Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3

Atların Evrimine 700.000 Yıllık Kanıt!

Bilim ve Astronomi Kategorisi Biyoloji Forum'u Forumunda Atların Evrimine 700.000 Yıllık Kanıt! Konusununun içerigi kısaca ->> Atların Evrimine 700.000 Yıllık Kanıt! Bilim insanları 700.000 yıllık bir atın genomunu çözdüler ve böylece sadece atların evrimine ışık tutmakla ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Atların Evrimine 700.000 Yıllık Kanıt!

    Atların Evrimine 700.000 Yıllık Kanıt!

    Bilim insanları 700.000 yıllık bir atın genomunu çözdüler ve böylece sadece atların evrimine ışık tutmakla kalmadılar, aynı zamanda şimdiye kadar çözülmüş en yaşlı genom rekorunu da kırdılar!

    Bu tarih öncesi genom, 700.000 yıl önce yaşamış Equidae (atgiller) ailesinden bir türün 15 santimetrelik bir bacak kemiğinden elde edildi. Bulunduğu yer olan Batı Kanada'nın Yukan bölgesinde dondurucu soğuklar sayesinde genom, günümüze kadar kısmen de olsa korunabildi. Her ne kadar kemik kısmen bozulmuş ve bakteriler tarafından işgal edilmiş olsa da, gelişmiş teknikler ve bilgisayar yazılımları kullanan araştırma grubu sayesinde antik at DNA'sının kontamine (yabancı gen bulaşımı) olmamış hali elde edilebildi.

    Elde edilen bu genom, zebralar, eşekler ve vahşi Asya atları gibi at ailesinin günümüzdeki üyelerinin genleriyle kıyaslandı. Bu araştırmalar sonucunda, günümüz modern atları olarak bilinen Equus cinsinin günümüzden 4.5 ila 4 milyon yıl önce atalarından ayrılarak bildiğimiz türlere evrimleştiğini net olarak ortaya koydu.

    DNA analizinin ortaya koyduğu bir diğer gerçek de, Przewalski'nin atı olarak da bilinen Moğol atlarının, vahşi atların günümüzde yaşayan son temsilcisi olduğudur. Yani Moğol atları dışında kalan diğer tüm atlar, evcilleştirilmiş ve insan eliyle, yapay seçilim sayesinde evrimleştirilmiş olan atlardır. Şu anda soyları tehdit altında olan bu Moğol atları, günümüzdeki diğer at türlerinden 50.000 yıl kadar önce ayrılarak evrimleşmiştir. Bir diğer deyişle Mongol atları, günümüzdeki tüm atların ortak atasına en yakın olan at türüdür. Araştırmacılar, genom analizi sonuçlarına bakarak at popülasyonlarının nesiller içerisinde iklime bağlı olarak dalgalandığını belirtmektedirler. Bunun haricinde elde edilen bir diğer veri de, neredeyse tüm nesillerde üstün koku alma yeteneğinin ve güçlü bağışıklık sisteminin seçilerek doğal seçilim karşısında avantaj sağladığıdır.

    Peki bu araştırma, diğer soyu tükenmiş canlıların genomlarını okumak konusunda bize ne söylüyor? Her ne kadar bu araştırmayla analiz edilebilen genom yaşı epey geriye çekilmiş olsa da, halen elde edilen genomun yaşı, analizin mümkün olabilmesi için çok büyük bir önem arz ediyor. Kuşkusuz, dondurucu soğukların görüldüğü bölgelerde genler, tropikal bölgelere göre çok daha iyi korunuyor. Ayrıca bu araştırma sayesinde, eskiden çok kısa veya bozulmuş olduğu için kullanılamayacağı düşünülen DNA'ların da analiz edilebileceği gösterilmiş oldu. Yani eğer şanslıysak, kendi atalarımızın genomları o kadar da ulaşılmaz olmayabilir.

    Hazırlayan: ÇMB (Evrim Ağacı) Atların Evrimine 700.000 Yıllık Kanıt! - Evrim Ağacı
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesaj
    550
    Rep Gücü
    0
    Atın evrimi masalı

    Memelilerin kökeni konusu içinde önemli bir yer tutan başlık, uzunca bir zamandır evrimci kaynakların baş tacı ettikleri "atın evrimi" efsanesidir. Bu bir efsanedir, çünkü bilimsel bulgulara değil, hayal gücüne dayanır.

    "Atın evrimi"ni sembolize ettiği iddia edilen şemalar, yakın bir zamana kadar, evrim teorisine kanıt olarak gösterilen fosil sıralamalarının en başında gelmekteydi. Oysa bugün pek çok evrimci, atın evrimi senaryosunun geçersizliğini açıkça kabul etmektedir. Kasım 1980'de Chicago Doğa Tarihi Müzesi'nde 150 evrimcinin katıldığı, dört gün süren ve kademeli evrim teorisinin sorunlarının ele alındığı bir toplantıda söz alan evrimci Boyce Rensberger, atın evrimi senaryosunun fosil kayıtlarında hiçbir dayanağı olmadığını şöyle anlatmıştır:

    Yaklaşık 50 milyon yıl önce yaşamış dört tırnaklı, tilki büyüklüğündeki canlılardan bugünün daha büyük tek tırnaklı atına bir dizi kademeli değişim olduğunu öne süren ünlü atın evrimi örneğinin geçersiz olduğu uzun zamandır bilinmektedir. Kademeli değişim yerine, her türün fosilleri bütünüyle farklı olarak ortaya çıkmakta, değişmeden kalmakta, sonra da soyu tükenmektedir. Ara formlar bilinmemektedir.

    Bir müzede bulunan bu at serisi, farklı zamanlarda ve farklı yerlerde yaşamış bazı canlıların keyfi diziliminden oluşmaktadır. Atın sözde evriminin fosil kayıtlarında hiçbir delili yoktur.

    Rensberger, dürüst bir tutumla atın evrimi senaryosundaki bu önemli sorunu dile getirirken aslında tüm teorinin fosil kayıtlarındaki en büyük açmazı "ara geçiş formları açmazı"nı gündeme getirmiştir.



    at
    İlk bakışta inandırıcı gibi duran at serisi şemaları, aslında gerçeğin çarpıtılmasıyla oluşturulmuş zoraki sıralamalardı. Bulunan her yeni fosil, bu hayali şemaların geçersizliğini ortaya koydu.



    Atın evrimi şemalarının sergilendiği İngiltere Doğa Tarihi Müzesi'nin yöneticilerinden ünlü evrimci paleontolog Colin Patterson da, hala müzenin alt katında duran bu şema hakkında şunları söyler:

    Hayatın doğası hakkında her biri birbirinden hayali bir sürü kötü hikaye vardır. Bunun en ünlü örneğiyse, belki 50 yıl önce hazırlanmış olan ve hala alt katta duran atın evrimi sergisidir. Atın evrimi, birbirini izleyen yüzlerce bilimsel kaynak tarafından büyük bir gerçek gibi sunulmuştur. Ancak şimdi, bu tip iddiaları ortaya atan kişilerin yaptıkları tahminlerin, yalnızca spekülasyon olduklarını düşünüyorum.

    Atın sözde evrimi şeması, geçmişte farklı dönemlerde yaşamış olan bazı memelilerin evrimcilerin beklentilerine göre dizilmesinden oluşmaktadır. Bu hayali şemadaki hayvanların büyüklükleri ve özellikleri, ayrıca yaşadıkları dönemler, atın evrimi şemasının çelişkilerini ortaya koymaktadır.

    Peki "atın evrimi" senaryosunun dayanağı nedir? Bu senaryo, Hindistan, Güney Amerika, Kuzey Amerika ve Avrupa'da değişik zamanlarda yaşamış, farklı tür canlılara ait fosillerin evrimcilerin hayal güçleri doğrultusunda küçükten büyüğe doğru dizilmesiyle oluşturulan şemalarla ortaya atılmıştır. Farklı araştırmacıların öne sürdüğü 20'den fazla atın evrimi şeması vardır. Hepsi de birbirinden farklı olan bu soy ağaçları hakkında evrimciler arasında da görüş birliği yoktur. Bu sıralamalardaki tek ortak nokta, 55 milyon yıl önceki Eosen devrinde yaşamış Eohippus (Hyracotherium) adlı köpek benzeri bir canlının atın ilk atası olduğuna inanılmasıdır. Oysa atın milyonlarca yıl önce yok olmuş atası olarak sunulan Eohippus, halen Afrika'da yaşayan ve atla hiçbir ilgisi ve benzerliği olmayan Hyrax isimli hayvanın hemen hemen aynısıdır.


    Atın ilk atası olduğuna inanılan Eohippus, günümüzde Afrika'da yaşayan Hyrax ile çok benzerdir ve atla hiçbir ilgisi ve benzerliği yoktur.


    İngiltere Doğa Tarihi Müzesi'nde yer alan "atın evrimi" sergisi. Bu ve benzeri "atın evrimi" şemaları, farklı devirlerde, farklı coğrafyalarda yaşamış bağımsız canlı türlerinin, son derece taraflı bir bakış açısıyla birbirleri ardına dizilmesiyle oluşturulur. Gerçekte "atın evrimi"ne dair hiçbir somut bilimsel bulgu yoktur.



    Atın evrimi iddiasının tutarsızlığı, her geçen gün ortaya çıkan yeni fosil bulgularıyla daha açık olarak anlaşılmaktadır. Eohippus ile aynı katmanda, günümüzde yaşayan at cinslerinin de (Equus nevadensis ve Equus occidentalis) fosillerinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu, günümüzdeki at ile onun sözde atasının aynı zamanda yaşadığını göstermektedir ki, atın evrimi denen sürecin hiçbir zaman yaşanmadığının kanıtıdır.

    Evrimci yazar Gordon R. Taylor, Darwinizm'in açıklayamadığı konuları ele alan The Great Evolution Mystery (Büyük Evrim Gizemi) adlı kitabında at serileri efsanesinin aslını şöyle anlatır:

    Darwinizm'in belki de en ciddi zafiyeti, paleontologların, büyük evrimsel değişiklikleri gösterecek olan akrabalık ilişkilerini ve canlı sıralamalarını ortaya koyamamalarıdır... At serisi genellikle bu konuda çözüme kavuşturulmuş olan yegane örnek gibi gösterilir. Ama gerçek şudur ki, Eohippus'tan Equus'a kadar uzanan sıralama çok tutarsızdır. Bu sıralamanın, giderek artan bir vücut büyüklüğünü gösterdiği iddia edilir, ama aslında sıralamanın ileriki aşamalarına konan canlıların bazıları (sıralamanın en başında yer alan) Eohippus'tan daha büyük değil, daha küçüktürler. Farklı kaynaklardan gelen türlerin biraraya getirilip ikna edici bir görüntüye sahip olan bir sıralamada arka arkaya dizilmeleri mümkündür, ama tarihte gerçekten bu sıralama içinde birbirlerini izlediklerini gösteren hiçbir kanıt yoktur.

    Tüm bu gerçekler, evrim teorisinin en sağlam delillerinden birisi gibi sunulan atın evrimi şemalarının, hiçbir geçerliliğe sahip olmayan hayali sıralamalar olduklarını ortaya koymaktadır. Diğer türler gibi atlar da, evrimsel bir ataya sahip olmadan var olmuşlardır.

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062
    Atların Evrimi Sanılandan Karışık

    Amerikalı bir paleontoloğun, dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan at fosillerinin dişleri üzerinde yaptığı araştırma, “insanlığın tarihini en çok etkileyen hayvan” olarak tanınan atların kendi tarihininse yanlış bilindiğini ortaya koydu. Atların dişleri, hayvanların cüsseleriyle orantılı olduğu için hayvanların boyutlarının hangi tarihlerde ve nerede, nasıl değiştiğini gösteriyor. Hayvanların diş ve kemiklerindeki karbon türleri de atların beslenme biçimlerindeki değişimi gösteriyor.

    Şimdiye kadar, atların zaman içinde sürekli cüsse kazanarak çalılıkları kemiren köpek büyüklüğünde hayvanlar olmaktan çıkıp, günümüzün görkemli at ları haline geldikleri, tartışmasız bir gerçek olarak kabul edilmekteydi. Florida Üniversitesi’ne bağlı Florida Doğa Tarihi Müzesi’nden paleontolog Bruce MacFadden’a göreyse atların evrimi 20 milyon yıl önce doğrusal gelişimini terk etti ve bazı at türleri büyürken, bazıları küçüldü, bazılarıysa boyutlarını korudular. Araştırmacı bu farklılaşmanın rastlantısal genetik değişimler, doğal seçilim ve uzun dönemli fenotipik değişimlerle açıklanabileceği görüşünde.

    Tarih kitaplarında, atların ilk kez İspanyol fatihlerce Güney Amerika’ya sokuldukları ve zaman içinde kuzey Amerika’ya yayılarak filmlerde kovboyların, kızılderililerin yakalayarak evcilleştirdikleri vahşi sürüleri oluşturdukları yazılır. MacFadden’a göreyse fosil kayıtları, atların günümüzden 55 milyon yıl önce Kuzey Amerika’da ortaya çıktıklarını ve buradan öteki kıtalara yayıldıklarını gösteriyor. Gergedan, tapir ve günümüzde soyu tükenmiş başka türlerin de dahil olduğu tek tırnaklılar takımının bir ailesi olan Equidae içinde atların soyu, günümüzde ayakta kalmış tek cins olan Equus’a dayanıyor.

    Bu cins kendi içinde iki ya da üç ana gruba bölünüyor: Kabalinler (günümüzün evcil atları Equus caballus); zebralar; eşekler ve akraba türler. Son yıllarda fosillerde mitokondrial DNA analizleri, Equus içindeki ana gruplar olan kabalinlerle zebra ve eşeklerin 3 milyon yıl önce ayrıştıklarını ve daha sonra öteki kıtalara yayıldıklarını gösteriyor. Equus’un soyu, iklim değişikliği ve aşırı avlanma nedeniyle 10.000 yıl önce Amerika’da tükenmiş. Eski dünyadaysa yaşam alanları daralmakla birlikte ayakta kalmış ve 6000 yıl önce Orta Asya’da evcilleştirilmiş.

    Bilim ve Teknik Dergisi


    http://www.evrimteorisi.org
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

Benzer Konular

  1. Çoklu Evrenlere Somut Kanıt Bulunmuş Olabilir Mi?
    SOSYALİST Tarafından Astronomi Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 24-05-2013, 12:36 PM
  2. Kanıt Problemi
    kapkale Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 69
    Son mesaj: 27-10-2010, 06:57 PM
  3. Darwin'i Doğrulayan On Beş Kanıt
    SOSYALİST Tarafından Biyoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 16-10-2009, 07:03 PM
  4. 200. Yılında Darwini Çökerten 100 milyon Kanıt
    kaanansay Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 21-04-2009, 01:52 PM
  5. 200’üncü yılında Darwin’i doğrulayan on beş kanıt
    catpity Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-04-2009, 11:24 AM
Yukarı Çık