10 dakikada tatil fotoğraflarımızı tab ettirirken,günlük hayatımıza, eğlencemize devam ederken,dünyanın farklı bir köşesinde mahvolan hayatları unuttuk. Hergün işe,okula gidip gelen,akşamları saatlerce ekran karşısında aval aval televizyon izleyen,şimdi bilgisayar karşısındaki,şimdi televizyon başındaki,şimdi ailesiyle gülüp eğlenen,belki sokaklarda el ele gezinen bizleriz.Hepimiz iyi niyetli ama (belkide farkında bile olmadan) duyarsızlaşmış Japon turisleriz.

    Peki Memo?! Kanlar içindeki annesi..Paramparça olmuş babası..Bir anda öksüz..yetim kalmış küçük kardeşi..Peki Bosna-Hersek'te,Afganistan'da,Irak'ta, Çeçenistan'da, Filistin'deki binlerce,onbinlerce Memo?!..Ve daha niceleri..

    Bizler,İtalyan fotoğrafçının bizlere sunduğu ''10 dakika'' mucizesine daldık. (Fotoğrafçıya sen medya dersin ben Amerika..ne farkederki..) Fotoğrafı tab ettirmek suç değil,günah değil.Ama mesele o fotoğraf makinasının objektifini,ara sıra da olsa acının düştüğü yüreklere çevirmek.Onların farkında olduğumuzu,duyarsız kalmadığımızı onlara ve dünyaya göstermek.Bilmeyene öğretmek,unutana hatırlatmak.''Siz yataklarınızda rahat uyurken,dünyada birileri zulüm altında'' demek.İşte Ahmet İmamoviç,bunu yapmış.

    Belki,bunu yapmasıyla Memo için bir şey değişmedi.O hala gözleri önünde can veren annesine ve babasına ağlıyor.Ama en azından,dünya ona kayıtsız değil artık.Birileri onun durumunu biliyor.Birileri ona yürekleriyle de olsa,dualarıyla da olsa destek oluyor.Birileri ona bu zulmü yapanlara lanet okuyor.Memo artık yalnız değil.Filmi izleyen,onun acısına tanık olan binlerce yürek onunla.Filmin teknik detaylarına girmeyeceğim.Derdini çok güzel anlatıyor.Tek diyeceğim: Yüreğine sağlık Ahmet İmamovic..


    kynk;kısa film net
    Konu diojen tarafından (06-03-2010 Saat 09:02 PM ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Tecrübeli Üye diojen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesaj
    437
    Rep Gücü
    19530
    BUKELAMUN

    Yönetmen : Alper Çağlar
    Senaryo : Alper Çağlar
    Yapımcı : İzzettin Çalışlar,Alper Çağlar

    OYUNCULAR

    Emir Berderlioğlu
    Eda Akman
    Selçuk Çullu
    Çelik Bilge
    İzzettin Çalışlar




    Alper Çağlar'ın ikinci kurmaca kısa filmi. Otistik bir adamın insanüstü oyunculuk yeteneğini ele alan bir psikolojik dram.





    [YOUTUBE]sM7Zkaiuokw[/YOUTUBE]

    [YOUTUBE]e3--E6Tm75w[/YOUTUBE]

    [YOUTUBE]m85d6hrdpNQ[/YOUTUBE]

    [YOUTUBE]JbJi9nNhWS8[/YOUTUBE]


    '' varoluşun acısını varoluşun sayısını artırarak dindirmek?
    daha dahiyane bir fikir olabilir mi?..."
    "ismimi sormuştunuz bana en başta ama adım yok benim,sadece içimi kemiren binbir tane isim ..."

  4. #4
    Tecrübeli Üye diojen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesaj
    437
    Rep Gücü
    19530
    [YOUTUBE]1dgLEDdFddk[/YOUTUBE]
    .....................................

    Yönetmen : Louis Lumiere,Agust Lumiere(*)

    Süre : 41 saniye

    ÖZET

    Tren gara girer.(:P)

    Değerlendirme

    Sinemanın başlangıcı olan bu film,dünyanın ilk filmi olduğu gibi aynı zamanda dünyanın ilk kısa filmidir.Lyon'da bir trenin gara girişini gösteren bu film,Lumiere kardeşler tarafından 1895 yılında Paris'te bir kafede gösterilmiştir.(Grand Cafe) Beyaz perdede üzerlerine doğru gelen treni gören insanların paniğe kapılıp,korkuyla kafeden kaçıştığı anlatılır.

    Sinema tarihinde hareketin izlenebildiği ilk alet, Lumiere kardeşler'in Sinematograf'ı değil Thomas Edison'un 1892'de icat ettiği Kinetoskop'tu. Ancak Kinetoskop'tan sadece bir kişi bakabiliyor,görüntü perdeye yansımıyordu.

    1895 yılında Lumiere kardeşlerden, büyük olan Louis Lumiere sinematografı icat eder.
    Fakat sinematografın patentini birlikte aldıkları için kardeş Aguste Lumiere,çok fazla bir şey yapmadan tarihe geçmiş ve böylelikle bu icat tarihe Lumiere kardeşler imzalı olarak kazınmıştır.

    l arrivee d un train en gare de la ciotat filmi,sinemanın keşfinden yaklaşık 1 yıl sonra Türk halkının karşısına çıktı."Bir Trenin Gara girişi" ismiyle Galatasaray Sponeck Salonunda gösterimi yapıldı.

    Türk sinema tarihi ise sinemanın keşfine nazaran geçbir tarihte,1914 yılında Fuat Uzkınay'ın ''Ayestefenos'teki Rus Abidesinin Yıkılışı'' nı çekmesiyle başladı.Ne yazık ki bu film günümüze ulaşmadı.

    Lumierre Kardeşler,sinemanın gelişerek bu kadar büyük bir endüstri haline geleceğini hayal bile edemezdi heralde.Sinematografı gördükten sonra satın almaya karar veren Fransız yönetmen George Melies'a Lumiere'lerin babası "üzgunum genç adam; ancak sinematografı satın almaniza izin veremeyeceğim. Zaten goreceksiniz ki halk, bunca para vermek istediğiniz bu oyuncaktan da cok kısa surede sıkılacak, baska eğlenceler aramaya baslayacak. Bizim sinematografımız da unutulmaya terk edilecek...." demişti.

    Fakat Melies yılmadı,kendi sinematografını yaptı.Bir çok film çekti.Sinemaya teknik açıdan bir çok yenilik kattı.Ve ''Aya Seyahat'' filmiyle fantastik sinemanın kurucusu ünvanını kazandı.kisa-film.net :): l arrivee d un train en gare de la ciotat / Trenin Gara Girişi

  5. #5
    Tecrübeli Üye diojen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesaj
    437
    Rep Gücü
    19530
    [YOUTUBE]5wZdK8Z8Y5A[/YOUTUBE]

    DFA Öğrencisi Serdar & Serhat Furtuna'nın kısa filmi

    9.Marmara Ün.Kısa Film Festivali 1.lik ödülü
    4.PAM Kısa Film Festivali 1.lik ödülü

Benzer Konular

  1. Kısa Kısa...
    sevmekesas Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 172
    Son mesaj: 28-05-2014, 11:22 AM
  2. Kısa yol
    mopsy Tarafından Günün Fıkrası Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 07-01-2010, 07:29 PM
  3. Yorum: 0
    Son mesaj: 23-12-2009, 09:05 PM
  4. Kısa Kısa (KrizanteM )
    shgiptare Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 05-08-2009, 08:12 PM
  5. AtatürK 'ten Kısa Kısa
    üsdat-ı aşK Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 12-03-2009, 08:12 PM
Yukarı Çık