Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3
  1. #1
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    stat Gözlüğün Geçmişine Yolculuk ve Camın Hikayesi

    Gözlüğün olmadığı dönemlerde görme sorunu olan insanların nasıl sorunlarla karşılaştıklarını hiç düşündünüz mü? Hele de göz numaraları çok yüksek olan insanların. Evden çıkmayıp, sosyal hayata karışmamış olmaları ihtimal dahilinde. Tabii eğer soruna başka türlü bir çözüm bulamadılarsa. Ben yine de bir şekilde bu soruna da çözüm bulmuşlardır diye düşünüyorum. Geçmiş çağları araştırınca, o devir insanlarının beyinlerinin daha fazla bölümünü kullandıkları belli. Teknolojik aletlerin de olmadığını düşünürsek hele ki internet gibi her aradığını insanın önüne anında çıkaran ve beyin yormak zorunda bırakmayan bir icadı düşününce başka çareleri olmadığını anlamamak da mümkün değil zaten. Tek çözüm sorunlara çare üretmek.

    Antik çağ insanlarının optik camlar hakkında bilgileri olduğu biliniyor. Girit'te yapılan kazılarda M.Ö 1000 yılına ait büyüteç bulunmuş. Gözlüğü ilk bulan kişinin kim olduğu ise muammasını koruyor. Bilinmeyen bu şahsa teşekkür mü etmek gerek yoksa kızmak mı gerek bilemiyorum. Zira gözlük icad edilmeseydi belki lazer ameliyatlara çok daha önceden başlanabilirdi. Bu da garip bir yaklaşım oldu galiba.

    Gözlüğü bulan kişi bilinmese de Venedik'te yaşamış birisi olduğu düşünülüyor. Zira ortaçağda Venedik cam üretimiyle çok ünlenmişti. 13. yy’a doğru unutulup giden renksiz cam yapma tekniğini Venedikli cam ustaları yeniden canlandırmıştı.

    İtalya'da cam sanayiinin giderek güçlenmesinde renksiz cam yapma tekniğinin yeniden ortaya çıkarılmasının etkisi büyüktür. İtalyanlar Murano adasında bu tekniği yaşatıyorlardı. Murano'da yapılmasında hem tekniği gizli tutmak hem de yangın tehlikesini azaltmak amacı güdülüyordu. O zamanlar bu teknik o kadar kıymetliydi ki soylulara tanınan ayrıcalıklar bu cam ustalarına tanındı. Venedik’ten ayrılmaları ise yasaklandı. Bu cama Venedik camı ismi verildi. Duru, saydam ve renksiz bir camdı bu. Son derece de pahalı bir camdı. Venedik camı çok çabuk sertleşiyordu ama biçimlendirmesi de bir o kadar kolaydı. Bu da cam sanayiii için tercih nedeni oluyordu.

    İtalyanlar gözlük camlarının mercimeği anımsatmasından dolayı ‘lenticchie' (mercimek) adını verdiler gözlük camlarına. İngilizcede de ‘lentis’ (mercimek) olarak kullanıldı. Şimdilerde kullandığımız lensin kökeni de mercimekten geliyor yani.

    İlk gözlüklerin mercekleri konveksti (dışbukey). Sadece hipermetrop olanların sorununu çözüyordu. Miyopların sorununu çözecek konkav (içbükey) merceklerin üretilmesi için 100 yıl daha geçmesi gerekecekti. Miyop sorununu düzelten gözlüklerin yapımının ancak 15. YY’da tamamlanabildiği biliniyor. Bunda içbükey (konkav) mercek imalinin zor ve pahalı olmasının yanı sıra, gözlük kullanımının genelde kitap okumak için gerekmesi, uzağı göremeyen (miyop) insanların çok da önemsenmemesi rol oynamış. Papa Leo X’nun bu gözlükleri (miyop) taktığı biliniyor.

    Marko Polo 1270 yılında Çin’de yaşlıların gözlük kullandığından bahsediyor. Bacon ise yaşlıların gözlük kullanması gerektiğini söylüyor. Gözlüğü bulanın Bacon olduğu bile tevatürler arasında. Benjamin Franklin (1784) ise bifokal camları bulmuş. Kepler prizmaları yapmış (1611). Gözlüklü birinin ilk portresini Tommasa Da Modena yapmış (1352).

    Gözlük icad edilmesine edildi bilinmeyen bir şahıs tarafından ancak bir de bunu düşürmeden gözün önünde, burnun üstünde tutmak gerekiyordu. İşte bunu başarmak da 350 yıl aldı. Bu buluş gözlük tarihinin belki en önemli buluşuydu. Öyle ya, takamayacaksan ne işe yarayacak ki gözlük? Edward Scarlett isimli şahsın 1730 yılında Londra’da ilk gözlük sapını icad ettiği biliniyor. Bu ilk gözlük çerçeveleri kurşun, bakır veya tahtadan oluşuyordu. Kösele, boynuz, kemik kullanıldığı da oldu çerçevelerde. Sonraları hafif çelik çerçeveler tercih edildi.

    İnsanlık tarihine büyük hizmet bu. Göremeyen insanların da sosyal hayata katılımını sağladı gözlük. Hele hele matbaanın icadından sonra kitap ve gazete basımının da artması gözlüğe olan talebi artırdı.

    İlk gözlükçü Philadelphia'da açıldı. (1783) Francis Mc Allister'ın dükkanı. Gözlükler bir sepetin içine konulmuştu. Müşteriler gözlükleri deneyerek kendilerine uygun olanı alıyorlardı. İlk güneş gözlükleri de Çin'de üretilmiş (1430). Bu gözlüklerin camını dumanın isi ile karartmışlar. Ama karizma yapalım ya da güneşten korunalım diye değil. Göz ifadelerinden düşünceleri anlaşılmasın diye.

    Peki cam nasıl yapılıyor acaba? Mezopotamyalılar kum ve külü karıştırıp ısıtınca cama dönüştüğünü görmüşler. O zaman nasıl isimlendirdiler camı ayrı hikaye tabii. Ancak bu yöntemle cam elde edebilmek için külde bol miktarda sodyum karbonat ve potasyum karbonat olması lazım. İşte bu mucid Mezopotamyalılar çok geçmeden camın sıcakken şekillendirilebildiğini, soğukken de toz olarak öğütüldüğünü anladılar. Sıcak camı incecik yapıp çamur kalıbının çevresine dolayıp sonra kalıbı kırarak kap yapmayı öğrendiler.

    Üfleme tekniği ise Suriyelilere ait. İçi boş demir çubuğun ucunu sıcak cama batırıp demirdeki delikten üflediklerinde camın balon gibi şiştiğini gördü Suriyeli ustalar. Günümüzde de cam üretiminin temel maddesi hemen hemen aynıdır eski çağlardakilerle. Kum, sodyum karbonot ve kalsiyum karbonat karışımı. Bu maddelerden soda camı oluyor. Kristal eşyalar, optik cam ve mercek yapımı için kum, kurşun oksit ve potasyum karbonat kullanılıyor (kurşun camı). Kum, boraks ve sodadan payreks denilen ateşe dayanıklı camlar yapılıyor. (borasilikat camlar)

    Camın hammaddesi ne olursa olsun hammaddeyi oluşturan bütün maddeler eriyip birbirine karışacak. Macun kıvamında bir hamur elde edilecek. Bu hamura istenilen şekil verildikten sonra soğumaya bırakılacak. Yalnız soğutma işleminin yavaş yavaş yapılması yani tavlanması gerekiyor. Aksi takdirde gerilmeden dolayı kırılma olabiliyor. Tavlama fırını denilen uzun tünelden cam geçirilecek. Sıcaklık derece derece son derece dikkatli bir şekilde düşürülecek. İşte camın kumlu, küllü, yüksek ateşli hikayesi.

    hafif.org

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  2. #2
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755

    Cevap: Gözlüğün Geçmişine Yolculuk ve Camın Hikayesi

    Camın yapılışını ve cam eşya yapımlarını bir belgeselde izlemiştim ve çok ilgimi çekmişti..

    tam bir sanat eseri ..denemeyi çok isterdim:))

    paylaşım için teşekkürler:))

  3. #3
    Aktif Üye orkuorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
    Yaş
    48
    Mesaj
    1.942
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    37781

    Cevap: Gözlüğün Geçmişine Yolculuk ve Camın Hikayesi

    Sahilde gordugunuz Yuk gemileri ne tasir diye dusunursunuz Soda cam sodasi toz soda,
    Cam silisi Kumu sise cam fabrikasi,pasabahce hep bu tur malzemeleri limanlardan limana tasir ve kamyonlara yuklenerek fabrikaya tasinir







    denizci olursaniz bircok seyi yasayarak ogrenirsiniz. Fabrikalari gorup camin nasil olsutugunu Icinizde Merak varsa sizi kimse durduramaz.

Benzer Konular

  1. Yolculuk nereye
    Kadim Tarafından Mesaj Panosu Foruma
    Yorum: 14
    Son mesaj: 27-06-2009, 10:22 AM
  2. Zamanda Yolculuk
    ahmetnuray Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 18-06-2008, 10:17 PM
  3. Yolculuk
    blueice Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-05-2008, 05:43 PM
  4. Yolculuk vakti
    akadirgorduk Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-04-2008, 03:50 PM
  5. Camın Yapısı
    dogangunes Tarafından Fizik Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-01-2008, 01:14 AM
Yukarı Çık