Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 Toplam: 8

Küresel Isınma ve etkileri

Bilim ve Astronomi Kategorisinde ve Çevre Forum'u Forumunda Bulunan Küresel Isınma ve etkileri Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Küresel ısınma, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış için kullanılan bir terimdir. Bu olay son 50 yıldır iyice ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Karakarizma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesaj
    1.415
    Rep Gücü
    296

    Post Küresel Isınma ve etkileri

    Küresel ısınma, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış için kullanılan bir terimdir. Bu olay son 50 yıldır iyice saptanabilir duruma gelmiş ve önem kazanmıştır.
    Dünya'nın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığı 20. yüzyılda 0.6 (± 0.2)°C artmıştır. İklim değişimi üzerindeki yaygın bilimsel görüş, "son 50 yılda sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde farkedilebilir etkiler oluşturduğu" yönündedir [1].

    Küresel ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının neden olduğu düşünülmektedir. Karbondioksit, su buharı, metan gibi bazı gazların, güneşten gelen radyasyonun bir yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu radyasyondaki ısıyı soğurarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı ileri sürülmektedir.

    Su buharı, diğer sera gazlarından farklı olarak güneşten gelen radyasyonun şiddetine ve gezegenin ortalama ısısına göre sabit olan bağlı bir değişkendir. Dolayısıyla küresel ısınma konusunda pasif etkiye sahiptir. Ancak diğer sera gazları, yer yer bağımsız değişken olarak küresel ısınma üzerinde aktif bir etki yaratabilirler. Örneğin karbondioksit, yoğun volkanik etkinlik sonucu ya da insanlar tarafından fosil yakıtların yakılmasıyla yoğun olarak atmosfere salınabilir. Bu durum, gezegenin ortalama ısısından bağımsız olarak ortaya çıkabilen ve ortalama ısının artması sonucunu doğuran bir etken olarak işlev görür.

    Bugün için bilim çevrelerinde küresel ısınmadan başat rolün atmosferde karbondioksit oranının artmasına bağlanmaktadır. Her ne kadar atmosferdeki karbondioksit,

    yeşil bitkilerin fotosentez olayında,
    karbondioksitin litosfer yüzeyinde suda çözünmesiyle,
    atmosferden çekilmekte ise de, bu mekanizmaların kapasitesinin üzerinde karbondioksit salınımı, gezegen üzerinde sera etkisi yaratmaktadır.

    ETKİLERİ

    Su buharı dışındaki sera gazları dolayısıyla gezegen yüzeyindeki ortalama ısının artması, buharlaşmanın artmasına yol açacaktır. Bu ise atmosferde daha fazla su buharı, yani bulut oluşmasına yol açar. Bulutlar, güneşten gelen radyasyonun bir bölümünü dış uzaya yansıtırken bir bölümünü soğurarak ısınırlar, bir bölümünü de yeryüzüne geçirirler. Litosfer ve hidrosfere ulaşan bu radyasyonun da bir bölümü soğurularak ısınmaya yol açarken bir bölümü dış uzaya yansır. Dış uzaya yansıyan radyasyon yeniden bulut kütlesi ile karşılaştığında, aynı olaylar yaşanır, yansıtılır, soğurulur, dış uzaya kaçar.

    Bu mekanizma, su buharı dışındaki sera gazlarının atmosferde artması sonucu bulutların sera etkisini artırmakta, küresel ısınmaya yeni bir katkıya yol açmaktadır.

    II. Dünya Savaşı sonrasında dünya nüfusu 2 kat, buna karşılık enerji kullanımı 4 kat artmıştır. 1958 yılında atmosferdeki 315 ppm/m3 karbondioksit oranı 2004'te 379 ppm/m3 olmuştur. ABD dünya nüfusunun %4'üne sahipken karbondioksit üretiminin %25'ini gerçekleştirmektedir.

    The Observer gazetesinin Şubat 2004'te yayımladığı Pentagon'a ait Küresel Isınma Raporu'na göre önümüzdeki 20 yıl içerisinde Avrupada birçok kıyı kenti sular altında kalacaktır. Guardian gazetesinde 2004 yılında yer alan küresel ısınma haritasına göre bundan en az etkilenen bölgeler Türkiye ve Ortadoğu ile kıyı kesimleri hariç Kuzey Afrika'dır.

    NE ZAMAN BAŞLADI

    Ölçümlere göre 1860-1900 yılları arasında, denizde ve karadaki küresel sıcaklık her ikisinde de 0,75°C yükseldi. 1979'dan beri kara sıcaklığı deniz sıcaklığının iki katı hızla yükseldi. Uydudan yapılan sıcaklık ölçümlerine göre alt troposferdeki sıcaklık 1979'dan beri 0.12 ile 0.22°C arasında yükselmiştir.

    NASA'nın hesaplamalarına göre, güvenilir ölçümlerin yapılabildiği 1800'lerden beri 2005 yılı, 1998'i geçerek, en sıcak yıl olmuştur. Dünya Meteoroloji Organizasyonu ve BK İklim Araştırma Biriminin hesaplamalarına göre ise 2005, 1998 yılının ardından hala ikinci sıradadır.

    NEDENLERİ

    İklim sistemi içsel ve dışsal (insani etkiler, güneş hareketleri ve sera gazları, vb.) nedenlerden etkilenmektedir. Klimatologlar dünyanın bugünlerde ısındığı konusunda hemfikirdirler. Bu değişimin detaylı nedenleri açık bir araştırma alanıdır ama bilimsel çoğunluk sera gazlarının son zamanlardaki sıcaklık artışının başlıca nedeni olduğunu belirtmektedir.

    Dünya'nın atmosferine karbondioksit (CO2) ve metan (CH4) eklenmesi dünya yüzeyinin sıcaklığını yükseltmektedir. Atmosferdeki CO2 artışı dünyanın yüzeyini ısıtmakta ve kutuplara yakın buzların erimesine yol açmaktadır. Buzlar eridikçe, yerini kara veya açık sular almaktadır. Her ikisi de buzdan daha az yansıtıcıdır ve böylece daha fazla solar radyasyon emmektedirler. Bu da daha fazla ısıya, dolayısıyla erimeye yol açmaktadır

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Karakarizma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesaj
    1.415
    Rep Gücü
    296

    KURESEL ISINMA SEBEP VE SONUCLARI

    Küresel ısınma, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış için kullanılan bir terimdir. Bu olay son 50 yıldır iyice saptanabilir duruma gelmiş ve önem kazanmıştır.

    Dünya'nın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığı 20. yüzyılda 0.6 (± 0.2)°C artmıştır. İklim değişimi üzerindeki yaygın bilimsel görüş, "son 50 yılda sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde farkedilebilir etkiler oluşturduğu" yönündedir [1].

    Küresel ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının neden olduğu düşünülmektedir. Karbondioksit, su buharı, metan gibi bazı gazların, güneşten gelen radyasyonun bir yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu radyasyondaki ısıyı soğurarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı ileri sürülmektedir.

    Su buharı, diğer sera gazlarından farklı olarak güneşten gelen radyasyonun şiddetine ve gezegenin ortalama ısısına göre sabit olan bağlı bir değişkendir. Dolayısıyla küresel ısınma konusunda pasif etkiye sahiptir. Ancak diğer sera gazları, yer yer bağımsız değişken olarak küresel ısınma üzerinde aktif bir etki yaratabilirler. Örneğin karbondioksit, yoğun volkanik etkinlik sonucu ya da insanlar tarafından fosil yakıtların yakılmasıyla yoğun olarak atmosfere salınabilir. Bu durum, gezegenin ortalama ısısından bağımsız olarak ortaya çıkabilen ve ortalama ısının artması sonucunu doğuran bir etken olarak işlev görür.

    Bugün için bilim çevrelerinde küresel ısınmadan başat rolün atmosferde karbondioksit oranının artmasına bağlanmaktadır. Her ne kadar atmosferdeki karbondioksit,

    yeşil bitkilerin fotosentez olayında,
    karbondioksitin litosfer yüzeyinde suda çözünmesiyle,
    atmosferden çekilmekte ise de, bu mekanizmaların kapasitesinin üzerinde karbondioksit salınımı, gezegen üzerinde sera etkisi yaratmaktadır.

    Su buharı dışındaki sera gazları dolayısıyla gezegen yüzeyindeki ortalama ısının artması, buharlaşmanın artmasına yol açacaktır. Bu ise atmosferde daha fazla su buharı, yani bulut oluşmasına yol açar. Bulutlar, güneşten gelen radyasyonun bir bölümünü dış uzaya yansıtırken bir bölümünü soğurarak ısınırlar, bir bölümünü de yeryüzüne geçirirler. Litosfer ve hidrosfere ulaşan bu radyasyonun da bir bölümü soğurularak ısınmaya yol açarken bir bölümü dış uzaya yansır. Dış uzaya yansıyan radyasyon yeniden bulut kütlesi ile karşılaştığında, aynı olaylar yaşanır, yansıtılır, soğurulur, dış uzaya kaçar.

    Bu mekanizma, su buharı dışındaki sera gazlarının atmosferde artması sonucu bulutların sera etkisini artırmakta, küresel ısınmaya yeni bir katkıya yol açmaktadır.

    Konu başlıkları [gizle]
    1 Etkileri
    2 Dünya'nın ısınma tarihçesi
    3 Nedenleri
    4 Şubat 2007 tarihli BM Raporu
    5 Kaynaklar



    Etkileri
    Laguna San Rafael'deki buzulun, küresel ısınma sonucu 1990 ile 2000 yılları arasındaki geri çekilişin, karşılaştırmalı uydu görüntüleri.II. Dünya Savaşı sonrasında dünya nüfusu 2 kat, buna karşılık enerji kullanımı 4 kat artmıştır. 1958 yılında atmosferdeki 315 ppm/m3 karbondioksit oranı 2004'te 379 ppm/m3 olmuştur. ABD dünya nüfusunun %4'üne sahipken karbondioksit üretiminin %25'ini gerçekleştirmektedir.

    The Observer gazetesinin Şubat 2004'te yayımladığı Pentagon'a ait Küresel Isınma Raporu'na göre önümüzdeki 20 yıl içerisinde Avrupada birçok kıyı kenti sular altında kalacaktır. Guardian gazetesinde 2004 yılında yer alan küresel ısınma haritasına göre bundan en az etkilenen bölgeler Türkiye ve Ortadoğu ile kıyı kesimleri hariç Kuzey Afrika'dır.


    Dünya'nın ısınma tarihçesi [değiştir]Ölçümlere göre 1860-1900 yılları arasında, denizde ve karadaki küresel sıcaklık her ikisinde de 0,75°C yükseldi. 1979'dan beri kara sıcaklığı deniz sıcaklığının iki katı hızla yükseldi. Uydudan yapılan sıcaklık ölçümlerine göre alt troposferdeki sıcaklık 1979'dan beri 0.12 ile 0.22°C arasında yükselmiştir.

    NASA'nın hesaplamalarına göre, güvenilir ölçümlerin yapılabildiği 1800'lerden beri 2005 yılı, 1998'i geçerek, en sıcak yıl olmuştur. Dünya Meteoroloji Organizasyonu ve BK İklim Araştırma Biriminin hesaplamalarına göre ise 2005, 1998 yılının ardından hala ikinci sıradadır.


    Nedenleri
    İklim sistemi içsel ve dışsal (insani etkiler, güneş hareketleri ve sera gazları, vb.) nedenlerden etkilenmektedir. Klimatologlar dünyanın bugünlerde ısındığı konusunda hemfikirdirler. Bu değişimin detaylı nedenleri açık bir araştırma alanıdır ama bilimsel çoğunluk sera gazlarının son zamanlardaki sıcaklık artışının başlıca nedeni olduğunu belirtmektedir.

    Dünya'nın atmosferine karbondioksit (CO2) ve metan (CH4) eklenmesi dünya yüzeyinin sıcaklığını yükseltmektedir. Atmosferdeki CO2 artışı dünyanın yüzeyini ısıtmakta ve kutuplara yakın buzların erimesine yol açmaktadır. Buzlar eridikçe, yerini kara veya açık sular almaktadır. Her ikisi de buzdan daha az yansıtıcıdır ve böylece daha fazla solar radyasyon emmektedirler. Bu da daha fazla ısıya, dolayısıyla erimeye yol açmaktadır.

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye orkuorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
    Yaş
    48
    Mesaj
    1.942
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    37781

    Cevap: KURESEL ISINMA SEBEP VE SONUCLARI

    bu hızla ısınma devam ederse , endonezya nın 2000 adası sular altında kalacak,

    bizim de Endonezya Java adasında bir evimiz var yüksekte biryerde, 30 sene yaşarmıyım bilmiyorum ama insanlık için çok tehlikeli bir şeydir bu,, güney kutubundaki buzlar erirse değil Kuzey kutubundaki buzlar erirse daha tehlikeli olacak,, Topraklarımızı korumamız lazım ,, bir şekilde tarım sisteminde reformlar gerekli, ama artık geç kalındı gibi,
    Küresel ısınma olacak artık başladı, ama buna uyum sağlamayı ,etkilerini minimuma indirgeyecek sistemler bulmalıyız,,
    belkide Güneş enerjisi sitemleri kurup temiz enerjiye geçmeliyiz,

    Türkiyede tropik bitkiler bundan sonra yetişebilir, araştırmalar yapılımalı

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye orkuorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
    Yaş
    48
    Mesaj
    1.942
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    37781

    Cevap: KURESEL ISINMA SEBEP VE SONUCLARI

    son ısı haritalarına göre ,tahmin yapmak zor değil

    20-30 yıl sonra Türkiyenin durumu çöl gibi görünüyor, bunlar ısı haritası değerlendirmeleri

    gerçekleri yansıtıyor olabilir, Çölleşme balkanlarda bitiyor ,
    Trakya kısmı bir miktar ve Karadeniz de zamanla çölleşiyor görünen nokta bu,

    acil önlemler alınmalı, tropik iklim meyveleri veya ormanları yapılmaya çalışılmalı,
    doğal denge değişikliğine uyum sağlanmalı.

  5. #5
    - Çevrimiçi
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Nerden
    Uzay:))
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Erkek
    Yaş
    42
    Mesaj
    11.460
    Blog Mesajları
    33
    Rep Gücü
    93742

    Türkiye'nin kuraklık haritası

    Londra Üniversitesi'nde meteorolojik tahminler üzerine uzmanlaşmış çalışma grubu, dünyanın hemen her yerine ilişkin yaptığı kuraklık tahminlerini, internet üzerinden yayınlıyor. Veriler, İç Anadolu Bölgesi'nde 3 yıl sonra kuraklığın 'az'dan 'had safhada kuraklık' düzeyine çıkacağını gösteriyor.
    Grup, dünyanın hemen her bölgesindeki hava ve yağış durumları gibi meteorolojik bilgilere ilişkin tahminler yapıyor.

    Uydudan izleme teknolojileri de dahil son teknoloji ve tahmin yöntemlerini kullanarak çalışma yapan Londra Üniversitesi (University College London), bulduğu sonuçları, 1, 3, 6 aylık ya da 1 yıllık ve üzeri tahminler şeklinde, 'Dünya Kuraklık Monitörü' başlığı altında yayınlıyor.

    Üniversitenin akademik çalışmalarına güvenen pek çok kişi ve kuruluş, internet sitesine büyük ilgi gösteriyor.
    HARİTA ŞEKLİNDE SUNULUYOR
    Sitede yer alan geleceğe ilişkin yağış oranlarıyla ilgili tahminler, harita şeklinde sunuluyor. Haritada koyu kahverengi ile gösterilen alanlar, mevsim normallerine göre o yerin aşırı kurak olacağı, beyaza en yakın ton ise o bölgenin yağış konusunda sorun yaşamayacağı tahminini ortaya koyuyor. Haritalarda koyu renk 'tehlike', açık renk ise yağış konusunda 'sorun yok' masajını veriyor.



    İnternet sitesi tarafından yapılan değerlendirmelere göre, bahar aylarında Türkiye'nin batı kesiminde 'az' düzeyde seyredecek olan kuraklık, İç Anadolu'da 'orta düzeyde' görülecek.

    Türkiye'de kuzeybatı kesimlerde kuraklık 'had safhada'
    2007 yaz aylarında ise Türkiye'nin batı ve İstanbul'un da içinde bulunduğu, özellikle kuzeybatı kesimlerde kuraklık 'had safhada' yaşanacak. Aynı dönemde İç Anadolu Bölgesi'nde kuraklık 'az-orta' düzeyde yaşanırken, Doğu Anadolu Bölgesi ise 'orta-şiddetli' kuraklıkla karşı karşıya kalacak.

    Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Tahir Nalbantçılar, haritadaki verilerin İç Anadolu Bölgesi'ne özgü çarpıcı tahminler içerdiğini açıkladı: ''Veriler, dikkat çekici bir şekilde önümüzdeki 1 yıl içinde İç Anadolu Bölgesi'nin 'az-orta' derecede kuraklık yaşayacağını, 2 yıl sonra 'az' düzeyinden 'şiddetli' düzeyde bir kuraklığa ulaşacağını, 3 yıl sonra ise kuraklığın 'az'dan 'had safhada kuraklık' düzeyine çıkacağını gösteriyor.

    Bu da kuraklık konusunda bizi bekleyen tehlikeyi, bir an önce özellikle bölgede su tasarrufuyla ilgili atılması gereken adımların aciliyetini gösteriyor.''
    RENKLERLE ANLATILAN KURAKLIK DEĞERLERİ
    Az kuraklık: Kuraklığa gidiş var. Bitkilerde kısa süreli kuruma ve büyüme yavaşlaması, çok yavaş su açığı verilmesi. Yeşillikler ve bitki tam gelişmez. Orta derecede kuraklık: Yeşillikler ve bitkilerde bazı hasar oluşması, yüksek yangın riski, nehir, göl veya kuyularda düşük derecede bazı su eksikliklerinin gelişmesi veya yakında olacak olması, gönüllü olarak su kullanımında kısıtlama yapılması, talep edilmesi.

    Şiddetli kuraklık: Yeşillikler ve bitkilerde kayıpların başlaması, çok yüksek yangın riski, su kıtlığının başlaması, su kısıtlamasının önerilmesi.

    Had safhada kuraklık: Büyük yeşillikler ve bitkilerde kayıpların olması, had safhada yangın riski. Yaygın su kıtlığı veya kısıtlaması.

    Olağanüstü kuraklık: Olağanüstü veya geniş çaplı yeşillikler ve bitkilerde kayıplarının olması. Olağanüstü yangın riski, acil durum oluşturan göl, dere ve nehirlerdeki su kıtlığı.

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Üyecik drummer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Nerden
    istanbul
    Mesaj
    34
    Rep Gücü
    11

    Cevap: Türkiye'nin kuraklık haritası

    valla kuzey kutbunda istabul kadar büyük bi buz parçası yarılmış...

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Mesaj
    3
    Rep Gücü
    11

    Cevap: KURESEL ISINMA SEBEP VE SONUCLARI

    teşekurler arkadaş aradıgımzı bulduk

  8. #8
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesaj
    1
    Rep Gücü
    11

    Icqonline Cevap: KURESEL ISINMA SEBEP VE SONUCLARI

    Herkesin bildiği gibi türkiye ve bütün dünya ülkeleri küresel ısınma tehtidi altındadır. Küresel ısınma; ozon tabakasının delinmesi sonucunda güneşin dünyaya daha fazla ısık ve ısı göndermesidir.Küresel ısınmadan korunmak için ;
    1-) Boşaldığını sandığımız sprey şişelerini dışarı atmamalıyız
    2-) Koku yapan çöpleri dışarı atmamalıyız. çünkükoku ozon tabakasını deler.
    3-) Ağaç dikmeliyiz ve dikili olanları korumalıyız. çünküküresel ısınma bir diğer adıyla kuraklıktır. Ağaçlar yağmur yağdırarak gölet ve su birikintileri oluşturur.
    Bunlar en önemli unsurlardır bu unsurlara önem verirsek küresel ısınmanın üstesinden geliriz.

Benzer Konular

  1. Küresel Isınma hakkında düşünceleriniz
    dogangunes Tarafından Komplo Teorileri Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 13-11-2010, 01:07 PM
  2. Küresel Isınma, Küresel Isınma Fotoğrafları
    Venhar Tarafından Fotoğrafçılık Foruma
    Yorum: 15
    Son mesaj: 13-03-2009, 11:29 PM
  3. Küresel Isınma
    zody@k Tarafından Çevre Forum'u Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 14-10-2008, 09:46 AM
  4. Küresel Isınma Katarakt Riskini Artırabilir
    Gül@y Tarafından Sağlık Bilgileri Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 07-04-2008, 01:58 PM
  5. Küresel Isınma Ve Çocuklar...
    Affrodit Tarafından Anne Baba ve Çocuklar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 01-04-2008, 10:46 AM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık