Beyin, omurgalılarda, kafatası boşluğunun içinde yer alan ve merkez sinir sisteminin ön bölümünü oluşturan, yoğunlaşmış sinir dokusudur. Duyular aracılığıyla alınan verilen birleştirip bütünleyerek, bu uyarılara yanıt niteliğindeki hareketleri yöneten, bu nedenle temel içgüdüsel etkinliklerde çok önemli bir rol oynayan beyin, üstün yapılı omurgalılarda aynı zamanda öğrenme merkezidir. Omurgasızların beyni, bir dizi sinir kordonunun ön ucunda kümelenmiş sinir hücrelerinden, omurgalıların beyni ise omuriliğin ön bölümünün iyice genişlemesinden oluşur. Gelişmemiş omurgalıların beyni, böyle bir genişleme göstermediğinden, daha çok bir boruyu andırır; bu hayvanların beyni ile daha üstün yapılı omurgalı embriyonlarının erken gelişme evrelerindeki beyni arasında oldukça büyük bir benzerlik göze çarpar.

Kırlarda, gezinirken karşımıza bir ağaç, çıkarsa ona çarpmamak için yolunu değiştirirsiniz. Vücudun bu işi gerçekleştirmesi, gözdeki nöron denen duyarlı sinir hücrelerinin ağacın varlığına yanıt vermesiyle; yani onun görüntüsünü sinirsel dürtüler şeklindeki bilgiler halinde beyine göndermesiyle mümkün olur. Bu nöronlara doyurucu yada algılayıcı sinirler denir. Beyin gelen bilgilere,hareket sinirlerine (motor nöronları) emirler göndererek karşılık verir, bu nöronların hareket sinirleri tarafından kaslara iletilmesiyle yolun değiştirilmesi sağlanır ve çarpışma önlenmiş olur.

Üstte anlattıklarımız nelerin olup bittiğini kabaca ve basit bir şekilde açıklamak daha doğrusu bir fikir vermek içindi. Aslında beyinin gerçekleştirdiği her iş çok karışık olaylar zincirinin sonucudur ve tam olarak anlaşılabilmesi için ayrıntılara inilmesi gerekir.

Beyinde birbirleriyle haberleşebilen 10 milyar dolayında sinir hücresinin bulunduğu tahmin ediliyor. İlk nöroloji uzmanlarından Amerikalı C. Judson Herrick, bu hücrelerden sadece 1 milyonunun ikiye iki ilişki kurabilmesi durumunda meydana gelecek olan kombinasyon sayısının 10 üzeri 2783000 yani 1 den sonra 2783000 tane sıfırı olan sayıya eşit olacağını hesapladı. Bu sayı normal bir daktiloyla yazılmaya kalkılsaydı uzunluğu 6 kilometreyi aşacaktı. Oysa insan beynindeki sinir hücrelerinin sayısı 1 milyonun 10000 katı olduğun-dan bu hücrenin birbiriyle ilişki kurma şekillerinin sayısını hayal edebilmemiz bile güçtür.

Gerçekten olağan üstü bir organ olan insan beyni ortalama olarak 1,36 kg ağırlığında beyaz ve boz renkte olup, beyin zarıyla çevrili olarak kafa tasının kemikten mahfazası içinde bulunur. Görmemizi, işitmemizi, dokunarak hissetmemizi, koku ve tat almamızı (beş duyumuzu kullanarak) sağlayan odur, tüm duyguların düşüncelerin, kararların ve hayallerin oluştuğu yer de beyindir. Gülmek, ağlamak, sevmek, yürümek veya koşmak açlık veya susuzluk hissetmek gibi eylemler yanında, nefes almak, terlemek, besinleri sindirmek gibi isteğimiz dışındaki eylemleri kısacası, hayatta her şeyi onun sayesinde yaparız. Bir anlamda, hayatla beyinin eşdeğer olduklarını söyleye biliriz, hatta ölümün yasal triflerinden biri de elektroensefalograf aletinde, beynin etkinliklerini yitirdiğinin görülmesidir.

İnsan beyni bu günkü halini 4,5 milyar yıllık bir evrimin sonunda almıştır; bir çok bilim adamı, onu doğadaki en mükemmel eser olarak niteliyor.

Merkezi sinir sisteminin en önemli kısmı olan beyin, kafatası kemikleri içinde, ağırlığı ortalama olarak erkeklerde 1200-1350 gr, kadınlarda ise 1000-1250 gr ağırlığında, yüzeyi ise ortalama olarak 2000-2100 cm2 olan bir organımızdır.
Bilinen en büyük beyinli insanlar; yazarlardan Trungenjew 2012 gr, politikacılardan Bismark 1807 gr'dır. Şimdiye kadar rastlanan en küçük beyin 369 gr, en büyük beyin 2850 gramdır. Her iki ağırlıktaki beyine sahip insanların akli dengelerinin bozuk olduğu görülmüştür.
Beynin büyük veya küçük olması zeka hakkında kesin bilgi vermez. Zekanın; nöronların çeşidine, beyinin ağırlığına, beyin yüzeyinin girintili-çıkıntılı oluşuna, beynin omuriliğe oranına ve nöronların az veya çok olmasına bağlı olduğu düşünülmektedir.

Eskiden düşünce ve duyguların merkezinin kalp olduğu sanılırdı. Oysa bugün bilincin, içgüdülerin ve deneyimle kazanılan bilgilerin beyinde oluşup biçimlendiğini biliyoruz. Sinir sisteminin en önemli parçası olan beyin, vücudun bütün hareketlerini ve tepkilerini yönettiği gibi duyguların,belleğin ve kişiliğin de merkezidir.

Milliyet