Nörofizyolog Dr. Sabri Derman, aşık olan insanlarda beyinde bulunan kimyasalların farklı salgılandığını söyledi.

VKV Amerikan Hastanesi'nde düzenlenen "Romantik Aşkın Fizyolojisi" konulu seminerde konuşan Derman, aşkın organının beyin olduğunu ifade etti.

Aşkın insan beynindeki etkisini araştırmada en verimli yöntemin "Fonksiyonel Magnetik Rezonans Tomografisi ile Görüntüleme Teknolojileri" (fMRI) olduğunu anlatan Derman, "fMRI, aşkın bizler için temel bir dürtü, fizyolojik bir ihtiyaç olduğunu işaret ediyor. Bu nedenle aşk, bulduğumuzda inanılmaz haz, enerji veren, ulaşamadığımızda da tarifsiz elemler içinde bırakan bir duygudur" diye konuştu.

Derman, romantik aşkın vazgeçilmezlerinin, tek kişiye bağlılık, cinsellik ve ümit olduğunu dile getirerek, "Bir aşk bir zamanda ancak bir kişiyle mümkündür, yani aşk sürdüğü sürece monogamiktir. İçinde mutlak cinsellik vardır. Aşksız seks olur ama sekssiz aşk olmaz" dedi.

Aşık olan insanlarda beyinde bulunan kimyasalların farklı salgılandığını ifade eden Derman, depomin ve norepinefrinin arttığını, seratoninin ise düştüğünü kaydetti.

Nörofizyolog Dr. Sabri Derman, aşık insanlarda nörotransmitlerden depomin artışının motivasyon artışı, mutluluk, heyecan, uykusuzluk, kalp çarpıntısı ve nefes darlığına neden olduğunu, norepinefrinin de heyecan ve enerji düzeyini arttırdığını, uyku ve iştah kaçırdığını bildirdi.

"Heyecan ve ölüm korkusunun da aşkı tetiklediğine" işaret eden Derman, "Felaket sırasında karşılaşan insanların birbirlerine aşık olma ihtimali, mehtaplı gecede birbirine rastlayanlardan daha fazladır" dedi.

İnsanların aynı kişiye yeniden aşık olabileceklerini de vurgulayan Derman, önceki deneyimin yardımıyla bu aşkın daha uzun sürebileceğini sözlerine ekledi.


Kaynak : AA