1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 15
  1. #1
    Aktif Üye atmaca34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    dünyadan
    Mesaj
    1.766
    Rep Gücü
    15313

    İstanbul´u yaşamak



    İstanbul´u yaşamak

    Şehirlerin dilinin varlığına, hiç şüphesiz, inanırız. �Yeryüzünü dolaşmaz mısınız�� diye buyuran Rabbimiz, bu dile kulak vermemizi emreder. Biz inançlı insanlar olarak, mana sahasında oturur, akışta ve duruşta tespit ve tetkiklerimizi bu çerçevede yaparız. Allah´ımızın buyruklarını, erişilmez ya da sadece kulak aşinalığı açısından duymayız, hayatımızın gerçeği olarak telakki eder ve öyle yaşarız. Şehirlerin dili vardır. Siz onu dinlemek ister ve dinlemeyi bilirseniz, size sesini, çığlığını, acısını ve sevincini işittirir. Bu metafizik bir olaydır. Anlamak için kalpte olan akla müracaat etmek lazım. Şehir sizin için yeryüzünde yaşayıp veya toprak olma ötesinde bir şeyler ifade ediyorsa, anlatacaklarımızla paralel yürüdüğünüzü söyleyebilirim. Her insanın başkenti, kendi yaşadığı topraktır. Toprak sadece bir kara parçası ya da üzerini mesken edinenlerin şehirleridir anl***** gelmez. Toprak, yaratanın Rezzak ve Gazab sahibi oluşunun ifadesidir. Bu ifadenin en güzel örneği sanırım İstanbul´dur. İstanbul, taşı toprağı altın sayılan, hınca hınç göç alan şehir. Ve her an büyük bir depremle mahvolmayı bekleyen, gariplerin çaresiz, zenginlerin ihaleler için sınır tanımadığı, tepelerindeki minarelerin gökdelenler arasında kaybolmaya(kaybolduğu) başladığı şehir.

    İstanbul kültür başkenti midir yoksa fetih şehri midir? Sorusunu bir başka bahara bırakarak, İstanbul´un yaşanması zor bir şehir olduğunu, İstanbul´u yaşamanın ise bambaşka bir güzellik olduğunu anlatmak istiyorum. İstanbul Yedi Tepesi, Anadolu´da şehir isimleri ile kurulan beldelerden büyük köyleriyle, Mimar Sinan mührüyle ve hazin bir tablo oluşturan Alışveriş Hastaneleriyle (kastımız alışveriş merkezleri, psikolojisi bozulan alışveriş merkezlerine hücum ediyor), asırları geride bırakan bir tarihsel süreçle köklü, derin ve hisli bir şehir. Bu şehre kulak veriyorum. Onu duymak için tüm dikkatimi topluyorum. Ve kendimi Üsküdar´a giderken buluyorum. Üsküdar, Mihr-i mah Sultan Camii ile bir bütün sanki. Her çeşit insana avlusunu açan bu camii, en az İstiklal Caddesi ya da Eminönü Yeni Camii´nin denize dönük yüzü kadar insanın adım attığı bir yer. Her adımın akıcı bir şekilde gelip geçtiği bu yerin, insana tanıklık yapacak en önemli mekân olduğuna kani oluyorum. Fakirin, dertlinin, meselesi olanın veyahut olmayanın, sırf hiçbir şeyi farklı bir yerde yapmak isteyenin mekânı olabiliyor bu yer. Tabi ki alelacele bir yerlere koşturanlar, yaşadığını yemek yerken hatırlayanlar( oh hayat varmış be diyenler!), umutlarını İstanbul sahillerine bırakanlar, beklentilerini bir sonraki otobüse aktaranlar, co köpekleriyle ya da minnoş kedileriyle İstanbul´a hava atma cüreti gösterebilenler aynı nefesi alarak geçebiliyor bu yerlerden.

    İstanbul´da yaşamak zor, bu kesin. Hayat Anadolu´nun sevimli birçok ilinden daha pahalı ve acımasız! Köyden taşınan alışkanlıklar ile mega kent olma özellikleri birbiri ile çatışır gibi duruyor. Zorla hizaya getirilmeye çalışılan mahalleler, yeni kurulan site kentler, ele geçen paralarla dikilen gökdelenler, sınır tanınamazlık telkin eden mağazalar ve gariban mahallelerden yükselen fukaralık ilginç bir tablo oluşturuyor. Bütün büyük şehirlerin çığlığı gibi yükselen bir ses sanki devasa gökdelenler arasında yaşanan evsizlik. Amerikan üslup telkin eden filmlerin sahneleri, hava kararınca kendini iyice belli ediyor. Sokak çocukları, gündüz gözüyle göze fazla ilişmeyen, hava karardığında daha bir belirginleşen dilenciler, akşamın sersemlettiği deli divaneler, çılgınca eve dönme telaşesi içinde olanlar. Binlerce ışığın süzülüp gözüne değdiği, her evde farklı bir heyecanın ya da hüznün yaşandığı düşüncesinin sizi alabildiği garip bir şehirdir, İstanbul.

    İstanbul´u yaşamak ise gerçek manada en güzeller kategorisine dâhil edebileceğimiz cinsten bir mesele. Mihr-i mah Sultan´da öğlen namazı, Sirkeci´de kısa bir tur. Süleymaniye´de ikindi namazına müteakip kuru fasulye. Piyer Loti´de bol şekerli kahve. Eyüp Sultan´da Akşamı kılıp, dua ve niyaz� Her şeyin Allah´tan olduğuna ve her şeyi Allah için yapma ahdini yineleyerek, yol almak. Kalabalığın bir parçası olurken, durun kalabalıklar diyebilme erdemini yitirmeden, akış istikametine ters yürümek. İstanbullu olmak herkese nasip olan bir şey değildir. Belki de rahatlıkla ve içten bir şekilde dile getirebileceğimiz İstanbullu Fatih Sultan Muhammed Han. Çift haneli milyonlu rakamla ifade edilen nüfus ise, Türkiye mozaiğinin bir noktada toplanması olarak bulunuyor İstanbul sokaklarında. Asya ve Avrupa kıtalarını birleştiren, teklik ve dirilik telkin eden, beraberce yaşamanın, zorlukta ve bollukta parçalanmaz bütün olmanın zaruretini gün be gün hissettiren bu şehir, hayata karşı dik durmanın zorunluluğu ya da yenilgiyi en başta kabul etmenin adı gibi. Daralan nefesi açan ya da nefesi daraltan, umutları binip giden vapur ardında sürükleyen ya da hınca hınç dolu otobüs içinde nefeslerin kesilmesi ve ümitlerin kaybolmasını acı acı teneffüs edebileceğiniz yer İstanbul.

    İstanbulluluk bir hayat tarzıdır. Kendi kriterleri vardır. Bu kriterler hiç şüphesiz, millet olma şuurunu getiren ecdadımızın ortaya koyduğu, koymak içinde çaba harcamaya lüzum görmediği, inandığı ve bayrak edindiği hakkaniyet düsturunun tek gerçek kabul edilmesinin sonucu gelişmiştir. İstanbullu olmak, Parisli, Londralı ya da İzmirli olmak gibi bir şey değildir. Çünkü her ne kadar kozmopolitlik kastımız değilse de; burayı yurt edinenler, nimete şükrü burada edenler, birbirinden çok farklı ten rengi ve konuşma aksanına sahip olsa da, aynı his ve heyecana, birbirini yadırgamamaya, birbirine destek olmaya en çok bu şehirde rastlanılır. Aşağılık komplekslerin esiri, hayatlarını sürçü lisanlarına af dilemekle geçiren, Tarabya ya da Etiler sokaklarında sabahı edinenler İstanbulluk duygusunu bilmeyenlerdir. Onlar İtalyan ayakkabıları, Paris´te özel diktirdikleri montları, Hint aksesuarları ya da mistik yunan felsefesi okumalarıyla kokuşmuşluk üreterek, Konstantinopolis özlemi çekmektedirler. Cıyaklamaları özgün müzik, fuhuş ve alkolü özgür dünya olarak gören; modernlik ya da çağdaşlık gibi yalama jargonlarla kin ve nefret sunan, etrafında abdest alanlara karşı kendisinde anlayamadığı hiddetler besleyen ve gösterenler İstanbul kriterlerini bilmeyen ve çiğneyenlerdir. Temiz ahlak temiz toplum düşüncesinin getirdiği kriterleri yaşayanlar, gecekondu mahallelerinde uzak ya da yakın komşu fark etmez birbirini gözeten, düğünlerine, cenazelerine sahip çıkan; beraber ağlayan, beraber gülen; birlikte tek olana yönelenlerdir. İstanbul Ayasofya´da temsil edilir. Hakkın batıla galebe çaldığı yerde... Derin ve kuvvetli imanın, kokuşmuş ve kokmuş küfre karşı kesin cevabı. Hisar bahçelerinden başlayan, her tepede tek başına okunan ve boğazda birleşerek göğe yükselen Allah-hu Ekber nidalarının, Beytullah´a selamı duyulur, İstanbul´da. Bakmayı bilene. İşitebilme yürekliliğine sahip olabilene!

    Dünyaya İstanbul surlarından değil, İstanbul semalarından bakarak, bulunduğumuz noktayı her daim önemseyerek, var olmanın hakkını vermenin ve verememenin dikkati ile yaşama sarılarak İstanbul´u yaşamaya çalışıyoruz. İstanbul´da yaşıyoruz veyahut yaşamıyoruz, ama İstanbul Kriterlerine göre bir hayat yaşamaya çabalıyorsak önemli olan budur. Önemli olan doğrulukla, dosdoğruluk arası bir yerde olmak, ciddi ve anlamlı duygular taşımaktır. Yalancı ve sahtekâr duygu yoğunlukları ya da taşmaları yaşamak değil, İstanbulluk duygusunu yaşamak. İstanbulluluk duygusu: Yesribi Medine yapan kardeşliğin, Kudüs´ü kutsal yapan tekbirin, ses ve sükûtun aynı yöne işaret edişini yani birlik olmanın, dayanışma içerisinde yaşamanın anlamını kavramak.

    İstanbul seni dinliyorum gözlerim kapalı, kulaklarım dikkatli, benliğim tılsımında, anlamın ve yaşayışın sırrı değdi yüreğime, değmesini dilerim İstanbul´u yaşamayı dileyenlere� İstanbul kriterlerini hatırlatan İbrahim Paşalı´ya teşekkürler.





    kaynak:.anadolugenclik.

  2. #2
    blueice
    Misafir..

    Cevap: İstanbul´u yaşamak

    İstanbul bir hayat tarzıdır.

    Emeğinize sağlık Atmaca.

  3. #3
    Aktif Üye atmaca34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    dünyadan
    Mesaj
    1.766
    Rep Gücü
    15313

    Cevap: İstanbul´u yaşamak

    Alıntı blueice´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    İstanbul bir hayat tarzıdır.

    Emeğinize sağlık Atmaca.

    okuyan gözlerinize yaş değmesin....

  4. #4
    yeni üye €lif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Nerden
    İsTanbuL...
    Mesaj
    51
    Rep Gücü
    37

    Cevap: İstanbul´u yaşamak

    İstanbul´un yaşanması zor bir şehir olduğunu, İstanbul´u yaşamanın ise bambaşka bir güzellik olduğunu anlatmak istiyorum.

    Gerçekten Çok Güzel anlatmış Bu Durumu... "İstanbuL" Fazla Söze Gerek Yok anlatılmaktan Çok yaşanması gereken bir Şehir... Harika Bir Yazı Paylaştığınız için Teşekkürler...

  5. #5
    Süper Aktif Üye kirmizigül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Nerden
    Istanbul, Turkey, Turkey
    Mesaj
    3.148
    Blog Mesajları
    22
    Rep Gücü
    18820

    Cevap: İstanbul´u yaşamak

    istanbulu satirlara sigmayacak kadargüzellikleri anlatmakla bit mez
    kos kocaman canli bir tarih. paylasim icin tesekkürler.

  6. #6
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesaj
    1.271
    Rep Gücü
    39041

    Cevap: İstanbul´u yaşamak

    güzel bir anlatım teşekkürler

  7. #7
    Kıdemli Üye ResuLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    975
    Rep Gücü
    1697

    Cevap: İstanbul´u yaşamak

    İstanbul 'u hiç yaşayamayan biri olarak şimdilik yazılarda okumak dahi
    güzel birşey.
    Tsk ler arkadaş......

  8. #8
    Eftelya
    Misafir..

    Cevap: İstanbul´u yaşamak

    İstanbul..Yeditepe
    Doğduğum ,büyüdüğüm ,nefes aldığım tek şehir...
    Beykoz daki Yu'şa tepesi,Rumelihisarda ki Şehitlik tepesi,Pierre Loti,Çamlıca,
    Farklı tepelerde ,farklı manzaralarda büyüler sizleri İstanbul...
    Kimi şehirlerin sultanı der ona...
    Kimi dünyanın başkenti olarak seçer.
    Tarihin derinliklerinden çıkmış gelmiş olsa bile çağdaş dünyayı yakalamasını ve hatta geçmesini bilmiş
    Sanatçılara ilham olmuş bir şehirdir

  9. #9
    Acemi Üye Bafrali77 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesaj
    179
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    76

    Cevap: İstanbul´u yaşamak

    Canım İstanbul

    Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
    Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
    İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
    O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
    Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
    Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
    Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
    Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

    İstanbul benim canım;
    Vatanım da vatanım...
    İstanbul,
    İstanbul...

    Tarihingözleri var, surlarda delik delik;
    Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
    Bulutta şaha kalkmış Fatih`ten kalma kır at;
    Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
    Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
    Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare?..
    Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet;
    Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet...

    O manayı bul da bul!
    İlle İstanbul`da bul!.
    İstanbul,
    İstanbul...

    Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
    Çamlıca`da, yerdedir göklerin derinliği.
    Oynak sular yalının alt katına misafir;
    Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
    Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
    Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
    Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi?
    Cumbalı odalarda inletir "Katibim"i...
    Kadını keskin bıçak,
    Taze kan gibi sıcak.

    İstanbul,
    İstanbul...

    Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
    Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler....
    Eyüp öksüz, Kadıkoy süslü, Moda kurumlu,
    Adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu.
    Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
    Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından.
    Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
    Güleni şoyle dursun, ağlayanı bahtiyar...

    Gecesi sünbül kokan
    Türkçesi bülbül kokan,

    İstanbul,
    İstanbul…

    Necip Fazıl KISAKÜREK

    ********************************************
    İstanbul’u Dinliyorum

    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
    Yavaş yavaş sallanıyor
    Yapraklar ağaçlarda;
    Uzaklarda, çok uzaklarda
    Sucuların hiç durmayan çıngırakları;
    İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı.

    İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı;

    Kuşlar geçiyor derken
    Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık;
    Ağlar çekiliyor dalyanlarda; Bir kadının suya değiyor ayakları;
    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Serin serin Kapalıçarşı,
    Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
    Güvercin dolu avlular,
    Çekiç sesleri geliyor doklardan
    Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı
    Başımda eski alemlerin sarhoşluğu,
    Loş kayıkhaneleriyle bir yalı
    Dinmiş lodosların uğultusu içinde.
    İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı.

    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Bir yosma geçiyor kaldırımdan.
    Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
    Bir şey düşüyor elinden yere;
    Bir gül olmalı.
    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Bir kuş çırpınıyor eteklerinde.
    Alnın sıcak mı, değil mi biliyorum;
    Dudakların ıslak mı değil mi, biliyorum;
    Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
    Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
    İstanbul’u dinliyorum.

    Orhan Veli KANIK

    ellerinize, Gözlerinize saglik arkadaslar..

  10. #10
    Süper Aktif Üye kirmizigül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Nerden
    Istanbul, Turkey, Turkey
    Mesaj
    3.148
    Blog Mesajları
    22
    Rep Gücü
    18820

    Cevap: İstanbul´u yaşamak

    istanbul yusa tepesinde günesin batisini seyretmek insani büyülüyor asiyan depesinde
    topkapi sarayi ayasofya ve selimiye camisi aksam aksarayda bir sicak salep
    cenberli tastan tursucu sükrüden bir bardak tursusuyu kanlicade bir kahse yugur sariyerde
    bir porsuyon börek anadolu kavaginda bir balik ziyavetine nedersiz.

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Din'i Gizli yaşamak
    YukseLL Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 06-11-2012, 04:10 PM
  2. Her gün yaşamak
    YukseLL Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 09-02-2009, 12:43 PM
  3. Yaşamak Elinde...
    RABİA Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 16-05-2008, 02:50 PM
  4. Bir Arada Yaşamak
    blueice Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-04-2008, 12:01 AM
  5. yaşamak
    girdapsedef Tarafından Sohbet ve Dedikodu Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 24-11-2007, 04:47 PM
Yukarı Çık