Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Göçen Beynimiz!

Kültür, Sanat Kategorisi Genel Kültür Forumunda Göçen Beynimiz! Konusununun içerigi kısaca ->> "Mehmet Fatih Yanık, ABD'de yaşayan en genç Türk bilim adamlarından. Henüz 28 yaşında" "Işığı Odaya Hapsetti -Işıkların Efendisi- Bir Türk ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesaj
    1.002
    Rep Gücü
    1278

    Göçen Beynimiz!

    "Mehmet Fatih Yanık, ABD'de yaşayan en genç Türk bilim adamlarından. Henüz 28 yaşında"

    "Işığı Odaya Hapsetti

    -Işıkların Efendisi-

    Bir Türk genci ancak -270 derecede durdurulan ışığı oda sıcaklığında durdurarak tıp ve iletişim alanında çığır açtı.

    Henüz 28 yaşında. Ancak yaptıkları ile Economist, Focus ve Nature gibi ünlü dergilere konu oldu. Mehmet Fatih Yanık,
    uzmanların ancak -270 derecede durdurabildiği ışığı, oda sıcaklığında ve bilgisayar çipinde hapsetmeyi başardı.

    NANO CERRAHİNİN İLK ADIMINI YANIK ATTI

    Ünlü Stanford Üniversitesi'nde doktora yapan Yanık'ın buluşu çok hızlı işlem yapabilen geleceğin sistemi kuantum
    bilgisayarları ile sinir hücrelerinin yenilenmesinde kullanılacak ileri nano cerrahinin ilk adımı.

    MATRIX'TEKİ BİLGİSAYAR SİSTEMİ KURULACAK

    Türk bilimadamları da Yanık'ın buluşunun bilim dünyası için büyük bir adım olduğunu açıkladı: Şimdi ancak bilimkurgu
    filmlerinde izlediğimiz iletişim teknolojisi bu buluş sayesinde hayata geçebilecek.

    Işığı odaya hapsetti bilimde devir değişti
    Genç Türk bilimadamı Fatih Yanık, ışığı oda ısısında durdurmayı başardı... 'Matrix' ve 'Azınlık Raporu' filmlerinin bilgisayar
    teknolojisi artık hayal değil.
    Mehmet Fatih Yanık, ABD'de yaşayan en genç Türk bilim adamlarından. Henüz 28 yaşında. Bilim ve Teknik dergisiyle
    başlayan teknoloji merakı, onu bugün bilim literatürüne geçen birçok buluşun sahibi haline getirdi. Yanık, dünyaca tanınmış
    Massachusetts Institute of Technology (MIT) üniversitesinde fizik ve elektrik üzerine burslu lisans eğitimi aldıktan sonra
    halen Stanford Üniversitesi'nde doktorasını sürdürüyor. Genç adam, önceden -270 derecede, gaz halindeki atomlara transfer
    edilerek hapsedilebilen ışığın, oda sıcaklığında ve çip teknolojisinde kullanılan mikro optik devrelerle durdurulmasını
    sağlayarak tarihe geçti.

    SİNİR HASTALIKLARINA ÇARE

    Yanık beri yandan da, bu icadının sağlık alanında kullanılabilmesi için, bir saç telinin binde biri kadar küçük boyutlarda çok
    hassas cerrahi müdahale yapılmasını sağlayan nano cerrahi tekniğiyle sinir hücresi yenilenmesi üzerinde çalışmaya
    başladı. Fatih Yanık, bu çalışmaların sinir sistemiyle alakalı hastalıkların tedavisinde önemli rol oynayacağını belirterek,
    "Çok küçük organizmalarda sinir hücresi yenilenmesini çalışabiliyoruz. Bu kadar küçük organizmalarda sinir hücrelerinin
    yenilenmesini çalışabilmek moleküler biyoloji ve tıp açısından oldukça önemli. Küçük organizmalarda insanlar üzerinde
    yapamayacağımız moleküler deneyleri yapmamız mümkün. Bu sayede sinir hücrelerinin nasıl çalıştıklarını ve nasıl
    yenilendiklerini moleküler seviyede daha iyi anlayabileceğiz. Bu da, insanlarda sinir sistemiyle ilişkili hastalıkların tedavisi
    için çok önemli" diye konuştu."

    Alıntıdır:

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesaj
    1.002
    Rep Gücü
    1278

    Cevap:Diğer Beyin Göçlerine örnekler;

    Türkiye 'Aklını' kaybediyor

    ATO, yurt dışında binlerce dolara okuyan, ancak kendilerine Türkiye'de gerekli ortam ve refah sağlanamadığı için dışarıda
    çalışmayı tercih eden ünlü beyinleri “Bilimin Gurbet Kuşlarını” nitelendirmesi ile son raporuna konu olarak seçti.

    Ankara Ticaret Odasi Başkanı Sinan Aygün, “Beyin gurbetçileri sadece bavullarını alıp gitmiyor. Beyin avcıları ulusal insani
    yatırımı temelinden söküp alıyor. Her giden beyni ile Türkiye aklını kaybediyor” dedi.

    ATO'nun “Türk Beyin Gurbetçileri” başlığı ile hazırladığı rapora göre, Türkiye beyin göçü en fazla olan 32 ülke içinde 24'üncü,
    yurt dışına en çok öğrenci gönderen ülkeler arasında 11. sırada olmasına rağmen, bu kişileri yurt içinde tutamıyor. İyi eğitim
    görmüş her 100 kişiden 59'u yurt dışında çalışmayı tercih ediyor.
    Yurt dışında üniversite eğitiminin maliyeti öğrenci başına yıllık 30 bin doları buluyor. Buna göre yurt dışında okuyan 50 bin
    kişinin Türkiye'ye yıllık maliyeti 1.5 milyar doları, 5 yıllık eğitim maliyeti ise 7.5 milyar doları aşıyor.
    Türkiye yurt dışına giden 50 bin öğrenciden 30 bini için her yıl 900 milyon dolar ödemekle kalmıyor, 5 yıllık eğitim sonunda
    dönmeme maliyeti 4.5 milyar doları buluyor. Bu da gelişmiş ülkelere karşılıksız hibe anl***** geliyor.

    GİDEN DÖNMÜYOR
    Raporda, son 12 yılda sadece Milli Eğitim Bakanlığı'nın bursuyla yurt dışına giden bin 991 gençten 769'unun dönmediği (%
    38), buna paralel olarak, TÜBİTAK bursiyerlerinin ülkeye dönmeme oranının ise % 21 olduğu belirtiliyor.
    Geri dönmeme en çok mühendislikte (bilgisayar, uçak, elektrik-elektronik, haberleşme, makine, kimya, endüstri, maden,
    metalürji, bioteknoloji gibi dallarda), tıpta ve daha az oranda sosyal bilimlerde yoğunlaşıyor. Fen bilimlerinde master ve
    doktora çalışmasını tamamlayanlar araştırma merkezleri ve teknoparklarda yüksek ücretle çalışma imkânı bulabiliyor.

    DÖNENLER MUTLU DEĞİL
    Dönen beyinler ise bilgi birikimleri ve deneyimleri doğru yerlerde değerlendirilmediği, aldıkları ücretler geçinmelerine
    yetmediği ve mesleki gelişimleri sekteye uğradığı için mutlu değil. Yurtdışına gitmeyip Türkiye'de kalanların önemli bir kısmı
    da ya küstürülüyor ya da düşük ücret ve düşük motivasyonda çalıştırılıyor. Bu durum “Beyin Küsmesi” olarak adlandırılıyor
    ve Türkiye adeta bir “Beyin mezarlığı”na dönüyor.
    Raporda, Karbon kaplama teknolojisini icat ederek bilim dünyasında çığır açan ve ABD'nin “Yüzyılın 100 bilim adamlarından
    biri” kabul ettiği Prof. Dr. Ali Erdemir' e, yıllar önce iş aradığı Türkiye'de resepsiyon memurluğu uygun görülmesi beyin
    küsmesine çarpıcı bir örnek olarak gösteriliyor.

    EN BÜYÜK BEYİN AVCISI ABD
    Rapora göre 24 bini Almanya'da, 15 bini Amerika'da olmak üzere 50 binden fazla Türk genci yurt dışında eğitim görüyor. Bu
    ülkeleri İngiltere, Kanada, Belçika, Avustralya, Fransa ve G. Afrika izliyor. Türkiye ABD'de en fazla öğrenci okutan 9'uncu
    ülke konumunda.
    Gençlerin akıllarını çelen, hayallerini süsleyen bu ülkeler, yetişmiş ve eğitimli işgücüne büyük kolaylıklar sağlıyor. Örneğin
    bir numaralı beyin avcısı konumundaki ABD, her yıl 200 bin kalifiye elemana, Kanada ve Avustralya ise 40 bin kalifiye
    elemana geçici çalışma vizesi veriyor.

    TÜRK BEYİN GURBETÇİLERİ
    ATO'nun raporuna göre, yurt dışında önemli görevlerde çalışan beyin gurbetçilerinden ornekler şöyle:

    PROF. DR. MUZAFFER ŞERİF:Sosyal Psikoloji alanında dünyada otorite. Psikoloji kürsüsü Öğretim Üyesi Dr. Muzaffer
    Şerif, Güneydoğu Anadolu'da köylüler arasında yaptığı bilimsel araştırmaları esnasında zamanın yönetimi tarafından
    gözaltına alınır. Emniyette sorgu-sual, mahkeme derken derdini kimseye anlatamaz. Bu yetenekli beyini ABD görür ve
    derhal sahip çıkar. Adına Enstitü kurar. Ölümü üzerinden yıllar geçmesine rağmen Muzaffer Şerif Sosyal Psikoloji bilim
    dalının dünyadaki en etkili tek ismi olarak kalır. Günümüzde kullanılan psikoloji kavramlarının isim babası olur. Fakat bu
    büyük beyin artık bizim değildir. Çünkü bu gerçek bilim adamımız ABD vatandaşıdır ve soyadı da SHERIFF olarak
    değiştirilmiştir.

    GAZİ YAŞARGİL: Beyin Cerrahı. Alanı nöroşirurjide rakipsiz kabul edilen Yaşargil, halen Amerika'da yaşıyor.
    Yakin zamanda ABD'de "asrin hekimi" secildi.

    MEHMET ÖZ: Kalp hastalıkları uzmanı. New York Colombia Üniversitesi'nde görev yapan kalp cerrahı Öz, Batı tıbbı ile
    alternatif tıbbı birleştiren çalışmalarıyla tanınıyor.

    MURAT GÜNEL: Capa Tıp Fakültesi'nden mezun olan Ankaralı Murat Günel de beyin gurbetçilerinden. “Yeni Gazi Yaşargil”
    denen Günel, Yale-Çapa arasında kurulan beyin göçü köprüsünden geçenlerden sadece biri.

    DR. GÖKHAN HOTAMIŞLIGİL: Harvard Üniversitesi'nde Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölüm Başkanı. Obezite, şeker
    hastalığı ve kalp hastalıklarıyla ilgili kendisine patent kazandırmış çalışmaları var.

    EMRAH YÜCEL: Oscarlı afişlerin sahibi. Özellikle ödül aldığı ”Frida” afişi ve “Rüyamdaki Amerika”, “28 Gün”, “Panama
    Terzisi”, “Kadınlar Ne İster” ve daha birçok Hollywood filminin afişleriyle tanıdığımız Yücel, şu anda Amerika'da yaşıyor.

    FERYAL ÖZEL: NASA'nın en başarılı astrofizikçilerinden. Bilim adamı Özel, Einstein'ın aralarında bulunduğu 20 dehadan
    oluşan Büyük Fikirler Listesi'nde yer alıyor.

    PROF. DR. ATİLLA ERTAN: A.Ü. Tıp Fakültesi mezunu Gastroenterolog, ABD'nin en seçkin 10 klinik hekimi arasına girdi.
    Ertan, dünyaca ünlü Methodist Hastanesi'nde sindirim hastalıkları konusunda tıbbi direktörlük görevinde bulunuyor.

    PROF. DR. ALİ ERDEMİR: Nano teknoloji kullanarak geliştirdiği yapay elmas özelliği taşıyan buluşuyla, uygulamalı bilimin
    Nobeli R&D ödülünü 3 kez kazandı. 1987 yılından beri ABD'nin Chicago kenti yakınlarında bulunan Argon laboratuvarlarında
    araştırmalarını sürdürüyor.

    PROF. DR. ASLIHAN YENER: Chicago Üniversitesi'nde görevli Arkeolog.

    ESEN ERCAN ALP: ABD Enerji Bakanlığı Laboratuvarları'nda araştırmalar yapan fizikçi, 5 bin yıllık metal heykeli röntgen
    cihazında analiz ederek, 1949 yılında icat edilmiş olan radyo karbon tekniğine son vererek arkeolojik araştırmalarda yeni bir
    dönemin başlamasına ışık tuttu.

    AYŞEM SUNAL: Belçika Kraliyet Baş dansçısı. Ankara Devlet Balesiyle gittiği Japonya'daki bir yarışmada Anvers Kraliyet
    Balesi Müdürü Robert Denvers'ın Belçika'ya davet etmesi üzerine bu ülkeye yerleşti ve kariyerine hala burada devam ediyor.

    HALDUN DİRESKENELİ: Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA'da görev yapan, ancak bir süre önce yaşamını yitiren
    Direskeneli, ODTÜ'yü bitirdikten sonra yaşanan beyin göçü ile ABD'ye gitmişti.

    NEVA ÇİFTÇİOĞLU: Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA'da çalışan Türk kadın araştırmacı.

    NAMIK VOLKAN: ABDde yaşayan ünlü Psikanalist. Yaptığı çalışmalarla psikiyatri alanında dünyanın en prestijli ödülü
    sayılan ”Sigmund Freud” ve “En İyi Eğitmen Ödülü”nü aldı.

    PROF. DR. HASAN GARAN: New York Presbytarian Hastanesi Elektrofizyoloji Bölümü Başkanı olan Garan, ABD'de en
    çok tercih edilen doktorlar listesinde yer alıyor.

    PROF. DR. AHMET ÇAKMAK: Ulusal Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Mareşal Fevzi Çakmak'ın torunu. Princeton
    Üniversitesi İnş.Müh. Bölümünde deprem konusunda çalışmalar yapıyor.

    PROF. DR. REŞAT KASABA: Washington Üniversitesi Jackson Uluslararası ilişkiler Yüksek Okulu'nun Başkanlığını yaptı.

    PROF. DR. OLCAY ÇIĞTAY: 30 yıl Georgetown Üniversitesi Hastanesi Lombardi Kanser Merkezi Mamografi Bölümünü
    yönetti.

    FATİH ÇULHA: Bilgisayar Mühendisi. Maryland Eyaleti'ndeki Amerikan Deniz Kuvvetleri Hastanesinde geliştirdiği veri tabanı
    projesiyle çalıştığı şirketin binlerce elemanı arasından birinci seçildi.

    PROF. DR. AYDIN ARICI: Yale Üniversitesi'nde hormon hastalıkları ve kısırlık konusunda başarılı çalışmalar yürüten
    araştırma merkezini yönetiyor.

    SÜLEYMAN GÖKOĞLU: NASA'nın Glenn Uzay Merkezinde çalışıyor.

    DR. RAHMİ ÖKLÜ: ABD'nin en iyi hastanelerinden Cornell'de çalışan Öklü, beyindeki tıkanan damarların tedavisinde
    mucizeler yaratıyor.

    PROF. DR. MÜNCİ KALAYOĞLU: Binin üzerinde karaciğer nakli yaptı. Karaciğer nakline getirdiği yenilikler ile alanında
    dünyanın en önde gelen bilim adamaları arasında yer alıyor.

    Alıntıdır.

Benzer Konular

  1. Beynimiz iflasın eşiğinde...
    İnci Tarafından Sağlık Bilgileri Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 18-12-2009, 09:41 PM
Yukarı Çık