Ergenlikle gençlik dönemim, hayatııma bir türlü girmeyen kızlarla doludur benim. Henüz 12 yaşındayken mahallemizin beneden 1 yaş büyük arkaşımı ilk defa kıskanmıştım. Daha doğrusu bir erkek çocuğunun ilk defa bir kıza küçük kağıtlarda mektup gönderip aracılık yapan kızdan cevaplar aldığına şahit olmuştum, üstelik aracılık yapan kız benden küçüktü. Nasıl olur ki bu demekki benim uyanmadığım birşey vardı. Ama bu durum 1 yıl sonra benim de ihtiyaç duyduğum birşey olacaktı. O çocuktan çok şey öğrendim aslında, Babası şeker hastasıydı,Belediyede Çöp kamyonu kullanmaktan emekliydi, onların almanyada tanıdıkları filan vardı.İlk defa Ferdi Tayfur şarkıları kasetlerini onlarda dinledim. Bunun adı arabeskti ve herkes arabesk dinleyemezmiş. Bende inadına dinlemiştim. Şarkılar beni uyandırmıştı. Demekki erkeklerin sevgilisi olmalıydı. Bir gün okuldaki matematik dersinde eksik malzemelerim yüzünden eksik not almıştım anneme kızmıştım. Annem de beni görüp mahallede İletki-üçgen cetvel ,pergel acilen gece yarısı bulmuştu. Meğerse bulduğu kız o çocuğun sevgilisi Bahtişen di(Kızın adı ) . Ben pergeli onardım kullandım. Annem borç aldığımız malzemeyi iade etmiş kız onarılmış pergeli görünce teşekkür etmişti. Bir kız ilk defa bana teşekkür etmişti. Onun sevgilisi olan arkadaşımdan anlaşamamıştık artık konuşmuyordum. Hem o okumak istemiyordu ilkokul mezunu bile olmak istemiyordu. Okumaya gerek yoktu. Ailesine çok güveniyordu. Ailesi ona bakacaktı. zengindiler. Gerçekten çocuk daha 18 yaşına geldiğince o kızla evlendiler. Ama boşandılar sonra diye hatırlıyorum.

Gelelim benim hayatıma, olmadı işte bir bunalıma girdim, Ortaokulda 2nci sınıfta fatama ablanın kızları dışında sevgilim olmadı,elim eline ilk defa değmişti ama o da kısa sürmüştü. Lise en çafçaflı dönemimdi.Babam bana durumu yok iyi harçlık veremiyordu. Arkadaşlarım doğumgünü partisi verirlerdi benim ne öyle evim vardı nede parti verecek param. Ama giderdim. Kızlar da bu partilere geirlerdi. Lisedeki arkadaşlarım saçlarını ortadan ayırıyorlardı. Kızlar ortadan saçını ayıranlara bayılıyorlarmış.

Aynanın önüne geçtim ,saçımı taradım ,ortadan ayıramayan arkadaşlarım bile becermişti, ama ben beceremedim ,saçım ortadan ayırmayı beceremedim. En azından ilk defa taramıştım.

Arkadaşımın sevgilisi vardı,onun yanında takılan yavaş sessiz bir kız, Nadire teklif edecektim ama başkası etrafındaydı, arkadaşıma kaç kez söyledim nolursun bu kızı ayarla bana. Söyledi mi söylemedi mi hala bilmiyorum. Kız olmaz demiş. Bakıştık birkaç kez. Evet deseydi belkide evlenicektim onunla hayallerime göre o gün ciddiydim . Ama olmadı.

Fenerbahçe kaybedince okula gelmeyen futbol manyağı arkadaşlarım vardı iddaya girerlerdi ve utançtan okula gelmezlerdi pazartesileri. Bana göre en fanetikler o günler fenerbahçeliydi.

Lise 2nci sınıf sonunda tatile girdik. Hayatındaki sevgilisizliği babamın bize yaptığı baskıya bağlamıştım. parasızlık ama baskı da vardı. Bir gün babamla yürürken özellikle kolkola dolaşan birbirine sarılmış yürüyen benim yaşıtım sevgili gösterdim. ''Baba onlar sevgililer benim bir tane kız arkadaşım bile yok ''dedim. Babam onlar abi kardeştirler dedi savdı. Yani sevgili olamazlardı, basbaya biz geçtikten sonra öpüştüler gördüm.

Babamdan aslında belkide kadınlar hakkında bir bilgi beklemiştim,ama o da vermekten ziyade olayı saptırarak kurtardı kendini, Ona göre benim yaşımda çocuklar sevgili olamazdı. Olsa olsa kardeş olurdu.

Belkide görmezden gelmek işine geliyordu.

Bulgaristandaki Türk kültürüne göre erkekler de kızlarla evlenmek maksadı yoksa oyalamamaları gerekirdi. Bir kız bir erkekle sevgili olursa anlaşıyorsa evlenirdi. Ve delikanlılık çağında yaşanan aşk olamazdı. Bir kızı aldatmak gönül aldatmak ayıptı ve herkes birbirini tanırdı erkeklerde kızlar da ayıpla yaşamazdı.Dürüstlük vardı. Eğer yanlışlık yapan aile evladı varsa o aile dışlanırdı şehri terkederdi.Bu yüzden hırsızlık dahi olmazdı.

Ama Türkiyedeki erkekler kızlar uyanıktı, onlar daha erken cinselliğe hazırlanır ,playboyluğu yaşardı. Ben bunun ortasında kaldım. Ama benim gibi göçmen arkadaşımın bile kız arkadaşı vardı. O an çok kızdım. Bu sadece benim için geçerliydi. Bunun sorumlusu belkide yaşadığımız göçmenlik olmalıydı. Evet saftım ve kırıktım.

Okul arkadaşımın doğumgününde kız arkadaşımla ilk defa dans etmiştim ,topaç gibi ortalıkta döndük sadece. Şimdi bildiğim dansları eşim bile bildiğimi bilmez.

O zaman break dance ,yeni yayılıyordu. Öğrenmeye çalıştım ama o bireysel bir erkek dansıydı. gösteri maksatlıydı. Öğrendiğim numaralar Gelecekte Rusya dağılırken batıya yeni açılan diskotekte break dance oynamamla popüler olmamı sağlayacaktı. Tanya ile tanışmama sebep olacaktı. Ama bunlar çok sonra olacaktı.

Lisede başarılı olduğum kültür sporu satrançtı, ve okulu temsil ettim 18inci olmuştum. Kızlar etrafımızdaydı ama bu sefer de utancımdan onları kaybetmekten teklif edemiyordum.hem etsem gezdirecek birşey ısmarlayacak para yoktu. Yaz tatilinde çalıştığım az bir paraydı. Okul bitince en hoşuma giden kız Hülyaya teklif ettim ama olmadı düşünürüm cevabı aldım okul bitti. Bir daha hiç görüşemedik.

Babam benim düşmanım olmalıydı, onun dükkanında yardım ettiğim zaman ellerim motorların kömür tozu yüzünden ve bakır yarası zor iyileşir, okula siyah ve çizik ellerle gidiyordum. Ne zaman dükkana uğrasam ellerimi yıkamak sorundaydım. temiz dolaşamıyordum. Babam gibi olmamak için son anda mesleğimi değiştirdim. Temiz bir meslek beyaz ve mavi arasında Denizci olmaya karar verdim. Denizcilik hayatıma çok büyük bir değişiklik verdi. Ancak geri planda Türkiyede yapamadığım şeyleri aileme bırakmama sebep oldu. Onlara benim için vekalet bile verdim. Beni yerime karar vereceklerdi. Çünkü ben yoktum.

Benim için karar vermek olayı ,sahiplenme hayatıma giren çıkanları da kontrol etme hakkını da verdi aileme.

kendi sitemden ,alıntıdır burada da paylaşmak istedim,

hayatımdan geçmeyen kızlar | Hobi ve Fikirler