Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5

Ardi

Bilim ve Astronomi Kategorisi Arkeoloji Forum'u Forumunda Ardi Konusununun içerigi kısaca ->> Etiyopya'da bulunan 4 milyon 400 bin yaşındaki fosillerin dünyanın bilininen en eski kadınına ait olduğu ileri sürüldü. 1 metre 20 ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Nerden
    Uzay:))
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Erkek
    Yaş
    42
    Mesaj
    11.460
    Blog Mesajları
    33
    Rep Gücü
    93742

    Ardi

    Etiyopya'da bulunan 4 milyon 400 bin yaşındaki fosillerin dünyanın bilininen en eski kadınına ait olduğu ileri sürüldü.

    1 metre 20 santim uzunluğunda ve 50 gram ağırlınğında olduğu tahmin edilen Ardi, en eski "insansı" olarak kabul edilen Lucy'den 1 milyon yıl daha yaşlı. Evrim teorisine inanan bilim adamlarının ilk "maymun insan" olarak adlandırdığı Ardi için dünyaca ünlü Scienist Dergisi özel bir sayı hazırladı.

    "Etiyopya'da 1994'te bulunan, parçalarının çıkarılması ve analizi 20 yıl süren Ardipithecus ramidus, iki ayağının üzerinde yürüyen ilk 'insansı' atamız olabilir" diyen bilim adamlarının iddiasına göre, yürümenin yanı sıra ağaca da tırmanabildiği ileri sürülen Ardi'nin evrim zincirindeki 'eksik halka'ya en uygun profili taşıdığı ileri sürülüyor.

    Science dergisinin özel sayısında yer alan iddialara göre, ormanlık bölgede yaşadığı ileri sürülen 'dişi insansı'ya ait ve 4,4 milyon yıllık olduğu belirtilen Ardi, Ardipithecus ramidus adıyla sınıflandırıldı. Ardi'nin iskeleti 125 kemik parçasının birleştirilmesiyle ortaya çıkarıldı.

    ABD'liantropolog C. Owen Lovejoy, bu bulguyla insan ve şempanzenin ortak bir atadan geldiklerini ortaya koyan deliller elde edilmiş olduğunu ileri sürerken, Kaliforniya Üniversitesi İnsan Evrimi Araştırma Merkezi müdürü Tim White, "bulduğumuz ortak atamız değil ama bulunanlar arasında ortak atamıza en yakın olanı" şeklinde konuştu.

    Ardi'nin üst dişleri maymunların uzun ve keskin dişlerine değil, daha çok günümüz insanının küt dişlerine benziyor. , İskeletin el ve ayak yapısı, ağaçlara tırmandığının ve zamanının büyük bölümünü yerde geçirdiğinin dayanağı olarak gösteriliyor.

    Pelvis ve kalça kemiklerinin yapısına bakılarak ise Ardi'nin dik yürüyebildiği tahmin ediliyor. Ayakları, dik yürümeye imkan sağlayacak yapıda olan Ardi'nin ağaçlara tırmanmasına yardım edebilecek kadar büyük ayak parmaklarına sahip olduğu dikkat çekiliyor.
    haberaktuel.com

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    4,4 Milyon Yıllık Yeni Fosil Bulundu



    Araştırmacılar, insanın atalarından olduğu varsayılan bir türün, bilinen en eski iskeletini ortaya çıkardı.

    “Ardipithecus ramidus” adlı bu canlı, bir şempanzenin beyni ve vücudu büyüklüğünde beyine ve vücuda sahip olmasına rağmen, elleri üzerinde yürümüyor ve bir maymun gibi ağaçlardan sallanmıyordu. Science Dergisi’nin haberine göre, büyük ayakları ve geniş bir leğen kemiği olan “Ardi”, dik yürüyen bir canlıydı. Yale Üniversitesi’nden paleoantropolog Andrew Hill, konuyla ilgili şunları söyledi: “Lucy’nin (insanın kökenleri ile ilgili yaklaşımlarda çok büyük bir etki yaratan 3.2 milyon yıllık ünlü bir iskelet) yüzyılın keşfi olduğunu düşünmüştük. Ancak geçmişe bakınca öyle olmadığını anladık.”

    Araştırmacılar uzun bir süredir atalarımızın proto-şempanzelere (eller üstünde yürümeye adapte olmuş leğen kemiği uzuvları, ağaçlarda sallanmaya adapte olmuş kolları ve kısa bacakları olan bir tür) benzeyen bir büyük insansı maymun aşamasından geçip geçmediğini tartışıyordu. Bu model, şempanzelerde ve gorillerde halen bulunan ve bu canlıların ortak bir atadan devraldığı düşünülen (eller üzerinde yürüme ve kama şeklinde köpek dişleri gibi) bazı önemli adaptasyonları atalarımızın kaybettiğini düşündürüyordu.

    Bununla birlikte, ilk şempanze ve gorillere ait neredeyse hiç fosil bulunamamış olduğundan, kanıt bulmak çok zordu. Şimdiye kadar bilinen en eski insan atası fosili, atalarımızın beyinleri büyümeden önce dik yürümeye başladığını kanıtlayan Lucy idi. Ancak 3.2 milyon yaşındaki Lucy çok yeni bir fosildi ve daha ilkel ataları hakkında yeterince bilgi veremeyecek kadar insana benziyordu. Sonuç olarak, Lucy’nin bulunduğu 1974’ten bu yana, araştırmacılar ondan önce neyin var olduğunu merak ediyorlardı.

    Şimdi bu konu ilk defa detaylı olarak aydınlanıyor. “Ardi”nin ilk parçalarını 1994 yılında uluslar arası bir takım Aramis, Etiyopya’da buldu. Ardi, 4.4 milyon yıllık yaşıyla insan ailesinin en eski fosili değil. Bununla birlikte, fevkalade nadir olan leğen kemiği, el ve ayakları ve kafatası ile çene kemiklerinin büyük kısmı ile birlikte, tam bir iskelete en yakın olan örnek. Ardi’yi betimleyen on bir makalenin yazarlarına ve göre ve kendi türündeki en az otuz beş başka bireye dayanarak, bu parçalar, Ardi’nin dik yürüme açısından bir ara forma sahip olduğunu göstermekte. Ancak, ekibe göre, Ardi yine de ağaçlar üzerinde çok fazla zaman geçirmiş olmalı; zira büyük ayak başparmakları vardı. Bunun anlamı Ardi’nin yemek bulmak, düzgün şekilde tırmanmak ve avcılardan kaçmak için dallara tutunduğu.

    Bu tasvirin ve analizin yayınlanması için on beş yıl bekleyen pek çok araştırmacı, Ardi’nin esasen erken bir insansı olduğu hususunda birleşiyor. Harvard Üniversitesi’nden paleoantropolog David Pilbeam’e göre bu, “olağan dışı düzeyde etkileyici bir yeniden inşa ve tasvir çalışması; beklemeye değer”. Ancak Pilbeam, şempanze ve insanların ortak atasının Afrika maymunlarıyla pek çok özelliği paylaşmadığı fikrine katılmıyor. Fakat bundan bağımsız olarak, tüm bilim insanlarının üzerinde anlaşabileceği bir konu var. Yeni makaleler, bu konulara bir çerçeve çizmek adına gerçek bir veri zenginliği sunuyor. Pennsylvania Devlet Üniversitesi’nden paleoantropolog Alan Walker’a göre, “eğer fosil yarı şempanze görünümünde olsaydı, bu durum gerçekten sıkıcı olurdu”.

    kaynak
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Ortak ataya adım adım

    Sonuçları geçen hafta duyurulan 15 yıllık bir çalışma, maymunlarla insanların ortak atadan geldiklerini doğrular nitelikteydi.

    1994’te Etiyopya’da bulunan ve aradan geçen 15 yıl boyunca yeni bulunan örneklerle üzerinde yoğun ve titiz çalışmalar yapılan ardipithecus ramidus fosili, maymunlar ve insanların ortak bir atadan geldiklerini doğrulamasıyla yüzyılın araştırmaları arasındaki yerini şimdiden aldı.

    Geçtiğimiz Cuma günü Science dergisinin özel bir sayıyla hakkında yapılan çalışmalara yer verdiği ve Ardi takma adı verilen 4,4 milyon yaşındaki fosil, bulunan en eski insanımsı fosil olmamasına rağmen şimdiye kadar bulunanlar arasında en tama yakını olması dolayısıyla büyük bir önem taşıyor.

    Ardi’nin bulunan kafatası, diş, bacak, ayak, kol, el ve kalça kemikleri boyunun yaklaşık 1 metre civarında olduğunu, iki ayak üzerinde yürüyebildiğini ama aynı zamanda ayak başparmaklarının özel yapısı sayesinde ağaçlar üzerinde de gezebildiğini gösteriyor. Özellikle kalça kemiklerinin incelenmesinden bulunan fosilin bir dişi olduğu ortaya çıkıyor.

    Araştırma ekibinden C. Owen Lovejoy, Ardi’nin bulunması ve üzerinde yapılan çalışmaları “Bu, evrimsel biyolojide yer alan en önemli tür olabilir” sözleriyle değerlendiriyor. Ardi, ilk insanımsıların neye benzedikleri konusunda sunduğu verilerle Owen Lojejoy’un bu değerlendirmesini doğrular nitelikte.

    Yoksa maymunlar mı insandan geldi?

    Evrim karşıtı yaratılışçı görüş, evrim teorisini savunanların insanın maymundan geldiğini iddia ettiklerini, ama yıllardır uğraşmalarına rağmen bir türlü aradaki “kayıp halkayı” bulamadıklarını ve bu durumun evrim teorisini çürüttüğünü sürekli olarak öne çıkartıyor.

    Ne Charles Darwin ne de sonrasında gelen evrimciler insanın maymundan geldiği yönünde bir iddiaya sahipler. Aksine, bilim insanlarının bu iddiayı bilim dışı olarak nitelendirdikleri biliniyor. Genel kabul gören yaklaşım, insan ve maymunun “ortak bir ata”ya sahip oldukları yönünde; bu yüzden “kayıp halka” kavramı evrimciler tarafından şiddetle reddediliyor. Ardi ile ilgili yapılan çalışmaların bulduğu en önemli sonuç, ortak bir atanın kesin olduğunun karşı çıkılamayacak bir çıplaklıkta gözler önüne serilmiş olması.

    Ardi’nin ayakları üzerinde durabilmesi, çene yapısında bugünün insanlarıyla benzerlikler düşünüldüğünde bu ortak atanın şimdiye kadar tahmin edilenden çok daha fazla maymun yerine insanımsılara benzediği ortaya çıkartıyor. Çalışmayı yorumlayan birçok bilim insanı, yaratılışçılarla dalga da geçerek “insanlar maymundan değil, maymunlar insandan gelmiş” yorumunda bulunuyor.

    kaynak
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062
    Ortak ataya adım adım

    Sonuçları geçen hafta duyurulan 15 yıllık bir çalışma, maymunlarla insanların ortak atadan geldiklerini doğrular nitelikteydi.

    Üzerinde yoğun ve titiz çalışmalar yapılan ardipithecus ramidus fosili, maymunlar ve insanların ortak bir atadan geldiklerini doğrulamasıyla yüzyılın araştırmaları arasındaki yerini şimdiden aldı.

    Yoksa maymunlar mı insandan geldi?

    Evrim karşıtı yaratılışçı görüş, evrim teorisini savunanların insanın maymundan geldiğini iddia ettiklerini, ama yıllardır uğraşmalarına rağmen bir türlü aradaki “kayıp halkayı” bulamadıklarını ve bu durumun evrim teorisini çürüttüğünü sürekli olarak öne çıkartıyor.

    Ne Charles Darwin ne de sonrasında gelen evrimciler insanın maymundan geldiği yönünde bir iddiaya sahipler. Aksine, bilim insanlarının bu iddiayı bilim dışı olarak nitelendirdikleri biliniyor. Genel kabul gören yaklaşım, insan ve maymunun “ortak bir ata”ya sahip oldukları yönünde; bu yüzden “kayıp halka” kavramı evrimciler tarafından şiddetle reddediliyor. Ardi ile ilgili yapılan çalışmaların bulduğu en önemli sonuç, ortak bir atanın kesin olduğunun karşı çıkılamayacak bir çıplaklıkta gözler önüne serilmiş olması.

    Çalışmayı yorumlayan birçok bilim insanı, yaratılışçılarla dalga da geçerek “insanlar maymundan değil, maymunlar insandan gelmiş” yorumunda bulunuyor.
    Yayınladığım yazıyı düzenleyen arkadaşın biraz daha dikkatli olmasını rica ediyorum.
    Çünkü orjinal halinde verdiğim bu alıntıyı eklemeyi unutmuş sanırım...
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    Dunyada universitelerde darwin teorisi terk edilmisken
    -Yurtdisinda egitim goren arkadasarda yazsinlar lutfen-
    Ani evrim denen yeni bir kurami ders olarak biolojide okuturken,
    Mr.Darwini evrim tarihinde 2-3 sayfa olarak okuturken,
    Turkiyede bilimsel dusunmeyi ogrendigini idaa edenlerin
    Dunyayi 20 yil geriden takip etme aliskanliklarini
    Anliyorum ama kabul etmiyorum

    Biraz beklenseydi bu haberin FOS ciktigini sn Admin asacakti zannediyorum.
    Cunku daha once haber asip,yorumlar artinca baglayici haberler asmisti.
    Ama bu seferlik ondan ozur dileyerek...

    ....Bulunan son fosil hakkında birçok çelişki söz konusudur

    Her ne kadar evrimci basında bu yeni fosil insan ile şempanzeler arasındaki zincirin bir halkası olarak tanıtılsa da, araştırmanın sonuçlarının yayınlandığı Nature dergisinin kıdemli editörü Henry Gee tarafından derginin 12 Temmuz 2001 tarihli sayısında yazılan "Return to the Planet of Apes" başlıklı makalede, bu kalıntılardan yola çıkarak böyle bir tanımlamanın tartışmalı olacağı belirtilmiştir:

    "A. r. Kadabba'nın bir alt tür olarak tanımlanması ihtilaflı olacaktır..."

    Henry Gee'nin eleştirisinde böyle yeni bir alt-türün tanımlanmasının yanlış olacağı özellikle belirtilmektedir. Buna rağmen, tamamen evrimci önyargılara dayalı olarak, fosil "ilkel" insan türü diye yorumlanmış ve evrim soyağacında boş kaldığı düşünülen bir yere yerleşmesi daha uygun görülmüştür.

    Henry Gee'nin eleştirisinde, söz konusu evrimci yorumların neden gerçekleri yansıtmadığı da açıklanmıştır. Gee, bu kemiklere bakıldığında, bu canlıların yaşam stilleri, davranışları hakkında pek çok ihtimalden bahsedilebileceğini, ancak bunların hiç bir şekilde bilim açısından tatmin edici izahlar olamayacağını belirtmektedir;

    ”Öne sürülecek bu ihtimallerin tatmin edici olup olamayacağı ise başlı başına bir sorundur.”

    Kısacası dile getirilen bu gerçekler, şempanze ile insan arasındaki sözde evrim ilişkisinin dayanaksız olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

    Şimdi bu fosille ilgili evrimci bilim adamlarının sergiledikleri çelişkileri sırasıyla inceleyelim.

    1. Bulunan kemikler birbirinden kilometrelerce uzakta ve farklı tarihlerde bulunmuştur:

    Bulunan fosil yedi kemik parçasından ve 4 dişden oluşmaktadır. Time dergisi, tek bir ayak parmağı kemiğini göstererek, "bu kemik canlının iki ayak üzerinde durduğunu gösteriyor" iddiasında bulunmaktadır. Ancak 8 sayfalık yazının son sayfasında bu ayak parmağı kemiğinin, diğer kemiklerden 16 km (10 mil) ileride bulunduğu belirtilmektedir. (bkz Nature, s. 131'deki harita). Nature'daki orjinal rapor incelendiğinde daha da vahim bir durumla karşılaşılmaktadır. Bu raporda, Ardipithecus'un kemiklerinin aslında "1997 yılından itibaren 5 farklı bölgeden11 farklı insanımsı örneğinden" toplandığı açıklanmaktadır. Ayak parmağı kemiği ise 1999 yılında bulunmuştur ve diğer bulunan kemiklerden de 0.6 milyon yıl daha gençtir. Yani tüm bulunan kemikler aynı canlıya ait değildir ve hatta aynı dönemde yaşayan canlılara da ait değildir. Bu şekilde toplanmış kemiklere bakarak canlının özellikleri hakkında yorumda bulunmak ve bu canlıyı insanın evriminde bir yerlere yerleştirmeye çalışmak, bilimsellikle ilgisi olmayan bir propagandadan başka bir şey değildir.

    2. Fosilin diş yapısı hayali insanın evrimi ağacı açısından çelişkiler içermektedir:

    A. r. Kaddaba, morfolojik açıdan Tim White'ın 1992 yılında bulduğu Ardipithecus ramidus isimli fosil ile benzerlikler taşıdığı için Ardipithecus grubundan sayılmıştır. Ancak, fosilin diş yapısı bu gruplandırma için önemli bir çelişki oluşturmaktadır. Çünkü bulunan fosil, 1992 yılında bulunan fosilden 1,5 milyon yıl daha yaşlıdır. Ancak Time dergisinde de belirtildiğine göre, 4.4 milyon yıllık Ramidus'un dişleri 5.8 milyon yıllık Kadabba'nın dişlerinden daha fazla maymunsu özellikler göstermektedir. Yani genç olan fosilin dişleri yaşlı olana göre daha çok maymunsu özelliğe sahiptir. Oysa evrim teorisine göre, zaman ilerledikçe maymunsu özellikler giderek kaybolmalıdır. Evrimciler tarafından önemsiz bir bilgi gibi aktarılan bu gerçek, söz konusu maymun-insan hayali sıralamasının tutarsızlıklarla dolu olduğunu göstermesi açısından önemlidir.

    Antropoloji profesörü ve Arizona State University'de İnsan Kökenleri Enstitüsü direktörü olan Donald Johanson, bu konuda yapılan önyargılı sınıflandırmayı şöyle ifade etmektedir:

    “5.5 milyon yıllık fosilleri 4.4 milyon yıllıklarla aynı türlerin üyeleri olarak yanyana koyduğunuzda, bunların bir ağaç üzerindeki ince dallar olabileceklerini dikkate almazsınız. Herşey düz bir çizgide olmaya zorlanmıştır." (Michael D. Lemonick, Andrea Dorfman,"One Giant Step for Mankind", Time, 23 Temmuz 2001)

    3. Bu canlı soyu tükenmiş bir şempanze türüdür

    Bazı evrimciler Ardipithecus'un insanlar ve şempanzeler arasındaki zincirin bir halkası olduğunu kabul etmektedirler. Ancak Henry Gee bu fosilin insandan çok şempanzeye benzediğini belirtmektedir.

    Science dergisinin 13 temmuz 2001 tarihli sayısında söz konusu fosille ilgili yayınlanan yazıda ise George Washington Universitesinden Bernard Wood'un şu yorumuna yer verilmektedir:

    "Bu bulguyu insan veya şempanze atası kategorilerinden birine sıkıştırma zorunluluğu hissetmek bir hatadır."

    Time dergisinde ise Wood'un şu sözlerine yer verilmektedir:

    ”Bu bir hominid ata ya da şempanze ata olarak sınıflandırılması mümkün olmayan bir yaratığın ilk örneğidir. Fakat bu onu her ikisinin de ortak atası yapmaz. Sanırım kuyruğu bu eşşeğin üzerine tutturmak çok zor olacak.”

    Evrimciler, soyu tükenmiş maymun türlerini insan ile şempanze arasındaki zincirin bir parçası olarak göstermeye çalışırlar. Kuyruksuz maymunun latince karşılığı olan "-pithecus" eki ile isimlendirilen bu canlılar, aslında türü tükenmiş kuyruksuz maymunlardır ve insanın evrimi için hiçbir delil teşkil etmezler. İnsanın atası olarak belirtilen fosiller gerçekte soyu tükenmiş şempanzelerdir. Örneğin en ünlü "-pithecus" örneği olan Lucy'nin (Australopitpecus afarensis) şempanzelerle aynı büyüklükte bir beyni vardır, kaburgaları ve çene kemiği şempanzeleriyle aynı şekildedir, kolları ve bacakları canlının bir şempanze gibi yürüdüğünü göstermektedir. Hatta leğen kemiği de şempanzelerinki gibidir. (Richard Allan & Tracey Greenwood, Primates and Human Evolution in the textbook: Year 13 Biology 1999. Student Resource and Activity Manual, (Biozone International. Printed in New Zealand.) , s. 260)

    Sonuç olarak, sözkonusu Ardipithecus ramidus Kadabba fosili de Nature dergisinde de belirtildiği gibi şempanzeye benzemektedir ve insanın kökeni ile hiçbir ilgisi yoktur.

    Sabah gazetesi
    Evrim Teorisinin Çıkmazlarını Pekiştiren Bir Fosil :Ardipithecus Ramidus Kaddaba - evrimteorisi.info

Benzer Konular

  1. Evrimcilerin Bir başka sahtekarlığı: Ardi fosili
    Ebru Altan Tarafından Bilim ve Astronomi Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 03-02-2014, 09:56 PM
  2. Yorum: 0
    Son mesaj: 09-06-2010, 03:31 PM
Yukarı Çık