Adonis


Adonis, Yunan mitolojisine göre, Afrodit'in aşık olduğu ölümlü bir erkektir.

Suriye kralının kızı Myrrha, Afrodit'e yeterli derecede tapınmadığı için Afrodit tarafından cezalandırılır ve kıza asla baş edemeyeceği bir baba arzusu verir. Dadısının yardımıyla babası ile 7 gün 7 gece beraber olur (bazı kaynaklarda 40 gün 40 gece olarak geçer). Babası son gece birlikte olduğu kişinin kızı olduğunun farkına varır ve onu öldürmek ister. Tanrılar kıza acıyarak onu mersin ağacına dönüştürler. Ağacın gövdesinden 9 ay sonra ölümlülerin en güzeli olan Adonis dünyaya gelir.

Afrodit görür görmez ona aşık olur ve onu saklaması için Persephone'ye verir. Persephone de delikanlıya vurulmuştur ve onu geri vermek istemez. İki tanrıça arasında kavga çıkar. Zeus araya karışır ve Adonis’in 6 ay Afrodit’in, 6 ay Persephone’nin yanında kalmasına karar verir. Adonis yeraltına girdiğinde yaz biter, kış başlar, yeryüzüne çıktığında toprakların bereketi tekrar gelir ve ilkbahar olur. Adonis avlanırken bir yaban domuzunun saldırısına uğrayarak ölür. Sonra ölümünden kendine pay çıkartan Afrodit, gider Zeus'tan onu geri vermesini ister.

Agememnon


Agamemnon, Yunan mitolojisinde Miken Kralı, Sparta Kralı Menelaos’un büyük kardeşi, orduları Truva (Troya) savaşına götüren kumandan. Atreus ve Aerope’nin oğludur. Yunan orduları Avlid’de Truva’ya yola çıkmak için toplandıklarında hiç rüzgar olmadığına göre Agamemnon Av Tanrısı Artemis rüzgarları serbest bıraksın diye kızı Iphigenia’yı kurban verdi. İphigenia, kurban olarak kesileceği sırada Artemis, bir dişi geyik göndererek kızın yerine onu kurban ettirtti ve kızı Artemis tapınağına rahibe yaptı. Böylece Artemis rüzgarları serbest bıraktı. Truva savaşında kazanılan zaferden sonra Agamemnon güzel Kasandra’yı da yanına alıp evine döndü. Agememnon’un karısı Klytaimnestra sevgilisi Aigisthos ile birlikte Agememnon’u öldürdüler. Oğlu Orestes sonradan babasının intikamını aldı ve annesi ile sevgilisini öldürdü.

Atreus


Atreus, Miken Kralı. Zeus'un oğlu Tantalos'un torunu. Pelops ile Hippodameia’nın oğludur. Thyestes ile Nikippe’nin kardeşidir.

Kleola ile evliliğinden Pleisthenes doğdu. Aradan zaman geçtikten sonra, Atreus dul kalan gelini Aerope ile evlendi. Bu ikinci evliliğinden Agamemnon ile Menelaos adlı iki oğlu ve Anaksibia adında bir kızı oldu.

Bir söylentiye göre Atreus ile kardeşi Thyestes, babalarının daha çok sevdiği kardeşleri Khrysippos’u öldürüp baba bedduası aldılar ve daha sonra Argos Krallığını ele geçirdiler. Ancak Thyestes hükümdarlığın sembolü olan altın kuzuyu çalarak Atreus’un karısı Aerope’yi ayarttı. Suçu ortaya çıktıktan sonra kaçarken Atreus’un oğlu Pleisthenes’i de beraber götürdü ve kendi oğlu gibi büyüttü. Oğlan büyüyünce Thyestes onu Atreus’u öldürmeye yolladı. Ancak Atreus kendi öz oğlu olduğunu sonradan anladığı Pleisthenes’i öldürdü. Atreus Krallığı bölüşmek vaadi ile, sefalet içinde dolaşıp duran kardeşi Thyestes’i çocuklarıyla beraber yanına getirtti. Sonra bir yolunu buldu. Thyestes’in oğullarını gizlice kestirdi. Barışma ziyafetinde babalarının önüne yemek diye koydu. Hiçbir şeyin farkında olmayan Thyestes oğullarını yedikten sonra Atreus oğlunun pişirilmemiş uzuvlarını lanetler savurarak, küfürler ederek, masayı devirdi. Duyduğu dehşetten nefretten Güneş bile üzüldü, şaşırdı, gökteki yolunu tamamlamadan geri döndü.

Akhilleus'un babası Peleus gibi dönemin yiğitlerinden ve güçlü savaşcılarındandır, ancak Atreus biraz daha çok gaddarlığıyla tanınan bir şahsiyettir, Atreus'ların laneti bir çok yazara ve şaire esin kaynağı olmuştur.

Aşil


Ölümlü bir baba olan Peleus ile bir tanrıça olan Thetis'in oğlu olan yarı tanrı Aşil(Fransızca okunuşu Aşil iken aslı olan yunanca yazımı ve okunuşu Akhilleus'tur) Yunan mitolojisinin en önemli kahramanlarından biridir. Thetis oğlunu ölümsüzlük nehri Styx'de yıkarken elini suya değdirmemesi öğütlendiği için, onu sol topuğundan tutup suya batırmıştır. Yalnızca oradan vurulursa öleceğine inanılır. Efsaneye göre, öleceğini bildiği halde Helen'i geri almak için yapılan Truva Savaşı'na katılmış ve Truva prensi Paris tarafından sol topuğundan zehirli okla vurularak ölmüştür. Bu yüzden ayak topuğunda yer alan tendona aşil tendonu adı verilir.

Başka bir anlatı da şöyledir:

Thetis'ten doğacak çocuğun tüm tanrılardan daha güçlü olacağı kehaneti üzerine Thetis Peleus ile yani bir ölümlü ile zorla evlendirilmiştir. Thetis doğan çocuklarının ölümlü taraflarını yok etmek için kocasından gizlice onları doğar doğmaz ateşte yakar ama çocukları bu yüzden ölür. Thetis son oğlu Akhilleus'u (Aşil) ateşe tutarken Peleus onu yakalar. Akhilleus'un sadece topuğu yanmamıştır. İlk büyük Eski Yunan şairi olan Homeros'un, Truva Savaşı'nı anlatan İlyada adlı eserinde Aşil'in mezarının yeri tarif edilir. Bu tarife göre, Aşil'in mezarının, bugün Çorum ili Osmancık ilçesi sınırları içinde bulunan Adatepe'de olduğu iddia edilmektedir.

Dafni


Destana göre, Yunan deniz tanrılarından biri olan Peneus'un kızı Dafni'ye, Apollon aşık olmuştur. Dafni'ye umutsuzca aşık olmasının nedeni, aşk tanrısı Eros'un oklarından birine hedef olmasıdır.

Apollon aslında çok iyi bir okçudur ve kendiyle övünmeyi çok sever. Birgün kendisi gibi iyi bir okçu olan Afrodit'in oğlu genç Eros ile karşılaşır ve onun okçuluk kabiliyeti ile ilgili alaycı sözler söyler. Buna karşılık, Eros öç almak ister ve iki ok hazırlar. Biri altın suyuna batırılmıştır ve saplandığı kişiye tutku ve sonsuz aşk verecektir. Diğer ok ise saplandığı kişiyi aşk ve tutkudan tamamen uzaklaştıracaktır. Altın ok Apollon'un kalbine saplanır ve Dafni'ye umutsuzca aşık olur. Fakat ne yazık ki diğer ok Dafni'nin kalbine saplanmıştır. Dafni, Apollon'dan sürekli kaçar ve aşkını reddeder.

Bir gün Dafni yine kaçarken Apollon'a yakalanır ve babası Peneus'dan yardım ister. Peneus, Dafni'yi Defne ağacına dönüştürür ve Dafni sonsuza dek defne ağacı olarak kalır.

Apollon ise, Defne ağacından aldığı yapraklarla kendine bir taç yapar ve bu tacı başından hiç çıkartmaz. Tüm Apollon heykellerinin başında gördüğümüz defne yapraklarından yapılmış tacın sebebi budur.

Egeus


Yunan mitolojisi karakterlerinden biri. Ege Denizi'ne ismini vermiştir.

Aegeus, Atina kralı Theseus'un babasıdır. Theseus, Minotor'a karşı kazandığı zaferden dönerken beyaz yelken çekmediği için Aegeus oğlunun yenildiğini zannederek kendini denize atmıştır. Aegeus'un kendine attığı denize o günden sonra Ege adı verildiği rivayet edilir.

Erikhthonios


Erikhthonios, Erichthonius veya Erechtheus, Yunan mitolojik kahramanlarından biridir.

Hephaistos'un oğludur. Hephaistos, Athena'ya tecavüz etmek ister fakat başarısız olur. Semeni yere dökülmüştür ve Erichthonius'un bu yüzden yeryüzünden doğduğu söylenir. Başka bir söylentiye göre semen Athena'nın bacağına gelir. Athena bir parça yün ile semeni silerek yere atar ve Erichthonius böylece bir parça yün ve yerden meydana gelir. Hephaistos'un Athena ile evlenmek istediği ve ilişki sırasında Athena'nın birden ortadan kaybolduğu, Hephaistos'un da semeni bu nedenle yere akıttığı da söylenir. Athena, Erichthonius'un bakımını üstlenir ve daha sonra onu bir kutuya koyar ve Kekrops'un üç kızına (Herse, Pandrosa ve Aglaura) emanet eder.

Erikhthonios büyünce çok bilge bir insan olmuş ve Atina krallığını ele geçirmiştir.

Hektor


Hektor, eski Yunan mitolojisinde tarihin gördüğü ilk ve gerçek kahramandır.

Truva kralı Priamos ile Hekabe'nin en büyük oğlu ve Paris'in kardeşidir.Truvalıların en büyük savaşçılarındandır. Halkı tarafından çok sevilir. Kimsenin karşılaşmaya bile cesaret edemediği yarı-tanrı Akhilleus'a karşı durmuş, Truva ordularını komuta etmiş ve şehrin düşmesini 10 sene geciktirmiştir. Sonunda tanrıların tanrısı Zeus zaferi Hektor'a ve Truvalılara vermeyi kararlaştırmışken karısı Hera ve kızı Athena'nın entrikalarıyla Hektor'un ölüm kararını vermiştir.Zeus'un emriyle Hektor'u koruyan tanrılar savaştan çekilmiştir. Akhilleus yanında Hera ve Athena ile birlikte Hektor'la savaşmış ve ancak Athena'nın yardımlarıyla Hektor'u öldürmeyi başarmıştır. Bu olay Hektor'u efsanevi bir kahraman yapmıştır. Cesedi şehrin etrafında defalarca döndürülmüş ve Truvalılar moral açıdan çökmüşlerdir. Hektor'un bedeni daha sonra Truvalılara geri verilmiş ve şanına yaraşır bir cenaze töreni düzenlenmiştir. Hektor olmadan Truvalılar genede dayanmış ve şehir düşmemiştir. Durum böyle olunca Athena ve Hera yine entrikalara baş vurup mertçe savaşarak değil hileyle şehri düşürmüşlerdir. Akhilleus ise Hektorun ölüsüne yaptığı saygısızlıklardan dolayı ölmüştür.Homeros'un yazmış olduğu ve Truva savaşını anlatan tek kaynak olan İlyada da Hektor ölünce kitap biter. Yani kahraman ölür ve film biter. Bu sebeple gerçek kahraman Hektor dur akhilleus değil. yarı tanrı akhilleus in ölümü ise Paris tarafından gerçekleştirilmiştir. Paris akhilleus in yaralanabileceği tek yere yani topuğuna ok atmıştır.

Herakles


Yunan mitolojisinde Herakles Roma Mitolojisi'nde Herkül, Zeus ile Miken kralının kızı Alkmene'nin oğludur. Kadına aşık olan Zeus ona kocası kılığında yaklaşmıştır. Herakles'in Zeus'un çocuğu olduğunu anlayan Hera onunla sürekli uğraşmış ve ölümüne neden olmuştur. Herakles doğduğu günden itibaren tanrısal bir kuvvete sahiptir. Hera'nın gönderdiği iki büyük yılanı öldürdüğünde henüz birkaç günlük bebektir. Herakles üstün bir eğitim görmüştür. En iyi yaptığı işler ok atmak, araba kullanmak ve güreşmektir. 18 yaşına geldiği zaman Kitharion ormanlarında yaşayan ünlü canavarı öldürmüştür. Kendisine ödül olarak Thebai kralının kızı Megara verilmiştir. Bu kızdan üç oğlu olmuştur. Hera işe karışarak Herakles'i çıldırtmış, Herakles'te karısını ve çocuklarını öldürmüştür. Suçlarından arınması için Miken kralının hizmetine girip, onun her istediğini yapması gerekmiştir. Kralın Herakles'e yaptırdığı 12 işe mitolojide Herakles'in 12 görevi ve ya işleri denir.

Kassandra


Kassandra Yunan mitolojisinin bir kahramanıdır. Truva'nın son kralı Priamos'un kızı olarak savaşı yaşamış ve etrafındakileri hem savaştan dolayı, hem de Truva atı'nın getirdiği tehlikeden dolayı uyarmaya çalışmıştır, ancak onu dinleyen olmamıştır.

Christa Wolf Kassandra'yı önemli ve dünyaca ünlü bir eserinde ön plana çıkarmıştır.

Kassandra'nın en büyük arzusu geleceği bilmek ve rahibe olmaktı. Tanrı Apollon görür görmez bu güzel kızdan çok etkilendi ve ona bir teklif sundu; Kassandra onunla birlikte olursa ona geleceği görme yeteneği verecekti. Kassandra bu teklifi kabul etti ve geleceği görme yeteneğine sahip oldu. Ama Apollon ile birlikte olmadı. Bakire bir rahibe olma isteği Apollon'a verdiği sözden daha ağır basmıştı. Bir rivayete göre de aslında en başından beri Apollon ile birlikte olmaya niyeti yoktu, sadece geleceği görme yeteneği almak için Apollon'u kandırmıştı. Apollon bu duruma çok sinirlendi ve Kassandra'yı lanetledi. Lanete göre; Kassandra geleceği görecek ama kimseyi buna inandıramayacaktı. Ve asıl ağır darbe; asla rahibe olamayacaktı. Tam tersine bir kadın olarak aşağılanacaktı. Gerçekten de öyle oldu. Truva Savaşı'nı ve savaşın sonucunu görmesine rağmen kimseyi gördüğü şeylerin yaşanacağına inandıramadı. Çaresizlikle savaşın başlamasını ve bitmesini izlemek zorunda kaldı. Olacakları bilmene rağmen onları engelleyememek ne acı bir duygudur. Dahası, Agamemnon tarafından esir edildi ve onun cariyesi olmak zorunda kaldı. Bu rahibe olma hayali kuran bir genç kız için yaşanabilecek en kötü kaderdi. Ama belki kaderin cilvesi olarak bu yaşadığı durum yine bir kadın tarafından sonlandırıldı. Truva'ya savaşmaya giden Agamemnon'un karısı boş durmamıştı. Aşığı ile kocası ülkeye döndüğünde onu öldürmek için bir plan yaptı. Büyük bir zafer kazanmış olarak Kassandra ile ülkesine dönen Agamemnon'un gemisi karısının görevlendirdiği askerler tarafından Yunanistan açıklarında durduruldu. Agamemnon, aralarında Kassandra'nın da bulunduğu cariyeleri ve Agamemnon'u savunan askerler öldürüldü.

Odisseas


Odisseas, Yunan mitolojisinde İtaka kralıdır. Laertes ile Antiklia'nın oğludur.
Odysseia, Truva'nın düşmesinden on yıl sonra Odysseus'un İthaka'ya evine dönünceye kadar maceralarını anlatır. İlyada 10 yıl süren Truva Savaşı, Odysseia, 10 yıl boyunca Odysseus'un başından geçenlerden ibarettir. İlyada, bir olayı, Odysseia ise bir kişinin destanını anlatır. Truva Destanında olaylar birbirini izleyecek şekilde anlatılır. Halbuki, Odysseia'da olaylar anılar, geriye dönüşler, atlamalarla canlandırılır. Batı dillerindeki Ulysses'nin türediği Latince Ulyxes, yiğidin bir Yunan lehçesinden alınmış adıdır.

Çok zeki bir adam olduğu varsayılır. Düşmanlarını zekası ve kurnazlığı ile yendi. Penelope ile evlendiği sıralarda Truva Savaşı başlayınca savaşa gitmemek için çeşitli bahaneler ileri sürdü ancak savaşa gitmek zorunda kaldı. Truva Atı fikri de Odisseas'a aitti.
Zeka tanrıçası tarafından çok sevilen kahraman Poseidon'un kinini kazandığından Truva dönüşü başına birçok belalar gelmiştir ve belalarla birlikte yaşadığı dönüş mitolojide bir nevi insanlığın öyküsü olarak bilinir, çünkü insanlara özgü zayıf yönler çerçevesinde gelişen olaylar anlatılır.

Peneus


Peneus, Oceanus ve Tethys'in oğludur ve mitolojide Yunan deniz tanrılarından biridir. Peneus, kuzey Yunanistan'da Teselya (Thessalia) bölgesinin deniz tanrısıdır.

Destana göre, Yunan Deniz Tanrısı Peneus'un kızı Daphne'ye, Apollon aşık olmuştur. Apollon'la birlikte olmak istemeyen Daphne babası Peneus'tan yardım ister. Peneus, Daphne'yi Defne ağacına dönüştürür ve Daphne sonsuza dek Defne ağacı olarak kalır.

Perseus


Perseus, Yunan mitolojisindeki önemli kahramanlardan biridir. Herakles'in ataları arasında yeralan Argoslu bir kahramandır.

Babası Zeus annesi ise Akrisios kızı Danae'dir. Perseus'un büyük babası Akrisios bir kahine gidip bir erkek çocuğunun olup olamayacağını sorar. Kahin ona kızı Danae'nin bir erkek çocuğu olacağını ve bu çocuğun onu öldüreceğini söyler.Korkuya kapılan ve kehanetin gerçekleşmesinden korkan Akrisios, yeraltına bronzdan bir oda yaptırarak kızını oraya hapseder. Zeus bronz odanın tavanıdaki bir yarıktan altın damlası şeklinde içerisi sızar ve genç kızla birlikte olur. Bu birleşmeden Perseus doğar.

Perseus, Athena tarafından Gorgolardan Medusa'yı öldürmekle görevlendirilir. Athena ve Hermes ona bu zor görevinde yardımcı olan tanrılardır. Perseus, Gorgoların (Stheno, Euryale ve Medusa) yerine gider. Onları uyurken bulur. Bu üç kızkardeş arasında yalnız Medusa ölümlüdür.Bu nedenle Perseus sadece onun başını kesip götürebileceğini anlar. Gorgolar, boyunları ejderha pullarıyla korunan, yaban domuzu gibi dişleri olan dişi canavarlardı. Bronz elleri ve altın kanatları vardı. Üstelik bakışları o kadar güçlüydü ki baktıkları her şeyi taşa çeviriyorlardı. Medusa'nın kesilen kafasından Pegasus (Kanatlı at) , Khrysaor adlı bir dev çıktı. Perseus medusanın başıyla Polydektesi taşlandırmıştır.Daha sonra medusanın başını Athenaya teslim etmiştir.Dönüş yolunda Andromeda'yla karşılaştı ve ona aşık oldu. Bu güzel genç kızın annesi Kassiepeia, Nereus kızlarından daha güzel olduğunu söylediği için Poseidon'u kızdırdı. Deniz tanrısı da bu bölgeye bir deniz canavarı musallat etti. Canavarı öldürmek koşuluyla kurban olarak sunulan genç kızı kurtaran Perseus, daha sonra kızla evlendi ve Tiryns kralı oldu(yunnaistan da antik bir kent)mutlu bir yaşam sürdü.

Tantalos


Yunan mitolojik kahramanı.

Batı Anadolu'da bir Lydia kralıdır. Zeus ile Plouto'nun oğludur. Sipylos(Manisa) dağında hüküm sürüyordu. Atlas'ın kızı Dione ile evlenmişti. Paktolos ırmağının kızı Eurnassa da onun karısı idi. Pelops ve Niobe onun çocuklarıydı. Tantalos, tanrıların hoşgörüsünü kötüye kullandı ve müthiş bir azaba çarptırılır. Pindaros'a göre kendisini Olympos'a davet eden tanrılardan nektar ve ambrosia çalar, tanrılar ona iade-i ziyarette bulundukları zaman onlara, yemek için önlerine oğlu Pelops'un etini koyduğu yalanını söyler.

Tanrılar onu çenesine kadar su dolu yerde bulunmaya ama bundan asla içememmeye cezalandırırlar. Su içmeye her kalktığında su çekilir ve sadece üzerine bastığı zemin kalır. Ayrıca başının üzrinde binbir çeşit meyve asılıdır, ama yaşlı adam bunlara elini atar atmaz yel dalları kaçırarak meyveleri ondan uzaklaştırır.

Theseus


Theseus Atina'nın efsanevi kralı. Annesinin Ethra, babasının Egeus veya Poseidon olduğu söylenir.

Theseus, İyonyanın baş kahramanıydı. Atinalılar onu büyük bir reformcu olarak kabul ediyorlardı. Attika'nın Atina önderliğinde siyasi bütünleşmesini sağlayan kişi olduğu kabul ediliyordu.

Efsaneye göre, Atina'nın kadim krallarından Egeus, çeşitli kadınlarla evlenmesine rağmen çocuk sahibi olamaz. Sonunda Troezen kralının kızı Ethra ile evlenir. Ethra, Egeus'tan, bir söylentiye göre ise yüzerken birlikte olduğu Poseidon'dan hamile kalır. Egeus çocuğun doğmasını beklemeden Atina'ya döner, ancak gitmeden önce sandaletini ve kılıcını dev bir kayanın altına bırakır ve Aethra'ya çocuğun büyüdüğünde kayayı kaldırıp emanetlerini alabileceğini, böylece hanedana mensup olduğunu ispatlayabileceğini söyler.

Theseus büyüdüğünde gerçekten kayayı kaldırır ve babasının emanetlerini alır. Annesi genç Theseus'a gerçek kimliğini açıklar. Bunun üzerine Atina'ya yola çıkan Theseus yolda pek çok yolkesen haydutu öldürür.

Çeşitli maceralardan sonra Atina'ya ulaşan Theseus, Egeus'a gerçek kimliğini açıklamaz. Ancak Egeus'un eşi Medea, Theseus'un veliaht olduğunu anlar ve kendi oğlu Medus yerine tahta geçmesinden endişe eder. Ölmesini sağlamak için kendisinden Maraton boğasını öldürmesini ister. Ancak Theseus boğayı yakalayıp Atina'ya kadar getirmeyi başarır ve kurban eder. Bunun üzerine Medea, Theseus'u zehirlemeye karar verir. Son anda Egeus kılıcı ve sandaletleri görerek Theseus'un oğlu olduğunu anlar ve zehiri döker.

Girit kralı Minos'a yenilen Atinalılıar, barış anlaşması gereğince dokuz yılda bir, Minotor adlı öküz başlı canavara yedi genç kız ve erkeği kurban etmek zorundadır. Theseus, canavarla savaşmaya gönüllü olur. Babasına eğer muzaffer olursa dönüşte beyaz bir yelken açacağını söyler.

Kral Minos'un kızı Arian, Theseus'a aşık olur ve Minotor'un içinde bulunduğu labirentten çıkabilmesi için ona bir ip yumağı verir. Theseus, Minotor'u çıplak elleriyle öldürür, Atinalı gençleri kurtarır ve ip yumağını kullanarak labirentten çıkmayı başarır. Arian'ı da yanına alıp Atina'ya yelken açar ancak Nakşa adasında mola verdiklerinde onu adada "unutur".

Theseus, Atina'ya yaklaştıklarında da beyaz yelkeni çekmeyi unutur. Kıyıdan koyu renk yelkeni gören baba Egeus, denize atlayarak intihar eder (Ege Denizi'nin adını bu olaydan aldığı söylenir).

Babasının trajik ölümünden sonra Theseus, Atina kralı olur ve Amazonlar'ın kraliçesi Antiope ile evlendir. Bu evlilikten oğlu Hippolitus dünyaya gelir. Ancak eşi bir savaşta Theseus ile birlikte savaşırken ölür. Bunun üzerine Theseus, Arian'ın kızkardeşi Faidra ile evlenir. Faidra, Hippolitus'a zalimce davranacaktır.

Efsaneye göre Theseus, Atina'dan ayrılarak hayatının son yıllarını Skiros adasında huzur içinde geçirir.

İason


İason Yunan mitolojisinde altın postu arayan Argonotların önderidir. Yunanistan’da Yason (İason)’un başkanlığında kahramanlar bir araya gelirler ve “Altın Post”u ele geçirmek için Kolhida'ya gitmeye karar verirler. Argonotlar, “Argo” (bu geminin adından dolayı onlara Argonot denmiştir) adlı bir gemi yaparlar ve Kolhida'ya doğru yola çıkarlar. Uzun ve çok zor bir yolculuktan sonra Aiet’in güçlü ve zengin krallığına varırlar. Kral, Yunanlı kahramanları saygıyla karşılar ve gelmelerinin nedenini öğrenir. Aiet, İaosun’un şartlarını yerine getirmesi halinde “Altın Post”u Yunanlılara vermeye karar verir. İason önce ateş püskürten öküzlere boyun eğdirecek, başlarına boyunduruk geçirecek ve büyük bir tarlayı sürecektir. Sonra İason’un ejderhayı öldürmesi ve onun dişlerini toprağa ekmesi gerekir. Bu dişlerden savaşçılar çıkmaktadır. İason’un bu savaşçılarla savaşması ve onları yenmesi gerekir. Yunanlılar ancak bundan sonra “Altın Post”u alabileceklerdir. Bu şartları, Aiet’in dışında kimsenin yerine getirmesi mümkün değildir. Bundan dolayı kral İason’un öleceğinden emindir. Kralın kızı Medea’nın yardımı olmasa, Yunanlıların liderinin, Aiet’in şartlarını yerine getiremeyeceği açıktır. Kralın kızı, ilk görüşte İason’a âşık olmuş ve ona yardım etmeye karar vermiştir. Medea bir büyücüdür. Onun yardımıyla İason kralın şartlarını kolayca yerine getirir ve Aiet’den “Altın Post”u ister. Kral, Yunanlılara kimin yardım ettiğini hemen anlar ve “Altın Post”u vermeyeceğini açıklar. Bunun üzerine İason, postu ele geçirmeye karar verir. Ne var ki Medea’nın yardımı olmadan bunu gerçekleştirmesi olanaksızdır. Kralın kızı, postu bekleyen korkunç ejderhayı uyutur ve Yunanlılar “Altın Post”u ele geçirmeyi başarırlar. Hızla gemilerine binerler ve ülkeleri Yunanistan’a doğru yola çıkarlar. Medea da İason’la birlikte gider. Aiet, postun götürüldüğünü ve kızının kaçtığını öğrenir öğrenmez, hemen ordusunu toplar ve Yunanlıların peşine salar, ama askerler “Altın Post”u geri almayı başaramazlar.

İason'un geldiği yer Ordu'daki Yason denilen yerdir. Orada Yason kilisesi de vardir

İfiklis


İfiklis, Yunan mitojisi karakterlerinden biridir.

Amphitrion ile Alkmene'nin oğludur. Alkides'in ikiz kardeşidir. Ancak, Alkides'in babası Zeus'tur. Zeus sevgilisinin ikinci bir defa doğum sancısı çekmemesi için Alkides ve İfiklis'in aynı zamanda doğmasını sağlamıştır.

Alıntı