merhaba


Çevre ve Orman Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Türkiye'nin Kyoto Protokol'ün önümüzdeki aydan itibaren taraf olacağını açıkladı. Eroğlu, 26 Ağustos'ta bu kararın BM tarafından açıklanmasını beklediklerini söyledi. Uluslararası Hidrojen Ajansı Başkanı Prof. Dr. Nejat Veziroğlu, küresel ısınma nedeniyle 150 milyon insanın göç etmek zorunda kalacağını açıkladı.

Grand Cevahir Otel'de düzenlenen Uluslararası Küresel Isınma Konferansı'na Çevre ve Orman Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile 48 ülkeden 200'e yakın konuyla ilgili akademisyen katıldı.

Toplantıda konuşan Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, iklim değişikliği günümüzde insanlığın karşılatığı en büyük ve en karmaşık meselelerden biri olduğunu söyledi. Eroğlu, "Bu küresel bir mücadele gerektiriyor. Bilindiği üzere sera gazlarını bugün durdursak bile iklim değişikilği önümüzdeki 20-30 yıl boyunca devam edecektir. Bu gerçek küresel iklim değişikliğine uyum çalışmalarını, sera gazları azaltma çalışmaları kadar önemli Türkiye en riskli Doğu Akdeniz Havzası'nda yer almakta. İklim değişikliği kıtlık ve çölleşmeyi beraberinde getirmekte. Hükümetimiz bu konudaki mücadeleye çok önem vermektedir. Bu kapsamda İklim Değişikliği ile Mücadele Koordinasyon Kurulu teşkil edildi. Bu kurul çalışmalarını sürdürmektedir." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin yaptığı çalışmalar neticesinde 2009 yılı başında Kyoto Protokolü'ne taraf olmaya karar verdiğini hatırlatan Eroğlu, "Bu karar TBMM'den geçtikten sonra Bakanlar Kurulu kararı alınarak BM'ye gönderildi. 90 günlük bekleme süresinin ardından Türkiye'nin Kyoto Protokolü'ne taraf olduğu kararlaştırılacak. Bu tarih 26 Ağustos 2009'dur. Türkiye'nin ağustos itibariyle Kyoto Protokolü'nün tarafı olduğunu bildirmek isterim." ifadelerini kullandı.

Bakan Eroğlu, küresel iklim değişikliği mücadelesi kapsamında Türkiye'nin önemli çalışmalara imza attığını belirtti. Erozyonla mücadele büyük önem verdiklerini, ağaçlandırma çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini anlatan Eroğlu, Türkiye'nin orman alanını sürekli artıran dünyadaki nadir ülkelerden biri olduğunu kaydetti. Türkiye'nin mevcut su potansiyelinin üçte birini kullanabildiğini anlatan Eroğlu, tarımsal sulamada yaşanan değişikliğe dikkat çekti. Çok su sarfiyatı yapılan eski yöntemin yerine yağmurlama ve damlama sulama yöntemine geçerek tasararuf elde edilmeye başlandığını anlatan Eroğlu bu sayede yüzde 40'a varan bir tasarruf elde edildiğini kaydetti. Yenilenebilir enerji kaynakları potansiyelinin çok az değerlendirdiklerini anlatan Eroğlu, mevzuatta düzenleme yaparak bu konuda özel sektörün önünü açtıklarını anlattı. Bu sayede küçüklü-büyüklü bin 500 adet hidroelektrik santral yapmak isteyen şirket olduğunu dile getirdi. Eroğlu, bu santrallerin kuruluş gücünün 22 bin 500 megavat yani yılda 70 milyar kilovat saatlik temiz enerji üreteceğini ve bunların önümüzdeki 5 yıl içinde devreye gireceğini anlattı.

İstanbul'un küresel iklimle mücadelede nirengi noktası olmasının önerildiğini belirten Eroğlu, "Biz de bu teklife sıcak bakıyoruz. İstanbul dünyanın en önemli merkezlerindendir. Bu konuda da çalışmalarımızı yoğunlaştırmayı düşünüyoruz" dedi.

-TÜRKİYE SORUMLULUĞUNUN FARKINDA-

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da yaptığı konuşmada küresel iklim değişikliğine karşı verilen mücadeleye dikkat çekti. Bakan Yıldız, "Büyümeye karar vereceksiniz, ekonominin gerçeklerini göz ardı etmeyeceksiniz aynı zamanda yaşadığınız dünyaya iyi bakacaksınız. Bunların hepsinin aynı anda tesis edilmesi itina isteyen bir konu. Ama bu nasıl olacak?" dedi.

Bakan Yıldız, Türkiye'nin büyümesinin yüksekliğine işaret ederken, büyümeyi sağlarken enerji kaynaklarının da artırılması, dolayısıyla çevreye de önem verilmesi gerektiğini dile getirdi. Yıldız, Türkiye'nin gelişmekte olan, dünyanın ilk 10 büyük ekonomilerinden biri olma hedefine rağmen çevre ile ilgili titizlik gösterdiklerini anlattı. Artık her ülkenin bağımsız davranmasının söz konusu olamayacağını belirten Yıldız, Türkiye'nin olanların farkında olduğunu sorumluluğuna uygun davrandığını dile getirdi.

Şu anda Afrika'da yaşayan 1.4 milyar insanın hala enerjiden istediği payı alamadığına dikkat çeken Bakan Yıldız, "Bu dünyanın gerçeği.Gelişmiş ülkelerin bu ülkelere bir borcu olduğunu belirtmek isterim." dedi.

-DÜNYAYI BEKLEYEN RİSKLER-

Uluslararası Hidrojen Enerji Ajansı Başkanı Prof. Dr. Nejat Veziroğlu ise yaptığı konuşmada küresel ısınmanın önümüzdeki dönemdeki muhtemel etkilerine dikkat çekti. Veziroğlu, "Güney ve kuzey buzulları eriyor. Bir sürü ada devleti ve Maldivler bu yüzyıl sonunda yok olacak. Bangladeş ve Hollanda gibi ülkeler deniz seviyesinin yükselmesinden çok çekecekler. Yaklaşık 150 milyon kişi 6 kıtadan taşınmak zorunda kalacak. Bu yüzyıl sonunda deniz seviyesi bir metre artacak." dedi. Prof. Veziroğlu, Eğer sınırsız fosil yakıtlara sahip olsaydık dünya yok olurdu. Bu yakıtlar 200 yıl sonra bitecek. Yeni enerji kaynakları çok daha temiz olacak. Örneğin nükleer füzyon önemli olacak. Yeni enerji kaynakları daha uzun süre kullanılabilecek. Hidrojen fosil yakıtlarla oranlandığında yüzde 26 daha iyi bir enerji. Eğer hidrojen kullanısılsaydı çevre ve sağlığa yılda 6 trilyon dolar zarar oluşmazdı." ifadelerini kullandı.

ajans7/24