JFK, Nixon gibi siyasi portreleri konu alan tartışmalı filmlerin yönetmeni Oliver Stone, bu kez ABD Başkanı Bush’un hayatını beyaz perdeye aktarıyor. Filmin ana teması; "Bush gibi bir alkolik, nasıl oldu da dünya lideri oldu." Alkolü bırakıp, kendini dine veren Bush, babasının gözüne girmek için Irak’a saldırırken dünyayı da tehlikeli bir yolculuğa sürüklüyor.

SENARYO, Beyaz Saray’daki bir sahneyle başlıyor. Başkan George W.Bush, kurmaylarıyla ABD’nin düşmanlarını nasıl tanımlayacaklarını tartışıyor. "Tahammül Edilemeyenler Eksenine Elveda", "Nefret Ekseni" gibi seçenekler gündeme geliyor. Sonra bir Evreka anı yaşanıyor ve tarihe geçecek tanımlama bulunuyor; "Şer Ekseni."

Ardından kamera Başkan Bush’un Yale Üniversitesi’ndeki gençlik yıllarına geri dönüyor. Bush, votkasını, çöpte bulduğu kutunun dibindeki portakal suyuyla karıştırırken görülüyor. George W.Bush’un övündüğü en önemli özelliklerinden biri ezberleme yeteneği. Dernek liderini bu kabiliyetiyle etkilemeye çalışırken görülüyor. Birileri bir gün babası gibi siyasetçi olmak isteyip istemediğini soruyor. Oğul Bush’un yanıtı net; "Tabii ki hayır, bu dünyada istediğim son şey."

Yıllar geçer, ama alkol genç Bush’un yakasını bırakmaz. Baba Bush, çöp bidonları devirerek eve dönen sarhoş oğluna alkol tedavisi görmesini önerdiğinde genç adam öfkeden kendini kaybeder; "Bay Mükemmel, Bay Savaş Kahramanı, Bay Lanet Olası, Herşeye Kadir" diyerek babasına öfke kusar. 40’ıncı doğum gününde alkol fıçısına düşmüş gibi körkütük sarhoş olan Bush, o günden sonra alkole veda eder, kendini dine verir.

Bir zamanlar siyasetle yakından uzaktan alakası olmayan Bush, birden siyasete ilgi duymaya başlar. 1992 yılında baba Bush, Bill Clinton karşısında yenildiğinde gözyaşlarını tutamaz. Oğul Bush ise "Saddam’ı devirseydin böyle olmazdı" der. Irak takıntısı Bush’un kafasına yerleşmeye başlamıştır. 1994 yılında Teksas Valiliği’ne aday olmaya kalktığında ailesi engel olmaya çalışır. Çünkü George’un başarısızlığının kardeşi Jeb Bush’un Florida Valisi olma şansını azaltacağını düşünmektedirler. Bush’un Teksas Valisi olması ailesi için de sürpriz olur. Oysa Bush’un siyasi yolculuğu daha yeni başlamaktadır.

’Babamdan büyük başka bir Baba var’

SENARYOYA göre Bush, Irak sözkonusu olduğunda inatçı ve saldırgan tutumuyla dikkat çekiyor. Bush, Irak savaşının kendisine Tanrı’nın emri olduğuna inanıyor. Bush, ’babanızdan tavsiye alıyor musunuz’ sorusuna "başvurabileceğim daha büyük bir Baba var" diyor.

Bush, BM renklerine boyanmış ABD casus uçağıyla Irak lideri Saddam Hüseyin’i öldürme planını anlattığında İngiltere Başbakanı Tony Blair, şoke oluyor.

Bush’un etrafındaki kişilere "lakap takma takıntısı" da filmde işleniyor. Bush ayrıca bir sahnede Paul Wolfowitz’e ’kulak kıllarını traş etsene" diyor.

KRAKER VAKASI

Bush’un bir takıntısı da Amerikan futbolu. Irak savaşının yakında başlayacağını bildirmek için Suudi Büyükelçisi Bandar’ı arar. Ancak Bandar toplantıdadır, Bush’un ise bir dakika bile beklemeye tahammülü yoktur. Bush haberi verdikten sonra Miami Dolphins-Baltimore Ravens playoff maçını izlemek için televizyonun başına koşar. Ancak boğazına kraker kaçınca yere düşer ve oyunun ikinci yarısını kaçırır.

Beyazperdedeki Bush çifti

Filmde Bush’u "Yaşlılara Yer Yok" filminin oyuncucu Josh Brolin, first lady Laura Bush’u Elizabeth Banks canlandırıyor.


kaynak