2. Sayfa, Toplam 2 BirinciBirinci 12
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 17 Toplam: 17

Türk Deniz Kuvvetleri - Tarihçe

Kültür, Sanat Kategorisi Genel Kültür Forumunda Türk Deniz Kuvvetleri - Tarihçe Konusununun içerigi kısaca ->> Deniz Müsteşarlığı Dönemi : Genelkurmay Başkanlığında Milli Müdafaa Vekaletine bağlı olarak 1928 yılı Ocak ayında Deniz Müsteşarlığı kurulmuştur. Bu yeni ...

  1. #11
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.799
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Türk Deniz Kuvvetleri - Tarihçe

    Deniz Müsteşarlığı Dönemi :

    Genelkurmay Başkanlığında Milli Müdafaa Vekaletine bağlı olarak 1928 yılı Ocak ayında Deniz Müsteşarlığı kurulmuştur. Bu yeni teşkilatlanma ile Donanma Komutanlığı, idari ve lojistik bakımından Genelkurmay Başkanlığına bağlanmıştır.


    Bu dönemde, envanterinde YAVUZ, TURGUTREİS, HAMİDİYE, MECİDİYE Kruvazörleri, PEYK-İ ŞEVKET ve BERK-İ SATVET Torpido Kruvazörleri ile SAMSUN, BASRA ve TAŞOZ Muhriplerini bulunduran Donanmamız, ana unsurları ile Gölcük’te faaliyet göstermiştir. Hollanda’ya sipariş verilen ve Kurtuluş Savaşı’nın coşkusunu yansıtan I.İNÖNÜ-I ve II.İNÖNÜ-I Denizaltıları da 1928 yılında Deniz Kuvvetlerimize katılmıştır.
    Kurmay subay yetiştirmek üzere, 02 Kasım 1930 tarihinde Deniz Harp Akademisi Yıldız Sarayı’ndaki binasında eğitim/öğretim faaliyetine başlamıştır.



    İtalya’da yapılmış olan ADATEPE-I, KOCATEPE-I, TINAZTEPE-I ve ZAFER-I Muhripleri, DUMLUPINAR-I ve SAKARYA-I Denizaltıları ile MARTI-I, DENİZKUŞU-I ve DOĞAN-I Hücumbotları 1931 yılında Deniz Kuvvetlerine katılmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayı ile 1933 yılında Donanmanın ana üssünün Gölcük olmasına karar verilmiştir. Aynı yıl Gölcük Tersanesinde inşa edilen ilk gemi olan GÖLCÜK Tankeri kızağa konmuş ve bir yıl içerisinde denize indirilmiştir.
    Bu dönemde YAVUZ Muharebe Kruvazörü, 1930 yılında onarımının tamamlanmasından sonra Deniz Kuvvetlerinin Sancak Gemisi olarak, 1950 yılına kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin denizlerdeki gücünün bir simgesi olmuş; bir çok devlet büyüğü ve yabancı konuk bu gemide ağırlanmıştır.



    Bu kapsamda, YAVUZ Muharebe Kruvazörü, ZAFER-I ve TINAZTEPE-I Muhripleri ile birlikte 1933 yılında Başbakan İsmet İNÖNÜ’nün Bulgaristan’ı ziyareti münasebetiyle Varna’ya, 1936 yılında ise beş muhrip, dört denizaltı ve bir denizaltı ana gemisi ile eğitimler yapmak ve Akdeniz’de varlık göstermek maksadıyla Malta ve Yunanistan’a ziyaretlerde bulunmuştur. YAVUZ Muharebe Kruvazörü, tarihindeki belki de en acı görevini 19 Kasım 1938 tarihinde ATATÜRK’ün naaşını İstanbul’dan İzmit’e nakletmekle yapmıştır.
    Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 1936 yılında imzalanması ile birlikte Boğazlar üzerindeki Türk egemenliği pekiştirilerek, uluslararası topluma kabul ettirilmiş ve bu sözleşmeyi takip eden günlerde İstanbul ve Çanakkale Boğazları’nda birer Müstahkem Mevki Komutanlığı ve bu komutanlıklara bağlı olarak Deniz Komutanlıkları kurulmuştur.



    II.Dünya Harbi için tehlike çanları çalmaya başladığında, Türk Deniz Kuvvetleri kendisini geliştirmiş ve o döneme göre küçümsenemeyecek bir güce erişmiştir. İngiltere’ye 1939 yılında 4 muhrip, 4 denizaltı, 2 mayın gemisi sipariş edilmiştir. Aynı yıl, Almanya’da inşa edilmiş olan SALDIRAY-I Denizaltısı Donanmaya katılmıştır. Ayrıca, Taşkızak Tersanesinde inşa edilen ve isimleri bizzat ATATÜRK tarafından verilen ATILAY-I ve YILDIRAY-I Denizaltıları denize indirilmiştir. BATIRAY Denizaltısına 1939 yılı Eylül ayında Alman Deniz Kuvvetleri tarafından el konulmuştur.



    II.Dünya Harbi yıllarında Deniz Okulları emniyet açısından İstanbul’dan Mersin’e nakledilip, eğitim ve öğretim bu bölgede sürdürülmüştür. Savaş sırasında, 23 Haziran 1941 günü, REFAH Şilebi, İngiltere’den 4 denizaltı gemisini teslim alacak personel ve staj yapmak üzere İngiltere’ye gönderilen 20 Pilot adayı Kara Harp Okulu öğrencisi ile Mersin’den İskenderiye’ye intikalde iken bir denizaltı gemisinin attığı torpido ile batmış ve 167 kişi şehit olmuştur. Çanakkale Boğazı çıkışında sualtı savunma sistemleri ile ilgili denemeler yapan ATILAY Denizaltısı, 14 Temmuz 1942 tarihinde I.Dünya Harbi’nden kalma mayınlara çarparak batmış ve 39 denizaltıcımız şehit olmuştur. II.Dünya Harbi’nin bütün dünyayı kan ve gözyaşına çevirdiği bu karanlık günlerde meydana gelen bu iki olay, Türk Ulusu’nu derinden yaralamış ve yasa boğmuştur.
    Türk Deniz Kuvvetlerini geliştirme ve modernizasyon çabaları, II.Dünya Harbi’nin sona ermesi ile birlikte hız kazanmış ve daha büyük atılımlarla yeni hedeflere yönelmiştir. Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nden temin edilen suüstü gemisi ve denizaltı sayısında önemli bir artış sağlanmış ve bunun yanı sıra özellikle, eğitim, personel ve lojistik konularında reform niteliğindeki projeler hayata geçirilmiş ve gerçek anlamda günümüzün modern deniz gücüne erişim yönünde köklü adımlar atılmıştır.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  2. #12
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.799
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Türk Deniz Kuvvetleri - Tarihçe

    Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Dönemi :

    Genelkurmay Başkanlığı Karargahında 1928 yılından 1949 yılına kadar Deniz Müsteşarlığı olarak temsil edilen Deniz Kuvvetleri, Yüksek Askeri Şuranın 15 Ağustos 1949 günü almış olduğu tarihi bir kararla Deniz Kuvvetleri Komutanlığı olarak teşkil edilmiştir. Bu yeni teşkilatlanma, Türk Deniz Kuvvetlerinin çağdaş ve güçlü bir yapıya kavuşması yönünde önemi bir dönüm noktası, bir mihenk taşıdır. Bu tarihten itibaren Deniz Kuvvetinin tüm yönetimini üzerine alan Deniz Kuvvetleri, mevcut kaynaklarını en rasyonel şekilde kullanarak her geçen gün daha da büyümüş, dünyadaki tüm gelişmeleri titizlikle takip ederek, emin ve kararlı adımlar atmıştır.
    Türkiye Cumhuriyeti’nin 18 Şubat 1952 tarihinde Kuzey Atlantik Savunma Paktı (NATO)’na üye olması ile birlikte, Türk Deniz Kuvvetleri de NATO’ya üye olan ülkelerle ilişkilerini artırmış; kuvvet yapısını, eğitim doktrinini, imkan ve kabiliyetlerini geliştirmiş ve NATO standartlarında harekat icra edebilen bir hüviyet kazanmıştır.
    Bu dönemde, 04 Nisan 1953 tarihinde DUMLUPINAR-II (D-6) Denizaltısı’nın Çanakkale Boğazı’nda İsveç Şilebi NABOLAND ile çarpışması sonucu 81 denizaltıcımız şehit olmuş ve bu olay Türk Deniz Kuvvetlerine ve Türk Ulusu’na derin acılar yaşatmış; adeta yasa boğmuştur. Bu acı olay, Türk Ulusu ile Türk Denizcisi arasında bir gönül köprüsü kurmuş; Türk Milleti son nefeslerini, “Vatan Sağolsun” diye veren kahraman denizcileri için şiirler yazmış; şarkılar bestelemiştir.

    Deniz Kuvvetlerinin büyüyen ve gelişen ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla 1961 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı:
    • Donanma Komutanlığı
    • Kuzey Deniz Saha Komutanlığı
    • Güney Deniz Saha Komutanlığı
    • Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığı
    şeklinde dört ana ast komutanlık olarak yeniden teşkilatlandırılmıştır. Deniz Eğitim Komutanlığının ismi 1995 yılında “Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığı” olarak değiştirilmiştir.

    Kıbrıs Sorunu 1960’lı yıllarda yoğun olarak ülke gündemini işgal etmeye başladığında çeşitli ihtimaliyat planları yapılmış ve güçlü bir Çıkarma Filosunun tesis ve idamesi bir zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır. Bu gelişmeler paralelinde, yurt içinde amfibi gemi ve araçlarının inşasına öncelik verilirken, yurt dışından da özellikle tank çıkarma gemisi tedariki yönünde planlamalar yapılmıştır. Türkiye’nin son derece yapıcı davranışları ve ikazlarına rağmen, Kıbrıslı Rumların katliama varan tek taraflı uygulamaları Türkiye’yi Ada’da bir amfibi harekat yapmağa mecbur bırakmıştır.

    Türk Deniz Kuvvetleri, Yüce Ulusunun kendine olan sınırsız güvenini boşa çıkarmamış; sınırlı imkanlarına rağmen, 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatı’nda kilit rol oynamış ve askeri açıdan tartışmasız en zor harekat olarak kabul edilen amfibi harekatı başarı ile gerçekleştirerek, amfibi ve kara birliklerinin emniyetle Kıbrıs’a çıkmasını sağlamış; aynı zamanda hem Kıbrıs’a yönelik düşman takviyesini engellemiş hem de Kara Harekatına deniz top ateş desteği sağlayarak, askeri ve siyasi hedeflerimizin ele geçirilmesinde büyük rol oynamıştır. Türk Deniz Kuvvetleri bu göz kamaştırıcı başarısına karşın, 67 mensubunu (54 denizci, 13 deniz piyadesi) ve KOCATEPE-II (D-354) Muhribini bu ulvi gaye uğrunda kaybetmiştir.
    1980’li yıllar Türk Deniz Kuvvetlerinin Cumhuriyet dönemindeki gelişiminin tepe noktasına doğru ivme kazandığı yıllar olmuştur. Bu yıllarda, muhtelif modernizasyon projeleri gerçekleştirilmiş; Deniz Kuvvetlerinin harp silah ve araçlarında tek kaynağa bağlı kalmamak hedefine yönelik önemli adımlar atılmıştır. Gölcük Tersanesinde 1980 yılında inşa edilen 1000 tonluk “AY” Sınıfı denizaltı, Türk denizaltıcılığının gelişim sürecinde önemli dönüm noktalarından birisini teşkil etmiş; yine Gölcük’te 1988 yılında inşa edilen ilk modern fırkateyn olan TCG FATİH-(II) (F-242), Gölcük Tersanesinin uluslararası arenadaki prestijini daha da artırmıştır.
    Bazı alanlardaki imkan ve kabiliyetlerini 1980’li yıllarda istenilen seviyeye çıkaramayan Türk Deniz Kuvvetleri, 1990’lı yılların sonunda gerçek anlamda bir açık deniz kuvveti hüviyeti kazanmıştır. Türk Deniz Kuvvetleri bu yıllarda harbe hazırlık seviyesi ve harekat kabiliyetini önemli ölçüde geliştirmiştir. Bu dönemde, Kara ve Hava Kuvvetleri ile yapılan müşterek harekata yönelik büyük ilerlemeler kaydedilmiş; Hava Kuvvetleri uçakları ile Orta ve Doğu Akdeniz de dahil olmak üzere, açık denizlerde müşterek harekat icra edebilme yeteneği artırılmıştır.

    Bu dönemin en önemli gelişmelerinden birisi de, 1987 yılında Aksaz Deniz Üssü’nün Ege ile Akdeniz’i buluşturan stratejik bir mevkide tesis edilmesi olmuş; böylece, hem Türk Deniz Kuvvetleri hem de dost ve yabancı ülke gemilerini üs ve liman kolaylıkları açısından desteklemek üzere ilave bir yetenek kazanılmıştır.
    Son yıllarda Akdeniz’deki sayılı Deniz Kuvvetleri arasında yer alan Türk Deniz Kuvvetleri, Somali’den Japonya’ya, Cebelitarık’tan Panama’ya, Kuzey Atlantik’ten Hint Okyanusu’na kadar, tüm denizlerde Türk Sancağı’nı şerefle dalgalandırmış ve dalgalandırmaya devam edecektir.
    Türk Deniz Kuvvetlerinin rotası, ATATÜRK’ün çizmiş olduğu çağdaş ve aydınlık yoldur. Deniz Kuvvetlerimiz, Yüce Ulusunun sevgi ve güveninden almış olduğu sınırsız güç ile ülke ve milletimizin denizlerdeki hayati hak ve çıkarlarını azim ve kararlılıkla sonuna kadar savunacaktır.
    Cumhuriyet Tarihi, Türk Deniz Kuvvetleri açısından bir şaha kalkış dönemidir. Türk Deniz Kuvvetleri, köklü ve saygın tarihinden aldığı büyük güçle, mevcut kaynaklarını, ülkenin de koşullarını göz ardı etmeden, yüzyıllar içinde oluşturduğu tarih bilinciyle en sorumlu şekilde kullanarak bugünkü çağdaş, güçlü ve modern kuvvet yapısına erişmiştir. Türk Deniz Kuvvetleri, ülkedeki diğer tüm denizcilik birimleri ile kol kola girerek, 21’inci yüzyılda ülkemizi denizci bir devlet yapmak yolunda tüm gücüyle çaba gösterecektir..

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  3. #13
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.799
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Türk Deniz Kuvvetleri - Tarihçe

    DONANMA KOMUTANLIĞI TARİHÇESİ

    Türk Denizcilik tarihi, Selçuklu Türklerinin 26 Ağustos 1071 tarihinde Malazgirt Muharebesini kazanıp Anadolu’ya yerleşmelerinden on yıl sonra, 1081 yılında Çaka Bey’in İzmir ve Efes’te kurduğu tersanelerde ilk Türk Donanmasını meydana getirmesiyle başlamıştır. Çaka Bey kumandasındaki bu ilk deniz kuvveti Bizans Donanmasını mağlup ederek, 1089 yılında Midilli, 1090 yılında da Sakız Adası'nı zaptetmiştir.
    Türkmen Uç Beylikleri döneminde Türk deniz aktiviteleri yeniden kurulmuştur. Bu beylikler, Ege Denizi'nde bir çok akınlar düzenleyerek, Osmanlı Devleti'nin kurulmasına büyük katkıda bulunmuşlardır. Sultan Yıldırım Bayezid döneminde ise "Kaptan- Deryalık", Saruca Paşa ile ilk olarak başlamış ve resmi olarak Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde yer almıştır. Fatih Sultan Mehmet döneminde bu rütbe vezirlere verildiği için Kaptan-ı Deryalık makamının adı "Kaptan Paşalık" olarak değiştirilmiştir. 1867 yılında kurulan Bahriye Nezareti dönemine gelinceye kadar, toplam 161 Kaptan-ı Derya ve Kaptan Paşa hizmette bulunmuştur.
    Yirmi beş yıl süren Bahriye Nezareti döneminde ise, Osmanlı Donanması kırk bir Bahriye Nazırı tarafından yönetilmiş, 1897 yılında Donanmayı komuta eden en yüksek askeri makam olan Donanma Komutanlığı teşkil edilerek, bu görev ilk olarak Amiral Hasan RAMİ tarafından deruhte edilmiştir.
    Cumhuriyetin İlanı ile birlikte, Deniz Kuvvetleri'nin en üst yönetim birimi olarak Milli Müdafaa Vekaleti'ne bağlı olan Bahriye Dairesi Reisliği bulunmuştur. Bahriye Dairesi Reisliği'nin emrinde İstanbul Bahriye Kumandanlığı, İzmit Bahriye Kumandanlığı, İzmir Bahriye Kumandanlığı ve Amasra Bahriye Kumandanlıkları yer almış; bunlardan görev ve sorumluluk sahası en fazla olan İzmit Bahriye Kumandanlığı, şimdiki Donanma Komutanlığı makamının çekirdeğini teşkil etmiştir. Bunda Lozan Antlaşması'nın İstanbul ve Çanakkale Boğazları'nın silahsızlandırılmasını öngören hükümlerinin etkisi büyük olmuştur.
    Bu dönemde, Deniz Kuvvetleri'nin onarım ve lojistik hizmetleri, İzmit Körfezi bölgesinde teşkil edilen Marmara Üssü Bahri ve Müstahkem Kumandanlığına, harekat görevleri ise, İstanbul bölgesindeki Bahriye Kumandanlığına bırakılmıştır. Donanmanın kısa sürede faal hale getirilip, ataletten kurtarılması çabalarının sonuçları kısa bir zaman sonra alınmaya başlanmış ve Hızır REİS ganbotu denize çıkarılarak, Lozan Antlaşması hükümleri gereğince Türkiye Cumhuriyeti’ne iade edilmiş olan Bozcaada ve Gökçeada’yı teslim almak görevi icra edilmiştir.
    Bunları takiben, Hamidiye ve Turgutreis gemileri faal hale geçirilerek, Donanma Kumandanlığının emrine verilmiş; Donanma Kumandanlığı karargahı da, şimdiki Kuzey Deniz Saha Komutanlığı binasındaki bölümünden çıkarak, Boğaz'da demirli bulunan Yavuz gemisine taşınmıştır.
    Cumhuriyetin ilk yıllarında faal gemi sayısının artması üzerine, Donanma bir varlık olarak kendini belli etmeye başlamış ve yeni kurulan devletin inkılaplarına karşı çıkan bir çok isyanın bastırılmasında, etkili olmuştur.
    30 Aralık 1924’te Milli Müdafaa Vekaleti'ne bağlı Bahriye Dairesi Reisliği yerine müstakil bir Bahriye Vekaleti kurulmuştur. 1927 yılında ise Bahriye Vekaleti lağvedilerek, Milli Müdafaa Vekaleti’ne bağlı bir Deniz Müsteşarlığı oluşturulmuştur.
    Bu dönem içerisinde Gölcük’teki tesisler genişletilmiş; 1924 yılında temeli atılan Gölcük Deniz Fabrikalarına ilaveten mayın, torpido ve akü fabrikaları da faaliyete geçirilmiştir.
    15 Ağustos 1949 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı teşkil edilmiş ve Donanma Komutanı M.Ali ÜLGEN ilk Deniz Kuvvetleri Komutanı olarak atanmıştır. Donanma Komutanlığına ise, Tümamiral Sadık ALTINCAN getirilmiştir. 1950 senesinde Sadık ALTINCAN’ın Kuvvet Komutanlığına atandırılması ile Tümamiral Rıdvan KORAL Donanma Komutanlığı görevini deruhte etmiştir.
    Donanma Komutanlığı Deniz Kuvvetlerinin vurucu gücünü oluşturmaktadır. Donanma Komutanlığı bağlısı olarak;
    • Harp Filosu ve Kuzey Görev Grup Komutanlığı,
    • Mayın Filosu Komutanlığı,
    • Hücumbot Filosu Komutanlığı,
    • Denizaltı Filosu Komutanlığı,
    • Lojistik Destek Gemileri Komodorluğu,
    • Gölcük Tersanesi Komutanlığı,
    • Gölcük Deniz Üs Komutanlığı,
    • Deniz Hava Üs Komutanlığı,
    • Yıldızlar Suüstü Eğitim Merkezi Komutanlığı,
    • Deniz İkmal Merkezi Komutanlığı,
    bulunmaktadır.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  4. #14
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.799
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Türk Deniz Kuvvetleri - Tarihçe

    KUZEY DENİZ SAHA KOMUTANLIĞI TARİHÇESİ

    Kuzey Deniz Saha Komutanlığı, 14 Kasım 1922 tarihinde İstanbul Bahriye Kumandanlığı adı altında Kasımpaşa’daki Bahriye Nezareti binasında teşkil edilmiştir. Yönetim bakımından Bahriye Dairesi’ne, harekat ve eğitim yönünden de Genelkurmay Başkanlığı’na bağlanmıştır. Bu komutanlığın görevi seferberlik hazırlıklarını yapmak, gemilerin ikmalini sağlamak, tersane ve havuzları denetlemek olmuştur. Bununla birlikte, Komutanlık faaliyete geçer geçmez ilk iş olarak, Haliç’te bulunan bazı küçük savaş gemilerinin onarımına başlamıştır.
    Bu kapsamda, ilk olarak Hamidiye okul gemisi onarıma girmiştir. Bu dönemde, düşman işgal kuvvetleri, gemilerin tamirine göz yummuş, ancak bunların Ankara Hükümeti emrine geçmesine müsaade etmemiştir.
    Deniz Müsteşarlığı (1927-1949) döneminde ise İstanbul Deniz Komutanlığı eski Bahriye Nezareti binasında kurulmuş olan karargahında görevini yürütmüştür. Bu komutanlığın emrindeki deniz vasıtaları, sadece Donanma gemilerini ve mevkileri ikmal etmeye yarayacak küçük taşıma vasıtalarından ibaret olmuştur.
    1949 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın teşkili ve 1952 yılında Türkiye’nin NATO’ya üye olması sonucu yaşanan gelişmeler, o zamana kadar Kara Kuvvetleri’nin sorumluluğunda bulunan Boğazlar'ın savunulması hususunda bazı temel konsept değişiklikleri yapılmasını gerektirmiştir. Bu suretle, Aralık 1952 ayından itibaren Boğazlar'ın savunulması sorumluluğu Birinci Kolordu Komutanlığı emrinden alınarak, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na devredilmiştir.
    28 Aralık 1952 tarihinde İstanbul Boğaz Komutanlığı lağvedilerek, Boğazlar ve Marmara Komutanlığı teşkil edilmiştir. Bu komutanlığın adı 1953 yılında, “Boğazlar ve Marmara Kolordu Komutanlığı” olarak değiştirilmiş ve karargahı da İstanbul’da Kasımpaşa’daki eski İstanbul Deniz Komutanlığı binasında kurulmuştur.
    Bu yeni ve önemli görev, Türk Deniz Kuvvetlerinde bir takım yeni gelişmelere de vesile olmuştur. Zira, Deniz Kuvvetlerine bağlı “Deniz Piyadesi” ve “Deniz İstihkam” sınıflarının teşkil edilmesi gerekliliği bu dönemde doğmuştur. Bununla birlikte, İstanbul ve Çanakkale Boğazları’nın savunma sistemleri de yeni ve modern esaslara göre teçhiz edilmiş ve silahlandırılmıştır.
    1961 yılına gelindiğinde ise, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde yapılan önemli bir kuruluş değişikliğiyle, Boğazlar ve Marmara Kolordu Komutanlığı, “Kuzey Deniz Saha Komutanlığı” adı altında yeniden düzenlenmiştir.
    Kuzey Deniz Saha Komutanlığı, karargah olarak Kasımpaşa’daki eski Bahriye Nezareti binasını kullanmaktadır. Bu komutanlığın sorumluluk sahası Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı dahil tüm Karadeniz’dir.
    Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’nın ast birlikleri olarak;
    • İstanbul Boğaz Komutanlığı,
    • Çanakkale Boğaz Komutanlığı,
    • İstanbul Tersanesi Komutanlığı,
    • Karadeniz Bölge Komutanlığı,
    • Kasımpaşa Deniz Hastanesi Baştabipliği,
    bulunmaktadır.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  5. #15
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.799
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Türk Deniz Kuvvetleri - Tarihçe

    GÜNEY DENİZ SAHA KOMUTANLIĞI TARİHÇESİ

    İstiklal Harbi’ni takiben Bahriye Dairesinin kara teşkili olarak, İzmir Bahriye Kumandanlığı karargahı Kordon Boyunda kiralanan bir bina içinde kurulmuştur. Emrine Mayın Grubu, Müstahkem Mevki Bahriye Müfrezesi, Uzunada İşaret İstasyonu, İzmir Atölyeleri ve Tayyare Bölüğü verilmiştir.
    1925 yılına gelindiğinde ise Bahriye Vekaleti döneminde yapılan yeni bir düzenlemeye göre, İzmir Bahriye Kumandanlığı’nın adı “Akdeniz Bahriye Komutanlığı” olarak değiştirilmiştir. Akdeniz Bahriye Komutanlığı yine İzmir Körfezinin mayın işleri ile ilgili bulunmuştur. İzmir’de kurulu bulunan Akdeniz Bahriye Komutanlığı'na Bnb.Necip Bey atanmış ve komutanlık emrinde İntibah mayın gemisi bulunmuştur.
    Deniz Müsteşarlığı döneminde yine İzmir Deniz Komutanlığı'nın görevi, İzmir Müstahkem Mevki Komutanlığının emrinde Körfez savunmasını sağlamak olmuştur. Bununla birlikte, İzmir’in Karşıyaka semtinde bir arazi satın alınarak, burada ilk olarak mayın tesisleri kurulmuş, daha sonra da İzmir Deniz Komutanlığı Karargahı buraya nakledilmiştir.
    1950 yılına kadar İzmir Müstahkem Mevki Komutanlığı kuruluşunda bulunan İzmir Deniz Komutanlığı, bu yıl “Akdeniz Üsler Komutanlığı” haline getirilerek, kuruluşuna İzmir Deniz Komutanlığı, Marmaris İleri Üs Komutanlığı ve İskenderun İleri Üs Komutanlığı verilmiştir.
    1953 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın ast komutanlıklarında üslerin adları değiştirilmiştir. Bu kapsamda, İzmir’deki Akdeniz Üsler Komutanlığı, “Ege Deniz Üs Komutanlığı” ve İskenderun İleri Üs Komutanlığı da “Akdeniz Üs Komutanlığı” adını almıştır.
    1961 yılına gelindiğinde ise, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde yapılan önemli bir kuruluş değişikliği ile İzmir Deniz Komutanlığı “Güney Deniz Saha Komutanlığı” adı altında yeniden düzenlenmiştir. Bugün, Güney Deniz Saha Komutanlığı'nın sorumluluk sahası Ege ve Akdeniz'dir. Bağlı komutanlıkları olarak;
    • Çıkarma Filosu Komutanlığı,
    • Ege Deniz Bölge Komutanlığı,
    • Refakat ve Karakol Filosu Komutanlığı,
    • Aksaz Deniz Üs Komutanlığı,
    • Akdeniz Bölge Komutanlığı,
    • İskenderun Deniz Üs Komutanlığı,
    bulunmaktadır.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  6. #16
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.799
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Türk Deniz Kuvvetleri - Tarihçe

    DENİZ EĞİTİM VE ÖĞRETİM KOMUTANLIĞI TARİHÇESİ

    Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığı, Eylül 1946 ayında Heybeliada’da “Deniz Okullar ve Kurslar Komutanlığı” olarak kurulmuştur. Bu komutanlığın teşkil edilmesi ile birlikte, Donanma Komutanlığı üzerinde bulunan kurs açma ve kurs faaliyeti yapma yükümlülüğü kaldırılmış ve Deniz Kuvvetlerinin “Ferdi Eğitim” müesseseleri de bu komutanlığa bağlanmıştır. Başlangıçta Kurmay, Eğitim, Personel ve İkmal branşları mevcut olmuştur. Daha sonra Eylül 1947’de Harekat branşı da bu organizasyona dahil edilmiştir.
    1952 yılında Komutanlığın ismi “Deniz Eğitim Komutanlığı” olarak değiştirilmiştir.
    Deniz Eğitim Komutanlığı’nın ismi 1954 yılında “Deniz Eğitim Kolordu Komutanlığı” adını almıştır. Fakat, 1959’da tekrar “Deniz Eğitim Komutanlığı” ismine geri dönmüştür.
    1963-1964 eğitim yılında Makine Sınıf Okulu Komutanlığı Derince’ye nakledilince, Deniz Eğitim Komutanlığı Karargahı Ağustos 1963 ayında “Deniz Lisesi Komutanlığı Binası”na yerleşmiştir.Komutanlığın kuruluşuna 1966 yılında Gölcük, Derince ve Yassıada Eğitim Merkezi Komutanlıkları dahil edilmiştir.
    08 Nisan 1970 tarihinde Heybeliada'daki “Deniz Lisesi Komutanlığı Hazırlık Sınıfı ve Kurslar Müdürlüğü"nün kuzey batısındaki bina Deniz Eğitim Komutanlığı Karargahı olarak kullanılmak üzere satın alınmış ve 21 Aralık 1970 tarihinde karargah bu binaya taşınmıştır.
    Karamürsel Eğitim Merkezi Komutanlığı’nın Temmuz 1979 ayında Güverte Sınıf Okulu, İkmal Okulu ve Yedeksubay Okulu’nun kurulmasıyla birlikte Deniz Eğitim Komutanlığı da aynı yere 20 Aralık 1979 tarihinde taşınarak, yerleşmiştir.
    Deniz Eğitim Komutanlığının ismi 01 Ocak 1996 tarihinden itibaren Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığı olarak değiştirilmiştir.
    Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığı Karargahı eğitim ve teknolojiye yönelik ihtiyaçlar doğrultusunda bir takım organizasyonel değişmelere gitmiştir. Bu yeni karargah organizasyonu Personel Başkanlığı, Harekat Başkanlığı, Teknik Başkanlığı, Lojistik Başkanlığı, Askeri Yayın Başkanlığı, Eğitim ve Öğretim Başkanlığı'ndan oluşmaktadır.
    Altınova/ Yalova'da konuşlu bulunan Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığı Karargahı'nın konuş yeri 2003 yılının Eylül ayından itibaren Beylerbeyi/ İstanbul olarak değiştirilmiştir.
    Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığı, personelin ferdi eğitiminden sorumludur. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personelinin temel eğitim ve öğretimleri, Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığı bağlısı okul ve eğitim merkezlerinden sağlanmaktadır.
    Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığı’nın bağlısı olarak;
    • Deniz Harp Okulu Komutanlığı (Tuzla/İstanbul),
    • Deniz Lisesi Komutanlığı (Heybeliada/İstanbul),
    • Karamürsel Eğitim Merkezi Komutanlığı (Altınova/Yalova),
    bulunmaktadır.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  7. #17
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesaj
    1
    Rep Gücü
    10

    Re: Cevap: Türk Deniz Kuvvetleri - Tarihçe

    Hello everybody
    I’m looking un information about Ottoman and Turkish navy from 19 to mid 20 century and occasionally find your forum. I find that there is a lot of information what I’m looking for but unfortunately didn’t speak Turkish. Would you be so kind to translate in English, French, German or Russian languages some info about Ottoman navy in Russo-Turkish, First Balkan or First World War. If you are interested to discuss with nonturkish origin fan of Ottoman navy you may contact with me in my e-mail mepmep@mail.bg
    Best regards
    Ivan Yankov

Benzer Konular

  1. 2013 Açıköğretim Deniz Kuvvetleri Güz Dönemi Sınav soruları
    dogangunes Tarafından Açık Öğretim (AÖF) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-01-2013, 06:23 PM
  2. Deniz kuvvetleri kurmay başkanı tutuklandı
    YukseLL Tarafından Güncel Haber ve Manşetler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-09-2012, 11:27 PM
  3. Deniz Kuvvetleri Önlisans bölümü
    dogangunes Tarafından Açık Öğretim (AÖF) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-01-2011, 03:11 AM
  4. Türk Hava Kuvvetleri - Tarihçe
    dogangunes Tarafından Genel Kültür Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 28-11-2007, 11:09 AM
  5. Türk Silahlı Kuvvetleri
    Bay X Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 29-04-2007, 10:39 PM
Yukarı Çık