Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3
  1. #1
    Aktif Üye Bay X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    İSTANBUL
    Mesaj
    2.170
    Rep Gücü
    37029

    Yeşilçam Emektarları

    TARIK AKAN
    Asıl adı Tarık Tahsin Üregül olan Tarık Akan, bir abla ve bir ağabeyden sonra ailesinin üçüncü çocuğu olarak 1948’de İstanbul’da dünyaya gelir. Babası subaydı. 20 yaşına kadar da bir subay çocuğu gibi yaşadı. Lise çağına kadar Anadolu'yu dolaştıktan sonra ilk gençlik yıllarında babasının emekliliği ile İstanbul'a, Bakırköy'e geldiler. Asker çocuğu olduğu kadar halk çocuğu da oldu. Bu yüzden işportacılık, cankurtaranlık gibi işleri gocunmadan yaptı: Liseden sonra makine mühendisliğinde okumaya başladı. Ve okulun ikinci sınıfında biraz heves, çokça da maddi beklentilerle, birazda arkadaşının ısrarı ile ses dergisinin ‘‘artist’’ yarışmasına girip birinci seçilir. Akan'ın hayatı bu yarışmadan sonra değişir ve sinema teklifleri almaya başlar. İlk filmi 1971 yapımı olan “Solan bir yaprak gibi”’dir. Bir anda düzgün fiziği ile 70’li yılların, romantik komedi ve aşk filmlerinin aranılan jönü olur. O dönemler ona kartpostal çocuğu denilirdi. Filmlerde kızların kalbini çalan zengin şımarık oğlan ya da fakir – dürüst genci oynuyordu. Emel Sayın'la ‘‘Mavi Boncuk’’, Hülya Koçyiğit'le ‘‘Sev Kardeşim’’, Hale Soygazi ile ‘‘Gece Kuşu Zehra’’ gibi filmlerde oynar. Ertem eğilmezin ünlü ‘‘Hababam Sınıfı’’nda Damat Ferit ile unutulmaz bir karakter çizer. “Canım Kardeşim” filminden sonra ise sanat hayatını sorgulamaya başlar. Tarık akan, 70’li yıllarda Cüneyt Arkın, Kadir İnanırla birlikte Türk sinemasının 3 dev isminden biri olmayı başarır.

    BÜYÜK DÖNÜŞÜM BAŞLIYOR

    Akan, sinemaya hayatına başlamasından 7 yıl sonra değişmeye başlar. Kartpostal çocuğu birden göbek, sakal, bıyık bırakır. Biranda sanat hayatını 180 derece değiştirir ve ağırlıklı olarak sosyal içerikli filmlerde oynamaya başlar(Sürü; Kanal; Nehir). Akan, kendisindeki bu değişimi kendisi şöyle anlatır. “Ben üne kavuştuğum sırada “Canım Kardeşim” diye bir film çektim. Bugüne kadar oynadığım filmlerden çok farlı bir şeydi. Film, seyircinin gösterdiği tepki ile iki seksen yattı. Böyle bir denemeyi yaptım, hemen geri çekildim. Bir yerlerde yanlışım var diye. Çünkü olay yanlıştı. O kişinin içini doldurmak bir bilgi ve birikim gerekiyordu. Ben o yıllarda bu bilgi ve birikime sahip değildim. Film hiç iş yapmadı, çok iyi hatırlıyorum, gösterildiği sinemaya gittim. Kimse yoktu salonda oturdum ağladım. Sonra “maden”i yaptım. Burada işçiyi oynayacaktım. Aynı hatayı yapmadım. İşçinin işini çok çalışarak, araştırarak doldurdum. Bu filmde halkla bütünleştim. Aklı bir karış havada çok filmler yaptım ama sonunda bir dönüşe gereksinim duydum. Ancak bu gereksinim sonunda piyasadan dışlandım. Yaklaşık 1.5 sene film çekemedim. 7 büyük film şirketi , Anadolu sinemalarını tehdit etti, Tarık akanın filmlerini oynatmayın diye. Sonradan bana konulan ambargo kalktı.”



    Yinede bu değişim ilk zamanlar ona pahalıya patlamış, uzun bir süre ambargo nedeniyle film çevirememişti. Şansı Yılmaz Güney’in Sürü ve Yol filmleri ile açılmış, ünü yurtdışına bile taşmıştı. Ama bu filmler ona pekte şans getirmemiş, uzun bir süre yasaklılar listesine girmişti. Hatta pasaportu olmadığı için yurtdışına bile çıkamıyordu. Ama o, bu durumdan pekte şikayetçi değildi çünkü doğru şeyi yaptığını biliyordu. Onun sanat anlayışı zaten bu idi. Yani düzeni eleştiren filmler yapmak. Ama yinede yurtdışından gelen teklifleri değerlendirememek onu çok üzüyordu.



    YOL MACERASI

    1981’de Yılmaz Güney’in senaryosunu yazdığı ve Şerif Görenin yönettiği “YOL” filmi ile sanat hayatında zirveye çıkar. Film 1982 yılında Cannes film festivalinde Altın Palmiye kazanır. Yol filminde bir anısını şöyle anlatır. “En zor sahnelerden biri atı öldürme sahnesiydi. O atla benim aramda müthiş bir ilişki doğdu ki ben böyle olacağını hiç düşünmüyordum. Filmin başından beri ben bu atı öldürürüm, bir doktor nasıl mesleği için kobay olarak hayvanları öldürüyorsa ben de yaparım sanıyordum. Ama fırtınada, karda yürürken at ben tutmadan köpek gibi arkamdan geliyordu, kafasını koltuğumun altına sokuyordu. Bir ilişki doğdu aramızda. Hayvana iğneyi vurduk fakat ben öldüremedim, benim yerime başkası öldürdü. Çok zor bir sahneydi benim için. Yapmak zorundaydık, at öldükten sonra karnını yarıyorum, ellerimi ve ayaklarımı karnının içine sokuyorum donmamak için. Ama o sahne kullanılamadı, gece olmak üzereydi, mor renkli çıktığı için.”


    HAYATINI DEĞİŞTİREN KADIN

    80 sonrası daha az filmde daha çok seçici olmaya başlar. Bir dönem Taşların sırrı diye bir Tv dizisi bile çeker. Tarık Akan hayatının kadınına bir film setinde rastlar. Yağmur kaçakları adlı bir filmde, filmin dans sahneleri için oraya gelen Ankara Devlet opera ve Balesi sanatçısı Acun Güney ile tanışır. Yemeğe çıkarlar ve kısa bir süre sonra beraber yaşamaya başlarlar. Bu beraberlikleri 14 yıl boyunca sürer. Şimdilerde bu beraberlikleri halen mutlu bir şekilde devam etmektedir.


    ÖDÜLLERİ

    ANTALYA FİLM FESTİVALİ

    1973 “Suçlu” ile en iyi erkek oyuncu ödülü.

    1978 “Maden” ile en iyi erkek oyuncu ödülü.

    1984 “Pehlivan” ile en iyi erkek oyuncu ödülü.

    1989 “Üçüncü Göz” ile en iyi erkek oyuncu ödülü.

    1990 “Karartma Geceleri” ile en iyi erkek oyuncu ödülü.
    BERLİN FİLM FESTİVALİ

    1984: Jüri özel mansiyonu
    ANKARA FİLM FESTİVALİ

    1992: “Karartma Geceleri” ile en iyi erkek oyuncu ödülü.

    ÖNEMLİ FİLMLERİ

    1973 Umut Dünyası

    1975 Hababam Sınıfı

    1977 Bizim Kız

    1978 Maden

    1978 Sürü

    1981 Yol

    1983 Derman

    1985 Bir Avuç cennet

    1990 Karartma geceleri

  2. #2
    Aktif Üye Bay X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    İSTANBUL
    Mesaj
    2.170
    Rep Gücü
    37029

    Münir Özkul

    Münir Özkul ( 15.08.1925)

    Bakırköy Halkevleri'nden yetişti Münir Özkul. Paşa torunu olarak doğduğu Bakırköy'de tanınan , sevilen bir simaydı. Önce tiyatroya atıldı. İstanbul ve Ankara Şehir-Devlet Tiyatroları'nda çalıştı. Sinemaya ise bir girdi pir girdi. 1950'lerin siyah-beyaz filmlerinde sıkça görülür oldu. Kalıptan kalıba giriyor, özellikle mimikleri çok beğeniliyordu. Her role girdi ama zengin ve kötü yürekli adam olmayı bir türlü beceremedi.Orhan Aksoy'un "Fakir Kızı Leyla" filminde evin kahyası rolüne çıkan Münir Özkul daha sonraları defalarca bu kalıba girdi.

    Hep eve gelen fakir genç kızı bir hanımefendi olabilmesi için eğitti. "Fakir Kızı Leyla" da yürüyüş dersi verebilmek için kadın kılığına bile girdi. Daha sonra "Kezban " ve "Kezban Paris'te" de genç kızı, bir kuğu haline getirdi. "Gülşah" ın dedesi oldu, torununa yeni bir anne bulmak için elinden geleni yaptı. Ayşecikli filmlerde huysuz dede olmaktan kaçınmadı. Bastonuyla çocuk kovaladı. Hülya Koçyiğit ve Ekram Bora'nın başrollerini paylaştığı "Seni Seviyorum" da mafya üyesi rolüne bile çıktı. Zeki Müren'li filmlerde de göründü. "Gurbet" filminde , Müren'le birlikte balıkçıydı ve bugünkü halinden çok daha fazla saçlıydı. "Gece Kuşu Zehra" da ise usta bir hırsızdı. "Şöför Nebahat" filminde şarkılar söyleyen neşeli dolmuş kahyasıydı.

    Münir Özkul'u halka asıl sevdiren filmler "Arzu Film" yapımları oldu. Ertem Eğilmez'li yıllarda birbiri ardına sayısız film çevirdi. "Gülen Gözler" "Bizim Aile" de fakir ama onurlu bir baba, Yaşar Usta oldu. "Mavi Boncuk" da dev bir kadroyla halkı güldürdü. Ve tabii "Hababam Sınıfı" serisindeki unutulmaz Kel Mahmut rolü. Münir Özkul daha sonra Adile Naşit'le birlikte çok sayıda film çevirdi. Video filmlerinde rol aldı. Bazı dizilerde göründü. Devlet sanatçısı ünvanı da taşıyan Özkul'un "sinema rüyası " yıllar boyunca hiç bitmedi.

  3. #3
    Aktif Üye Bay X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    İSTANBUL
    Mesaj
    2.170
    Rep Gücü
    37029

    Kadir İnanır

    15 Nisan 1949'da Ordu'da doğan Türk Sineması'nın büyük oyuncularından Kadir İnanır, oyunculuk hayatına foto-roman'lar ile başladı ve "Son Yedi Adım Sonra" isimli film ile sinemaya geçti. Türk sinemasının yetiştirdiği yıldız oyunculardan biri olan Kadir İnanır'ın önemli filmleri arasında, başrollerini Türk Sineması'nın Sultanı olarak bilinen Türkan Şoray'la paylaştığı "Dönüş", "Selvi Boylum Al Yazmalım", "Yılanların Öcü" filmleri ile Ah Güzel İstanbul, Tatar Ramazan, Bir Yudum Sevgi filmleri yer alıyor.

    İnanır, 2003 yapımlı sinema filmi "Gönderilmemis Mektuplar"da, başrolü Türk Sineması'nın Sultanı Türkan Şoray'la birlikte paylaştı. Türk Sineması'nın efsanevi ikilisi, 24 yıl aradan sonra bu filmle birlikte biraraya geldi.

    Sanatçının bütün filmleri:
    1968: Son Yedi Adım Sonra
    1969: Çılgınlar Cehennemi, Yaralı Kalp, Fato.
    1970: Ankara Ekspresi, Kara Gözlüm, Mechul Kadın, Dağların Kartalı.
    1971: Unutulan Kadın, Üç Arkadaş, Azrailin Beş Atlısı, Kara Gün, Kerem ile Aslı, Mualla.
    1972: Asi Gençler, Dönüş, Leyla ile Mecnun, Utanç, Kanlı Para, Paprika Gaddarın Aşkı, Baskın, Vur.
    1973: Bitirim Kardeşler, Bitirimler Sosyetede, Ezo Gelin, Gazi Kadın, Kambur, Yaban, Anadolu Ekspresi, Arap Abdo, Hayat Bayram Olsa, Ölüme Koşanlar. 1974: Almanya'lı Yarim, Sahipsizler, Sensiz Yaşanmaz, Yazık Oldu Yarınlara, Askerin Dönüşü, Bir Yabancı, Ceza, Enayi, Korkusuzlar, Uyanık Kardeşler.
    1975: Baldız, KöPage Rankingü, Pisi Pisi, Yatak Hikayemiz.
    1976: Bodrum Hakimi, Deprem, Taksi Şöförü, Alev, Can Pazarı, Delicesine, Devlerin Aşkı, İki Kızgın Adam.
    1977: Dila Hanım, Selvi Boylum Al Yazmalım, Silah Arkadaşları, Tövbekar, Ana Ocağı, Fırtına, Cevriyem.
    1978: Evlidir Ne Yapsa Yeridir, Derviş Bey, Düzen, Hedef.
    1979: Doktor, Fırat, Gazeteci, İstanbul, İsyan.
    1981: Ah Güzel İstanbul, Kırık Bir Aşk Hikayesi.
    1982: Tomruk, Yürek Yarası, Aşkların En Güzeli, Elveda Dostum.
    1983: Bedel, Kurban.
    1984: Yabancı, Balayı, Bir Yudum Sevgi, Güneş Doğarken, İmparator.
    1985: Seyyid, Yaz Bitti, Yılanın Öcü, Amansız Yol, Ateş Dağlı, Ölüm Yolu.
    1986: Sen Türkülerini Söyle, Sevgi Çıkmazı, Suçumuz İnsan Olmak, Sultanoğlu, Umut Sokağı, Yarın Ağlayacağım, Dikenli Yol, Hayat KöPage Rankingüsü, Güneşe KöPage Rankingü.
    1987: Sende Yüreğinde Sevgiye Yer Aç, Yarınsız Adam, 72. Koğuş, Menekşeler Mavidir, Yaralı Can, Küçücüğüm, Katırcılar.
    1988: Emanet, Hüzün Çemberi, 7 Uyuyanlar, Bir Beyin Oğlu.
    1989: Med Cezir Manzaraları, Acılar Paylaşılmaz, Film Bitti, Karılar Koğuşu.
    1990: Tatar Ramazan, Eskici ve Oğulları, Sayın Başkan, Darbe.
    1991: Umut Hep Vardı, Aldatacağım.
    1992: Tatar Ramazan Sürgünde.
    1995: Aşk Ölümden Soğuktur, Savcı (TV).
    1998: Marziye (TV).
    2000: Komser Şekspir.
    2001: Derman Bey (TV).
    2002: Kumsaldaki İzler (TV), Kırık Ayna (TV).
    2003: Gönderilmemiş Mektuplar (2003)

    Ödülleri:
    23. Antalya Film Şenliği, 1986, Yılanların Öcü - En İyi Erkek Oyuncu
    5. Adana Altın Koza Film Şenliği, 1973, Utanç - En İyi Erkek Oyuncu
    3. Ankara Film Şenliği, 1990, Med Cezir Manzaraları - En İyi Erkek Oyuncu

Benzer Konular

  1. Yeşilçam Ödülleri
    YukseLL Tarafından Sinemalar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-03-2009, 01:27 PM
  2. Yeşilçam Film Müzikleri
    Bay X Tarafından Nostalji (Mazi'den Kalanlar) Foruma
    Yorum: 15
    Son mesaj: 12-12-2008, 05:24 PM
  3. Yeşilçam Tarihi
    Bay X Tarafından Sinemalar Foruma
    Yorum: 28
    Son mesaj: 12-05-2008, 05:04 AM
  4. Yeşilçam'ın yıldızıydı..
    Bay X Tarafından Sinemalar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-12-2007, 03:06 AM
  5. Yeşilçam'ı Resimlerle Analım
    dogangunes Tarafından Sinemalar Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 23-11-2007, 03:22 PM
Yukarı Çık