"Ekoloji"ye , Ekolojistce bakabilmek ( kavrayabilmek)

"Ekoloji" 'ye şu gözle, bu gözle bakmaktan ziyade yan gözle bakılmamalıdır. -Doğa(l) bilimleri ve Sosyal bilimler kastediliyor-

Son dönemlerde; Birde,
"Sosyal Ekoloji" olarak isimlendirilen ,ortak(3.) bir alanda da bazı bilimsel kuramlar geliştiriliyor.
“Sosyal ekoloji”; bir bilme biçimidir.Bilimcilerin ekolojiyi anlaması gerekir,ama bunu felsefi bir şekilde algılamalı,yüzeyselliğinden arındırarak kavramalı ve yöntembilimsel temellerini oluşturmalıdır.Eşyanın ontolojisi ile muhabbet etmeli ve ortak bir alanda farklı bir epistomoloji geliştirilmelidir. "Çevreci-sosyal bilim" yaklaşımları ile “Sosyal Ekoloji” Bilimi arasındaki temel fark da budur.Zordur ama işi kapınca kolay olduğu görülecektir..

”Sosyal Bilimler ve (+) Ekoloji” alt başlığı ile “SOSYAL EKOLOJİ” bilim paradigması arasında ; muhteva , biçim (epistomoloji ve ontoloji) açısından farklılıklar mevcuttur.

“ Sosyal Ekoloji ”; Bilimin adıdır.

“Toplumsal Ekoloji”; İdeolojinin ve felsefenin ve de bir siyasanın-hareketin- adıdır.

( Her ikisinin de , şimdilik birbiriyle ilişkili olduklarını söylemekle yetinelim.)


Çevrecilik; Pozitivist büronun özel kalem müdürlüğü odasıdır.

Ekolojizm; Ekolojist bilimin Genel Kurmay Başkanlığıdır.
Geleneksel Sosyal Bilimlerin, ekoloji anlayışının da "çevrecilik" olduğu ve dar bir kulvardan olaya yaklaştığı zaten bilinmektedir..Kapitalist uzantılı bir "resmi çevrecilik" anlayışını enine boyuna tartışmak ;"olayı" anlamsız, totolojik kısır döngülere götürür.
Öncelikle, "Ekolojist olabilmek" maddesi iyi hazmedilmelidir.

Ekosistemlere "ekolojist" bir düşünce ile mi yaklaşılıyor ? yoksa ,"çevreci" bir zihniyetle mi yaklaşılıyor.İşin bu püf noktası önemlidir.Her iki bilim alanında da ; birbirinin dilinden anlayacak ve ortak yöntemde buluşacak bilimci ekipleri alan bazında çalışmalar yapabilirler.
Bütünleşme eklektik değil..Yapısal olmalıdır.Sözde! değil , özde olmalıdır.

Benim bildiğim kadarı ile Türkiye' de hiçbir sosyoloji bölümünde Ekoloji kürsüsü yoktur .
Dolayısıyla, sorun kapsamlıdır.
Bu bağlamda;
Özetlersek , gelişmişlik(bilimsellik derecesi) sıralamasına göre, dört (4) farklı evrimsel "mevzi" vardır.

a) "Sosyal bilgiler çevreciliği" ( Ruşen Keleş türevi vb kürsü yaklaşımları)

b) Sosyal Bilimler ve Çevre Bilgisi

c) Ekoloji -Kısmen çevre ve Doğal Bilimler

d) "Sosyal Ekoloji" ve Ekoloji -(Bağımsız Bilim Dalı- 3.Bilim de denir.)


Hangi düşünsel aşamada ve kulvarda bilgi üretiliyorsa ona göre bilimi yapılır.Çıktıları ve girdileri de doğal olarak farklılaşacaktır.

Bazı akademisyenlerin, düşündüğü tartışma cephelerini iki (2) den , "yatayda" dörde çıkardık.

Ancak ısınma turları için yararlı bir çerceve ve "yol haritası" olduğunu düşünmekteyim.Merkezcilik!( o da neyse) yaklaşımlarına göre de, herbir cepheden iki tane (insan ve doğa mrkz. olmak üzere) dikeyde eksen ayrışması olduğunu varsayarsak; 4! / (4-2)! = 12 faktoriyel cephe eder. Dolayısıyla, böylesine mayınlı bir bilim coğrafyasında; indirgemeli bilim yaklaşımlarından, "bütüncül" epistomolojik (ontolojiyi de içeren) yaklaşımlara giden yeni bir "Ekoloji" tanımlamasının gerekliliği ortaya çıkacaktır.İşte bu noktada, "yeni ekoloji", artık geleneksel anlamda pozitivist "çevrecilik" değildir . Ekolojinin dilsel (Türkçe) karşılığı ise, "Çevrebilim"!! olarak da algılanamaz artık.

Sonuç;

Türkçe sözlüğün 2008 yılı yeni baskılarında bir kelimeyi! çıkarttık yerine 3 tane gıcır gıcır Türkçe kelime eklendi. Yeni kazandırılan bu kelimeler sırasıyla , “Ekolojizm” “Ekolog” ve “Ekolojist” tir.Tanımları da ayrıca yapılmıştır.

* Ekoloji;insanı da içeren kavranabilir bir bütünün evrendeki (doğal , mekansal,kurumsal ve kültürel ) merkezci olmayan bir alt kümesi olarak algılanmaktadır.

“Çevrecilik, Bir “Ekoloji” kelimesi ile onurlandırılamaz” M.Boockhin

Tahir Çalgüner EKOLOJÄ°K YAŞAM PORTALI :: ANA SAYFA makale alıntısı