Merhaba

http://www.supermeydan.net/forum/for...read69429.html basligindan alinti;
1942 - Atılay faciası: Atılay denizaltısı eğitim dalışı yaptı, bir daha su yüzüne çıkamadı. 37 subay ve er öldü.




TCG ATILAY DENIZALTISI:
(1938-1942)

Atılay denizaltısı, yaklaşık, elli yıllık bir aradan sonra, İstanbul tersanelerinde inşa edilen ilk denizaltı gemisiydi. 1939 yılında, Haliç tersanelerinde denize indirilmişti. Atılay'la birlikte, benzer üç denizaltının isim babalığını Atatürk yapmıştı. Başbakan Celal Bayar'a ulaştırılan notun sağ üst köşesinde "17.1.1938" tarihi yazmaktadır: "Yeni dört denizaltı gemimiz için bulduğumuz isimler şunlardır; 1. Saldıray, 2. Batıray, 3. Atılay, 4. Yıldıray. Bunların manalarını izaha bile hacet olmadığı kanaatindeyim. Manaları, son Türkçe olan bu kelimelerin kendisindedir yani saldıran, batıran, atılan, yıldıran." Haliç'te Valide taşkızaklarında yapılan Atılay denizaltısı, 1939 yılının 19 Mayıs günü, Donanma Komutanı Amiral Şükrü Okan'ın eşi Nadire Okan'ın "Atılay sana muzafferiyetler, muvaffakiyetler dilerim" sözünün ardından şampanya şişesinin baş tarafına vurulup kırılmasıyla denize indirilir. Atılay'ın sessiz dünyaya ilk kez "Merhaba" dediği gün son derece anlamlıdır. Emperyalizme, mandacılığa ve sömürgeciliğe karşı bağımsız bir ülke kurma amacıyla yola koyulan Bandırma vapuru yolcularının, 1919 yılının 19 Mayıs günü Samsun'da karaya adım atışlarının 20. yıldönümüdür, törenin yapıldığı gün... Ve üç denizaltıyla birlikte Atılay'ın da adını koyan Mustafa Kemal Atatürk'tür. Bu denizaltı battıktan yıllar sonra Almanyadan alınan denizatlıların isimleri de bu denizaltıların isimleriyle aynı koyulmuştur.

Denizaltılar ikinci dünya savası sırasında etkin bir şekilde kullanılıyordu. Türkiye, gelebilecek her türlü tehlikeye, bilhassa boğazlara yöneltilecek bir denizaltı hücumuna karşı tetikteydi. 14 Temmuz 1942'de, Türk denizaltılarından biri, Çanakkale Boğazı'nda yer alan, manyetik güvenlik hatlarını kontrol etmek için, boğazın derinliklerine daldı. Bir emniyet botu, yüzeyden, Atılay'ı takip ediyordu. Bu takip, bir süre sonra, kötü hava nedeniyle yarım kaldı.... Saatler geçti.... Atılay'dan hiç bir ses çıkmadı. Aynı gece, saat 8:30'a doğru, denizaltının battı şamandırası bulundu. Şamandıradaki telefon işliyor, ancak mürettebattan ses çıkmıyordu. Atılay denizaltısı, 38 personeli ile birlikte batmıştı.

14 Temmuz 1942'de, Üsteğmen Fahir Karayel, Çanakkale Boğazı'nın Ege Denizi çıkışında saat 20.30'da gördüğü "Battı" şamandırasına "belki bir umut" diyerek yaklaşır. Telefonun ahizesini kaldırıp seslenir ama karşılık alamaz. Saat 14.30'da, Boğaz'ın Morta yakınlarında dalan Atılay'ın geri dönmeyişiyle yüreklere düşen ateş, denizaltının "Battı"şamandırasının bulunduğu haberinin duyulmasıyla yangına dönüşür. Serseri bir mayına çarpan, komutanlığını Binbaşı Sadi Gürcan'ın yaptığı Atılay, 39 denizciyle batık gemiler mezarlığı olan Çanakkale'deki yerini alır. Hamiyet Yüceses'in, ardından ünlü "Makber" şarkısını söylediği eşi "Elektrikçi Başçavuş" Fethi Yüceses de, Atılay'da görev yapan denizaltıcılar arasındadır! Atılay, batan ilk denizaltımızdır. Ayhan Hünalp'in, Dumlupınar'ın batışının hüznüyle yazdığı "Teğmenim" adlı şiirde, Çanakkale'de batan bu iki denizaltı birlikte anılır:

Gemilerin de kardeşliği vardır Teğmenim
Gemilerin de kaderi vardır
Şimdi biz omuz omuzayız
Birimiz Atılay birimiz Dumlupınar
Bir siperde iki Mehmet gibiyiz
Deryalar içinde maviler üstünde.


Araştırmacı Selçuk Kolay ekibi ile , batık denizaltı Atılay'ı aramak üzere, 2 Haziran 1994 tarihinde Çanakkale'nin Morto koyundan denize açıldı. Atılay'ın 1942'de takip ettiği yaklaşık rota üzerinden, Ege'ye doğru yol almaya başladılar. Araştırma teknesi, her türlü manyetometrik ve sonar araştırmasına uygun bir donanıma sahipti. Ekiptekiler, araştırma sahası olarak belirledikleri bölgelerin koordinatlarını harita üzerinde son kez gözden geçirdiler. Araştırmacılar, hava ve akıntı durumunu göz önüne alarak, öncelikli araştırma bölgesini saptadılar. Yan taramalı sonar vericisi, denizin derinliklerine salındı. Sonar ekranının önünde heyecanlı bir bekleyiş başladı. Birkaç saat geçmiş, ancak henüz bir sonuç alınamamıştı. GPS adı verilen uydudan sinyal alan, mevki tayin cihazından faydalanılıyordu. Açık denizde Atılay'ı aramak, çölde toplu iğne aramaya benziyordu. Günün sonunda bölgenin dörtte üçünü taramış, ancak sonuç alamamışlardı. Gün biterken, araştırma ekibi, son araştırma bölgesini bir şamandırayla belirleyip, geceyi geçirmek üzere yakın bir koya döndüler. Ertesi gün çalışmalarına, bıraktıkları yerden devam ettiler. Çalışmaya balamalarından bir kaç saat sonra yan taramalı sonarda şekiller belirmeye başladı. Yaklaşık seksen metre boyunda bir batığın kaydı çıkmaya başlamıştı. Kayıtta görünen pozisyonun üstünden geçtiklerinde, sonar ekranında, altmış sekiz metre derinlikte bir batık açıkça görülüyordu. Yan taramalı sonar kaydını tekrar incelediklerinde, bunun bir denizaltı olduğundan, artık emindiler. Başarmışlardı. Dalış hazırlıklarına başladılar. 68 metre, kısıtlı dalış süresi veren bir derinlikti.Hesapladılar, ve bu derinlikte, en fazla on dört dakika kalmaya karar verdiler. Geminin planları üzerinde çalışarak, aşağıda yapacakları araştırmaya hazırlandılar. Ve dalış başladı.

Batışın gerçek sebebi neydi? Çanakkale Boğazı'nda 14 Temmuz 1942'de kaybolan ilk Türk denizaltısı Atılay. Yıllarca nerede olduğu, niye battığı anlaşılamayan bu denizaltıyı 52 yıl sonra Selçuk Kolay ve ekibi buldu. Denizaltında yapılan araştırmada 1.5 cm.'lik bir delik görüldü. Böylece Atılay'ın, I. Dünya Savaşı'ndan kalma bir mayına çarparak battığı anlaşıldı.

TCG ATILAY DENİZALTISINDA ŞEHİT OLAN VATAN EVLATLARIMIZ:

VATAN SİZE MİNNETTARDIR.
ATILAY DENİZALTI GEMİSİ PERSONELİ


(SUBAYLAR)

SADİ GÜRCAN ( GÜV.BNB. KOMUTAN )
SEBATİ TAŞÖZ ( GÜV. YZB. II. KOMUTAN )
AHMET TÖRÜN ( MAK. YZB. BAŞ ÇARKÇI )
RAUF BAYKAL ( GÜV.ÜTĞM. VARDİYA SB )
ADNAN ERÜL ( MAK. YZB. II: ÇARKÇI )
AHMET ATAKAN ( GD.SUBAY VARDİYA SB. )

( ASTSUBAYLAR )

HAKKI TEZCANLI ( GV.BAŞGEDİKLİ )
ZİYA LODOS ( MAK.BAŞGEDİKLİ )
NECMİ SUNAL ( MAK.BAŞGEDİKLİ )
MASUM ŞEN ( TELSİZ BAŞGEDİKLİ )
TAHSİN DÖNMEZ ( MAK.BAŞGEDİKLİ )
FETHİ YÜCESES ( ELK.BAŞÇAVUŞ )
HÜSEYİN COŞKUN ( TOR.MAK.BAŞÇAVUŞ )
CEMAL DİNÇER ( MAK.ÜSTÇAVUŞ )
KEMAL DAĞAŞAN ( MAK.GD.ONBAŞI )
AGAH PERİNA ( ELK.GD.ONBAŞI )
İSMET İSKİL ( TELSİZ GD.ONBAŞI )
ALİ RIZA BAYKUŞ ( MAK.GD.ONBAŞI )
SELAHATTİN NARTMAN ( MAK.ÜSTÇAVUŞ )
İSMAİL TOGAY ( ELK.GD.ÇAVUŞ )
NURETTİN GÜNENÇ ( GÜV.GD.ÇAVUŞ )
SABAHATTİN VAROL ( ELEKTR.GD.ÇAVUŞ )
HASAN ŞENTUNA ( GÜV.GD.ÇAVUŞ )

( ERLER )

HASAN GÜNEŞ
İBRAHİM ERBAŞ
MUSTAFA ÖZBEK
TEMEL KÜÇÜKOĞLU
TEMEL YENİGÜN
MEHMET ASLANTÜRK
ENVER KARAER
İSMAİL YILDIZ
HALİL EKİNCİ
İLYAS ÜNAL
DİLŞAT ÇAKAL
CEMAL BAHAR
MEHMET ÇİLHOROZ
EYÜP KAÇMAZ
HÜSEYİN GENÇER
HALİL KÜÇÜK

İzinli Olduğu Için Olaydan Kurtulan Erin Ifadesi

Denizaltı batmadan önce karaya çıkmış olmakla faciadan kurtulmuş olan Ahmet Bağdat (2000 yılında vefat etmiştir) 9 Haziran 1995 tarihli Milliyet gazetesinde yaptığı açıklamaylaMilliyet Gazetesi 9.6.1995 patlama olmadığı kanaatini savunmuştur. Görüşünü; "Denizaltı mayına çarmış olsaydı, denizin üzerinde yağ ve mazot olurdu." diyerek açıklamıştır. Ancak, kendi ifadesiyle de ortamın son derece akıntılı olduğu doğrulandığına göre "Akıntı, yağ ve mazotu hızla dağıtıp yok edebilir miydi?" sorusu akla gelmektedir.

Yıllarca nerede olduğu ve neden battığı anlaşılamayan bu denizaltının gizemini, 52 yıl sonra, Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı’nın desteğiyle, bu vakfın yönetim kurulu üyesi, ünlü araştırmacı Selçuk KolaySelçuk Kolay, Alman Lisesi ve Berlin Teknik Üniversitesi mezunu, endüstri mühendisi. 1977'den bu yana Rahmi M. Koç Müzesi Yönetim Kurulu Üyesi olarak çalışıyor. 1964'ten beri dalıyor. 1975'ten beri buhar çağı gemileri üzerine araştırma yapıyor. ve ekibi; 2,5 aylık bir çalışma sonunda çözmüş, konumunu ve derinliğini tam olarak tespit etmiştirHürriyet, 1.1.1999 . Sahilden 5-6 kilometre açıkta ve 68 metre derinlikte bulunan
Yeni Şafak - 6 Ağustos 2007 denizaltı üzerinde yapılan araştırmada 1.5 m.'lik bir delik görülmüş, böylece Atılay'ın, I. Dünya Savaşı'ndan kalma bir mayına çarparak battığı kanaati hakim olmuştur.

TCG Atlay hakknda ansiklopedik bilgi. bibilgi.com