Bu hafta vizyonda 5 yeni film var..

Başka Dilde Aşk
Film, işitme engelli bir gencin çağrı merkezinde çalışan bir kıza aşık olmasını anlatıyor... ‘Başka Dilde Aşk’ geride bıraktığımız Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ‘En İyi İlk Film’ ödülünü aldı. Filmde işitme engelli bir gencin çağrı merkezinde çalışan bir kıza aşık olmasını şiirsel bir dille anlatılıyor. Oyuncu kadrosunda da beğendiğimiz isimler var; Lale Mansur ve Saadet Işıl Aksoy gibi. Filmin senaryosunu yönetmen İlksen Başarır, oyunculardan Mert Fırat ile birlikte yazmış. Olaylar şu şekilde gelişiyor, bir arkadaşının doğum günü partisine gittiği sırada Zeynep’le tanışıyor Onur. Onur karakteri konuşamadığı ve duymadığı için babası tarafından terk edilmiş bir tip. Konuşmaya çalışırken çıkardığı tuhaf sesler insanların ona garip garip bakmasına neden olur. Onur ve grafik tasarımcısı olmasına rağmen kütüphanede çalışmaya başlar. Zeynep ise çalıştığı çağrı merkezinin şefi Aras ile bitirdiği ilişkisinin ardından Onur’a aşık oluyor ve herkesin beklentilerini boşa çıkararak değişmeye başlıyor. Onur’la anlaşabilmek için işaret dili öğreniyor ve yaşadığı dönüşümden sonra bu kez etrafındakilerin ve yaşadığı toplumun kurallarıyla uğraşıyor. Alışılmış olana değil de farklı durumlara karşı gösterilen olumlu ve olumsuz tepkilerin birleşimi… Film güzel ama ilk film olması dolayısıyla fazlaca şey doldurmuş yönetmen… Onun dışında farklı bir aşkın kollarına atılmak isteyenler için denenebilir!

Vavien
Vavien’ filminin senaryosu Engin Günaydın’a ait. Hem mizah hem dram unsurları bir arada bu filmde. Şaşırtıcı bir öyküsü var filmin ama bunu yalın bir dille anlatmayı başarmış. Engin Günaydın çok fazla konuşmayan, bunu oyunculuğu ve bir de senaryo yazarlığıyla kanıtlayan bir oyuncu. Karşısındaki Binnur Kaya’da öyle. Bu ikili güç birleşince ortaya tam bir kara komedi çıkıyor. Gülmemeniz gereken yerde bile gülmek zorunda kalabiliyorsunuz. ‘Vavien’in konusuna da kısaca değinelim: Celal, karısı ve çocuğuyla mutsuz bir aile hayatı süren bir adam. Abisi Cemal’le birlikte ortak oldukları elektrik dükkânında da işler pek parlak değildir. Vavien de buradan geliyor zaten. Tamamen evdeki elektrik sistemiyle ilgili. Işığı aşağıda yakıp, yukarıda söndürebilme sistemi... Bu filme ilham eden bir fikir aynı zamanda. Celal ve Cemal’in tek eğlencesi Samsun’da pavyona gitmek. Pavyonda çalışan Sibel Ceylan’a olan aşkı Celal’in başına dert açar. Celal’in karısı Sevilay, 15 yıldır, Almanya’da yaşayan babasının gönderdiği paraları biriktirerek saklama yolunu seçer. Celal’in bu sırrı bildiğinden habersiz bir şekilde. Zaten mutsuz bir hayat sürmekte olan Celal, bu paranın kurtuluşu olduğunu düşünerek bir plan yapar. Fakat Celal’i sürprizler beklemektedir… Gişede başarılı olacağını tahmin ettiğimiz bir Türk filmi ‘Vavien’. Taylan Biraderler’de bu farklı senaryoya ruhlarını katmışlar belli ki…

Acı Aşk
Bazı filmlerin önderi basın malzemesi olmasında yatıyor. Acı Aşk’ın şansı da başrol oyuncularının medyatikliği. Cansu Dere, Songül Öden ve Ezgi Asaroğlu, Halit Ergenç’in kadın ordusunu canlandırıyor. ‘Aynı anda üç kadına aşık olunur mu?’ gibi asla herkes için kesin bir cevabı olmayacak bir sorusu var senaryonun, bu senaryoyu kaleme alan isim ise Onur Ünlü. Yani farklı senaryoların adamı! Filmde Halit Ergenç’in canlandırdığı Orhan, Eskişehir’de bir üniversitede edebiyat öğretmenliği yapıyor. Evlenmeyi planladığı Ayşe’yle yollarını ayırdıktan sonra İstanbul’a geliyor kendisi ve Oya ile evleniyor. Evliklerinin ilk günlerinde yaşadıkları kötü olaylar ile birlikte kendini zor bir aşk üçgeninin ortasında buluyor. Baştaki olaylar biraz arabeksvari ilerliyor. Göremiyorum durumları falan var. Adamın bu duruma isyanı ise bir hayli belirgin. Bir yandan da yeni tanıştığı öğrencisi Seda, Orhan’ı çıkılması güç bir yola sürüklüyor. Üç kadın arasında kalıyor ve hayatı alt üst oluyor Orhan’ın. Tam bir aşk dörtgeni işte. Yönetmen A. Taner Elhan… Filmden çıktıktan sonra ‘farklı, garip, hmm, enterasan gibi cümleler kurabilirsiniz…

Süpürr!
Bu kadar dramın içinde bir komedi de olmalıydı… O da Süpürr kanadından geliyor. Bizde pek bilinmeyen bir spor dalı olan curling hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler izleyebilir! Onun dışında güzel ve hikmetse aptal olmayan bir kızın iki erkek arasında kalan gak guk durumlarını anlatıyor. Aslında kızın gönül okları Onur denen işsiz genci işaret ediyor ama zengin patron da yakışıklı ve ısrarlı… Yani konu bu kadar. Aşkı arayan bir aşk öyküsü diyemiyoruz… Kızın babası damadı milli sporcu olması gerektiği konusunda ısrarcı olunca arkekler curling konusunda çalışmaya başlıyor… İyi olan kazansız durumu yaşanıyor. Fazla da bir şey yok… Yeşim Sezgin yönetmiş, Selim Çiprut yazmış, Cem Kılıç, Ufuk Özkan, Jess Molho, Cenk Tunalı, Başak Parlak, Kemal Pekser ve Ruhi Yapıcı da oynamış.

Curling bilgisi…
Curling; 4’er kişiden oluşan takımların taşlarını buz üzerinde ileri doğru kaydırarak “Ev” adı verilen alana stratejik atışlar yapması olarak tarif edilebilir. Biraz bilardo, biraz bowlingi andıran bu oyun zeka ve taktiğe fazlasıyla ihtiyaç duymaktadır. Kış olimpiyatlarının en popüler dallarından biri olan curling, “buzun satrancı” olarak değerlendirilebilir.

Avatar
James Cameron'un senaryosunu yazdığı ve yönettiği, destansı bir 3D bilim kurgu filmi 'Avatar'. Filmdeki olaylar 22. yüzyılda, Pandora adlı bir uyduda geçiyor. Bir gaz devinin yörüngesinde dönen Pandora mavi insansı görünümlü, kabile kültürünü benimsemiş, saldırıya uğramadıkları sürece barışçıl olan Na'vi halkına ev sahipliği yapar. İnsanlar, Pandora'nın havasını solunamadıkları için, akıl bağlantısı aracılığıyla kontrol edilebilen insan ve Na'vi karışımı Avatarlar üretirler. Felç olan Deniz Piyadeleri mensubu Jake Sully, bir Avatar olarak Pandora'da yaşamaya gönüllü oluyor. Bir Na'vi prensesine aşık olan Sully ise kendisini Pandora'yı gün geçtikçe tüketen insan ordusu ile Na'vi halkının arasındaki çatışmanın ortasında buluyor. Bu arada film 3D dedik ama hem 2D hem de 3D versiyonları gösterime girecek. Filmin senaryosunu James Cameron 1994 yılında yazmış, ama filmi bitirmek bugünlere kısmetmiş. “Bugüne kadar okuduğum her bilimkurgu kitabı benim için ilham kaynağı oldu” diyor ‘Avatar’ın senaryosunu yazma süreciyle ilgili. Ayrıca modern dünyanın nasıl yerli kültürleri yok ettiği üzerine de epey kafa yormuş. Filmde görsel açısından doymak mümkün, konu ise ayakları yere basan bir fantasizm içeriyor.

Gazeteport