merhaba

İstanbul onu unutmayacak

BERLİN - Alman koreograf ve dansçı Pina Bausch, 68 yaşında öldü.
Wuppertal kentinde bulunan Tanttheater’den (Dans Tiyatrosu) yapılan açıklamada, 5 gün önce kanser tanısı koyulan Pina Bausch’un hızlı ve beklenmedik ölümünden duyulan üzüntü dile getirildi. Sanatçının bu sabah yaşama veda ettiği belirtilen açıklamada, "Daha pazar günü Bausch’un sahnede olduğu" da ifade edildi. Çağdaş Alman dansının en büyük isimlerinden olan Bausch, dünyaca tanınıyordu.


İSTANBUL PROJESİ DÜNYAYI DOLAŞTI


Kentler üzerine koreografiler kuran Bausch, 2003 yılında İstanbul için de bir eser oluşturmuştu. Bausch'un projesi, İstanbul'un Fethi'nin 550. yıldönümünde 2003 yılı mayıs ayındaki gösterinin ardından dünyayı dolaşmıştı. "Proje adına yaptığımız şey, bir bakıma burada bir süreliğine de olsa kalarak, kentin hayatını, akışını yaşamak" diyen Bausch'a göre bu deneyim, 'güçlü' bir yapı arz ediyordu.
Bausch, "Gittiğiniz yeri sevmeniz, onu arzulayarak öğrenmeniz gerekli; yani yeni deneyimler çok önemli" diyerek, günümüzde umudun kaynağının' ne olduğuna dair bir soruyu şöyle yanıtlamıştı: "11 Eylül'den sonra herkes şok geçirdi. Korkunçtu. Bir yanıyla anlaşılması mümkün olmayan birşeydi, aramızda nasıl tartışacağımızı bile bilemedik. Hâlâ böyle. Ne yapabilirdik? Nasıl devam edebilirdik? Ama biz şanslıydık. Çünkü birçok ülkeden sanatçıyla geçen ekim için özel bir festival düzenleyecektik. Daha sonra o festival, her sanatçının yürekten katıldığı bir dostluk gösterisine büründü. Kasım ayının başında da New York'a çağrıldık. Gözümüzü kırpmadan uçağa atladık. New York çok değişmişti. Eski New York değildi. Değişim dostlarımızla ilişkilerimize de yansıdı; dünyanın güzelliğine de yansıdı. Artık bunun üstesinden eskisinden daha büyük bir inançla gelmemiz gerekiyor. İstanbul'da o kadar çok şeyden etkilendim ki, şu anda İstanbul'u size anlatabilmek için şair olmam gerekiyor. Kelimeleri seçemiyorum. Bazı zamanlar çok yüksek enerji, bazen mutluluk, bazen de hüzün hissettim burada. Bu kentte yaşadığınız için şanslısınız."
Bausch İstanbul'u heden seçtiğini şöye açıklamıştı: "Çünkü eğer bir mekâna âşık olduysanız daha fazla seçeneğiniz olamaz. Bana göre İstanbul zor bir 'vaka'. Çünkü herkes benim neler yapacağımı gereğinden fazla merak ediyor. Bu nedenle sanırım, şimdilerde küçük bir fare olmak ve bir delikte, tüm sorulardan, insanların merakından saklanmak istiyorum! Eminim, bu şehrin taşıdığı binlerce zenginliğin çok az bir parçasını yansıtabileceğim."

radikalcom....


MODERN DANSIN ÖNCÜLERİNDEN

Philippine "Pina" Bausch 27 Temmuz 1940'da Solingen'de doğdu. Modern dans koreografı ve Tanztheater (Alm. Dans tiyatrosu) akımının öncülerinden. Almanya'nın Wuppertal kentindeki Tanztheater Wuppertal Pina Bausch isimli topluluğun sanat yönetmeni ve koreograflığını yaptı.


KARİYERİ


Bausch dans etmeye küçük yaşta başladı. 1955'te, Alman dışavurumcu dans akımının kurucularından ve dönemin en etkili koreograflarından biri olan Kurt Jooss'un yönetimindeki Folkwang Academy'de eğitim görmeye başladı. 1960'ta mezun olunca New York'taki Juilliard School'da öğrenim görmek üzere burs kazandı. Burada Anthony Tudor, José Limón, ve Paul Taylor gibi kişilerden ders aldı. New York'tayken Paul Sanasardo and Donya Feuer Dance Company ve New American Ballet topluluklarında dans etti, Metropolitan Opera Ballet Company üyesi oldu.
1962'de Kurt Jooss'un yeni kurduğu Folkwang Ballett Company'ye solo dansçı olarak katıldı ve Jooss'a pek çok eserde yardımcı oldu. 1968'de ilk koreografisini yaptı, ertesi yıl Jooss'un ardından topluluğun sanat yönetmeni oldu. 1972'de, daha sonra 1 Tanztheater Wuppertal Pina Bausch olarak adlandırılacak olan Wuppertal Opera Ballet'nin sanat yönetmenliğine başladı.

ÇALIŞMALARI
Pina Bausch, 1980'de ölen Hollanda doğumlu dekor ve kostüm tasarımcısı Rolf Borzik ile evliydi. Borzik, Tanztheater'ın görsel stili üzerinde en başından beri çok etkili oldu ve Bausch'u topluluğun uluslararası kabul görmesinden önceki dönemlerde destekledi.
Bausch, mizahın içine hüznü yerleştirdiği çalışmalarıyla tanınır. Kadın-erkek etkileşimi Bausch'un, Pedro Almodóvar'ın Konuş Onunla isimli filmine de ilham kaynağı olan çalışmalarının tamamında görülen bir temadır. Eserleri genelde gerçeküstü niteliğe sahip kısa diyalog ve hareket parçalarından oluşur. Tekrarlar önemli yer tutar. Bausch, özenle hazırlanmış dekorların ve seçilmiş müziklerin kullanıldığı, multi-medya içerikli büyük yapımlar hazırlar. Örneğin Masurca Fogo'da sahnenin yarısını dev bir kayalık kaplar ve Portekiz müziğinden K. D. Lang'a kadar pek çok müzik parçası kullanılır. (Kaynak: Vikipedi)