1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 16

Ben küçükken

Eğlence ve Mizah Kategorisi Nostalji (Mazi'den Kalanlar) Forumunda Ben küçükken Konusununun içerigi kısaca ->> Nostalji bölümünü görünce bu başlığın altında çocukluğumda gördüğüm ama günümüzde yitip giden değerleri şu kıt aklımla aktarmaya çalışacağım. Radyo Tiyatrosu: ...

  1. #1
    metamorphosis
    Misafir..

    Ben küçükken

    Nostalji bölümünü görünce bu başlığın altında çocukluğumda gördüğüm ama günümüzde yitip giden değerleri şu kıt aklımla aktarmaya çalışacağım.

    Radyo Tiyatrosu:

    Malatya'daydım o zamanlar. Ve yaşım altıydı. Bir gün annem radyoyu açtı. O zamanlar tek radyo vardı: Polis Radyosu. Ve Polis Radyosunda "Arkası Yarın" kuşağında radyo tiyatroları sunulurdu. İşte bunlardan Palto halen kulağımda çınlar. Gogol'ün o muazzam öyküsüdür Palto. daha sonra Anna Kareninna... Bir anda inanılmaz bir dünyanın içindeydim. Ki tek kanallı Türkiye'nin pazar günleri klasik müzik dinlediği günlerdi. Adını radyoda ilk duyduğumda hayli güldüğüm Mozart umarım şimdilerde dinlemelerimde kırgın değildir bana.

    Ve şuan o kadar çok radyo var ki... Ama hiçbirinde radyo tiyatrosuna rastlayamadım. Büyük bir kültür olan Radyo Tiyatrosu da yitip giden değerlerimizden biri olmuştur. Misal annem, okuma-yazması olmayan bu insan Anna Kareninna'yı halen dün gibi anımsar ve anlatır. Ki radyoda dinlerken ağladığına tanık bile olmuştum.

  2. #2
    metamorphosis
    Misafir..
    Şimdiki kadar gelişmiş bir yer değildi Malatya o zamanlar. Hürriyet Parkı vardı evimizin hemen yakınlarında. Okul çıkışlarında iki yakın dostum olan Ulaş ve Yunus Emre ile birlikte bu parka gidip video izlemeye giderdik. Bruce Lee filmleri oynatıldığı zamanlar çılgına dönerdik. Ki filmleri bir çay parasına izlerdiniz. Ve aileler genelde birlikte gelirlerdi. Haftasonlarıysa Türk Filmleri oynatılırdı. Çünkü aileler yoğunluktaydı. O zamanlar bir de Cüneyt Arkın fenomeni vardı. Onun vurdulu kırdılı filmlerini izleyip coşmamak ne mümkündü.

    Ve şimdi düşünüyorum da o zamanlar yapılan çoğu etkinlik hep birlikte icra edilirdi. Kimse bu kadar yalnız değildi. Bu anlamda parklardaki video filmler - Vhs veya Beta kasetlerin kullanıldığı videolardı bunlar- pek çok insanın bir araya gelip birlikte masa paylaşımlarına kadar gittikleri de olurdu.

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755
    Teşekkürler paylaştığın için,arkası yarınları bizde annemle birlikte dinlerdik,çocuktum ama o zamanlar,sabah 10'da başlardı sanırım,annem ve ablam hem evde temizlik yaparlardı hemde arkası yarın dinlerlerdi..aklımda bu kalmış..sesi sonuna kadar açık :))
    Sinemaya gitmelerimizide anımsıyorum,akşamları annem komşularla toplanıp bizleride alarak fiilm izlemeye giderdik,Türk filmleri :)Türkan Şoray ve Hülya Koçyiğit filmleriydi hatırladığım ve hep ben üzgün dönerdim sinemadan..annem hep ağlardı çünki:))

  4. #4
    metamorphosis
    Misafir..
    Sayın Simge yaklaşık üç yaşlarımdayken İstanbul, Aksaray'daki evimizdeyken ailem diğer akrabalarla birlikte sinemaya giderlermiş. Hatta beni de götürmüşler bir keresinde. Ama maalesef anımsayamıyorum. Annem bazı geceler bana uzun uzun o günleri özlemle anlatır. Paylaşımınız için teşekkür ederim.

    Müsaadenizle devam edeyim:

    Malatya'dan İstanbul'a taşındığımızda halamın kızı beni tiyatroya götürmüştü. Ama tiyatroya gitmeden önce bayramlık giysilerimi giydirmişti. "Neden?" diye sorduğumda "En güzel elbiselerinle orada olmalısın. Bu sanata saygıdandır." Bu cümle çok hoşuma gitmişti. Ağzım bir karış açık kalmıştı. Ve Taksim'e geldiğimizde o kalabalık beni inanılmaz etkilemişti. İlkokul üçe giden bir çocuktum. Ve girdiğimiz oyunun ilk perdesi bittiğinde halamın kızına şu soruyu sormuştum:

    "Abla bu şiirin şairi kim?"

    Çok etkilenmiştim cümlelerden. Halamın kızı ve diğer arkadaşları benim elimi ön koltuğa yaslayıp hayran hayran oyunu izlememe şaşırmışlardı. Oyunsa Shakespeare'in On ikinci Gece isimli oyunuydu.

    Oyunu izlemeye gelen herkes en güzel giyisilerini giymişlerdi. Ayakkabılar pırıl pırıldı. Hatta çoğu ayakkabılara bakıp ellerimle gölge oyunu tipinden oyunlar oynardım ellerimle. Oyun çıkışındaysa aynı oyunun kitabını hediye etmişlerdi bana. Çok ama çok mutlu olmuştum.

    İnsanların kültürel bir etkinliğe neredeyse pijamayla gittiği bir dönemde sanırım hayli önemli anekdot.

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye Ribat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    350
    Rep Gücü
    6784
    Alıntı metamorphosis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Adını radyoda ilk duyduğumda hayli güldüğüm Mozart umarım şimdilerde dinlemelerimde kırgın değildir bana.
    Emrah'a henüz küçük Emrah olduğu dönemde sorarlar:
    -Mozart dinliyor musun Emrah
    -mozart dinlemiyorum ama turkiyeye gelirse konserine mutlaka giderim abi.

  6. #6
    metamorphosis
    Misafir..
    Alıntı Ribat´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Emrah'a henüz küçük Emrah olduğu dönemde sorarlar:
    -Mozart dinliyor musun Emrah
    -mozart dinlemiyorum ama turkiyeye gelirse konserine mutlaka giderim abi.
    Sayın Ribat zaten Emrah isimli kişi bu cevabıyla daha da küçülmüştür. Bu ibret verici, trajikomik paylaşım için çok teşekkür ederim.

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye mavi_gece - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nerden
    Cennet'ten
    Mesaj
    587
    Rep Gücü
    12072
    Ben hep çocuk kalmak istiyorum

  8. #8
    metamorphosis
    Misafir..
    Alıntı mavi_gece´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben hep çocuk kalmak istiyorum
    Bedeniniz büyür. Ama içinizdeki çocuk zamandan muaftır. Siz büyümeyin. Keşfeden yanınız hep meraklı olsun.

  9. #9
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye mavi_gece - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nerden
    Cennet'ten
    Mesaj
    587
    Rep Gücü
    12072
    Alıntı metamorphosis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bedeniniz büyür. Ama içinizdeki çocuk zamandan muaftır. Siz büyümeyin. Keşfeden yanınız hep meraklı olsun.
    Malesef buna hayat izin vermior çok fazlaa

    Televizyonun ilk çıktığı zamanlar... O zaman sadece varlıklı kişilerin evlerinde var. Bizim mahallede kimsede yok tabi ama babaannamlerin mahallesinde bi kaç kişide var. O zamanlarda Dallas kırıp geçirio ortalığı. Gecenin o karanlığında firez tarlalarından bizim mahalleden babaannemlerin mahallesine Dallas'ı izlemeye giderdik. Tabi çocuk olduğumuz için pencereden izleyebiliyorduk sadece
    Ve evimize ilk giren tv'yi hatırlıyorum beyaz renkli ve siyah beyaz. Bozulmuştu ama uzun zamandır kıyıp atamamıştık. Eee ne de olsa ilk göz ağrısı :)))

  10. #10
    metamorphosis
    Misafir..
    Alıntı mavi_gece´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Malesef buna hayat izin vermior çok fazlaa

    Televizyonun ilk çıktığı zamanlar... O zaman sadece varlıklı kişilerin evlerinde var. Bizim mahallede kimsede yok tabi ama babaannamlerin mahallesinde bi kaç kişide var. O zamanlarda Dallas kırıp geçirio ortalığı. Gecenin o karanlığında firez tarlalarından bizim mahalleden babaannemlerin mahallesine Dallas'ı izlemeye giderdik. Tabi çocuk olduğumuz için pencereden izleyebiliyorduk sadece
    Ve evimize ilk giren tv'yi hatırlıyorum beyaz renkli ve siyah beyaz. Bozulmuştu ama uzun zamandır kıyıp atamamıştık. Eee ne de olsa ilk göz ağrısı :)))
    Hayır, biz zamana izin veriyoruz. Ve biz kendimize izin vermiyoruz.

    Haklısınız, televizyonun hayatımıza girmesi bizi pek çok şeyden uzaklaştırdı.

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Küçükken neyi ne sanırdınız?
    dogangunes Tarafından Nostalji (Mazi'den Kalanlar) Foruma
    Yorum: 20
    Son mesaj: 14-02-2010, 11:55 PM
  2. Küçükken Bunların Hangilerini Yapardınız? :)
    dogangunes Tarafından Nostalji (Mazi'den Kalanlar) Foruma
    Yorum: 20
    Son mesaj: 23-01-2010, 01:06 AM
  3. Küçükken kafamızı bozan şeyler?
    dogangunes Tarafından Nostalji (Mazi'den Kalanlar) Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 01-02-2009, 12:40 AM
Yukarı Çık