4. Sayfa, Toplam 11 BirinciBirinci ... 23456 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 31 ile 40 Toplam: 103

Nostalji Yılları

Eğlence ve Mizah Kategorisi Nostalji (Mazi'den Kalanlar) Forumunda Nostalji Yılları Konusununun içerigi kısaca ->> Bu resmen efsane olmuş bir konudur. Seksenlerin sonuna doğru mercimek rekoltesi patlama yapmış ve üreticinin elinde kalmıştı mercimekler. Devletimiz de ...

  1. #31
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Bay X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    İSTANBUL
    Mesaj
    2.170
    Rep Gücü
    37029

    MERCİMEK FURYASI


    Bu resmen efsane olmuş bir konudur. Seksenlerin sonuna doğru mercimek rekoltesi patlama yapmış ve üreticinin elinde kalmıştı mercimekler. Devletimiz de bir mercimek rüzgarı estirmeye başladı televizyondan. Teyzenin biri çıkar mercimekle yapılan envai çeşit yemeğin tarifini verirdi bıkıp usanmadan, bir yandan da mercimeğin faydalarını anlatırdı. Mercimekle yapılmadık yemek kalmamıştı, teyzem bir tatlı uydurup onu da anlattı mı vallahi bilemeyeceğim ama kesin yapmıştır bunu da!

  2. #32
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Bay X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    İSTANBUL
    Mesaj
    2.170
    Rep Gücü
    37029

    BARIŞ MANÇO İLE 7'DEN 77'YE


    Nurlar içinde yatsın, rahmetli Barış Manço'nun herkesi ekran karşısına toplayan muhteşem pazar programıydı. Barış abi sayesinde biz de tv karşısında dünyayı gezdik, belki hiç göremeyeceğimiz ülkeleri gördük, bir sürü şeyler öğrendik. Bir de bu programın Adam Olacak Çocuk isimli yarışma bölümü vardı ki, minicik veletlerle Barış abinin kurduğu diyalog inanılmazdı, bu ufaklıklara şarkı söyletir, en sevdikleri ikinci yemeği sorardı, çünkü her çocuğun en sevdiği yemek köfte idi o zamanlar. Tabii her ufaklık 10 puan 10 puan 10 puan alıp şampiyon olurdu. Sonradan Adam Olacak Çocuk'la dönüşümlü olarak 2.Kahvaltı başladı, emekli pinpon hanımlar ve beylerle sohbet ederdi Barış Abi. Ve her programın sonunda o unutulmaz adresi verirdi:
    Barış Manço Moda 81300 İstanbul

    fotoğraf için Barış Manço Mix - Barış Manço Mix Haberler a teşekkür ederiz.

  3. #33
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Bay X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    İSTANBUL
    Mesaj
    2.170
    Rep Gücü
    37029

    GÖREVİMİZ TEHLİKE (Mission: Impossible)


    Tom Cruise'un cafcaflı filmleri hikaye, asıl Görevimiz Tehlike'yi biz TRT'de pazar öğle yemeğinden sonra ailecek izlerdik. Bu özel ekibin başı beyaz saçlı yaşlı kurt Jim'di. Her bölüm önce o meşhur gaza getirici müzikle açılır sonra Jim, küçük kara bir kutu bulurdu, bu kutu "Senin görevin Jim eğer kabul edersen.." diye konuşmaya başlar, ve bu haftaki görevlerini anlatırdı. Sonra da 5 saniye içinde kendi kendini yok ederdi! Ben bu ekipteki tilki suratlı esmer Nicholas'ı beğenirdim, şimdi bakıyorum da pek te çirkinmiş. Ekipteki güzel kadın karakter bir süre sonra ölüp diziden ayrılmış, yerine Ziyaretçiler'deki Diana'yı oynayan kadın gelmişti.

  4. #34
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Bay X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    İSTANBUL
    Mesaj
    2.170
    Rep Gücü
    37029

    GÜZEL VE ÇİRKİN (Beauty and the Beast)


    Pazar gecelerinin unutulmaz dizisiydi. İnsanın içine işleyen dokunaklı bir müziği vardı. Açılış jeneriğinde Vincent'ı seslendiren sanatçı harikulade bir şekilde ulaşamayacağı bir dünyada yaşayan sevdiği kadını anlatır ve "onun adı Catherine" derdi. Vincent ülkemizde aslan adam olarak tanınan acayip bir yaratıktı. New York metrosunun alt katlarında, labirent gibi esrarlı bir yerde yaşardı. Catherine ise zengin, güzel, başarılı bir avukattı. Birgün yolda saldırıya uğrayıp yüzü kesiliyor ve parka terkediliyordu. Bunu bulan Vincent kadını aşağıdaki gizli odalara götürüyor, yeraltındaki güruhun lideri Baba, Catherine'i tedavi ediyordu. Sonra Catherine ile Vincent aşık oldular, Catherine'in parmağı kesilse Vincent bunu hissedebiliyor, kükreyerek gelip Catherine'i bin türlü beladan kurtarıyordu. Catherine'in çatıkatında harika bir dairesi ve muhteşem manzaralı bir balkonu vardı, balkonun kapılarını açınca ince tül perdeler uçuşur, Catherine ağır ağır yürüyerek balkona çıkar, gecenin karanlığında ışıl ışıl parlayan Manhattan manzarasını izlerdi. Az sonra Vincent gelir, birbirlerine sarılırlar ama daha ileri gidemezlerdi. Ne yazık ki Linda Hamilton diziden ayrılınca Catherine karakteri öldü ve devamını hiç izlemedim ben bunun.

  5. #35
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Bay X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    İSTANBUL
    Mesaj
    2.170
    Rep Gücü
    37029

    MÜZİK YELPAZESİ


    Sezen Cumhur Önal'ın sunduğu klasik bir müzik programıydı, Önal'ın sunumları ekol olmuş, yıllarca dillerden düşmemişti. Bu programın hiç değişmeyen bir jeneriği vardı, jenerikte Rita Haywort'un Gilda şarkısından bir bölüm, Jason Donovan Sealed With a Kiss'ten bir parça, Nat King Cole Autumn Leaves bir kuple... bu böyle giderdi. Programda Sezen Cumhur Önal zenci şarkıcıları "çikolata renkli" olarak takdim ederdi. Nat King Cole hem çikolata renkli hem de kadife sesli şarkıcıydı. Arada sonbahar rüzgarlarıyla savrulan yaprakların hışırtısı falan gibi ağır romantik konuşmalar yapardı. Ve dekorda kafasının arkasında bir yelpaze vardı!

  6. #36
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Bay X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    İSTANBUL
    Mesaj
    2.170
    Rep Gücü
    37029

    MUHTEŞEM İKİLİ (Perfect Strangers)



    Kuzen Larry ve Kuzen Balki! İşte bu diziden sonra kuzenler birbirine isimleriyle değil kuzen diye seslenmeye başlamıştı! Bu dizide Yonanistan'dan kalkarak Şikago'da yaşayan kuzeni Larry'nin yanına taşınan Balki'nin maceraları anlatılırdı. Bunların sarışın ve güzel sevgilileri de vardı. Komik, eğlenceli ve çok sevilen bir diziydi.

  7. #37
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Bay X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    İSTANBUL
    Mesaj
    2.170
    Rep Gücü
    37029

    KÜÇÜK HANIM (Sinha Moça)


    Seksenlerde bir yaz tatili boyunca sabahları yayınlanmış bir Brezilya dizisi idi. Başrolünde köle İzaura oynuyordu. Dizinin kahramanı pislik Albay Ferrera'nın iyilik timsali (ve de hafiften şaşı) kızı Missi idi, yani küçük hanım. Ferrera zenci kölelerine köpek gibi davranan aşağılık bir adamdı. Kızı da buna inat kölelik karşıtı devrimci Rudolfo ile mercimeği fırına vermiş, Ferrera sonunda bunların evliliklerini gönülsüzce onaylamıştı. Missi'nin anası Ferrera'nın mutsuz karısı Kandida diye çok güzel bir kadındı. Özellikle Ferrera'nın robdöşambırını giyerek bu Kandida ile yaptığı yastık sohbetleri unutulmazdı. Zaman içinde Rudolfo'nun küçük kardeşi Rikardo ile Kandida aşık oldular ama ailesi Rikardo'yu yüzü peçeli esrarlı Anna ile evlendirdi. Bu Anna'nın peçesini açtığı bölümde yer yerinden oynamıştı çünkü bu kız şaşı Missi'den bilem güzel çıktı. Fakat bu kız bir türlü Rikardo ile vuslata eremediği için çok huysuzlandı. Dizinin sonunda Missi ile Rudolfo'nun oğlu olmuş, Anna ikinci kocasıyla sabah akşam vuslata erip rahatlamış, karizmatik Albay Ferrera ise Hakkın rahmetine kavuşmuştu. En son sahnede ise Rikardo ile şen dul Kandida müteveffa albayın verandasından batan güneşe doğru bakarken dizimiz bitmişti. Ben neden bütün bunları hatırlıyorum hala acaba?????

  8. #38
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Bay X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    İSTANBUL
    Mesaj
    2.170
    Rep Gücü
    37029

    YALAN RÜZGARI (The Young and the Restless)


    Marianna bittikten sonra TRT2 bu diziyi yayınlamaya başlamış, ismini de jenerikteki harflere uysun diye resmen sıkarak Yalan Rüzgarı koymuştu! Bu dizi Amerika'da 30-40 senedir falan oynamaktadır. Dizide Genova City diye bir kentte yaşayan zenginlerin hayatları anlatılırdı. Baş karakter Allahın belası yere bakan yürek yakan sırık Victor Newman idi, Niki ile evliydi, bunlar birbirlerinin Jack Abbott ve kızkardeşi Ashley Abbott ile aldatırlardı, oy oyy oyyy. Abbott ailesi Jabo firmasının sahibiydi, babaları Can (valla böyle telaffuz edildi o adamın adı yıllarca) zamanında Jill diye bir kadınla evlenmişti. Jill Abbott dizinin kaltak karakteriydi, bu ablayı çok güzel, olgun dolgun bir kadın canlandırırken oyuncu değişikliği olmuş yerine solucan gibi bi karı gelmişti. Tabii dizi otuz sene sürdüğü için oyuncular yaşlanıyor, hatta ölüyordu. Sadece tek bir karakter hiç değişmedi : Ketrin Çenslır!!! Salak hizmetçisi Ester ile malikhanesinin loş odalarını parmaklarındaki yüzüklerle aydınlatır, çeşit çeşit entrikalar kurardı. Bu şehirdeki herkes birbiriyle al takke ver külah sonunda hepsi akraba oldu!

  9. #39
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Bay X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    İSTANBUL
    Mesaj
    2.170
    Rep Gücü
    37029

    SUSAM SOKAĞI


    TRT'nin ecnebiden alıp uyarlayarak hazırladığı çok eğlenceli bir programdı. Sayıları öğreten kısımları bırakın, o kuklalar ve maceraları müthişti, Kermit başroldeydi ama ismi Kurbağacık'tı. Açıkgöz vardı sonra, çılgın Kurabiye Canavarı vardı. Edi ile Büdü kankigillerin maceraları vardı. Kermit'in röportaj yaptığı akla ziyan tipler vardı. "Dağdan geliyor bir kız döne döneeee", "Söyler misiniz bana nasıl gidilir Susam Sokağı'na?", "Arada kaldım taam arada", en hit şarkılardandı. Hele saymayı öğretmek amaçlı danseden tavuklar çok bitirimdi. Kuklalardan başka mahalle sakinlerinin maceralarını da izlerdik, bu mahalleli ortalarda dolaşan eşşek kadar yaratığa "minik kuş" diyen acayip tiplerdi. Bir de çöp adam gibilerden Kırpık vardı. Manav Zehra teyzenin artıklarıyla geçinirdi. Hep gitarla dolaşan ama "uzuun uzuun kavaaklar" satırından başka şarkı söylemeyen Hakan abi hakkında yorum yapmasam da olur! Susam Sokağı bizim çocukluğumuzdu

  10. #40
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Bay X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    İSTANBUL
    Mesaj
    2.170
    Rep Gücü
    37029

    KAPTAN KUSTO'NUN BELGESELLERİ


    Herhalde seksenlerde çocuk olup ta kırmızı bereli Kaptan Kusto'nun belgesellerini izlememiş biri yoktur aramızda. Bu artık böyle pazarları mı ne yayınlanırdı. Bütün aile ekran karşısında Kusto'nun dalışlarını, su altının harikulade güzelliklerini izlerdi. Sonra bu Kusto için "Dalışlarında Kuran'da yazılı bilgilerin doğruluğunu görmüş, salavat getirmiş, Müslüman olmuş" dediler. Ülkemizde çok sevilirdi kendisi

4. Sayfa, Toplam 11 BirinciBirinci ... 23456 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Atatürk'ün son yılları ve ölümü
    Yakamoz Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 10-11-2010, 10:11 AM
  2. Kaybolan Yılları Aramak
    sempatikman Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 24-05-2009, 11:01 AM
  3. Nostalji
    Eftelya Tarafından Nostalji (Mazi'den Kalanlar) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 06-02-2009, 12:30 PM
  4. Türk Sinemasının Kötü Yılları
    Bay X Tarafından Sinemalar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-05-2007, 01:01 AM
  5. Ünlülerin gercek dogum yılları
    SUPERMEYDAN Tarafından Kültür, Sanat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 17-05-2007, 12:27 PM
Yukarı Çık