Bize "barbar" dendi,yedik, "cahil" dendi,yedik, "petrol yok" dendi,yedik...
"suyumuz kalmadı", yandık bittik mahvolduk, hadi bunu da kabul edin, tabi yerseniz..."
Yapılan tarafsız bilimsel araştırmalar neticesinde görüldü ki;"küresel ısınma" safsatası kocaman bir yalandan öteye gitmiyor.Ama maalesef bu hakikatin haykırılmasına fırsat verilmiyor,bilinçli ve planlı olarak Türkiye gibi bazı ülkelerde ideolojik çıkarlar için bulunmaz bir malzeme olarak kullanılmaktadır.

Non-Equilibrium Thermodynamics dergisinde çıkan yazıda, Kopenhag Üniversitesi'nde görev yapan Prof. Dr. Bjarne Andresen, artan sıcaklıklar ve bunun sonucu meydana gelen küresel ısınma fikrinin bilimsel olmaktan çok politik bir malzeme haline geldiğini vurguladı.

Western Ontario Üniversitesi'nden Kanadalı Prof.Dr. Christopher Essex ve Guelph Üniversitesi'nden Prof.Dr. Ross McKitrick ile birlikte konuyla ilgili bir makale hazırlayan Andresen, dünyada son 50 yıldaki ısı artışının sera gazlarına bağlanmasının moda haline geldiğini kaydetti.

Sadece iki bilim adamının görüşü bunlar. Aslında böyle düşünen başkalarıda vardır ama nedense küresel ısınma fikri daha revaçta.

Son zamanlarda haberlerde baraj sevileri veriliyor. Düşünün İstanbul'da ki barajların doluluk oranları % 9. Aylardır Ankara'nın ve Bursanın suyunun bittiği ve birkaç günlük suyu kaldığı belirtiliyor ama bu birkaç gün bir türlü bitmiyor.

İstanbul'da % 9'luk doluluk oranı bir kaç günde biter ama bitmiyor.

Şu yazıyı bir okuyun ve karar verin.


"Son günlerde Türkiye'de su sorunu olduğu tüm gazetelerde yer almaya başladı.SANKİ BİR DÜĞMEYE BASILDI ve bir anda su sıkıntısı çekmeye başladık.

Türkiye'de su bitiyor. Dünyanın en verimli topraklarına sahip, üç tarafı denizlerle kaplı bir ülkenin su sorununun olması en akılsız insanın bile inanmayacağı bir yalandır. Abdullah Öcalan Suriye'de bulunduğu zamanlarda, Suriye'nin suyunu kesmekle tehtid ederek gereken yapılmıştı. Bilindiği gibi tüm Ortadoğu'nun en verimli su kaynakları Türkiye'de.

Güney Doğu'da Fırat ve Dicle en önemli hayat kaynakları. Küresel ısınmanın ilk etkilemesi gereken ülkeler halen sıcaklıkların fazla yaşandığı güney bölgelerde bulunanlar olması gerekirken yeşillikler içinde bulunan Anadolu bir anda etki alanına girdi.

Peki bu rapor kime ait? Doğal Hayatı Koruma Vakfı - Türkiye'ye ( WWF-Türkiye). Önce hazırlanan raporun haberine bakalım;

Doğal Hayatı Koruma Vakfı-Türkiye'nin (WWF-Türkiye) raporuna göre, 45 bin kilometrelik kıyı şeridi, ılık, kuru yaz iklimiyle dünyanın en sevilen tatil yeri olan Akdeniz, dünya turizminde turistlerin yüzde 30'unun tercih ettiği en önemli turizm bölgesi özelliğini taşıyor. İklim değişikliği çerçevesinde 20-50 yıl içinde 2 derecelik sıcaklık artışının ciddi anlamda etkileyeceği Akdeniz ve Türkiye'de Konya Ovası, dünya üzerinde küresel ısınmadan en fazla etkilenecek bölgelerin başında geliyor.

2 derecelik artışın anlamı

Sadece 2 derecelik artışın Akdeniz'i adeta cehenneme çevireceği belirtiliyor. 2 derecelik artış sonucunda Akdeniz iklimi daha da ısınacak, kuraklık geniş ölçüde hissedilecek. Bu artış Kuzey İtalya ve Türkiye gibi denizin hafifletici etkisinden uzak kalan iç kesimlerde 5 derecelik artış olarak hissedilecek.

Akdeniz'de yıllık yağış miktarının düşmesi, yıl boyunca kurak zamanların değişmesi ve uzaması, yangın tehlikesinin altı haftaya kadar uzaması bekleniyor. Bu durum turizmi ciddi anlamda etkileyecek.
Sıcaklık ve kuraklık yüzünden tarımsal üretimin olumsuz etkileneceği, fasulye, soya fasulyesi ve mercimek gibi ürünlerin veriminin düşeceği belirtiliyor.

İklim değişikliği Türkiye'de Akdeniz Havzası'nı kuraklıkla vuracak. Mevcut etkisiyle bile tüm Akdeniz Havzası'nda yağışlar son 25 yılda yüzde 20 azaldı ve daha da azalacak.

2050'de Akdeniz'de deniz seviyesinin 20-40 santimetre oranında artması bekleniyor. Bu durumdan en çok zarar görecek yerler, Türkiye ve Cezayir gibi ülkeler ve deltaları olacak.

Küresel ısınma, Akdeniz'in dağlık alanlarındaki bitkilerin yarısının kaybına yol açacak. Bu durum özellikle İspanya ve Fransa'da daha vahim sonuçlara bitki türlerinin yüzde 80 oranında kaybolmasına neden olacak.

Suya hasret kalacağız

Küresel ısınma Türkiye'yi sıcak dalgalarının süresinin altı haftaya uzamasıyla etkileyecek. Yangın tehlikesi ve kurak günlerin sayısı üç haftayı aşacak. Türkiye, tarım politikasını, sulama tekniklerini değiştirmezse, iklim değişikliğinin de etkisiyle susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Türkiye bu gidişle su fakiri ülkeler arasına girecek.

Giderek azalan yağışlar, kaçak su kullanımı ve yer altı suyuna olan yoğun talep sonucu yer altı su seviyeleri hızla düşüyor. Yer altı kaynaklarında eksilen tatlı suyun yerine tuzlu su girişi olmakta, bunun etkisiyle yer altı suları nicelik ve nitelik olarak sürekli bozuluyor.

Tim Marks'ın kitabında İllüminati'den bahsederken şöyle bir vurgulama var. Dünya yüzünde ki sivil toplum örgütlerinin başında " WORLD" kelimesi varsa bu örgütler İllüminati tarafından kurulmuştur. İllüminati ise kaos yaratır ve sonunda bu kaosdan çıkar sağlar.
Bütün bu iddiaların bir yalan olduğunun en büyük kanıtı ise 2007 yılı sonları ve 2008 yılı başlarındaki Türkiye'ye düşen yağış miktarının son yılların en yağışlı dönemi olduğu gerçeğidir...

Türkiye'nin su kaynaklarını hatırlayın;

Kınık Deresi ,Yalak Deresi ,Kocasu Deresi ,Karaerik Deresi ,Aliova Çayı ,Emet Suyu ,Simav Çayı ,Kara Deresi ,Kadıköy Deresi ,Kocaafşur Çayı ,Madra Deresi ,Hanife Deresi ,Gölcük Deresi ,Dombay Deresi ,Killer Deresi ,Değirmencik Deresi ,Keçi Deresi ,Simav Çayı ,Nilüfer Çayı ,Gönen Çayı ,Biga Çayı ,Can Deresi ,Yakacık Deresi ,Mermer Deresi ,Uludere ,Birgos Çayı ,Koca Çayı ,Meriç Nehri ,Ardas ,Tunca ,Ergene Nehri ,Çorlu Suyu ,Vize Deresi ,Sakızköy Deresi ,Çiftlik Deresi (güney) ,Çiftlik Deresi (kuzey) ,Ana Deresi ,Şeytan Büyük Deresi ,Akar Deresi ,Teke Deresi ,Kaysan Deresi ,Kavak Suyu ,Koca Deresi ,Küçük Menderes Çayı ,Tuzla Çayı ,Hayran Çayı ,Bakır Çayı ,Gediz Nehri (Gediz Çayı) ,Koca Çayı ,Bağ Deresi ,Büyük Çayı ,Küçük Menderes Nehri ,Büyük Menderes Nehri ,Kufi Çayı ,Banaz Çayı ,Yaver Deresi/Demirler Deresi ,Akçay ,Çine Çayı ,Kamış Çayı ,Madran Çayı ,Koca Çayı ,Aksu ,Asi ,Ceyhan ,Dalaman Çayı ,Göksu ,Manavgat ayı ,Seyhan ,Çoruh ,Sakarya ,Yeşilırmak ,Kızılırmak ,Filyos ,Fırat ,Dicle ,Aras ,Kura

Bu kadar az su kaynağı olan bir ülke susuzluk çeker değil mi? Haklısınız, bize "barbar" dendi yedik, "cahil" dendi yedik, "petrol yok" dendi yedik, "suyumuz kalmadı", yandık bittik mahvolduk, hadi bunu da kabul edin, tabi yerseniz..."