Ilısu Barajı sadece Hasankeyf'i sular altında bırakmayacak, aynı zamanda Dicle Vadisi'nin ve orada yaşayan bitki ve hayvanların da yok olmasına neden olacak.

Ünlü sanatçı Tarkan'ın katılımıyla başlatılan 'Hasankeyf Yok Olmasın' kampanyasıyla ilçede bir de ofis açan Doğa Derneği, dünyanın doğal ve kültürel açıdan en zengin alanlarından biri olan Dicle Vadisi'nin yaşatılması için baraj projesinin geri çekilmesini istiyor. Kampanyanın simgesi olan Latince adı 'Rafetus euphraticus' olan ve 'Rafet' olarak tanınan yumuşak kabuklu Fırat kablumbağasını seçen derneğin Hasankeyf ofisinde yerli halkı ve ilçeye gelenler bilgilendirilecek. Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken, bölgenin biyolojik çeşitlilik ve endemik türler açısından Türkiye'nin en önemli doğa alanlarından biri olduğunu söylüyor.



CANLILAR YOK OLACAK
Nehir vadisine bağımlı nadir kuş türlerinin varlığına işaret eden Eken, sanıldığı gibi sadece Hasankeyf'in değil 400 km.'lik bir doğal nehir kıyısındaki yaşam ortamlarının yok olacağına dikkat çekti. Ilısu Projesi'nin kritik doğal yaşam ortamlarını geri dönüşü olamayacak biçimde değiştirip bozacağından dolayı büyük çevresel etkiye sebep olacağını söyleyen Proje Koordinatörü Erkut Ertürk de, projenin bölgeye has birçok canlının da sonunu getireceğini vurguladı. Bölgeye özgü Fırat kaplumbağalarının barajla birlikte soylarının tükeneceğini anlatan Ertürk, baraj projesinin krediyi veren ülkelerde çevresel etkilerinden dolayı kesinlikle uygulanamayacağına da dikkat çekti: "Ülkemizin biyolojik zenginliğine ve kültürel mirasına geri dönülmez zararlar veren bu projeden derhal vazgeçilmesini ve Avrupa'nın bu çifte standard uygulamasına son verilmesini talep ediyoruz." Proje iptal edilene kadar Hasankeyf'te rotasyon usülüyle kalacaklarını ve bunu herkese anlatacaklarını söyleyen Ertürk, "Konuşamayanların, bitkilerin, hayvanların sesi olacağız," dedi. Doğa Derneği'nin araştırmalarına göre Ilısu Baraj projesiyle kelebekler, balıklar ve memelilerin yanı sıra, kuş cinslerinin büyük kısmı da yok olacak.

Ilısu Barajı'nın yok edeceği canlılar
Yumuşak Kabuklu Fırat Kaplumbağası: Türkiye, İran, Irak ve Suriye'de yaşayabilen bu tür, ülkemizde sadece Fırat ve Dicle nehirlerinde yaşamını sürdürüyor. Su ısısındaki düşüşler türün yaşam fonksiyonlarını ciddi biçimde etkilediği için, kaplumbağanın yaşam alanlarında inşa edilecek bir baraj, türün devamlılığını tehlikeye sokacak.

Çöl Varanı: Bölgedeki en büyük kertenkeledir. Cizre çevresinde, nehir kıyısındaki alanlarda ürüyor. Ilısu Barajı'nın nehir ekosistemini değiştirmesi ve yaşam alanının azalması sonucunda buradaki nüfus dolaylı olarak etkilenecek.

Tavşancıl: Boyu 55-65 cm'ye ulaşabilen büyük bir yırtıcı kuş olan Tavşancıl, Hasankeyf ve Güçlükonak'ta ürüyor. Dicle nehrinin kayalıklarında hâlâ yaşayan iki tavşancıl çifti yuvalanma alanları sular altında kalacağı için sonsuza dek yok olacak.

Kızıl Akbaba: Örtü tüyleri kızıl kahverengi olan kızıl akbabaların telekleri ise siyah renkte. Hâlâ üremekte olduğu bilinen tek kızıl akbaba kolonisi Güçlükonak yakınlarındaki Dicle vadisinde. Kızıl akbabalar yuvalanma alanları sular altında kalacağı için tamamen yok olacak.

Küçük Akbaba: Sivri kafalı, kama şeklinde kuyruğu olan bu tür, yuvalarını kayalıkların çıkıntı ya da oyuklarına yaptığı için Hasankeyf onlar için cazip bir yerleşim alanı.

Küçük Kerkenez: Bu kuş, yırtıcıların küçük bir türü. Hasankeyf'te küçük kerkenez topluluğu ve diğer bölgelerdekil neredeyse tüm küçük kerkenezler yuvalanma alanları sular altında kalacağı için tamamen kaybolacak.

Bataklık Kırlangıcı:. Göçmendirler, kışı tropikal Afrika'da geçirirler. Halihazırda 100-200 çift bataklık kırlangıcı Ilısu projesinin sular altında bırakacağı Bostancı çevresindeki çakıl adacıklarda ürüyor. Dicle nehri yapay olarak kontrol edileceği için bu adalar onlar için uygun yuvalanma alanları olmaktan çıkacak.

Büyük Kızkuşu: 35 cm'ye varan uzun boyları ile büyük kıyı kuşlarındandır. Güney Asya kökenli olsalar da Türkiye'de sadece Cizre'de ürerler. Bostancı bölgesindeki büyük kızkuşları su rejimindeki hızlı dalgalanmalar yüzünden tamamen yok olacak.

Alaca Yalıçapkını: Boyları 25 cm'ye kadar varabilen büyükçe kuşlardır. Dicle nehri bu türün Türkiye ve Avrupa'daki temel üreme alanlarından biri. Ilısu Projesi hayata geçerse, türün Türkiye ve Avrupa'daki son temel üreme alanı da sonsuza dek yitirilmiş olacak.

Gökkuzgun: İnce yapılı, küçük karga boyutunda bir kuştur. Sıklıkla teller ya da alçak ağaçlar üzerinde bulunur. Hasankeyf'teki nüfusunun yuvalanma alanları baraj suları altında kalacak.

Küçük sağan: Küçük boyları, beyaz kuyruk sokumu ve kırlangıç gibi kısa kuyruklarıyla kolayca tanınırlar. Hasankeyf'te yaşayan kolonilerin yeri biliniyor ve bu yuvalar Ilısu Barajı ile sular altında kalacak.

Kocagöz: Ürkek, açık kahverengi bir yer kuşudur. Türkiye'de bu kuşlar için gerekli yaşam alanları son yıllarda azaldığından nüfusları tehlike altında. Baraj yapılırsa Dicle nehri boyunca bulunan nüfusları zarar görecek.

(Sabah)