Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Türkçe konuşmaya başladı

    Merhaba

    Yunan Popi Sakirakis, hiç hayra alamet olmayan korkunç bir baş ağrısı çekiyordu. Torunları geldi aklına. Onlardan ayrılmaya hazır değildi. Hastaneye koştu. Beyin anevrizması geçiriyordu. Günlerce yoğun bakımda kaldı. Uyandığında her şey silinmişti, hiç anlamadığı bir dili konuşan oğlunu, torunlarını, arkadaşını, kimseyi tanımadı, ta ki kardeşi içeri girene kadar… ”Kardeşime sarılıp Türkçe konuşmaya başladım, tıpkı 60 yıl önce, çocukken yaptığımız gibi. Bana garip garip bakıyordu, çünkü Türkçe’yi hiç hatırlamıyordu. İstanbul’dan ayrıldığımızda 10 yaşındaydı. Ama ben ana dilim gibi konuşuyordum ve onun neden konuşmadığını bir türlü anlayamıyordum.”



    Popi Sakirakis hayalindeki hayatı yaşayamamış bir Rum; 1956’da daha küçücükken doğduğu topraklardan, İstanbul’dan ayrılan, ömrü “artık burası senin ülken” dedikleri ama tamamen yabancı olduğu Yunanistan’a alışmakla geçen… Tabii bir daha hiç dönmediği Türkiye de, tek kelime hatırlamadığı Türkçe de 50 yıl içinde hafızasından silinmiş gitmiş. Bu arada kötü bir evlilik, hayat mücadelesi derken hırpaladığı beyni ondan “Anevrizma” adıyla fena halde intikam almaya karar vermiş. Ama ameliyattan sonra doktorları hayret içinde bırakan bir şey olmuş. Popi aniden anadili gibi Türkçe konuşmaya başlamış. Dahada ilginci Yunanca konuşulduğunda artık boş boş bakıyormuş.

    Hikayenin Türkiye kısmından, yani en başından başlayalım…
    1941 yılında İstanbul Alman Hastanesi’nde doğmuşum. Üç yaşına kadar Tarlabaşı’nda yaşadık, anneannem ölünce Cihangir’e taşındık. Babam Vasili inşaat teknisyeniydi. Ama mimarlardan daha yetenekliydi. Mimarlara sadece mühür bastırtırdı. 1952’de azınlılarla ilgili problemler başlayınca Yeşilköy’e taşındık. “Burası daha huzurlu ve güvenli” dedi babam. Sadece arada sırada 15-20 kişilik gruplar “Kıbrıs Türktür” diye bağırıyordu o kadar. Asıl olaylar Taksim’deydi ama ben yine de Cihangir’den ayrıldığımıza çok üzülmüştüm. Meğer asıl üzüntü dört yıl sonraymış. Babam olayların daha da büyüyeceğini, Selanik’teki teyzemlerin yanına gitmenin doğru olacağını söyledi.

    O yolculuğu hatırlıyor musunuz?

    Selanik’e gitmek için hiç istemeden bindiğim trende başımı cama yaslayıp nasıl ağladığımı hatırlıyorum. Bir de “neden gidiyoruz” sorusuna annemle babamın verdiği saçma cevapları. Tam Selanik’e alıştım, bu sefer de bir yıl sonra babam iyi bir iş bulunca Atina’ya geldik.

    Ne zaman evlendiniz?

    1967’de evlendim, 1969’da boşandım. İki çocukla yaşam mücadelesi başladı bu defa. İyi bir grafiker olduğum için maddi sıkıntı çekmedik ama fark etmeden çok yıpranmışım demek ki. Bir gün çocuklara yemek hazırlıyordum. Bir anda başıma korkunç bir ağrı girdi. Kanepeye uzandım. Gittikçe daha kötü oluyordum. Komşumu aradım. Hastaneye götürdüler beni. Acil ameliyata aldılar.

    Ne olmuş?

    Anevrizma geçiriyormuşum. Kanayan damar baloncuğu ameliyat edildi. O kadar şanslıydım ki ameliyat sırasında bir damar patlamış. Evde patlasa büyük ihtimal ölmüştüm. Birkaç gün yoğun bakımda kaldım. Uyandığımda bir ışık demeti hatırlıyorum başımdan girip ayaklarımdan çıkan. İçeri birileri giriyordu, yok tanımıyorum. “Oğlun” diyorlar. Garip bir dil konuşuyor. Gelinim, arkadaşlarım, hepsi o dili konuşuyor.

    Yunanca’yı mı hatırlamıyordunuz?

    Evet. İlerleyen saatlerde nihayet tanıdığım biri girdi içeri. Kardeşim George’tu bu. Ona sarılıp Türkçe konuşmaya başladım, 60 yıl önce yaptığımız gibi. Bana garip garip bakıyordu, çünkü hiç hatırlamıyordu Türkçe’yi. İstanbul’dan ayrıldığımızda 10 yaşındaydı. Ama ben ana dilim gibi konuşuyordum. Onun neden konuşmadığını da anlamıyordum.

    Peki bu ne kadar sürdü?

    Bir yıl böyle devam etti. Uzaylı gibi dolaştım sokaklarda. Sonra Yunanca’yı hatırladıkça Türkçem bozulmaya başladı. Ama hiç ameliyat öncesi gibi olmadı. Yani derdimi anlatacak kadar Türkçem kaldı gördüğün gibi.

    Ben de bir yaşıma daha girdim. Peki İstanbul’a gittiniz mi ameliyattan sonra?

    Tabii gittim. Kimseyle iletişim kuramadım ki burada. Sadece birkaç yıl okuyabildiğim Papillon’dan ( Papyon, şimdiki Pierre Loti) arkadaşlarla buluştum. Türkçeme inanamadılar. Yine buluşacağız ama aynı Türkçe olmayacak tabii.

    Peki ameliyattan sonra, yani 60 yıl sonra İstanbul’da neleri değişmiş buldunuz?

    Hemen İstiklal’e gittim. Kaybolmamak için ikişerli yürüdüğümüz günler geldi aklıma. Gözlerim doldu. Ama şimdi ikişerli yürüsek bile kayboluruz, ne kalabalık. Çok kaliteli ayakkabıcılar, mağazalar, pastaneler vardı, hepsi gitmiş. Bir tek Abdullah restoran duruyordu anılarımdan, orada bir güzel karnımı doyurdum. Tarlabaşı’nın haline çok üzüldüm.

    Hazır hafıza tepetaklak olmuşken başka neler hatırlıyorsunuz çocukluk Türkiye’nizden?

    Kınalıada’da 1800’lerden kalma çok güzel üç katlı bir evimiz vardı. Yazları Yunanistan’dan eş dost gelirdi. Tabii evlerde su yok o zamanlar. Pompacı genç bir adam hatırlıyorum, uzunca boylu. Camda onu beklerdik. Bir de komşunun eşeğini beslerdik. Acıktığında burnuyla pencereye vururdu. Her Pazar mutlaka değişik bir yere götürürdü babam. En sevdiğim yer Uludağ idi. Yolda durup kimsenin basmadığı yerlerde karlar üstünde zıplamak.

    Habertürk

  2. #2
    Aktif Üye tntcool - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Nerden
    Antalya
    Mesaj
    2.191
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    54809
    Hidayete ermiş... :)

Benzer Konular

  1. Konuşmaya Değer İnsanlar
    İnci Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 15-09-2010, 05:04 PM
  2. Yaz Yeni Başladı!
    mopsy Tarafından Kadın Modası Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-07-2010, 11:41 PM
  3. Grev başladı...
    Guney Tarafından Destekliyoruz, Alkışlıyoruz Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 25-11-2009, 01:47 PM
  4. konuşmaya bile değmez - hikaye
    sahrabetis Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 11
    Son mesaj: 22-09-2009, 05:22 PM
  5. Massa konuşmaya başladı!
    mopsy Tarafından Otomobil Sporları Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 30-07-2009, 03:22 PM
Yukarı Çık