Merhaba



Biz, “İsa” diyoruz. Aramice ve İbranice adının “Yeşua” olduğuna inanılıyor. Latincede “İesus” olarak telaffuz edildi. İesus Latin dilinden Avrupa dillerine “Jesus” olarak geçti. Ancak, Roma ve İngilizce’nin bazı kaynaklarında “Joshua (Caşua)” şeklinde de kullanımı var bu ismin. Hristiyan tarihçilere göre Hz İsa hayatı boyunca bu isimlerden biriyle çağrıldı. Barack Obama’nın yemin töreni sırasında yapılan resmi duada Evanjelik rahip Rick Warren, “Yeşua” ve “Jesus” isimlerinin yanı sıra, “İsa” adını da kullandığı için, aşırı Evanjelik çevrelerin yaylım ateşi altında kalmıştı. Amerika’da, Jesus ya da Caşua yerine Kur’an kaynaklı olması sebebiyle İsa’nın kullanılmasına tepki gösteren çevreler de var yani.

Bir de çocukluğunun geçtiği köye atıfla “Jesus of Nazareth (Nazaretli İsa)” derler. Celile’deki bu köyün Arapça adı Nasıra’dır ve bu sebeple kadim Türkçe kaynaklarda Hz İsa için “Nasıralı İsa” ismi de sıklıkla kullanılır. Hıristiyanlığa eski Türkçe’de Nasranilik denmesinin de Hz İsa’nın köyüne atıf olduğuna inananlar var. Bir başka rivayete göre ise, Nasrani denirken, ‘’yardımcılar’’ anlamındaki ensâr kelimesine atıf yapılıyor. Âl-i İmrân sûresinde Hz. İsa’nın yardım talebine havârilerin olumlu cevap vermelerine atıfla onlar hakkında ensâr(yardımcılar) kelimesi kullanılıyor zira.

Türkçede vaktiyle bu dine “İsevilik” ya da “Nasranilik” denmesi daha yaygın olsa da günümüzde artık çoğunlukla Yunanca “Khristo’nun yolundan giden” anlamındaki ‘Khristianos’tan aldığımız şekilde Hıristiyanlık diyoruz. İngilizce de ise “Christian” deniyor. Christ, İngilizce’ye Yunanca ‘Khristo’dan geçiyor. Tevrat’ta Maşiah, Arapça Mesih denilen ismin karşılığı Hristo.

Tevrat, MÖ 1’nci yüzyılda, yani İsa’dan çok önce Yunancaya çevrildiğinde, Mesih’in karşılığı olarak “Hristo” kelimesi kullanılıyor. Tevrat’ta Yahudilerin beklediği kurtarıcı olarak anılıyor ki Hıristiyanlar, “beklenen Mesih’in” Hz İsa olduğuna inandıkları için Jesus Christ (İsa Mesih) diyorlar. Mesih, yani Hristo, yani Christ, “(kutsal yağ ile) meshedilmiş” demek. Bugün makinelerde kullandığımız ‘gres’ yağın adını aldığımız “grease” kelimesi de aynı kökten geliyor, bu tür sıvanır yağlar için kullandığımız “krem” kelimesi de… Hıristiyan dediğimizde “Mesihi” demiş oluyoruz.

İsa 30 yaşına kadar marangozluk yapar. Kaynaklarda çocukluk ve delikanlılık dönemine ilişkin bilgiler çok sınırlı. 30 yaşlarında “Yahya” peygamber ile buluşur. Hz İsa ile aynı çağda yaşayan Yahya, Müslümanlık inancına göre Hz Musa’nın şeriatını devam ettiren son peygamber. Kur’an ve İncil’in peygamber olarak niteledikleri bir başka ismin Zekeriya’nın oğlu. Baba oğul her iki peygamber de kavimleri tarafından şehit ediliyor.

Hristiyan kaynaklardaki adıyla “John The Baptist (Vaftizci Yahya)” Şeria Nehri kıyılarında tebliğ yapıp İsrailoğullarının beklediği kurtarıcının (Mesih’in) gelmesinin yakın olduğunu anlatırmış. Tövbe ederek Mesih’in gelişini bekleyenleri Şeria nehrinin sularıyla vaftiz eder ruhlarını temizlemelerini sağlarmış. Bu nedenle Hıristiyan kültüründe “Vaftizci Yahya” olarak anılıyor. Nehirde vaftiz adetini, Baptist(vaftiz) mezhebi bugün de sürdürüyor.

Hıristiyanlar İsa’nın müjdecisi olması hasebiyle Vaftizci Yahya’ya büyük saygı gösterirler. “Yahya”, bugün bile Hıristiyan dünyasındaki en popüler erkek ismidir. Yeryüzünde tanıştığınız birçok erkek onun adını taşır. İngilizce John, Lehce ya da Flemenkçe Jan, Alman Hans, Fransızca Jean, İtalyanca Gianni, İspanyolca Juan, Fince Johannes ya da Joni, Slav dillerinde İvan, Jan ya daİvo, İrlanda ve Kelt dillerinde Sean ya da Shawn, Portekizce João, Yunanca Yannis hep Yahya isminin karşılıkları.

Nereden çıktı şimdi Hz İsa hakkındaki bu yazı? Bu hafta Hristiyan dünyasının büyük bölümü sene içindeki en büyük dini bayramını kutluyor. Hristiyan inancına göre Cuma günü (good friday), Hz İsa’nın çarmıha gerildiği gün.

Hıristiyanlık inancına göre Paskalya günü, Hz İsa’nın çarmıha gerildikten sonra yeniden dirilerek göğe yükseldiği gün. İngilizce’de “Easter” diye adlandırılan bugüne biz Rumlar gibi Paskalya diyoruz ki muhtemelen bu kelime de İbranice, Pesah’dan geliyor. Hıristiyan Bayramının adının İbranice ile kesişmesi tesadüf değil. Çünkü bu hafta aynı zamanda Yahudiliğin en büyük bayramlarından Hamursuz bayramının, İbranice adıyla Pesah’ın, İngilizce adıyla Passover’ın da kutlandığı hafta. Yahudiler bu sekiz günlük bayramda, Mısır’da Firavun zülmünden sonra Kızıldeniz’i geçerek özgürleşmelerini kutluyor. O günlerde zorluklarla mücadele eden atalarının yaşdıklarını tecrübe etmek için de bu sekiz gün boyunca mayalı yiyecek yemiyorlar ki bu sebeple Türkçe’de bu bayrama Hamursuz Bayramı diyoruz.

Pesah ya da hamursuz, Nevruz’dan sonraki ilk dolunay gününde başlıyor. İlk dolunayı takip eden ilk Pazar gününü ise Hıristiyanlar paskalya olarak kutluyor. Yahudi toplumu içinde dünyaya gelen Hz İsa, hayatının son senesinde Yahudiler’in Hamursuz Bayramı için Kudüs’e gitti. Kentte hamursuz bayramı için toplanan hacı kafilelerinden büyük ilgi gördü. Ancak hem Yahudi liderler hem de Roma valisi, İsa’nın artan etkinliğinden rahatsızdı. Hıristiyan kaynaklarına göre 30 gümüş para karşılığında havari Yahuda İşkaryot, Hz İsa’ya ihanet etti. Hz İsa’yı kalabalığın içinde öperek, onu arayan Roma askerlerine İsa’nın kim olduğunu ispiyonladı. Bu sebeple batı kültüründe ihanete, “Judas Kiss (Yahuda öpücüğü)” deniyor. Leonardo da Vinci, ünlü “Last Supper” tablosunda, ihanet eden Yahuda’yı, elinde para kesesiyle çizdi.

İsa bu ihaneti ve başına gelecekleri bildiği için, Pesah gecesi(Paskalya pazarından önceki perşembe akşamı), 12 Havarisini son yemeği için bir araya getirdi ve başına gelecekleri onlara haber verdi. Bu yemek Hıristiyan kaynaklarına “Last Supper (İsa’nın son yemeği)” olarak geçti. Hıristiyan inancına göre o gece, bedenini sembolize eden bir dilim ekmek ve kanını sembolize eden bir bardak şarap sundu havarilerine. Bugün kiliselerde bu son yemeği anmak için, ekmek-şarap ayini devam ediyor. Türkçe “kudas” diyoruz, Avrupalılar “komünyon” diyor bu ritüele.

Paskalya’dan önceki Cuma ise, Hıristiyanlar’ın yas günü. Hz İsa’nın çarmıha gerildiği gün olarak görüyorlar ve “Good Friday (Tanrının Cuması)” diye adlandırıyorlar. “God be with ye(Tanrı seninle olsun)” ifadesinin zamanla kısalarak ‘goodbye’a dönüştüğüne dikkat çeken dilbilimciler, Good Friday ifadesinin kökeninin de eski İngilizce’de “Tanrının Cuması” anlamına gelen “Godes Friday” deyiminden geldiğini belirtiyorlar.

Kutsal Cuma’da Hıristiyanlar, kırmızı et yememe, eğlenmeme, alkol almama orucu tutuyor. Bunun yerine yaygın şekilde balık yeniyor. Filipinler ve bazı Güney Amerika ülkelerinde Hz İsa’nın acılarına ortak olma düşüncesiye kendi bedenlerine eziyet ettikleri kanlı ayinler yapılıyor. Yas Cumartesi gece yarısına kadar devam ediyor. Gece yarısı kiliselere doluşan Hıristiyanlar tam saat 12’de mumlarını yakarak yeniden dirilişi kutluyor. Pazar günü öğle saatlerinde kurulan aile sofralarına ise Cuma gününün aksine şenlik ve eğlence hakim oluyor. Hıristiyan kaynaklara göre çok yüzeysel olarak bayramın hikayesi böyle.

Ancak Paskalya kutlamaları da tıpkı Noel gibi Hıristiyanlık öncesi pagan Avrupa ve Helen kültürleri ile karışmış durumda. Nevruz’dan, Şaman adetlerine, Celtic efsanelerden Cermen söylencelerine kadar birçok şey birbirine karışmış yüzyıllar içinde. Zaten paskalya’ya İngilizce’de Easter deniyor ki bu isim bile, bir pagan Germen hikayesinden geliyor. Bu sebeple, Paskalya kutlamasına karşı çıkan Hıristiyan kiliseleri de var.



‘Easter bunny’ nedir? Yumurta (Easter egg) niçin önemli

Hristiyan halk folklorunda Pasklaya günü iyi çocuklara renkli yumurtaları getirdiği anlatılagelen tavşana ‘Easter bunny’ deniyor. Bu tavşan figürü de bir tür Noel Baba efsanesi gibi. Yumurtanın, uzun perhiz döneminin bittiğinin sembolü olarak önem kazandığı düşünülüyor. Çünkü birçok Hristiyan kültürde, yumurta da perhiz döneminde (lent) yenilmesi yasak yiyecekler arasında. Yumurtaların neden renkli boyandığı ile ilgili kesin bir bilgi yok. Ortodoks dünyasında daha çok Hz İsa’nın kanının ifadesi olarak kırmızıya boyanıyor. Ancak birçok kültürde, uzun kıştan sonra nevruzun ifadesi olarak yeşile boyandığı da oluyor.

Bugünkü Paskalya takvimi ise, İznik Konsillerinde varılan bir anlaşmanın sonucu çoğunlukla. Rum ve Ermeni kiliselerinin çoğunun da içinde yer aldığı Ortodoks kilisileri bu takvim farkından dolayı, Paskalya’yı çoğu sene bir sonraki Pazar kutluyor. Bazı yıllarda ise aynı haftaya denk geliyor.

Tüm Hıristiyan dostların Paskalya bayramlarını kutluyor, aileleriyle barış ve huzur içinde bir bayram geçirmelerini diliyorum.

Cemal TUNÇDEMİR

Hristiyanlar Paskalya bayramını kutluyor; Paskalya / Easter nedir? | Amerika Bülteni