Merhaba


SIĞIRLARDA SİNDİRİM

Sığırların mideleri diğer geviş getiren hayvanlarda olduğu gibi 4 bölmeden oluşmuştur. Bu midelerden en büyük kapasiteli olanı ve en işlevsel olanı ilk bölme olan işkembe (rumen) dir. Daha sonra sırasıyla börkenek (retikulum), kırkbayır (omasum) ve şirden (abomasum) gelir.Rumen ve retikulum çoğunlukla retikulo-rumen şeklinde birlikte anılırlar. Sığırlarda sindirim sisteminin soldan ve sağdan görünüşleri şekil 1 ve şekil 2’de görülmektedir.



Şekil 1: Sığırların sindirim sistemlerinin soldan görünüşü



Şekil 2: Sığırların sindirim sistemlerinin sağdan görünüşü

Sırasıyla ağızdan başlayarak yenilen yemin sığırların sindirim organlarında nasıl sindirildikleri ve sindirildikleri organların özellikleri şekil 3’te gösterilmektedir.Bu işlemleri iyi anlamak bir çok beslenme hatasını da önleyecek ve hayvanların daha akılcı beslenmesine yardımcı olacaktır. Sığırların sindirim sistemlerinde meydana gelen sindirim işlemleri şekil 5'te özetlenmektedir.



Şekil 3: Yemin süt sığırında mideler içindeki dolaşım hareketleri.

Dudaklar, dil ve dişler.

Dudaklar ağzın hareketli ve kavrama yeteneğine sahip tek organıdır. Otların ve diğer bitkilerin ağza alınması dil sayesinde olur. Sığırların üst kesici dişleri yoktur.Bu nedenle çayır ve meradan iyi yararlanabilmeleri için buralardaki otların uzunluğunun 15 cm yada daha fazla olması gerekmektedir.Ayrıca üst çene alt çeneye göre daha geniştir. Bu durum ve çenelerin yanlamasına hareket kabiliyetine sahip olması ağzın tek tarafından çiğneyebilmeye ve geviş getirme sırasında yanlamasına hareketlerle lokmanın daha iyi çiğnenmesine olanak tanır.

Salgı bezleri ve özefagus (yemek borusu).

Sığırlarda ağzın çevresine yerleşmiş çok sayıda salgı bezi vardır. Bunlardan kompozisyonları arasında çok az farklılık bulunan tükürük salgılanır. Tükürük salgısının ineklerin beslenmesinde önemi büyüktür. İyi bir beslenme programı uygulanan bir inek günde 180 lt civarında tükürük salgılar. En fazla tükürük salgılanması geviş getirme sırasında olur.Geviş getirmekte olan bir hayvan dakikada 160 ml tükürük salgılar.

Tükürük salgısı rumendeki sindirimin sağlıklı olmasını sağlayan ve rumendeki asitliği azaltan bir çok madde içerir. Eğer hayvanın geviş getirmesi ve dolayısı ile tükürük salgılaması azalırsa sindirim bozuklukları meydana gelir. Rumende bulunan ve hayvanın sindirimi için faydalı olan mikroorganizmalar zarar görür. Geviş getirme ve sonuç olarak tükürük salgılanmasını engelleyen başlıca iki faktör vardır. Bunlardan biri, günlük toplam yem içerisindeki kaba yem ve konsantre yem oranıdır. Günlük toplam yem içerisinde kaba yem oranı %50 civarında olmalıdır.

Ancak çok yüksek verimli hayvanlarda kaba yem oranının % 40’a kadar düşmesine izin verilebilir.Kaba yem oranı süt sığırlarında hiçbir zaman % 40’tan az olmamalıdır. Kaba yem bakımından eksik beslenen sığırlarda geviş getirme azalır. Diğeri ise, kaba yemin doğranma uzunluğudur. Çok ince doğranmış patoz samanı,mısır silajı gibi kaba yemler,ayrıca yapısal lif bakımından fakir taze yeşil çayı otu ile pancar,domates ve elma posaları geviş getirmeyi engelleyici etki yaparlar. Bu nedenle bu tür kaba yemler kaba kıyılmış kuru ot veya saman ile karıştırılarak verilmelidir. Yemlerin ıslatılarak veya bulamaç haline getirilerek yedirilmesi de tükürük salgılanmasını azaltan etki yapar.

Özefagus 1 m’ den biraz kısadır ve ağızda tükürük ile karışmış olan yemin rumene geçişini sağlar.Ayrıca geviş getirme sırasında da içeriğin ağza geri taşınmasını sağlar. Bunların dışında sindirimle ilgili bir faaliyeti yoktur.

Retikulo-rumen (işkembe ve börkenek).

Benzerlikleri ve içeriklerinin serbestçe birbirine karışabilmesi nedeniyle ruminantların (geviş getirenlerin) midesinin bu iki ön bölümü genellikle retikulo-rumen olarak anılmaktadır.

Midelerin bu bölümü karın boşluğunun büyük bir kısmının doldurur. Rumen duvarları oldukça güçlü bir kas yapısına sahiptir ve sindirim kanalındaki toplam içeriğin 2/3’ünden fazlası rumende bulunur. Alınan yem 20-48 sa. gibi bir zaman boyunca rumende kalır. Bu süre yemin sindirim kanalından toplam geçiş süresinin (40-72 sa.) yarısı kadardır. Rumenin kasılıp gevşemesi arasında 50-60 sn kadar bir süre geçer. Bu rumen hareketleri ile rumen duvarının içini kaplayan yaprakçıklar yemle temas ederler.

Bu yaprakçıklar rumenin iç yüzeyinin çok geniş bir alanda yemle temas etmesini sağlar. Bu sayede rumende fermantasyon yoluyla oluşan uçucu yağ asitleri gibi sindirim ürünleri rumen duvarından etkin bir şekilde emilirler ve kana geçerler. Rumenin yapısı lifli yemleri uzun süre burada tutmaya ve mikroorganizmalar tarafında fermente edilmeleri için zaman tanımaya müsaittir. Bu sayede lifli yemler geviş getirenler tarafından sindirilebilir.

Ancak kaba yemler çok ince kıyılmışsa rumenden geçiş hızları da yüksek olur ve sonuç olarak mikroorganizmalar tarafından iyi sindirilemezler. Bu gibi kaba yemlerden hayvanlar iyi yararlanamazlar.Ayrıca daha önce de bahsedildiği gibi ince kıyılmış kaba yemler ,sıvı kısım ve öğütülmüş konsantre yemler geviş getirilmeden rumenden hızlı bir şekilde geçerler.Şekil 4’te alınan yemlerin niteliğine göre rumendeki konumları görülmektedir.



Şekil 4: Yemlerin niteliklerine göre rumendeki konumları.

Rumende yemlerin sindirimi mikro organizmalar tarafından gerçekleştirilir. Normal bir rumen içeriğinin her ml.sinde 16 milyar - 40 milyar arasında bakteri ve 200.000 civarında protozoon denilen mikroorganizma bulunmaktadır. Rumende çok sayıda bakteri ve protozoon türü vardır. Bunların türünü yenilen rasyonun özellikleri belirler.

Bu mikroorganizmalar karbonhidratları parçalayarak uçucu yağ asitleri denilen bir kısım sindirim ürünlerine dönüştürdükleri gibi proteinleri de önce parçalayarak amonyağa daha sonra da mikrobiyal proteine dönüştürürler.Buna bağlı olarakda rumende üretilen ve sığırların başlıca enerji kaynağı olan uçucu yağ asitlerinin toplam uçucu yağ asitleri içerisindeki oranları değişir. Rumen içerisindeki ortam mikroorganizmaların çoğalması için idealdir.Rumen içeriğinin pH’ı 5.5-7.0 ve sıcaklığı da 39 - 40 0C arasında olmalıdır. Bu değerler mikroorganizmaların ürettiği çoğu enzimin iş görmesi için en uygun şartları oluşturur. Diğer bir çok bakteri türünün üremesini önleyecek şekilde, rumen ortamında oksijen hemen hiç yok gibidir.Bu mikroorganizmaların oluşturduğu fermantasyonun son ürünleri (uçucu yağ asitleri ve amonyak) rumen duvarından emilirler.

Omasum (kırkbayır).
Omasum çok sayıda kas yaprakçıkları tabakalarını içerir. Her ne kadar abomasum boş haldeyken oldukça hacimli görünse de sindirim kanalındaki toplam içeriğin sadece yaklaşık % 5’i abomasumda bulunur.

Erişkin bir sığırda boş hacmi basketbol topu kadardır. Omasumun fonksiyonu tam olarak anlaşılmış değildir. Omasumda, yapraksı kas tabakaları arasında içeriğin suyu epeyce alınır ve sıkı tabakalar haline gelir. Rumenden gelen su ve mineral maddelerin büyük kısmı buradan emilmektedir. Böylece de bir sonraki bölme olan abomasumda sindirim için salgılanan asit ve enzimler sulandırılmamış olmaktadır.

Abomasum (şirden).
Abomasum ruminantların dördüncü midesidir.Bu mide tek mideli hayvanların midelerine benzerdir.Burada sindirim ile ilgili enzimler ve hidroklorik asit salgılanır.Abomasumun iç duvarında bulunan çok sayıda katlanma organın salgılama sahasını oldukça artırır.Rumende üretilen mikrobiyal proteinler ve rumende sindirilmeden gelen by-pass proteinlerin sindirimi burada başlar ve ince bağırsaklarda devam eder.


İnce bağırsak.
Erişkin sığırlarda ince bağırsak 46 m. uzunluğu olan katlanmış bir tüptür ve genişliği 1-4,5 cm arasında değişir. Pankreas ve bağırsak duvarında salgılanan enzimler rumenden gelen protein,karbonhidrat ve yağların sindirilmesini sağlar. Ayrıca safra kanalı ile gelen safra da yağ sindirimine katılır. İnce bağırsak sindirimin son ürünlerinin başlıca emilim yeridir.
Kalın bağırsak.
Sekum (kör bağırsak) kalın bağırsağın ilk kısmıdır. Rumen gibi depolama görevi vardır. Abomasumda asitle ve ince bağırsaktaki enzimlerle meydana gelen sindirimden sonra, sindirim kanalı içeriği sekumda tekrar mikrobiyal fermantasyona uğrar.Daha sonraki kısım olan kolon (kalın bağırsak) sindirim ve emilim bakımından önemli bir aktiviteye sahip değildir. Kolon dışkının oluştuğu yerdir. Kalın bağırsak duvarında su ve mineraller kolaylıkla emilebilir. Rektum ise dışkılama olmadan önce dışkının biriktiği son kısımdır.



Sindirim ve emilim.
Beslenme bilimi bakımından yem maddeleri yutulduğu zaman vücuda girmiş olmazlar. Sindirilip son sindirim ürünleri sindirim kanalından kan dolaşımına geçtikten sonra yenilen şeylerin vücuda girdiğini söyleyebiliriz. Sindirim, yemlerle alınan oldukça karmaşık yapıda kimyasal özelliğe sahip olan besin maddelerinin, çeşitli salgı ve fermantasyon ile daha basit yapıda ve sindirim kanalından emilebilir hale getirilmesidir.

Genellikle yemin tamamı sindirilebilir halde değildir. Sindirilemeyen kısım dışkıyla vücuttan atılır. Basit şekerler gibi bazı basit bileşikler de herhangi bir sindirim işlemine uğramadan bağırsaklardan emilir. Bununla beraber, ruminantlarda bu basit bileşikler direk olarak emilmek yerine rumendeki bakteriler tarafından fermente edilirler ve çoğunluğu fermantasyon ürünleri şeklinde rumen duvarından emilir.



Şekil 5: Değişik bölgelerde sindirim işlemleri.

Hayvanc1l1k - Tareks | Tar1m Ürünleri Araç Gereç 0thalat 0hracat ve Ticaret A.^. www.tareks.com.tr