Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 Toplam: 1

"Evin"siz ("oikos"suz) Ekoloji"= "Sözde çevrecilik!"

Bilim ve Astronomi Kategorisi Çevre Forum'u Forumunda "Evin"siz ("oikos"suz) Ekoloji"= "Sözde çevrecilik!" Konusununun içerigi kısaca ->> "Ilımlı çevrecilik"= (c)ılıklaşmış) Ekoloji Kyotoya giden yol 'iyiniyet' taslari ile mi dosenmistir? Kyoto imzalamazsak cehennemde yanar miyiz? Yada donar miyiz?!! ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesaj
    7
    Rep Gücü
    11

    Post "Evin"siz ("oikos"suz) Ekoloji"= "Sözde çevrecilik!"

    "Ilımlı çevrecilik"= (c)ılıklaşmış) Ekoloji

    Kyotoya giden yol 'iyiniyet' taslari ile mi dosenmistir? Kyoto imzalamazsak cehennemde yanar miyiz? Yada donar miyiz?!!


    "Bir kurbağayı alıp kaynar suyun içine koyarsanız, kendisini hemen dışarı atmaya çalışır. Fakat kurbağa oda sıcaklığındaki suyun içine korkutmadan, usulca konulduğunda, öylece kımıldamadan durur. Bu arada suyun sıcaklığı yavaş yavaş arttırıldığında, çok ilgi çekici bir şey olur. Sıcaklık yükselirken kurbağa hiçbir şey yapmaz. Tersine, halinden keyfi çok yerinde imiş gibi görünür. Sıcaklık yavaş yavaş arttıkça kurbağa daha çok sersemler, ta ki deneykabından dışarı çıkacak hali kalmayıncaya kadar. Onu dışarı fırlamaktan alıkoyacak hiçbirşey olmamasına rağmen, kurbağa orada oturup haşlanmayı beklemektedir. Niçin? Çünkü; kurbağanın hayatına yönelen tehditleri algılayan dahilî cihazı onun çevresindeki ani değişmelere programlanmıştır, yavaş, tedrici değişmelere değil."


    Neoklasik iktisat paradigmasına yönelik geliştirilen, “çevre ekonomisi”, hukuksal düzlemde meşruiyetini, "ÇED" Yönetmeliğinde bulur. Klasik “ÇED” mühendislik ekonomi yaklaşımı ve bireysel işletme bazlı olup; birikimsel kirlilik açısından, ilgili ekosistemin ekolojik ve sosyal taşıma kapasitesini ihmal eder. “Önce yer SEÇ sonra "Ç.E.D" sonra da KİRLET ” çifte standartlı yaklaşımı; herhangi bir yatırımın, yerseçimi yapıldıktan sonraki aşamaları ile ilgilenen rutin bir mevzuat (yönetmelik) halini almıştır. Alıcı ortam standartları işleme alınmadığı gibi sadece deşarj ve optimal kirlilik standartları hesaplamaları arıtmada temel veri olarak kabul edilmektedir.

    Buradaki yanlışlık;

    yapılan analitik ve "doğrusal" hesaplarımızın, doğal olarak, ekosistemlerin ekolojisinin yöntemsel ve "döngüsel" zekasına uyumlaşamamasından dolayı; ekolojik sistemler açısısından hep bir "tevatür"!, bizler içinde "felaket"!! senaryosu olarak algılanılmasını doğuruyor.

    .Keskin hatlı doğrusal “ekonomi” grafiklerinin yerini artık, döngüsel (sinüsidal) - tutarlı "Ekolojik iktisat" grafiklerine bırakmasının zamanı yaklaşıyor...

    Türkiye'de Planlı (pilavlı)! kalkınma döneminden... günümüze, ‘çevrecilik’! adına yapılan süreci özetlersek;

    a) Sürdürülebilir kalkınmada temel bileşen olan, ekonomi ve çevre arasindaki dengeyi sağlamayı bile, D.P.T den bağımsız, sanal bir Çevre Bakanlıgına havale eden bir yapilanma.

    b)Orman Bakanligi ile Çevre(Aritma teknolojisi)! Bakanlığını birleştirici makyaj çözümlemelere giden.

    c) Ekolojik havza ve bölge planlaması bütününden uzaklaşmiş, sektorel ve parçacı yaklasımlarla; ekolojik envanter ,izleme ve denetleme sistemleri kurulmadan, "çevre" ve kalkınma sorunlarına yaklaşan bir "çevre-bilim-cilik" zihniyeti,

    d) Ülkede cok sayida çevre ile ilgili hukuk manzumeleri olusturmak ve ayni zamanda da uygulama boyutunda yetki karmasasi yatatma yolu ile kanun hükümlerine ve kurumlarına bir tür fiili muhalefet sergileyen,

    e) Güç ve kapital çevresine odaklı profesyonel "eyyamcı çevrecilerinden"..bilinçsiz ancak iyiniyetli, felaketsever "eylem" çevrecilerine kadar giden ! anti -ekolojist bir sivil toplum komposizyonu olarak, (5) temel katagori icinde ele alinabilir.

    Bu bağlamda;
    Batıcı ‘Kyoto Çevreci! Protokolünü’nün, Türkiye ayağının ise; ‘çevresel yardım!’ kılıfı altında projelendirilen (tamamen duygusal!..) ve anti-ekolojik toplum örneği olan eskimiş çevre(arıtma)! teknolojilerin ve karbon emisyonlu çimento fabrikalarının yatırım ithalinden ve de milyonlarca avroluk bir pazarda şekillenen, "emisyon ticaretinden" başka bir şey olmadığı da daha iyi algılanacaktır.

    Günümüzde, ‘sosyal devlet’ kavramını; ‘sosyal yardım!’ sadakacılığı popülizmine indirgeyen zihinsel bir neoliberal refleks: Ekoloji gerçeğini ve bilim kuramını, sahteci bir ‘çevreciliğe’!! indirgeyen spekülatif bir felsefeyle de tamamen benzerlik gösteriyor...

    B.M patentli ”Çevre Emperyalizmi” küresel bir senaryo olmakla birlikte , "Ekoloji" ise, yaşamın bilimidir. "Çevrecilik”! adına yapılan bilinçsiz eylemlerimizin genelde, bizzat kendisinin ekolojik yıkımlara neden olması bunun en güzel örneğidir. Yağmur duasına çıkar gibi gökten helikopterden atılacak meyve çekirdeklerinin, ağaç olmasını uman "çevreci"! arkadaşlarımızın da, tutulan akıllarına, bir kaşık ekolojik bilinç ve sosyalleşme çalabilirsek ya da tutturabilirsek…

    Tahir ÇALGÜNER
    Gazi. Ün. ögrt. el. (Ekolojist)
    Konu dogangunes tarafından (27-04-2009 Saat 04:05 PM ) değiştirilmiştir. Sebep: imla

Benzer Konular

  1. Dün "canım" olan yarın "düşmanım" olmaz benim...
    Venhar Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 17-09-2010, 09:02 PM
  2. "Gerçek Mümin" ile "Çakma Müslüman" arasındaki farklar
    elosia Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 31
    Son mesaj: 09-02-2010, 04:39 PM
  3. "Hayır demesini bilmeyenin "evet"inin de bir anlamı yoktur."
    İnci Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 26-06-2009, 11:48 AM
  4. "Biçimsel" çevrecilik ten!! "İçeriksel" Ekolojiye...
    kalemsör Tarafından Çevre Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 26-02-2008, 04:21 AM
  5. <font color="#000000" size="4" face=
    m_cumur Tarafından windows (xp,vista) Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 04-02-2008, 09:41 PM
Yukarı Çık