Ölüm
Bu dünyada yaşayan her insan için hayatın en büyük sırrı ölümdür.Mitler de doğal olarak bu konuyu ele almışlardı.Yılanların kabuk değiştirmesi veya Ay’ın görünüm farklılıkları gibiinsanlar da başlangıçtan beri kendilerini yeniliyorlardı.Bu konuyu böyle yorumlayan mitlere göre insanların yaşamı süreklidir.Ölüm sonradan ortaya çıkmıştır.Hatta mitlerde ölümgenel olarak yanlışlıkla verilen bir cezadır.Öyle ki yerine ulaşmayan bir tebligat gibidir.Örneğin Afrika’da tanrıilk insana ölümsüz olacağını bildirmesi için bir bukalemunu elçi olarak gönderir.Ama bukalemun yollarda oyalanır.Ölüm elçisi olan kertenkele onu geçerek insana ulaşır.
Kuzey Amerika’da yaşayan Algonkinlertavşanın insana bir kutu içinde ölümsüzlük verdiğine ve kapağı açmamasını söylediğine inanırlar.Ancak meraklı karısı kutuyu açmış ve böylece ölümsüzlük uçup gitmiştir.

İnsanların çoğu için ölümün kesin bir son olması zor kabul edilen bir olgudur.Mitin işleviyaşamın sona ulaşmasının kaçınılmazlığını vurgulamakama aynı zamanda bilincimizle algılayamayacağımız bir geleceği göstermektir.Bu durumda mitleren çok bu bilinmezliğin getirdiği boşluk duygusunu kapatmak için kullanılır.
İnsanlardaki genel eğilim kaçınılmaz olan olayları engellemeye çalışmaktır.Bu nedenle büyülereölümsüzlükgençlik ve yeniden diriliş iksirlerine ait birçok mit yaratmışlardır.Gılgamış destanında kahramanayaklarına taş bağlayarak kozmik denize atlar.Dipte ölümsüzlüğün dikenli tohumlarını bulur.Onları koparırayağında bağlı olan taşların ipini keser ve yüzeye çıkar.Ancak bir pınarda yıkanırken bir yılan tohumları yer.Düzenli aralıklarla deri değiştiren yılan yeniden gençleşmenin simgesi olurkeninsan ölümlü kalır.

Bazı yarı-tanrısal canlılar ya ölümü ya da ölüm habercilerini aldatmak isterler.Polinezya’lı Mauiölüm tanrıçasını öldürmeyi planlamıştır.Arkadaş olduğu kuşlarla birlikte tanrıçanın uyuduğu yere tırmanır.Onun bacakları arasından bedenine girmeyi amaçlamaktadır.Hemen uygulamaya geçer.Ancak bacaklarının dışarıda olduğu anda bir kuş gülmeye başlar.Bunun üzerine tanrıça uyanırMaui’nin bacaklarını koparır.Maui şimdi tanrıçanın karnının içindedir ve orası kendisinin mezarı olur.

Sevgilinin yer altı dünyasından kurtarılmasıçeşitli mitlerin konusudur.Japon mitolojisine göre kocası İzanagi ile birlikte okyanuslardan dünyayı yaratan İzanamiateşi doğururken ölmüştür.Kocası bu acıya dayanamaz ve onun ardından karanlıklar ülkesine gider.Karısını bir şatoda bulur.Onu geri dönmeye ikna eder.Ancak kadın geri dönmeyi geciktirmektedir.Zira şatoda yemek yemiştir. İzanagi sabırsızlanmaktadırbir ışık yakar ve karısının çürümekte olduğunu görür. İzanami bu aşağılayıcı durumda görülmekten öfaaae kapılır ve kocasını öldürmek ister.Ancak İzanagi kaçmayı başarır.

Çalgıcı Orpheus’un karısı Eurydike’yi bir yılan ısırır.Kadın ölür. Orpheus karısının ardından Hades’eyani ölüm ülkesine iner. Orpheus’un çalgısı çok büyüleyici özelliktedir.Persephone Eurydike’nin yeryüzüne dönmesine izin verirama bir şart koşar. Orpheus yeryüzüne dönene kadar arkasına dönüp karısına bakmayacaktır.Ama daha yolda iken dayanamayıp arkasına bakar.Karısı tekrar Hades’e geri alınır.
Bu öykülerin anlatmak istediği ana fikirinsanın kaçınılmaz olan ayrılığa boyun eğmek zorunda olduğunu vurgulamaktır.Bu ayrılıkların en kesin olanı da ölümdür.

The Joy of Knowledge Encyclopaedia


kaynak