Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4
  1. #1
    bursali68
    Misafir..

    Mısır'ın ölüler kitabı - 1

    MISIR'IN ÖLÜLER KİTABI - 1

    Eski Mısır'ın ezoterik yönünü sembolik bir biçimde, en iyi anlatan metinlerin başında "Mısır'ın Ölüler Kitabı" gelir. Bilinen ilk Ölüler Kitabı, 453 Bab'dan oluşan metinlerden oluşur. Bu metinler. Eski Mısır'ın kutsal yazılan olarak kabul edilmişlerdir.

    Atlantisli bilgeler tarafından eğitilen Mısırlı rahiplerce hi¬yeroglif harflerle kaleme alındığı tahmin edilmektedir. Bu metinler, Mısır mabetlerinde yüzyıllarca gizli tutulmuş ve içindeki sembollerde gizlenen sırlar çok az sayıda kişiye aktarılmıştır. Bu orjinal metinler günümüze kadar gelememiştir.

    GÜNÜMÜZDEKİ "ÖLÜLER KİTABI"

    Günümüzde "Mısır'ın Ölüler Kitabı" ismi verilen ve ikiyüze yakın Bab'dan oluşan metinler, piramit duvarlarından, lahit üzerindeki kayıtlardan ve çeşitli papirüslerde bulunan yazıtların derlenip bir araya getirilmesiyle oluşmuştur.

    Günümüze kadar gelen ve "Mısır'ın Ölüler Kitabı" ismi verilen metinler. Antik Mısır'daki "Osiris-Thot Öğretisi" an¬layışı üzerine kurulmuş, fakat öğretinin kısmen ilk günkü ha¬linden uzaklaştığı, Mısır'ın geç dönem hanedanları zamanına ait derlemelerdir.

    "Mısır'ın Ölüler Kitabı" olarak isimlendirilen üç fark¬lı derleme söz konusudur. Bunlar: "Heliopolis", "Teb" ve "Saite Derlemeleri "dir.

    1- Heliopolis Derlemesi;

    Sakkara'daki piramitlerin dış duvarlarına, odalarına ve bazı lahitlerine işlenmiş hiyeroglif yazıtlardan derlenmiştir. Beşinci ve altıncı hanedanlar dönemine aittir. Onikinci hane¬danlar dönemine kadar bu derlemeler kullanılmıştır.

    2-Teb Derlemesi:

    Onsekizinci hanedandan yirmikinci hanedana dek papi¬rüslere yazılmış ve lahitlere işlenmiş hiyeroglif yazıtlardan derlenmiştir. Yirmi ikinci hanedan döneminde son halini almıştır.

    3-Saite Derlemesi:
    Yirmi altıncı ve sonraki hanedanlar döneminde papirüs ve lahitler üzerine hiyeroglif, hiyeralik ve demotik karakter¬ler kullanılarak yazılmıştır. "Ölüler Kitabı "nın son biçimi ola¬rak kabul edilir.

    Mısır'ın Ölüler Kitabı'nın en eskisi olan Heliopolis Derlemesi'nin yazılışının M.Ö. 3.500'lerden öncelerine ait oldu¬ğu tahmin edilmektedir. Bu derleme, bu tarihten de çok daha eskilere ait metinlerden kopya edilmişlerdir. Bunu yapılan hatalardan anlayabilmekteyiz. Bu kopyalamayı yapanların, ellerindeki orjinal metinlerin bazı bcilümlerini okuyamadıkla¬rı anlaşılıyor Çünkü yer yer kendi yorumlarını getirmişler ve okuyanıadıkları yerlerle ilgili tahminler yürütmüşlerdir.

    Demek ki, bu metinlerin oluşturulduğu dönemde ilk orjinallerinin bazı bölümleri okunamayacak derecede eskiydiler. Okuyabildikleri ama belki de anlayamadıkları bazı bö¬lümlerle ilgili Mısırlı katiplerin yaptıkları yorumlar ise, orjinal metinlerin ilk halinin bozulmasına neden olmuştur. Bunu çok doğal karşılamak gerekir çünkü ilk metinlerin en az on - oniki bin yıl öncesine ait olduğunu unutmamak ge¬rekir.

    Eldeki tüm veriler göstermektedir ki, orjinal metinler aradan geçen binlerce yılın ardından kuşaktan kuşağa geçişi sırasında, yapılan kopyalama hatalarına maruz kalmıştır. Metinler mitolojik bir üsluba sahiptir.

    Burada bir ihtimali de göz ardı etmemek gerekir Atlantisli bilge Thot vasıtasıyla, ilk kez Mısır'a gelen bu metinler belki de son derece açık bilgiler içermekteydi. Yani mitolojik anlatım üslubuna büründürülmemiş bir haldeydi. Bger bu sa¬vımı/ doğruysa, o halde söz konusu metinlerin mitolojik bir üslupta kaleme alınması Mısırlı rahipler tarafından daha son¬raki yıllarda gerçekleştirilmiştir ki, bunun böyle olduğuna da¬ir ezoterik bulgular mevcuttur. Daha önceki yayınlarımızı ta¬kip eden okurlarımızın hatırlayacağı üzere, sembolik eğitim sistemine geçiş bizim devremizle birlikte yani Demir Çağ'ında başlamıştır.

    Kaynak : http://misirgizemleri.blogspot.com/2...-kitabi-1.html

  2. #2
    bursali68
    Misafir..

    Mısır'ın ölüler kitabı - 2

    MISIR'IN ÖLÜLER KİTABI - 2

    Sembolik eğitim sisteminin en önemli müesseseleri ise dinler ve mitolojilerdir. Mısır'ın Ölüler Kitabı'nın da anlatım üslubunun mitolojik bir özellik taşıdığı ortadadır. O halde bu sembolik üsluba büründürülme işleminin. Mısırlı rahiplerce gerçekleştirilmiş olma ihtimali oldukça yüksek görünmekte¬dir.

    MISIR EZOTERİK KÜLTÜRÜ MISIRLI GİBİ DÜŞÜNMEDEN ÇÖZÜLEMEZ

    Bu bölümde sizlere sözünü ettiğimiz bu binlerce yıl ön¬cesine ait sırları içinde barındıran Mısır'ın Ölüler Kitabı'nın çe¬şitli derlemelerinden çıkarttığımız özeti, içerdiği konularına göre sınıflayarak aktarmaya çalışacağım. Az sonra çok farklı bir dünyanın kapılarını aralamaya kendinizi hazırlayın... Çün¬kü daha ilk satırlarından itibaren kendinizi Mısır'ın o sihirli dünyasının ve Mısır'ın o kendisine özgü anlatım biçiminin içinde bulacaksınız.

    Bu gizemlerle dolu dünyaya girmeden önce önemli bir aynalıya değinmek istiyorum: Sözünü ettiğimiz bu çe¬virilerin asla tam anlamıyla Antik Mısır Kültürü'nün kavramlarını ve bu kavramlara yükledikleri anlamlan sizlere tam ola¬rak aktarabileceğimizi asla düşünmeyin. Böyle bir iddiada bulunmak Osiris ve Thot'un torunlarına büyük bir haksızlık olur.

    Düşünün ki, bu metinlerin ilk başta Batı dünyasınca çözülmesi ve okunabilmesi gerekmekteydi. Çünkü uzun yıllar bu metinlerin grameri çözülememişti. Çözüldükten sonra da, çevirinin ne kadar doğru yapılabildiği ayrı bir tartış¬ma konusu olmuştur. Buna bir de Fransızca ve İngilizce'den Türkçe'ye çeviri hatalarını kuşkusuz ki ilave etmek gerekir.

    Mesele bununla da bitmiyor. Bu metinler son derece kapalı sembolik bir dile sahiptir. Bu sembollerin ne anlama geldiğini ortaya çıkartabilmek için Mısır Ezoterik Geleneği'ni çok iyi anlamak halta anlamaktan öte, onların duygu ve düşüncelerini kendi içinizde yaşatabilmeniz gerekmektedir.

    Şunu kabul etmek gerekir ki, Mısır Ezoterik Kültürü'ne ait sırlan içinde barındıran sembolleri açmak ,sanıldığı kadar kolay değildir. Ama bir kez bir yerlerden başladınız mı, göre¬ceksiniz ki, gerisi kendiliğinden gelecektir.

    Sırların bir gün açılacağı biliniyordu...

    Atlantisliler tarafından eğitilen Mısırlı rahipler daha son¬raki yıllarda, bu sırların bekçiliğini üstlendiler. Atlantis kö¬kenli inisiyasyonun merkezi de Mısır olmuş ve sırlar gizli ma¬betlerde saklanmıştı. Ancak şunu kesinlikle unutmamak gerekir: Tufan Öncesi'ne ait sırlar sonsuza dek saklı kalsınlar diye değil, zamanı geldiğinde ortaya çıksmlar diye bura¬ya gizlenmişti.

    Bu sırların ebediyen gizli kalması istenseydi, bunlar hiç¬bir şekilde -üstü kapalı da olsa- gelecek kuşaklara yazılarak aktarılmazdı. Aktarıldı ve yazıldıysa, bir gün mutlaka anlaşılsın diye Mısırlı rahiplerce kaleme alınmış olmalıdır...

    İnsanlık ''Evrensel Lisanı" yani "Sembolizmi" okumayı öğrenene kadar bu bilgelik de saklı kalmak zorundaydı. Ve saklı da kalmıştır. Çünkü anlaşılamamıştır.

    İşte bu duygu ve düşünceyle şimdi kökeni onbinlerce yıl öncesine ait sırların hiç değilse bir kısmını gün ışığına çıkart¬maya çalışacağız... Bunu yapabilmek için kendinizi o devrin Mısırlıları yerine koymanız şarttır. Çünkü Mısır Ezoterik Kültürü, Mısırlı gibi düşünülmeden çözülemez...

    REU PERT EM HRU

    Mısırlılar'ın kutsal saydıkları metinlerinden derlenerek oluşturulan kitaba günümüzde genel olarak ''Ölüler Kitabı" denir.

    Kitap "Reu Pert Em Hru" başlığıyla başlar. Bu nedenle kitabın isminin "Ölüler Kitabı" değil, "Reu Pert Em Uru" olduğunu iddia edenler de vardır.

    "Reu Pert Em Hru" İngilizce'ye "Chapters of the Co¬ing Forth by Day" olarak çevrilmiştir. Türkçe'ye bu cümle¬yi: "Günle Gelecek Olana Ait Bölümler" ya da "Güne Çıkış'ın Bölümleri" olarak çevirebiliriz.

    Kaynak : MISIR'IN ÖLÜLER KİTABI - 2 | antik mısır medeniyeti ve gizemleri

  3. #3
    bursali68
    Misafir..

    Mısır'ın ölüler kitabı - 3

    MISIR'IN ÖLÜLER KİTABI - 3

    Osiris rahiplerinin burada "gün"den kastettikleri büyük bir ihtimalle gecenin karşıtı olan "gündüz"dür: Yani "ışığa" ve "aydınlığa" çıkış kastedilmektedir.

    Burada önemli olan "Işık"la olan buluşmanın vurgulanı¬yor olmasıdır ki, bu ezoterik geleneğe göre: "Ruhsal Aydın¬lanma" anl***** gelir. Bu nedenle, bu başlığın içerdiği an¬lamı, "Aydınlanma ve Uyanmaya Giden Yolun Bölümleri" olarak yorumlamak hiç de zor değildir.

    Ölüler Kitabı'ndaki "Ölüler"

    Bu yorumumuzu destekleyen bir başka ifade de bizzat kitabın ismiyle ilgilidir: Mısır'ın Ölüler Kitabı...

    Evet... Bu metinlere neden Ölüler Kitabı ismi verilmiştir?...

    Söz konusu metinlere bu ismin verilmesinin nedeni ola¬rak, belki bu metinlerin ölümden sonrasıyla ilgili çok çeşitli konulara değinmiş olması gösterilebilir. Ki bu yorumun ta¬mamen yanlış olduğunu söyleyebilmek, pek mümkün değil¬dir. Çünkü gerçekten de Ölüler Kitabı'nın büyük bir bölümü¬nün konusu bu dünyada geçmez. Az sonra hep birlikte ayrın¬tılarıyla göreceğimiz gibi çoğunlukla konuların geçtiği mekân "Öte Alem"dir.

    Mısır'ın Ölüler Kitabı'nın bu özelliği bir çok araştırmacıyı, aşağıdaki örneğimizde görebileceğiniz benzer tanımlamalara itmiştir:

    Kısmen kendisine öte alemde yardımcı olması ama¬cıyla, ölmekte olan kimsenin huzurunda okunan metinlerden, kısmen ile ölülerin gömülme yönlemlerini açıklayan metinlerden derlenmiş, eski Mısırlılar'a ait bir kitaba verilen isim "Olüler Kitabı'dır. Ölüler Kitabı" ikiyüz civarında sihirli söz topluluğu veya Egyplologlar'ın ifadesini kullanırsak, Bab içermekledir. Bunların bazıları pek uzun bazıları ise birkaç satırdan ibarettir. Bunların bilinmesi ölüye geçmek zorunda olduğu Tuat'ın oniki bölge¬sindeki maceralı yolculuğu sırasında ona yardımcı olacak mabet kapılarının ve kentlerin koruyucu Tanrıları'nı tanımayı, bazıları Osirise dua gibi olan bu yakarışlarla onların iyi tesirlerini çekmekte ve özellikle pek çok sayıda yırtıcı, sinsi kötü ruhun fenalıklarından veya isimleri, zihni, iç organları yi¬yen, sürekli ölüler aleminin uluhiyetlerinin gölgesinde yaşayan yılan-şeytanlara yakalanmamasında yardımcı olmaktır-.

    Bunlara benzer tanmılamalarla birçok kitapta karşılaşmak mümkündür. Ancak bu tanımlama meselenin tamamı de¬ğildir.

    Konuyu biraz açalım...

    Ölüler Kitabı'm, sadece ruh varlığının bedenini terk ettik¬ten sonra karşılaşacağı olayların bir açıklaması olarak gör¬mek, onu gerçek değerinden uzaklaştıracaktır. Her ne kadar bedenini terk ederek Öte Alem'e yani Spatyom'a geçen varlı¬ğın (ölünün) karşılaşacağı olaylar hakkında ayrıntılı bilgiler de kitabın konusu içinde varsa da, esas özelliği; varlığın hem bu dünyada, hem de Öte Alem'de sadeleşmesi, arınması ve onla¬rın tabiriyle söyleyecek olursak: "Tannlar'a eşit olabilmesi için öğrenilmesi gereken bilgiler" içermesidir.

    İşte bu yüzden, mabetlerde ezoterik bilime inisiye olan adaylara, belirli bir metotla açıklanan sırları bünyesinde sem¬bolik bir dille muhafaza eden Mısır'ın Ölüler Kitabı, her iki açıdan da değerlendirilmesi gereken bir özelliğe sahiptir. Ya¬ni Ölüler Kitabı'nda anlatılanları hem bedenini terk eden var¬lığın karşılaşacağı olaylar, hem de inisiye adayının eğitimi sı¬rasında yaşayacağı şuur halleri olarak görmek mümkündür.

    Kaynak : MISIR'IN ÖLÜLER KİTABI - 3 | antik mısır medeniyeti ve gizemleri

  4. #4
    bursali68
    Misafir..

    Mısır'ın ölüler kitabı - 4

    MISIR'IN ÖLÜLER KİTABI - 4

    Aslında her ikisini de birbirinden ayırmak oldukça güçtür. Hatta ayırmamak da icabeder. Çünkü her ikisi de birbirinin parçası ve devamıdır. Bunun nedeni, öncelikle İnisiyatik Çalışma'nın ruhsal bağlantılı bir süreç olmasında gizlidir.

    Mısırlı rahipler ve bu rahiplerin denetiminde eğitimlerini sürdüren rahip adayları Astral Seyahat Teknikleri ve Durugörü Yetenekleri'ni kullanarak öldükten sonra gidilecek olan Astral Mekânı yani bugünkü tabiriyle Spatyomu (Öle Alemi) daha ölmeden önce inceleme ve o mekânın özelliklerini öğ¬renme imkânını bulabiliyorlardı. Hatta Öte Alem'le bu alemi bir arada yaşayabiliyorlar, spalyomdaki varlıklarla da ruhsal irtibatlar kurabiliyorlardı.

    Bu, sadece Mısır İnisiyasyonu'na ait bir özellik değil, tüm inisiyatik çalışmalarda uygulanan metotlardan biriydi. Az sonra göreceğimiz gibi bu ruhsal irtibat, sadece Spatyom'daki varlıklarla kısıtlı değil, evrensel - kozmik bağlantı¬lar da söz konusuydu.

    Bu konuya az sonra döneceğiz...

    Evet... Dikkat ederseniz kitabın ismi bile bizi ne kadar meşgul etti... Bizi kitabın ismi bu kadar meşgul ettiyse, içinin içinden nasıl çıkacağız diye düşünebilirsiniz... Bu düşünce¬nizde son derece haklı olduğunuzu söylemek zorundayım... Çünkü konu Mısır'ın Ölüler Kitabı olunca, meselenin özüne ulaşmak, gördüğünüz gibi pek kolay olamıyor.

    AYDİNLANMA YOLU'NDA RUHUN SAFLAŞMASI
    Mısır'ın Ölüler Kitabı ruhsal değişim için, hem ölünün hem de ölüye yardımcı olacakların yapmaları gereken bir dizi ritüelden bahseder. Bu ritüellerin çoğu majik unsurları da içinde barındırır. Sözü edilen bu ritüellerin uygulanmasından sonra ne olacağını da, yine o kendisine has üslubuyla şöyle dile getirir:


    pano75.jpg

    Ölüler Kitabı'nın ana konusu "Ruhun Saflaşması"na yardımcı olmaktır. Ölünün ya da inisiyenin Öte Alem'in çeşit¬li safhalarından geçerek "Tanrılar'ın Huzuru"na çıkabilmesi için yapması gerekenler, Mısır'ın Ölüler Kitabı'nın Bablarını oluşturmuştur. Yani ölmeden önce ya da öldükten sonra inisiye rahiplerin yaptıkları ruhsal deneyimlerin ve kozmik irtibatların mitolojik bir üslupla anlatılmasıyla ortaya çıkmış metinlerdir bunlar...

    İçerdiği konular...

    Mısır'ın Ölüler Kitabı, daha sonraları bir araya getirilen Mısır yazılı kayıtlarından derlenerek oluşturulduğu için, işle¬diği konular arasında tam bir devamlılık söz konusu değildir. Bu özellik daha sonra bir araya getirilen bazı Kutsal Kitaplar için de geçerlidir. Bir örnek vermek gerekirse Kur'an-ı Kerim'in içindeki sureler de, vahyin iniş sırasına ve içerdiği ko¬nularına göre yer almamıştır. En son Kutsal kitap olma özel¬liğine sahip olan Kur'an-ı Kerim'in de içerdiği konular belirli bir sıra takip etmez. Neyse bu ayrı bir konu...

    Biz şu anda incelemeye başlayacağımız Antik Mısır'ın Kutsal Kitabı'nı, içerdiği konulara göre sınıflayarak ele alaca¬ğız. Böylelikle içerdiği temaları daha kolay ortaya çıkartma imkanına ulaşabileceğiz.

    Derlemelere verilen İsimler...

    Mısır'ın Ölüler Kitabı'nın önemli bir bölümünün çeşitli papirüslerden alınan yazıtlardan derlenerek hazırlandığını söy¬lemiştik. Bu yazıtlar, o papirüsleri kaleme alan katiplerin isimleriyle anılır. Nu Papirüsü, Ani Papirüsü, Anhai Papirüsü,
    Nefer-uben-f Papirüsü, Turin Papirüsü gibi...

    Bu nedenle de bu papirüslerde çeşitli konuların başlan¬gıçlarında: "Osiris Nu der ki: ...", "Osiris Ani der ki:..." gibi ibarelere rastlanır.

    Osiris Nu, Osiris Ani gibi tanımlamalar o papirüsü kale¬me alan katibin bir Osiris Rahibi okluğu anl***** gelir. Yani Osiris Öğretisi'nin sırlarına vakıf inisiyeler demektir. Evet.. Bu küçük hatırlatmadan da sonra, artık bu gizemli kitabın satırları arasında dolaşmaya başlayabiliriz...

    Kaynak : MISIR'IN ÖLÜLER KİTABI - 4 | antik mısır medeniyeti ve gizemleri
    Ekli Thumbnails Ekli Thumbnails pano75.jpg  
    Konu bursali68 tarafından (06-07-2011 Saat 02:36 AM ) değiştirilmiştir.

Benzer Konular

  1. Mısır'ın ölüler kitabı günle gelecek olana ait bölümler - 1
    bursali68 Tarafından Mitoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 16-07-2011, 11:46 PM
  2. ölüler ne diyor?
    mopsy Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 29-08-2009, 08:46 PM
  3. Ölüler nehri...
    catpity Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-04-2009, 12:16 PM
  4. Kefensiz Ölüler
    blueice Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 12-01-2009, 01:41 AM
  5. En zengin ölüler
    dogangunes Tarafından ilginç konular Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 29-12-2007, 05:31 PM
Yukarı Çık