3. Sayfa, Toplam 3 BirinciBirinci 123
Gösterilen sonuçlar: 21 ile 26 Toplam: 26

Körelmiş Organlarımız

Bilim ve Astronomi Kategorisi Biyoloji Forum'u Forumunda Körelmiş Organlarımız Konusununun içerigi kısaca ->> efenim siz kendi ettiğiniz hakaretleri görmeme konusunda at gözlüğü takıyorsunuz sanırım.kilitlenen konudaki hakaretlerinizden sonra size saygım kalmadı. ademin çocuklarıyla ilgili ...

  1. #21
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    efenim siz kendi ettiğiniz hakaretleri görmeme konusunda at gözlüğü takıyorsunuz sanırım.kilitlenen konudaki hakaretlerinizden sonra size saygım kalmadı.

    ademin çocuklarıyla ilgili iddiana kurandan delil getir bakalım İftira atmadan önce.
    kuranda böyle birşey asla geçmez.O konuda söylenenler ancak nasıl oldu konusundaki fikir yürütmelerdir.çoğu israiliyattır.
    bu konuda başka fikirlerde var Örneğin Hz.Ademin ilk kamil insan olduğu gibi.

  2. #22
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2011
    Mesaj
    763
    Rep Gücü
    6151
    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    İyi laf slatası yapmışsınız fakat hala sorunun cevabı yok!

    Sizin içiniz kötü ve bu kötülüğü her defasında sergiliyorsunuz.
    Bunun nedenini ise çok iyi anlıyorum konuyu bertaraf etmek, sorulardan kaçmak.
    Gerçi sizlerin sorudan anlayacağınız da yok ya..

    Yaptığınız hemen hemen tüm yorumlarınızın içinde durumu kişiselleştirme ve hakaret vardır.
    Ben cevap verince ise hakaret ettiğimi ifade ediyorsunuz.
    Benimki sadece hakaretlere cevaptır kesinlikle hakaret değildir.
    İsterseniz bu konudaki yorumları başından itibaren inceleyebilirsiniz.
    Verilen cevaplarda sonuca değil başlıngıca bakmak gerek.
    Böylece durumu daha iyi kavrayacağınızı düşünüyorum.

    Evrimle ilgili konular açtığımda saldırıya geçiçiyorsunuz hemen, başlıyorsunuz hakarete.
    İşte bu tutumunuz hem gericiliğin hem de cehaletin somut örneğidir.

    Ben de size çok rahat hakaret edebilirim ama kendime yakıştırmıyorum.
    Siz nasıl ki benim atam için çirkin ifadeler kullanıyorsanız ben de sizin atanız için kullanabilirim.
    Hatta ben reddediyorum siz ise kabul ediyorsunuz, o nedenle sıkıntı duyacağınızı da sanmıyorum şöyleki;

    Sizlerden ve dini kaynaklarınızdan öğrendiğime göre:
    Sizin atalarınızda kim kimin çocuğudur belli değildir.
    Kardeş kardeşe cinsel münasebette bulunmuştur. (ademin çocukları)
    Hangi kardeşin hangi kardeşle yatıp kalktığı meçhuldür.
    Soruyorum şimdi; bu durumda sizin atalarınıza ne denir, siz kimin çocuklarısınız??
    Sosyalist bu kadar gerilmene gerek yok, biraz sakin ol, saga-sola saldiri hazirliklarina baslama starti vermis gibisin...?

    Evrim ile ilgili konular acmana teknik olarak Forum adminleri birsey demiyorsa biz ne diyelim ki..! Sana hakarette eden yok, benim Evrim konulari ile ilgili bir defa yorumum oldu, Zirt-pirt ayri ayri konu basligi acarak ayni seyleri yazmana ne gerek var..? hepsinin sonunda vardigi yer ayni ise, Ortak ataya sahip isek maymun benim kardesimdir... denklemine dönüyorsa dedigin... Forumda o kadar konu acildiki Artik

    Süpermeydan süpermeydan olmaktan cikmaya MAYMUNLAR CEHENNEMi ne dönmeye basladi...!!

    Diledigini yaz..! Toplarsin iki-üc konu basligi altinna, sonucta dönüp dönüp ayni seyleri 789 defa yazman icin ayri konu basligi acmana ne gerek var...? Evrim ile Darwin ile ilgili Konu Basligi ne kadar cok olursa , forumumuzun adi Süpermeydan yerine Darwinistler forumu olarak degisecegi ümidindemisin..?


    Hakarete gelince senin sunumlarinla biz sonuc cikarip böyledir demiyoruz ki Böylemi..? diye sana geri dönüp soruyoruz..


    Ben tekrar sorayim ... Kendi soy agacini düsünsün herhangi birimiz 100 nesil evvelki dede...den itibaren O kisiye gelene kadar ve o kiside dahil dogan herkes akrabadir degilmi o kisinin...!

    Dahada acalim 100 nesil evvelki dede ortak ata ...Sirasi ile 99. 98. 97........3. 2. ve suanki baba konumundaki kisinin babasi 1. nesil Dede arasinda dogan yasayan ve ölen herkes akraba... Bu örnek ,sadece senin ,benim degil herkes icin veriebilir
    Simdi bir darwin kalkip maymun ile ben ortak ataya sahibim derse , bu su anlama gelir :

    ..................Ya neneler den biri Erkek bir orangutanla cinsel iliski sonrasi hamile kaldi arada insan yerine maymun dogurdu akrabalik basladi , yada Dedelerden biri disi bir maymunla cinsel iliskiye girdi maymun insan dogurdu sonra o dogan haricinde tüm insanlar yok oldu o ortak atayla dogan (maymundan insan yada insandan maymun ) canli haricinde tüm insanlik yok oldu sadece o kisi ile ortak ata mahsulü canli hayatina devam etti... ki bu insan nesline yapilabilecek en agir hakaret ve itham olur , biolojik olarakta bu galiba imkansiz..! ( ? )

    Buda yetmiyor bunun icin bu canli disi ise erkege, erkek ise disi ye ihtiyac var.. ve sonucta yine bunlardan dogan cocuklarin evliligi birbiri ile evliligi ile bu günkü insana ulasilmis olmasi gerekir...!

    Iste bu noktada itiraz eden iddia eden sensin, peki biz sen iddia ederken konu kisisellesmesin diye senin bu iddia ve itirazlarina yönelik sorumuzu Kalkip Admin Yüksell yada Dogangünes e mi soralim....?

    Elbette sana soracagiz cünkü iddia sahibi sensin, ortak ata mahsulü canlilariz diyen sensin...

    "" maymun ile ortak ataya sahip oldugunu burada defaaten haykiriyorsun...? ""

    Iddia eden sensin soran biziz cevap bekleyen biziz , terbiyesiz diyecek bir durum yokki ortada...

    Soruyoruz olmuyor.. Peki madem dediklerini senin adina onaylayalim , Sen ve senin gibi darwinin sadece teoride kalmis iddiasini bayraklastiran kisilere ; " peki sizi maymunla ayni atadan gelenler olun ..! " diyoruz ,onuda kabul etmiyorsun...?

    Bizden ne istiyorsun...?

    Sana soru soruyoruz cevap yerine sürekli ama sürekli ama sürekli ama sürekliiiiiii sürekliiii sorularimiza soru ile karsilik verip yine ayni iddialari cevap vermis gibi sürdürüyorsun...!!!!
    Konu KOMANDO tarafından (11-04-2013 Saat 05:54 PM ) değiştirilmiştir.

  3. #23
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2011
    Mesaj
    763
    Rep Gücü
    6151
    BAk iddia ediyorum bu dediklerimi cevaplamadan yine bozuk plak gibi yine soru soracaksin cevap vermeden...

    100. nesil dede örnegi ile basla mesela...!

  4. #24
    - Çevrimdışı
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesaj
    550
    Rep Gücü
    0
    Evrimcilerin Körelmiş Organlar Yanılgısı



    Evrim literatüründe uzunca bir süre yer alan, ama geçersizliği anlaşıldıktan sonra sessiz sedasız bir kenara bırakılan iddialardan biri, "körelmiş organlar" kavramıdır. Ancak bir kısım yerli evrimciler, "körelmiş organlar"ı hala evrimin büyük bir delili sanmakta ve öyle göstermeye çalışmaktadırlar.

    Körelmiş organlar iddiası bundan bir asır kadar önce ortaya atılmıştı. İddiaya göre, canlıların bedenlerinde atalarından kendilerine miras kalmış, ancak kullanılmadıkları için zamanla körelmiş işlevsiz organlar yer alıyordu. Bu kesinlikle bilimsel bir iddia değildi, çünkü bilgi eksikliğine dayanıyordu. "İşlevsiz organlar", aslında "işlevi tespit edilememiş" organlardı. Bunun en iyi göstergesi de, evrimciler tarafından sayılan uzun "körelmiş organlar" listesinin giderek küçülmesi oldu.

    Kendisi de bir evrimci olan S. R. Scadding Evolutionary Theory (Evrimsel Teori) dergisinde yazdığı "Körelmiş Organlar Evrime Delil Oluşturur mu?" başlıklı makalesinde bu gerçeği şöyle kabul eder: (Biyoloji hakkındaki) bilgimiz arttıkça, körelmiş organlar listesi de giderek küçüldü... Bir organın işlevsiz olduğunu tespit etmek mümkün olmadığına ve zaten körelmiş organlar iddiası bilimsel bir özellik taşımadığına göre, "körelmiş organlar"ın evrim teorisi lehinde herhangi bir kanıt oluşturamayacağı sonucuna varıyorum. (S. R. Scadding, "Do 'Vestigial Organs' Provide Evidence for Evolution?", Evolutionary Theory, cilt 5, Mayıs 1981, s. 173)

    Alman anatomist R. Wiedersheim tarafından 1895 yılında ortaya atılan "körelmiş insan organları" listesi, appendiks, kuyruk sokumu kemiği gibi yaklaşık 100 organı içeriyordu. (Appendiks toplumda 'apandisit' olarak bilinen organdır. Yanlış kullanım sonucu dilimizde bu organı tanımlamak için kullanılan 'apandisit' gerçekte bu organın enfeksiyona uğramasına verilen addır.) Ancak bilim ilerledikçe, Wiedersheim'ın listesindeki organların hepsinin vücutta çok önemli işlevlere sahip oldukları ortaya çıktı.

    Örneğin "körelmiş organ" sayılan appendiksin, gerçekte vücuda giren mikroplara karşı mücadele eden lenf sisteminin bir parçası olduğu belirlendi. Bu gerçek, 1997 tarihli bir tıp kaynağında şöyle belirtilir: Vücuttaki timus, karaciğer, dalak, appendiks, kemik iliği gibi başka organlar lenfatik sistemin parçalarıdır. Bunlar da vücudun enfeksiyonla mücadelesine yardım ederler. (The Merck Manual of Medical Information, Home edition, New Jersey: Merck & Co., Inc. The Merck Publishing Group, Rahway, 1997)

    Aynı "körelmiş organlar" listesinde yer alan bademciklerin de boğazı, özellikle erişkin yaşlara kadar, enfeksiyonlara karşı korumada önemli rol oynadığı keşfedildi. Omuriliğin sonunu oluşturan kuyruk sokumunun ise, leğen kemiğinin çevresindeki kemiklere destek sağladığı, bu nedenle, kuyruk sokumu kemiği olmadan rahatça oturabilmenin mümkün olmadığı anlaşıldı. Ayrıca bu kemiğin pelvis bölgesindeki organların ve buradaki çeşitli kasların da tutunma noktası olduğu belirlendi.

    İlerleyen yıllarda yine "körelmiş organlar"dan sayılan timüs bezinin T hücrelerini harekete geçirerek vücudun savunma sistemini aktif hale getirdiği; pineal bezin, lüteinik hormonu baskılayan melatonin gibi önemli hormonların üretilmesinden sorumlu olduğu keşfedildi. Tiroid bezinin bebeklerde ve çocuklarda dengeli bir vücut gelişimini sağladığı ve metabolizma ve vücut aktivitesinin düzenlenmesinde rol oynadığı saptandı. Pitüiter bezin de tiroid, böbrek üstü, üreme bezleri gibi birçok hormon bezinin doğru çalışmasını ve iskelet gelişimini kontrol ettiği ortaya çıktı.

    Darwin tarafından "körelmiş organ" olarak nitelendirilen gözdeki yarım ay şeklindeki çıkıntının ise gözün temizlenmesi ve nemlendirilmesi işine yaradığı anlaşıldı.
    Körelmiş organlar iddiasında evrimcilerin yaptıkları çok önemli bir de mantık hatası vardı. Bildiğimiz gibi evrimciler tarafından ortaya atılan iddia, canlılardaki körelmiş organların geçmişteki atalarından miras kaldığıydı. Oysa "körelmiş organ" olduğu söylenen bazı organlar, insanın atası olduğu iddia edilen canlılarda yoktur!

    Örneğin evrimciler tarafından insanın atası olduğu söylenen bazı maymunlarda appendiks bulunmaz. Körelmiş organlar tezine karşı çıkan biyolog H. Enoch bu mantık hatasını şöyle dile getirmektedir: İnsanların appendiksi vardır. Ancak daha eski ataları olan alt maymunlarda appendiks bulunmaz. Sürpriz bir biçimde appendiks, daha alt yapılı memelilerde, örneğin opossumlarda tekrar belirir. Öyleyse evrim teorisi bunu nasıl açıklayabilir? (H. Enoch, Creation and Evolution, New York: 1966, s. 18-19.)

    Tüm bunların yanı sıra kullanılmayan bir organın zamanla körelerek yok olduğu gibi bir iddia kendi içinde mantıksal bir çelişki taşımaktadır. Bu çelişkiyi fark eden Darwin, "Türlerin Kökeni"nde şöyle bir itirafta bulunmuştur: Bununla birlikte, arta kalan bir güçlük var. Bir organ artık kullanılmadığı için çok küçüldükten sonra, kendisinden ancak belli belirsiz bir iz kalıncaya dek nasıl küçülebiliyor; ve sonunda nasıl tümüyle ortadan kalkabiliyor. Bir organ bir kez görevsiz kaldıktan sonra, kullanılmamanın onu daha da etkileyebilmesi pek de olanaklı değildir. Burada benim veremeyeceğim ek bir açıklama gereklidir. (Charles Darwin, Türlerin Kökeni, Onur Yayınları, 5. Baskı, Ankara 1996, s. 516.)

    Kısacası evrimciler tarafından ortaya atılan körelmiş organlar senaryosu hem kendi içinde mantık hataları içermektedir, hem de bilimsel olarak yanlıştır. İnsanlarda, sözde atalarından miras kalmış olan hiçbir körelmiş organ yoktur.

    Körelmiş organlar masalına en son darbe, atın bacağı üzerinde yapılmış yeni bir çalışmadan gelmektedir. Nature dergisinin 20-27 Aralık 2001 tarihli sayısında yayınlanan "Biomechanics: Damper for Bad Vibrations" başlıklı makalede şöyle denmektedir: Atların bacaklarındaki bazı kas lifleri hiçbir işlevi olmayan evrimsel kalıntılar görünümündedir. Ancak aslında, at koşarken bacağın içinde oluşan zarar verici titreşimleri engelleyecek şekilde davranıyor olabilirler. Makale şöyle devam etmektedir: Atların ve develerin bacaklarında 6 milimetreden daha kısa kas liflerine bağlı olan 600 milimetreden daha uzun tendonları olan kasları vardır. Bu tip kısa kaslar hayvan hareket ettikçe ancak birkaç milimetre kadar uzunluğunu değiştirebilir ve bunlar büyük memelilerin pek fazla işine yaramaz gibi görünmektedir. Tendonlar pasif yaylar olarak işlev gösterir ve kısa kas liflerinin gereksiz olduğu, evrim sürecinde fonksiyonlarını kaybetmiş daha uzun liflerin kalıntıları olduğu varsayılmıştır. Ancak Wilson ve meslektaşları... bu liflerin kemik ve tendonları potansiyel olarak zarar verebilecek titreşimlerden koruyor olabileceğini ileri sürmektedirler…

    Deneyleri, kısa kas liflerinin bir ayağın yere çarpmasını izleyen zarar verici titreşimleri yavaşlatabileceğini göstermiştir. Koşan bir hayvanın ayağı yere vurduğunda, bu darbe bacağın titreşmesine neden olur; titreşimlerin frekansı göreceli olarak yüksektir - örneğin atlarda 30-40 Hz- ayak yerdeyken bu darbeler yavaşlatılmazsa çok fazla titreşim devri oluşur. Titreşimler zarar verebilir, çünkü kemik ve tendonlar yorgunluk durumundan kolayca etkilenir. Kemik ve tendonlardaki yorgunluk, tekrarlanarak uygulanan baskıdan kaynaklanan hasarın birikmesidir. Kemik yorgunluğu, hem atletlerde hem de yarış atlarında, olumsuz etkiler meydana getiren darbe kırılmalarının nedenidir ve tendon yorgunluğu en azından bazı tendon enfeksiyonlarının nedenini açıklayabilir. Wilson ve arkadaşları çok kısa kas liflerinin, oluşan titreşimleri yavaşlatarak, hem kemikleri hem de tendonları koruduğunu ileri sürmektedirler. (R. Mcneill Alexander, "Biomechanics: Damper For Bad Vibrations", Nature, 20-27 Aralık 2001)

    Kısacası, atların anatomisinin daha dikkatli incelenmesi, evrimcilerin işlevsiz olarak değerlendirdikleri yapıların çok önemli fonksiyonları olduğunu ortaya koymuştur. Başka bir deyişle, bilimsel ilerleme, evrimin delili olarak değerlendirilen özelliklerin aslında yaratılış gerçeğinin delili olduğunu göstermiştir. Evrimciler, objektif davranmalı ve bilimsel bulguları akılcı değerlendirmelidirler. Nature dergisinde konu hakkında şu yoruma yer verilmektedir: Wilson ve arkadaşları, evrimin akışı içinde işlevini kaybetmiş bir yapının kalıntısı gibi görünen bir kasın önemli bir rolü olduğunu buldu. Onların bu çalışması diğer körelmiş organların da (insan appendiksi gibi) göründükleri gibi işlevsiz olup olmadıklarını merak etmemize neden oluyor. (R. Mcneill Alexander, "Biomechanics: Damper For Bad Vibrations", Nature, 20-27 Aralık 2001)

    Elde edilen bu sonuçlar şaşırtıcı değildir. Doğayla ilgili ne kadar çok şey öğrenirsek, o kadar çok yaratılışın delilini görürüz. Michael Behe'nin belirttiği gibi, "tasarımın var olduğu sonucuna bilmediklerimizden değil, son 50 yıl boyunca öğrenmiş olduklarımızdan varıyoruz". (Behe's Seminar in Princeton, 1997) Aynı süreç içinde ise, Darwinizm'in cehaletten kaynaklanan bir iddia olduğu ortaya çıkıyor.

  5. #25
    - Çevrimdışı
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062
    Buna ne demeli

    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  6. #26
    - Çevrimdışı
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062
    KÖRELMİŞ ORGANLAR

    Evrimin en önemli kanıtlarından biri olan körelmiş organlara ve bunun genel olarak yanlış anlaşılışına değinmek istiyorum. Öncelikle evrimin sunuluşuyla beraber şu soru sorulabilir: madem canlılar türlerin farklılaşmasıyla gelişip değişiyor, neden şu anki canlılar o eski atalarının izlerini taşımıyorlar?

    Körelmiş organlar/yapılar, evrimsel süreçte çeşitlenme ve seçilim mekanizmaları sonucunda giderek değişen ve ortama ayak sağlayan bireylerin kalması sonucunda evrimsel ekonomi ilkesine bağlı olarak işlevini yitirmeye başlayan organlardır. Genel olarak bir canlı türünün atasında bu organın işlevi ya modern türde atasının gerçekleştirdiği işlevi hiç gerçekleştirmez ya da farklı bir göreve sahip olmuştur. Yani tabiri caizse körelmiş organlar türlerin eski atalarından kalma izlerdir.

    Kısaca bu olayı bir örnekle anlatayım: Bir türden iki birey düşünelim. Bu iki birey sürüngen olsun. Bu iki sürüngenden genetik farklılık olarak birinin bacakları diğerinden daha kısa olsun ve diğerine oranla daha iyi sürünebilsin. Doğa şartlarının sürekli farklılaşıp değiştiğini ve her yerde bu şartların aynı olmadığını biliyoruz. Ve bu iki bireyin bulunduğu(tüm populasyonu düşünmek daha sağlıklı bir canlandırma olur fakat şimdi örnek verdiğim için es geçiyorum) ortam da daha iyi sürünen bireylerin yaşamasına sebebiyet versin, mesela bu sürüngenin avcılarından kaçmak için esnek olmak ve sürünmek daha yararlı olsun.

    Bu olay sonunda en iyi sürünen bireyler gelecek nesle döl bırakabilecektir. Ve nesiller sonra bu sürüngenlerin ayak kemikleri büyük ölçüde kısalacak ve kullanılmaz hala gelecektir. Evrimsel ekonomiye göre de mesela farklı iki birey arasında hangisi daha kısa ayak kemiklerine sahipse o birey embriyolojik dönemde, yaşamda ve diğer koşullarda ayak kemiklerine harcayacağı enerjiyi farklı koşullarda hayatta kalmak için kullanacaktır. Bu da ayak kemiklerinin hangi bireyde daha kısaysa onun döl vereceği anlamına gelir. Bu da ayak kemiklerinin giderek küçüleceği anlamına gelecektir.[Verdiğim örnekte evrimin bir amacı varmış gibi görülebilir fakat böyle değildir, bu örnek sadece daha iyi anlaşılmak için verildi.]

    O halde bu sürüngenlerin soyundan gelen yılanlarda körelmiş ayak kemiği bulmamız gerekir. Bu ayak kemiğinin kalıntılarının bulunduğu takdirde evrim doğrulanmış olur. Fakat bu kalıntı ayak kemiklerinin bir işleve sahip olması evrimi çürütmez ya da yaratılışı desteklemez. Çünkü asıl sorun bu ayak kemiği kalıntısının yürümeye yardımcı olmamasıdır.

    Peki canlılar incelendiğinde bunlara rastlanabilir mi? Elbette ve çok fazla rastlanır. Örneğin

    -Boa yılanında (Boa Constrictor) körelmiş leğen kemiği vardır, az önce bahsedilen hayali benzetmenin öngördüğü kalıntılardır bunlar.(18)
    -Birçok semender türü ve meksika tetrası normalde aydınlık ortamda yaşamalarına rağmen daha sonraki nesillerde mağarada yaşamaya başlamışlardır. Bu sebeple bu canlıların gözleri giderek küçülmeye ve körelmeye başlamıştır.
    -Evrimin öngördüğü görüşte balinalar bir kara memelisinden evrimleşmiş ve su yaşamına adapte olmuştur. O halde ayak kemikleri kalıtısı bulmak istersiniz ve şansa bakın ki bu kemikler mevcut.
    -Evrimin öngördüğü üzere tavuklar tetrapodlardan evrimleşmiştir ve tetrapodların tamamında normalde beş parmak bulunur. O halde bu parmakların kalıntısını bulmamız gerekir. Ve şansa bakın ki 1997 yılında Burke ve Feduccia'nın tavuk embriyolojisinde yaptıkları araştırmada histoyolojik boyama yöntemleriyle parmakalrını incelediklerinde fazladan parmak kalıntılarına rastladılar.(19)
    -İnsanların atalarından kalma kuyruk sokumu kemikleri,20lik yaş dişleri ve apandis organı körelmiş organdır.

    Bir çok yaratılışçı "Bak sen bu organa körelmiş dedin ama şunun şöyle bir işlevi var" der. Mesela apandise de balinaların arka ayak kemiklerine de bir çok körelmiş organa da işlev bulurlar. Fakat daha önce de dediğim gibi bu evrimi çürütüp yaratılışı desteklemez. Zaten "Körelmiş organların hiçbir yararı yoktur vücutta işlevleri olamaz" gibi bir iddiada da bulunulmuyor. Ve bu organlara işlev bulmak da evrimi hala destekler nitelikte bırakıyor. Şöyle ki: bir tavuğun kanatları körelmiştir. Bu kanatlar uçmaya yaramaz. Fakat bu durumda da kanatlar ısı ve ya dengeyi sağlamakta görev yapabilir. Asıl sorun bu görevi neden kanatların üstlendiğidir. Tasarımcı çok daha akıllıca bir yöntem geliştirip başka şekilde bunu sağlayabilirdi (nitekim bir çok canlı kanatsız bir şekilde ısıyı ve dengeyi sağlayabiliyor). Fakat tavuklardaki ısı ve denge düzenlemesi kanatlara aittir çünkü önceki atalarından bu kalmıştır ve zamanla farklı bir görevde yoğunlaşmıştır. Ve ya penguen bir kuş türüdür ama onun da kanatları uçmaya yaramaz onun yerine atalarından farklı olarak yüzmeye yoğunlaşmıştır bu kanatlar ve önceki atalarındaki görevini yitirmiştir.

    Ve ya kuyruk sokumuna yepyeni işlevler bulunabilir ama asıl sorun neden bunun kuyruk sokumu şeklinde olduğudur, mesela tanrı çok farklı bir organ yaratıp o işlevi yeni bir organa devredebilirdi. Fakat aksine tamamen evrimin öngördüğü şekilde kuyruksokumu şeklindedir. Yani asıl sorun bunun işlevinin olup olmaması değil neden bu şekilde oluşudur.Ya da balinaların arka kemiklerinin işlevi ar ya da yoktur (her ikisi de evrimle uyuşur) fakat bunun bizzat ayak kemiği şeklinde oluşu evrimi doğrular.

    Alfa : Evrimi Anlamak
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

Benzer Konular

  1. Yorum: 0
    Son mesaj: 27-01-2014, 10:44 AM
  2. Organlarımız ve görevleri
    dogangunes Tarafından Biyoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 46
    Son mesaj: 01-12-2011, 12:08 AM
  3. Organlarımız hangi meyveye benziyor?
    dogangunes Tarafından Sağlık Bilgileri Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 24-02-2010, 06:09 PM
  4. Burçlara Göre Hassas Organlarımız
    dogangunes Tarafından Astroloji (burçlar) Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 19-02-2010, 02:38 AM
  5. Organlarımız Konulu Sunu
    dogangunes Tarafından Öğretmenler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-02-2009, 12:39 PM
Yukarı Çık