İran İslam Cumhuriyeti'nin kuruluş öyküsü

1979'de Şah'a karşı ayaklanan İran'da, mollalar kısa süre içinde sol güçleri tasfiye ederek dini temeller üzerinde şekillenen bir devlet kurdular.

1925-1941: Şah Rıza Pehlevi, ülkeye bir yandan batıya dönük yenilikler getirirken, öte yandan bir baskı rejimi kurar.

16 Eylül 1941: Açıkça Nazi yanlısı olan Pehlevi’yi engellemek için İngiltere ve Sovyetler Birliği, İran’ın bir kısmını işgal eder.
Rıza Pehlevi, koltuğunu bırakmak zorunda kalır. Yerine oğlu Muhammed Rıza Pehlevi geçer.

1951: Muhammed Rıza Pehlevi’nin ilk yıllarında meşrutiyet hakimdir, parlamento seçimleri yapılmaktadır.
Bu yıl, Muhammed Musaddık Başbakan seçilir. İran petrol endüstrisini ulusallaştırarak İngilizler’in elinden alır.

19 Ağustos 1953: CIA ve MI6’in düzenlediği bir darbeyle ulusalcı lider Musaddık devrilir.
Emekli general Fazlullah Zahidi iktidara gelir. Zahidi, özellikle İran’ın komünist partisi Tudeh’e karşı baskıyı yoğunlaştırır.

Haziran 1963: Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin Şah’ın batıcı ve liberal politikalarını eleştiren bir konuşma yapması nedeniyle tutuklanması üzerine günlerce kitlesel eylemler gerçekleşir.
Humeyni 8 aylık ev hapsi sonrası salınır.

Kasım 1964: Humeyni tekrar tutuklanır, sürgüne gönderilir.

1970’ler: 70’li yıllarda İran’da gördükleri muazzam baskıya rağmen sol örgütler, rejime karşı kıyasıya bir mücadele içindedirler.
Tudeh’in dışında Halkın Fedaileri ve Halkın Mücahitleri de rejime karşı mücadele etmektedir.
İran gizli servisi SAVAK, solculara karşı suikast ve katliamlar düzenlemektedir.

Ekim 1977: Humeyni’nin oğlu Mustafa’nın ölümü üzerine, o zamana kadar sayıları birkaç yüz olan Humeyni yandaşları siyasi faaliyetlerini hızlandırır.

Ocak 1978: Kum kentinde polis öğrencilerin üzerine ateş açar, 70’ten fazla öğrenci öldürülür.
Öğrencilerin ölümünün kırkında düzenlenen protestolarda, bu defa Tebriz’de yüzlerce gösterici öldürülür. Protestolar ve katliamlar sürekli hale gelir.

Yaz 1978: Şah’ın mali politikaları, halihazırda yoksul olan halka büyük darbe indirir. İşsizlik fırlar.
Yaz boyunca İran işçi sınıfı, Şah karşıtı eylemlere ağırlığını koymaya başlar.
Yüz binlerce işçi isyan hareketine katılır.

Eylül 1978: Şah sıkıyönetim ilan eder, gösteriler yasaklanır.
8 Eylül’de Tahran’daki bir gösteride polisin açtığı ateşle yüze yakın gösterici ölür.
Bu olay tarihe “Kara Cuma” olarak geçer.

Ekim 1978: Ülke çapında düzenlenen genel grev, ekonomik hayatı felç eder.

Kasım 1978: ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniew Brzezinski, Şah’a “Sonuna kadar arkandayız” der.
Mesaj, Şah’a dönük ABD desteğinin parolası haline gelir.

Aralık 1978: Muharrem ayında protestolar, çok büyük bir kitlesellik kazanır.
2 Aralık’ta Tahran’da Özgürlü Meydanı’nda 2 milyon kişi miting düzenler.
Eylemcilerin sayısı tüm ülkede 8-9 milyonu bulur.
Aralık’ın son günlerinde Dr. Şapur Bahtiyar geçici hükümetin başına geçer.

16 Ocak 1979: Şah İran’ı terk eder.

1 Şubat 1979: Ayetullah Humeyni sürgünden döner. Milyonlarca insan tarafından karşılanır.

Mart 1979: Ulusal Demokratik Cephe kurulur. Cephe içinde sola yakın, seküler ya da sol islamcı geniş bir yelpazeden hareketler yer alıyordu.
Humeyni hareketini “anti-emperyalist ortaklık” adına eleştirmekten kaçınan Tudeh de Cephe içinde yer alır.

30-31 Mart 1979: Humeyni güçleri, monarşiye karşı İslami Cumhuriyeti savunan bir referandum gerçekleştirir.
Ulusal Demokratik Cephe, Halkın Fedaileri ve Kürt gruplarının da dahil birçok grup oylamayı boykot eder.
İslamcılar, oylamada yüzde 98 İslam Cumhuriyeti istendiğini öne sürerler.

5 Mayıs 1979: Humeyni, devrimci silahlı güçlerin karşısında bir güç oluşturmak amacıyla Devrim Muhafızları’nı örgütler.
Aynı dönemde, halen İran’da en önemli silahlı güç olan Besic, İslamcı milis güçleri oluşturularak Humeyni destekçilerini kitlesel biçimde silahlandırılır.

Haziran 1979: Anayasa taslağı hazırlanır. Taslak, muhafazakar niteliği yüzünden sol güçler tarafından kıyasıya eleştirilir.
Humeyni taslağın arkasında durur. Anayasa’nın onaylanması için 73 kişilik bir Uzmanlar Meclisi seçilir.
Ulusal Demokratik Cephe’nin boykot ettiği seçimler büyük oranda hileli geçer.
Mecliste baskın olan Humeyni yanlısı unsurlar, “yüzde yüz İslami” olan yeni bir Anayasa hazırlarlar.

Temmuz-Ağustos 1979: Humeyi yanlıları, Ulusal Demokratik Cephe’ye karşı baskı ve şiddet uygulamalarını doruğa çıkarır.
Solcu gazeteler kapatılır. Tudeh eylemlerine dinci saldırılar gerçekleşir.
12 Ağustos’ta gazetelerin kapatılmasını protesto etmek için düzenlenen kitlesel bir mitinge Hizbullah yanlıları saldırır.
Humeyni hükümeti, Ulusal Demokratik Cephe’yi yasadışı ilan eder.

Ekim 1979: ABD, sürgündeki Şah’ın ülkede kanser tedavisi görmesine izin verir.
İran’da büyük protestolar yaşanır. Şah’ın yargılanmak üzere İran’a teslim edilmesi istenir.

4 Kasım 1979: İslamcı öğrenciler, ABD elçiliğini asarak 52 personeli rehin alır. ABD’liler, 1 seneyi aşkın bir süre boyunca rehin tutulur.
Elçilikten çıkan belgeler, birçok ortayolcu figürün ABD’yle temas halinde olduğunu ortaya koyar.

Ocak 1980: Müslüman Halkın Cumhuriyetçi Partisi yasadışı ilan edilir.

Şubat 1980: Humeyni yanlıları Halkın Mücahitleri örgütüne karşı şiddetli bir bastırma operasyonuna girişir.

Mart 1980: Üniversiteilerde İslamcı olmayan unsurların tasfiyesi başlatılır.

Haziran 1980: Sol İslamcı lider Abdülhasan Benisadr kovuşturmaya uğrar.

Eylül 1980: Saddam, İran’a saldırarak uzun yıllar sürecek bir savaşı başlatır.
İran’da İslamcı hükümet, 2 sene içinde kaybettiği toprakları geri alarak konumunu korumayı başarır.

kaynak