Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4

Cosi Van Tutte

Kültür, Sanat Kategorisi Opera Bale Dans Forumunda Cosi Van Tutte Konusununun içerigi kısaca ->> COSİ VAN TUTTE Geçen hafta izlediğim bu şaheseri sizlerle paylaşmak istedim. Libretto : Lorenzo Da Ponte Orkestra Şefi : Naci ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye sahrabetis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nerden
    Aslen Gürcistan ama ANkara'da yaşıyorum
    Yaş
    40
    Mesaj
    1.325
    Rep Gücü
    19339

    Cosi Van Tutte

    COSİ VAN TUTTE


    Geçen hafta izlediğim bu şaheseri sizlerle paylaşmak istedim.

    Libretto : Lorenzo Da Ponte
    Orkestra Şefi : Naci Özgüç
    Sahneye Koyan : Flavio Trevisan
    Dekor-Kostüm : İsmail Dede
    Koro Şefi : Alessandro Cedrone
    Işık : Tahsin Çetin

    Korrepetitörler : F. Serbest - A. Makarov
    KoroPiyanistleri : J. Botka - D. İ. Örnek - Ç. Cihan Tek
    Reji Yardımcısı : A. Özuğur - O. Kula Tek - Y. Dikener
    Kondüvit : Gül Seçkin
    Suflöz : Serdar Sarıoğlu-Ülkü Ünal

    Fiordiligi : Funda Ateşoğlu - Selva Erdener - Esin Talınlı
    Dorabella : Şebnem Algın - Ferda Yetişer
    Ferrando : Barış Yanç - Arda Doğan
    Guglielmo : Serkan Kocadere - Arda Aktar - Serhat Konukman
    Despina : Sema Özer - Mehlika Karadeniz
    Görkem Ezgi Yıldırım - Burcu Soysev
    Don Alfonso : Cem Beran Sertkaya - Berkant Coşkun

    Sahne Müdürü : Bahadır Sadık
    Sahne Müdür Yardımcısı : Semra Dirin - Ali Yoleri

    Elektronik üst yazı : Alper Ünal-Seval Irmak

    Birinci Perde

    Birinci Sahne : İki yakışıklı subay Ferrando ve Guglielmo, yaşlı şakacı dostları Don Alfonso ile bir lokantada yemek yerken görülürler. Aralarında kadınların sadakati konusunu tartışmaktadırlar. Her iki delikanlının sevgilileri olan iki kız kardeş Fiordiligi ve Dorabella’nın sadakatinden emindirler. Kızların şerefini yeminle, hararetle savunurlar. Aralarındaki trio boyunca Don Alfonso her ne kadar onları şüphelendirmemeye çalışırsa da yine kadınların sadakatsiz olduğu fikrindedir. (La mia Dorabella capace on é). Don Alfonso ikinci bir Trio’da fikrini açıklar. “kadınların sadakati ve aşkı Mısır’daki Sfenks’e benzer!” tartışma “kadını erkekler bilemez…” cümlesinin şakacı dost tarafından ısrarlı tekrarıyla sona erer. İki delikanlı ve Don Alfonso yüz zekina’ya bahse girerler. Hangi taraf iddiasını ispat ederse parayı o alacaktır. Gençler kazanacaklarından emindirler. Hatta bu parayla sevgililerine güzel bir serenad yaptırmayı kararlaştırırlar.

    İkinci Sahne : Gece, Napoli körfezine bakan bir villanın terası. Parlak ay ışığı her tarafı gündüz gibi aydınlatmakta, deniz de yansımaktadır. Fiordiligi ve Dorabella zarif bir düetle sevgililerini anmakta, onların henüz gelmemiş olmalarından duydukları sabırsızlığı belirtmektedirler. (Ah guarda, sorella) Bu sırada Don Alfonso gözükür, subayların aldıkları emir gereğince birliklerine gideceklerini, kendilerine veda etmek üzere dışarıda beklediklerini bildirir. Bu kararlaştırılmış bir oyundur. Sözde her iki subay kıt’alarıyla şehirden gideceklerdir. Uzaktan askerlerin marşı duyulur. İçeri giren subaylar büyük bir acıyla kızlara veda ederler (Soave sia il vento), her gün mektup yazacaklarına söz vererek sevgililerinin gözyaşları arasında ayrılırlar. Don Alfonso gülerek sahneyi seyretmektedir. Asker korosu tekrar duyulur. Subaylar çıkınca iki kız ağlayarak birbirlerinin kollarına düşerler. Don Alfonso bu acı gösteriye inanmamakta, içinden gülmektedir.

    Üçüncü Sahne : Bahçeye bakan büyük bir salon. Elinde bir tepsiyle giren Despina iki kaprisli hanımından yakınır, kendisi gibi bir hizmetçinin bu durumda ne kadar güçlük çektiğini anlatır (Che vita maledetta). Dorabella üzüntülü bir halde girer. Sevgilisinin yasını tutmakta, büyük operalardaki aryalara benzeyen şarkısında terkedilmiş kalbindeki acının ancak ölümle soğuyabileceğini söylemektedir. (Smanie implcabili) Fakat hizmetçi Despina Dorabella ile aynı fikirde değildir. “Erkeklerde sadık kalb ne gezer?” diyerek iki kızın içine ilk şüpheyi sokar. Bu sırada Don Alfonso girer. Yanında iki arkadaşını getirmiştir. Bunlar görünüşte iki sakallı yabancı fakat aslında kıyafet değiştiren Ferrando ve Guglielmo’dur. Sözde her ikisi de kızları görmüş aşık olmuşlardır. Ferrando güzel bir arya ile duygularını açıklar (Un aura amorosa). Kızların aklı giden sevgililerindedir, onlara olan aşkları kaya gibi sağlamdır. İki delikanlı Don Alfonso’ya sevinçle göz ederler. İddiayı kazanmışlardır. Fakat Don Alfonso emin değildir. Beklemelerini söyler.

    Wolfgang Amadeus Mozart (1756-1791)
    27 Ocak 1756’da Salzburg’da doğan ve 5 Aralık 1791’de Viyana’da ölen W.A. Mozart’ın müzik sanatındaki eşsiz kabiliyeti, daha çocukluk yıllarında belirmiştir. Sanatçının çok küçük yaşlardaki icra gücü ve meydana getirdiği eserler, kendisinin haklı olarak harika çocuk olarak tanınmasına yol açmıştır.
    Müzik sanatının bütün kollarında verdiği eserlerle dehasını her yönde belirtmiş olan Mozart’ın, çağdaşlarından kendini ayıran en önemli özelliği opera sanatı karşısındaki üstün durumudur. Çünkü Viyana Klasikleri arasında onun kadar hiçbir sanatçı opera sanatının kaderini etkileyememiştir. Nitekim Mozart, operaya ve ön planda komik operaya, Gluck’un prensiplerine bağlanarak yönelirken, ilk olarak klasik bir form ve kapsam vermiş; tiplerin müzikle karakterize edilmesinde, hiçkimse ile kıyaslanamayacak başarı elde etmiştir. Öte yandan gerçek olan başka bir özellik daha vardır ki, o da Mozart’a ait dramatik yaratışların sırf Viyana’ya mahsus bir sanat esprisi ile Viyana tiyatro kültüründen beslenmiş olmasıdır. Hatta Mozart’ın çocukluk yıllarından beri, Viyana dışı yabancı çevrelere kadar ulaşarak, sanatına evrensel bir üstünlük sağlamış olması bile, yaratışlarındaki Orta Avrupa, daha doğrusu Viyana karakterini en ufak anlamda zedelememiştir. Onun içindir ki, Mozart, bütün eserlerinde olduğu gibi, müzikli sahne sanatının bütün kollarında ve öncelikle opera alanında, milli değere ulaşmış ilk Orta Avrupa sanatının gerçek anlamda temsilcisi olma vasfını kazanmıştır. Bu da gösteriyor ki, Mozart’ın, kendisini üstadlığa ulaştıran bütün eserleri ile, uygarlık tarihi bakımından olan önemi, sırf yaşadığı çevrenin özelliklerine bağlı kalmaktadır. Bu durum ise, herşeyden önce Gluck’tan gelen opera türünü, psikolojik bir istek ve ilgiyle benimsemiş olmasından ileri gelmektedir. Şu farkla ki, Mozart’ın Gluck’a yönelişi, herhangi bir etkiye ya da benzeyişe yol açmamıştır. Nitekim büyük sanatçının kendi yaratışından gelen verimliliği, müzikal fantazilerindeki eşsizliği, bütün bunların yanında Viyana’ya mahsus enstrümantal stile gerçek anlamda hükmedebilme gücüne sahip oluşu ve son olarak da Viyana halk sanatına içten gelen yakınlığı gibi önemli sebepler, Mozart’ı öteki sanatçıların hepsinden ayırdeden esas faktörler olmanın önemini taşımaktadır.
    Gerçek anlamda ağır dramatik operaya, -herhalde, Gluck’un o alandaki üstünlüğü yüzünden- el atmamış olan Mozart’ın hiçkimse ile kıyaslanamayan dramatik gücü, komik-opera ile gülünç ve kederli etkilerin karışımı olan opera Semiseri’da olduğu kadar, Singspiel’de de eşsiz bir olgunluğa ulaşmıştır. Diğer yandan bu olgunluk, yalnız teknik bir yenilik meydana getirmekle kalmamış, daha çok karakter tasvirini, o zamana kadar görülmemiş bir zarafete, olgunluğa ulaştırmıştır. Bu arada eserin bütünü içinde, arya, gittikçe geri plana alınmış, partiler arasında gereken birliği sağlama sanatı ise alabildiğine gelişmiştir. Mozart’ın stili, serbest bir yaratış zenginliği ve kendine mahsus melodi gücü içinde, geleneksel Viyana tarzının sanat müziğine dönmüş şeklidir. İsim yapmış büyük bestecilerin dramatik sanatta olgunlaşmaları, daha çok ileri yaşlara isabet ederken (Monteverdi, Rameau, Gluck, Wagner vb.), bu durum Mozart’ta aksine olarak, genç yaşların cömertçe akan yaratma esprisi içinde parlayıp yükselmiştir.

    NACİ ÖZGÜÇ / ORKESTRA ŞEFİ
    İlk şeflik çalışmalarını Ankara’da Rengim Gökmen ile yaptı. Ankara Devlet Konservatuvarının Piyano ve Kompozisyon bölümlerini bitirdikten sonra, Orkestra ve Opera Şefliği eğitimi almak üzere A.B.D’ye Indiana Üniversitesi’ne gitti. Amerika’da ayrıca Opera Rejisi üzerine bir yıl çalıştı ve iki yıl da Oda Operası Müzik Direktörlüğü görevinde bulundu. Bu arada ünlü soprano Virginia Zeani’nin sınıfında korrepetitör olarak çalıştı. 1990 yılında mezun oldu ve Ankara’ya dönerek Devlet Operasındaki şeflik kariyerine başladı. Bu arada; Avusturya, İtalya, Çekoslovakya ve Amerika’da çeşitli ustalaşma sınıflarına katıldı ve konserler yönetti. Birlikte çalıştığı önemli şefler arasında: Lorin Maazel, Jiri Belohlavek, Daniel Lewis, Alexander Machek, Thomas Baldner ve Bryan Balkwill sayılabilir. Türkiye’de Rengim Gökmen ve Gürer Aykal ile ileri seviyede çalışmalar yaptı. 1991 yılında, Siena’da Accademia Musicale Chigiana’da Ferdinand Leitner ve Julio Malaval ile çalışmalar yaptı, “Diploma of Merit” ile ödüllendirildi ve konser verdi. Ankara Devlet Opera ve Balesi Orkestra Şefi olarak imza attığı prodüksiyonlar arasında; Arşın Mal Alan, Damdaki Kemancı, İstanbulname, Zaide, Don Giovanni, Mahagonny Şehri’nin Yükselişi ve Düşüşü, Midas’ın Kulakları, Rigoletto, Uyuyan Güzel, Şımarık Kız, Korsan, Üç Silahşörler, Aşk İksiri , Carmina Burana ve Uçarcasına sayılabilir.
    1993 yılında TOBAV tarafından Çaykovski’nin “Uyuyan Güzel” balesi ile “Yılın En Başarılı Orkestra Şefi” ödülünün sahibi olmuştur.
    1998 yazında, Hollanda’ da “Kirill Kondrashin” yarışmasına 175 kişinin içinden ilk 18 kişiye seçilmiş ve finallere davet edilmiştir.
    31 Ekim-4 Kasım 1998 tarihleri arasında, İdil Biret ile Bilkent Akademik Senfoni Orkestrası eşliğinde, Beethoven’ın tüm Piyano Konçertolarını yorumlamıştır. Bu yorumların CD kayıtları halen hem Türkiye’ de hem de Almanya’ da satıştadır.
    Ekim 2001’ de Fazıl SAY’ ın “NAZIM” adlı oratoryosunun Dünya Prömiyerini, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Devlet Çoksesli Korosu ve TRT Çoksesli Korosu’nun katılımlarıyla gerçekleştirmiş ve bu eserin CD kaydını yapmıştır. Bu CD, Mayıs 2002’ den beri piyasadadır.
    Özgüç halen, Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin Genel Müzik Direktörü olarak görev yapmaktadır.

    F. TREVİSAN

    Venedik'te doğdu. Önce sanat lisesinden ardından Güzel Sanatlar Akademisi'nden mezun oldu. Kendini müzikal çalışmalara adadı ve sanatsal eğitimini doğduğu şehirde tamamladı.
    Venedik'in “La Fenice” operasında genç yaşında sahne hayatına adım atan Trevisan, “Beatrice di Tenda”' nın orijinal ve çok beğenilen bir gösterisini sahneye koydu ve başarılı oldu. İyi bir kariyer başlangıcı yaptığı için, önemli yabancı ve İtalyan operalar tarafından reji çalışmaları için davet edildi.
    Sahnelediği eserlerdeki tarzı, ahengi, yoğun ifade zenginliği ve her koşulda seyirciyi sürükleme yeteneği ile kendini kabul ettirdi.
    Bu nedenle, Dallas'ta bulunan en ünlü Amerikan operalarından biri olan “City Opera” ya opera sezonunun açılışını yapmak için çağrıldı. Sahneye koyduğu “I Pagliacci” eseri o kadar başarılı oldu ki dünyanın en önemli operalarından (Staatsoper Frankfurt, Opera di Nizza, Gran Teatro Reale della Zarzuela Madrid, Gran Teatro di Barcellona; Opera Fondation di Tokio, Opera di Nancy, Opera di Quebec, Opera di Montecarlo, Opera di Caracas, Sao Carlos di Lisbona, City opera di Seul, Statsopera di Pretoria, Festival de Avenches, Baltimora Opera Company, Opera de Losanna) davet aldı. İtalya'da da (Teatro Lirico Cagliari, Teatro Massimo Bellini Catania, Teatro Petruzzelli Bari Teatro Donizetti Bergamo, Politeama Greco Lecce, Teatro Verdi Pisa, Teatro Cilea Reggio Calabria, Ente Concerto De Carolis Sassari, Teatro Regio Torino, Teatro Giuseppe Verdi Trieste, Teatro Filarmonico Verona, Festival di Taormina) başka sahne düzenlemeleri için davet edildi.
    Bu başarıları ona Falstaff ve Trittico Pucciniano (Puccini Üçlüsü) ile Avignone, Pucciniano di Torre del Lago ve Arena Sferisterio di Macerata festivallerine sürekli katılımını sağladı.
    Sergilediği sanatsal yetenek onu Verona Arenasında “Cavalleria Rusticana” nın yüzüncü yıldönümü kutlamalarına kadar götürdü ve Sonzogno Müzik Ansiklopedisinde adının geçmesini sağladı.
    Çok yönlü sanatçı, İtalyan, Fransız ve İspanyol televizyonları için de televizyon rejisörü olarak prodüksiyonlar yapmaktadır.

    ARTEM MAKAROV – Orkestra Şefi

    Rusya’nın Ufa kentinde doğan Artem MAKAROV, 1985-1995 yılları arasında Ufa Müzik Kolejinde eğitim aldıktan sonra,1995-2003 yılları arasında Ufa Devlet Sanat Akademisi’nde Piyano ve Orkestra Şefliği eğitimi almıştır. Prof. Lyudmila Alekseeva ile piyano, Prof.Valery Platonov ve Prof. Aleksey Lydmilin ile orkestra şefliği çalıştığı bu akademiden, birincilikle mezun oldu, ayrıca pek çok masterclass’a katıldı.1997 yılında Başkortostan Devlet Opera ve Balesi’nde Korrepetitör ve Baş Orkestra Şefi Asistanı olarak göreve başladı. Sanatçı pek çok şan konserinde piyano eşliği yaptı.
    P. İ. Çaykovski (Moskova), Elena Obraztsova (St.Petersburg), Canto di Alcamo (İtalya) şan yarışmalarına ‘korrepetitör’ olarak katıldı. N. Sabitov Uluslararası Şan Yarışmasında ‘En İyi Korrepetitör’ ödülüne layık görüldü.
    2000 yılından itibaren Başkortostan Devlet Opera ve Balesi’nde Orkestra Şefi olarak görev yapmaktadır. Yönettiği eserlerden bazıları: ‘Aida’, ‘La Traviata’,‘Il Trovatore’, ‘Carmen’, ‘Don Pasquale’, ‘Giselle’ ve ‘Yarasa’ dır.
    Şef olarak repertuvarında birçok opera, bale ve senfoni eserleri bulunmaktadır.
    2003 yılında Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından Ankara’ya davet edilen sanatçı halen bu kurumda ‘korrepetitör’olarak görev yapmakta olup, zaman zaman ‘Orkestra Şefliği’ görevini de üstlenmektedir.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    Sn.Sahrabetis;

    Cosi fan tutte, ossia La scuola degli amanti gosterisi genelde
    Festivallere ozgu bir gorselliktir.
    Ankara devlet tiyatrosu bunu yil ici programi olarak mi;
    Yoksa bir etkinlik dahilinde mi sunuyor?

    Daha dogrusu su anda Ankarada bir opera festivali mi var?

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye sahrabetis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nerden
    Aslen Gürcistan ama ANkara'da yaşıyorum
    Yaş
    40
    Mesaj
    1.325
    Rep Gücü
    19339
    Bir festival olarak değil bir eser olarak senelik oyunlar listesinde yer alıyor sn . Mopsy . Devlet Opera ve Balesinin bu sene için seçtiği eserlerin biri de Verdi'Nin bu değerli eseri ...

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Alıntı sahrabetis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bir festival olarak değil bir eser olarak senelik oyunlar listesinde yer alıyor sn . Mopsy . Devlet Opera ve Balesinin bu sene için seçtiği eserlerin biri de Wolfgang Amadeus Mozart'in bu değerli eseri ...
    Merhaba!

    Kendilerini cidden kutluyorum.
    Onlar gibi san'at gunesleri oldukca,
    Bizlerin mutluluklari ust limitte devam edecektir.

    Sn.Sahrabetis;
    Oncesi ve fuaye okumalari icin verilen/satilan
    Opera bilgi kitapciklarinda her zaman
    Ilginc anekdotlar olur.
    Zaman zaman onlari aktarir misiniz?

Yukarı Çık